İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/497 E. 2025/405 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/497
Karar No
2025/405
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/497 Esas - 2025/405

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/497 KARAR NO: 2025/405

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Yazım Tarihi: 31/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı tarafından 14.04.2023 tarihinde ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 29. Ve 30. Sınıf açısından tescil talebiyle Davalı Kuruma tescil başvurusundan bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ... no sayılı “...” ibareli marka mesnet gösterilerek SMK md. 6/1 uyarınca itiraz edildiğini, SMK md. 6/1’de aranan markalar arası benzerlik koşulunun fazlasıyla mevcut olduğunu, yapılan itirazın ... ve ...tarafından ...sayılı ve 02.01.2024 tarihli karar yazısı ile reddedildiğini, bu karara karşı olarak bu defa müvekkili şirket tarafından davalı .... tarafından tesis edilen karara karşı ... nezdinde itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunulduğunu, ... tarafından 26.09.2024 tarihli ve ... sayılı kararı ile de itirazlarının reddildiğini ve bu sebeple mahkemeye başvurulduğunu, davacı Şirketin itiraza mesnet markalarında yer alan “...” ibaresi çatı marka niteliğinde olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, Davacı şirketin mallarının 30. Sınıf altında tescilli olduğunu ve davalı markanın da mallarını 30. Sınıf mallar altında tescil ettirilmek istendiğini, davaya konu ... kararında müvekkili şirketinin markalarının kullanım ispatına ilişkin yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle tanınmışlık iddialarının değerlendirilmediği, davaya mesnet markasının Türkiye’de ciddi bir biçimde kullanıldığı, davalının davaya konu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde; müvekkil şirketinin markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceği, itibarının zarar göreceği ve müvekkil şirketinin markalarından haksız yere faydalanılmasının söz konusu olacağı, davalının marka başvurusunun dürüstlük ve haksız rekabet kurallarına aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı, davalı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 5/1-ç maddesine göre mutlak red sebebi iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; hükümsüzlük talebi açısından yukarıda belirtilen iddialara ilaveten dava dilekçesinde geçen SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 30/09/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/11/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, ".../..." ibareleri arasında harf farkının bulunması, itiraz gerekçesi markada ayırt edici farklı unsurun da yer alması dikkate alındığında başvuruya konu markanın bütünsel izlenim itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 5.nci madde " ç ) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. "Buna göre; SMK 5/1-ç yönünden ; Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... ...

28/08/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1. Başvuruda yer alan mal ve hizmetler açısından taraf markaları arasında 30. Sınıftaki; ‘‘’Kahve, kakao; kahve veyakakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır,yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. ’’ bakımından emtia benzerliği bulunduğu, 2. 30. Sınıftaki; ‘’Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek,yaş Pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül‘’ emtiaları yönünden ise emtia benzerliğinin düşük düzeyde olduğu, 3. Taraf markaları arasında, 6769 Sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında ORTAK OLAN EMTİALAR BAKIMINDAN iltibas tehlikesinin bulunduğu, 4. 6769Sayılı SMK’nın 6/5. Bendi anlamında tanınmışlıktan haksız yararlanma tanınmışlığa veya ayırt ediciliğezarar verme sonuçlarına yol açmayacağı, 5. SMK m.6/9 gereğince kötü niyetin varlığına ilişkin değerlendirme salt hukuki nitelikte olduğundan, Bilirkişi olarak kötü niyet konusunda herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı, 6. ... ... tarafından verilen 26.09.2024 Tarih ve ... sayılı kararının ORTAK OLAN SINIFLAR BAKIMINDAN iptali koşullarının oluştuğu, 7. ... sayılı dava konusu markanın SMK m. 6/1. hükmü gereğince ORTAK OLAN SINIFLAR BAKIMINDAN hükümsüzlüğü koşulları oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ; SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme: Davalının başvuru markasının "... " şeklinde, davacı markasının ise " ..." görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı; Dolayısıyla mutlak red sebebi oluşmadığı; NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Bilirkişi heyet raporunda sayfa 3-4 de tabloya göre dava konusu markanın kapsamında yer alan 30.SINIF: "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. .... Mayalar, kabartma ozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." malları ile davacı markası arasında emtia benzerliği de oluştuğu; Davalının "... " ibareli marka başvurusu dolayısıyla davacının " ..." ibareli tescilli markasını birlikte gören hedef tüketicilerce her iki markadaki ... unsuru nedeniyle taraf markalarındaki yukarıdaki mallar açısından bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak değil birbiri ile ilişkili/bağlantılı markalar şeklinde algılayabileceği , yani markalar arasında SMK 6/1 maddesindeki karıştırılma ihtimali olduğu düşünüleceği; Bunun dışında kalan emtialarda benzerlik oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden ise ; Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından neticeden bilirkişi heyet raporu da benimsenerek dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 30.SINIF: "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. .... Mayalar, kabartma ozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." malları yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80‬ TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 910,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.837,6‬0 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.418,8‬0 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/10/2025

Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/497, K. 2025/405, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-497-e-2025-405-k-4f0ee4fc4af5