İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/488 E. 2025/591 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/488
- Karar No
- 2025/591
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/488 KARAR NO : 2025/591 DAVA : İtirazın İptali(Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminatın Tahsili İstemli) DAVA TARİHİ: 10/06/2024 KARAR TARİHİ: 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Sigortalı davalı şirkete ait ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine...numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı şirketin maliki olduğu...plakalı aracın 18.11.2021 tarihinde Gebze-İzmir Otoyolu İşletme ve Bakım A.Ş.nin işletmecisi olduğu Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolunu kullandığı sırada G20-İzmir İstasyonu Giriş 03 Nolu Gişe unsurlarına çarpması sonucu maddi hasarın meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, meydana gelen hasara ilişkin müvekkili sigorta şirketi tarafından zarar gören şirkete poliçe kapsamında 30/01/2023 tarihinde toplamda 17,991,54.-TL tazminat bedelinin ödendiğini, ödemenin davalıya bildirildiğini ancak davalı tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu nedenle Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının asılsız olduğunu, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ayrıca görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Tüketici mahkemeler olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, hasara konu aracın uzun bir araç olduğunu, bahsi geçen otoyolun çok kalabalık, yoğun ve gürültülü olması nedeniyle oynayan araç kapağı ile sürücünün koltuğu arasındaki mesafenin uzak olması, kapak oynamasının ve çarpmasının sürücü tarafından doğal olarak duyulmaması ve fark edilmemesi nedeniyle sürücünün normal seyrine devam ettiğini, olay yerinden terk, kaçma gibi bir durumun bulunmadığını, hasara konu olayda ne müvekkili şirketin ne de sürücünün herhangi bir kusurunun ve ihmali kastının bulunmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve dayanaksız davanın reddine, davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir. Davacı vekili eldeki davada davalının, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davaya konu Kemalpaşa İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, 18/11/2021 tarihinde vuku bulan kazada G20 İzmir İstasyonu giriş 03 nolu gişe unsurlarına çarpması sonucu zarar gören 35 PIZ 11 plakalı araç için ödenen sigorta tazminatı olan 17.991,54 TL'nin ZMMS trafik sigorta poliçesi genel şartlarının 4. Md. göre rücu edilmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/06/2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket yetkilisinin 14/06/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra dairesince aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 10/06/2024 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait ... plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına sigortalıya rücu için yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2918 Sayılı KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 05/12/2020 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli zorunlu durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması veya kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak; -Maddi hasarlı veya bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Maddi veya bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Somut olayda, davalı şirkete ait sigortalı araç sürücüsü maddi hasara neden olan trafik kazasının meydana gelmesinde etken kusurlu ise de olay yerini terk etmesinde anılan sürücünün kasti davranışının bulunmadığı, aracın kapağın açılıp G20-İzmir İstasyonu Giriş 03 Nolu Gişe unsurlarına çarptığının farkında olmadığı, kaza anına ilişkin kamera görüntülerinden kaza anında ses kaydının yer almadığı, bu sebeple sürücünün olay yerini terki kasıtlı olmadığından, davacı sigorta şirketi yönünden rücu şartlarının oluşmadığı gözetilerek, mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, HMK nın 326.maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine reddedilen dava değeri kadar vekalet ücreti takdir olunmuş, davalı tarafından yapılan yargılama giderleri davacıya yükletilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, 3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 18.519,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ... ¸E-imzalıdır
Hakim ... ¸E-imzalıdır