İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/500 E. 2025/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/500
- Karar No
- 2025/398
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/500 KARAR NO : 2025/398
DAVA : 1-Marka Hükümsüzlüğü 2-Marka Tecavüzü, Tespit, Önleme DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Yazım Tarihi:31/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 15.02.2013 başvuru tarihli 18.02.2014 tescil tarihli, 15.02.2023 yenileme tarihli nice sınıfı 43. ve 30. Olan "..." markasının sahibi olduğunu; Müvekkili, sahibi olduğu markası için .... ilinde aktif olarak faaliyet göstermekte olan kurucusu ve yetkilisi olduğu pek çok şubesi bulunan kafesine kullanım hakkı vererek markasını yerli ve yabancı tüketici nezdinde tanınmasını sağladığını; Müvekkili tarafından 2013 yılında tescil edilen söz konusu markanın müvekkilin Sayfa 2 / 17 marka kullanımına izin verdiği ve sahibi olduğu işletmelerin konsept bölümünde ... olarak hizmet verilmekte olduğunu; Müvekkilinin işletmesini tercih eden yerli ve yabancı tüketicilerin yalnızca kafe/restoran olarak değil "..." marka kalitesi için de burayı tercih ettiğini; Davalı tarafça 24.05.2018 tarih ve ... nolu "... ... " ibareli, ''...'' esas unsurlu marka başvurusunda bulunduğunu; bu başvurunun kapsadığı mal ve hizmetlerin 29, 30 ve 43 mal ve hizmet sınıfında olduğunu belirterek Müvekkiline ait ve halen koruma altında olan 43. Ve 30. Sınıfta tescilli ''...'' ibareli, baskın unsurlu markasını mesnet göstererek, davalının 16.01.2019 tarih ve ... nolu "... ... " ibareli "..." baskın unsurlu aynı ve benzer sınıfta (43./30./29. sınıfta) tescil edilen markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca Müvekkiline ait "..." markasının izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda ise tamamen durdurulmasını; markanın üçüncü kişilere devri bakımından teminat aramaksızın tedbir konulmasını; dava konusu 24.05.2018 tarih ve ... nolu "... ... " ibareli markanın hükümsüzlüğünü, mümkün değil ise anılan markalardan "..." ifadesinin çıkartılmasını; davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkiline ait markayla aynı özellikleri taşıyan markanın dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, ticari maksatla kullanımının önlenmesini, dava sonunda tamamen durdurulmasını; markanın davalıya ait tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda tamamen durdurulmasını; davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitini, tecavüzün önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasını, "..." ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üretim, dağıtım, kullanımının dava sonuna kadar tedbiren, dava sonunda tamamen durdurulmasını, üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasını talep ve dava edilmiştir. karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE:Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı; zaman aşımı itirazlarının bulunduğu; davanın süresinde açılmadığı; davacının tanınmışlık iddiasının yersiz olduğundan bahisle zamanaşımı definin dikkate alınarak davanın usulden reddini; Mahkeme aksi kanaatteyse, hükümsüzlük sebepleri bulunmadığından davanın reddini;” talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. Yetki ve zamanaşımı itirazları reddedilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafın ... sayılı tescilli markasına dayalı olarak davalı şahısa ait ... sayılı markanın SMK 6/1 maddesine göre iltibas, benzerlik, karıştırılma ihtimali, SMK 6/5 maddesine göre davacının tanınmışlık iddialarına bağlı SMK 25/1 maddesine göre davalı markasının hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği ; Davacı tarafın ... sayılı tescilli marka hakkının davalı tarafça iltibas düzeyinde benzeri kullanımlar iddiasına bağlı marka hakkı ihlal edilip edilmediği, buna bağlı davacı taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı, davalının tescilli markasının davacı taraf iddiasını çürütüp çürütemeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait 18/02/2014 tescil tarihli ... sayılı " ... +... " ibareli "SINIF KODU : 30 Makarnalar, mantılar, erişteler.Her türlü un, irmikler, nişastalar.Sakızlar.Pekmez. " malları ile "SINIF KODU : 43 .Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.Geçici konaklama hizmetleri.Gündüz bakımı (kreş)hizmetleri.Hayvan bakım evleri hizmetleri." markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait 24/05/2018 başvuru , 06/01/2019 tescil tarihli ... sayılı " ...+... ... ... "ibareli “SINIF KODU: 29 Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. SINIF KODU: 30 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez " malları ile " SINIF KODU: 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. " emtiasında markası olduğu;; Celbedilen ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Ön incelemede uyuşmazlık tespitinden sonra tahkikata geçilip bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 05/08/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE " Davalının ... sayı ile tescilli markasının kapsamında yer alan ve tabloda mavi ve kırmızı renk ile belirtilen “SINIF KODU 29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. SINIF KODU 30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Pekmez SINIF KODU 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” malları ve hizmetleri açısından davalı markasının SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının somut uyuşmazlıkta mevcut olduğu, SMK 6/5 maddesine göre davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının somut uyuşmazlıkta mevcut olmadığı, Tecavüz talebi açısından davalı tarafın kullanımına "..." konu markasının davacının ... sayı ile tescilli "...+ ..." markasından doğan hakları ihlal ettiği yönündeki tespit ve değerlendirilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ek rapor talebi; davalı vekilinin de yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: (Marka Tecavüzü açısından) Davacı taraf vekili ... sayılı tescilli marka hakkının davalı taraf kullanımı nedeniyle marka tecavüzü oluştuğunu ileri sürmektedir. Davacının ... sayılı " ... +... " ibareli 30 ve 43.ncü sınıfta tescilli markası bulunduğu; Davalının ise 24/05/2018 başvuru tarihli, 06/01/2019 tescil tarihli ... sayılı " ...+... ... ... "ibareli tescilli markası bulunmakatır. 6769 sayılı SMK 155 .nci maddesinde "(Önceki tarihli hakların etkisi) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." açık hükmü karşısında davacının ... sayılı önceki tescilli markası nedeniyle davalının ... sayılı markası savunma delili olarak kabul görmemiştir. Davalının markasal kullanımları yiyecek ve içecek sektöründe "... ... ..." şeklinde olduğu bilirkişi raporunun sayfa 5 deki görsel resimlerden anlaşılmaktadır. Davalının "... ... ..." şeklinde markasal kullanımları ile davacının ... sayılı " ... +... " ibareli tescilli markası arasında görsel ve sesçil şekilde ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek benzerlik oluştuğu; Her iki markada ... (davalı) , ... ( davacı ) ibare ve görsellerinin asli unsur olarak öne çıktığı görüleceği; Diğer yönden davalının markasal kullanımları olan yiyecek ve içecek hizmetleri davacının ... sayılı " ... +... " ibareli tescilli markası kapsamında aynen yer aldığından emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, her iki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı (hedef) kitlesinin, yargılama konusu hizmetlerde davalının "... ... ..." şeklinde markasal kullanımını gördüğünde bunun davacıya ait ... sayılı " ... +... " ibareli tescilli markası kapsamında olan bir hizmet olarak algı yaşayabileceği , yanılabileceği , her iki markalı hizmetin işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği yani markalar arasında karıştırılma ihtimalini yaşayabileceği kanaatiyle taraf markaları arasında SMK anlamında iltibas oluştuğundan davalı eyleminin SMK 7 ve 29.ncu madde kapsamında marka tecavüzü, oluşturduğu kanaatine varılarak dava kabul edilmiştir. (Hükümsüzlük davasında); Davacı taraf vekili müvekkiline ait ... sayılı tescilli markası ile davalının ... sayılı markasının SMK 6/1 maddesine göre iltibas, benzerlik, karıştırılma ihtimali, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddialarına bağlı SMK 25/1 maddesine göre davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmektedir. SMK 6/1 maddesi açısından; Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının ... sayılı " ... +... " ibareli ; davalının ise 24/05/2018 başvuru , 06/01/2019 tescil tarihli ... sayılı " ...+... ... ... "ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ; Her iki markada ... (davalı) , ... ( davacı ) ibare ve görsellerinin asli unsur olarak öne çıktığı görüleceği; davalı markasındaki ... ibaresi tanımlayıcı , tür , yemek adı olduğundan markada asli unsur olarak değerlendirilmediği; Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 8 deki karşılaştırma tablosunda ... sayılı markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki "Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Sakızlar. Pekmez." malları ile 43. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden emtia benzerliği oluştuğu; Bunun dışında kalan emtialarda ise taraf markaları arasında emtia benzerliği oluşmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, önceki markadaki ve sonraki markadaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 30 ve 43.ncü sınıftaki mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının " ...+.... "ibareli markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ... sayılı " ... +... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , bu emtialarda iltibas ve benzerlik nedeniyle her iki taraf markası arasında yanılgı yaşayabileceği, hedef kitle açısından bu mallar ve hizmetlerde iltibas ve benzerlik nedeniyle davalı taraf markası ile davacı taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında bu mallarda/hizmetlerde 6769 sayılı SMK 6/1 iltibas koşulu ve SMK 25/1 .nci maddedeki hükümsüzlük koşulu da kısmen oluştuğu; Bunun dışında kalan emtialarda ise iltibas ve dolayısıyla hükümsüzlük koşulu oluşmadığı; Diğer yönden; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Ancak bu durumlar yukarıda sayılan kısmi iltibası da ortadan kaldırmadığından neticeden hükümsüzlük davası kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Marka Tecavüzü talepli açılan davanın KABULÜ ile davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı eyleminin ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İhlal oluşturan her türlü ürünün kullanımının DURDURULMASINA, 3-El koyma talebi olmadığından imha konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Marka Hükümsüzlüğü talepli açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 5-Davalı tarafa ait ... sayılı markanın kapsamında yer alan 30. Sınıftaki "Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Sakızlar. Pekmez." malları ile 43. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde .... müzekkere yazılmasına, 6-Hükümsüzlük talebi hakkında diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 7-Kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilan edilmesine, 8-Marka Tecavüzlü Talepli açılan dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 9-Marka Hükümsüzlüğü talepli açılan dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 10-Marka Tecavüzü talepli açılan dava yönünden; AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, (kabul) 11-Marka Hükümsüzlüğü talepli açılan dava yönünden; AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, (kısmen kabul) 12-Marka Hükümsüzlüğü talepli açılan dava yönünden; AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine (kısmen kabul) 13-Davacının yaptığı;18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 375,00-TL tebligat ücreti, 427,60x2=855,20-TL harç masrafı olmak üzere toplam 19.230,2-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 2/3'ü olan 12.820,13-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, geri kalan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/10/2025
Katip ... E imza
Hakim ... E imza