İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/456 E. 2026/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/456
Karar No
2026/245
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/456 Esas KARAR NO : 2026/245

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari hizmet mal alım satımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğunu, işbu ilişki neticesinde tarafların cari hesap alacaklarının dönem dönem alacaklı borçlu durumuna geçtiğini, işbu sebeple müvekkili şirketin yaptığı ve yapacağı işlerin teminatı olarak teminat çeki verdiğini, işbu çekin ... tarafından müvekkiline verilen ... basım tarihli ... seri numara bilgisine sahip çek yaprağı olduğunu, müvekkili şirket ile ticari ilişkileri zayıflayan davalı yanın kendilerine verilen teminat çekini, müvekkilinin kendilerine bir borcu olmamasına rağmen doldurarak bankaya ibraz ettiğini ve çek bedelini talep ettiğini, müvekkili şirketin, bankanın müvekkilini araması ile olaydan haberdar olarak şaşırdığını, zira müvekkili şirketin davalı şirkete karşı borçlu olmadığı gibi alacaklı durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olmasına rağmen davalı şirketin teminat çekini bankaya ibraz etmesinin açıkça kötü niyet teşkil ettiğini, müvekkili şirketin ve davalı şirketin banka hesaplarının karşılaştırılması, müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde müvekkili şirketin davalı şirkete karşı borcunun olmadığının açıkça görüleceğini, davalı şirketin ticari olarak zor durumda olduğu hususunun kendilerince piyasadan şifahen öğrenildiğini, davalı şirketin nakit para bulabilmek amacıyla kötü niyetli olarak müvekkili şirketin teminat çekini tahsil etmek istediğini ancak her ne var ki kendilerinin davalı şirkete karşı borcunun söz konusu olmadığını bildirerek davanın ve taleplerinin kabulüne, öncelikle tedbiren, ... Bankası ... Şubesi ... Basım Tarihli ... Seri Numaralı Keşidecisi...Şirketi Olan 997.000-TL Bedelli 30.07.2024 Düzenleme Tarihli Keşide Yeri ... Olan Çek Hakkında ödeme yasağı kararı ile icra takibi yapılması yasağı kararı verilmesini, müvekkili şirketin, davalıya, anılan çek ve başkaca sebeple borçlu bulunmadığının tespitine, davalının muhatap bankadan elde ettiği, muhatap bankanın da müvekkil şirketten talep ettiği 8.650,00-TL'in istirdat ile davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; tarafların ticari ilişki içerisinde olduklarının, aralarında cari hesap ilişkisinin bulunduğunun, bu ilişki çerçevesinde davacı şirketin zaman zaman müvekkiline borçlu hale geldiğinin, dava dilekçesinde davacı tarafça "Müvekkil şirkete ile davalı şirket arasında ticari hizmet mal alım satımına ilişkin ticari ilişki mevcuttur. İşbu ilişki neticesinde tarafların cari hesap alacakları dönem dönem alacaklı borçlu durumuna geçmektedir." denilmek suretiyle da ikrar edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete, davaya konu çek bedeli tutarında borcu bulunduğunun cari hesap dökümlerinde de açıkça görüldüğünü, davacı tarafça aksi yönde hiç bir delil ibraz edilmediğini, davacı şirketin 04.04.2024 tarihinde davacı şirkete olan cari hesap borcu toplamının 997.118,55-TL olarak göründüğünü, davacı şirketin, müvekkili şirkete borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu davayı ikame etmişse de dava dilekçesi ekinde cari hesap dökümü ibraz etmediği gibi müvekkili şirket kayıtlarında görünmeyen herhangi bir fatura vb. belge de ibraz etmediğini, davacı tarafın, dava konusu çekin teminat amacıyla boş olarak verildiği yönündeki iddiasının hiç bir suretle gerçeği yansıtmadığını, nitekim hayatın olağan akışı ile de uyumlu bulunmadığını, davaya konu çekin, davacı şirketin müvekkili şirkete olan cari hesap borcuna istinaden verilmiş olduğunun cari hesap dökümündeki borç tutarı ile davaya konu çek tutarına bakıldığında açıkça görüldüğünü, ancak davacının söz konusu çek bedelini ödeyemediğini, müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edilen çekin 987.730,00-TL tutarındaki kısmı için karşılıksız kaşesi basıldığını ve karşılıksız çek tutarının tahsili için çekin ... 6. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu, davacının çek üzerindeki imzayı kabul ettiğini, bununla birlikte müvekkili şirkete borcunun bulunmadığın iddia ettiğini, Hukukumuzdaki ispat kuralları gereği çekin veya senetten ötürü borçlu bulunmadığının iddiasının kabul edilebilir olması için, öncelikle bu konudaki ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini, diğer bir deyişle, çek veya senetten ötürü borçlu olmadığını iddia eden kişinin açacağı menfi tespit davasında bu iddiasını yazılı delil ile ispat ile mükellef olduğunu, iddiasını ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmeyen davacının ihtiyati tebdir talebinin kabulünün haksız olduğuun, davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmolunması gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu ve dava konusu çek üzerindeki imzayı kabul eden ancak müvekkiline olan cari hesap borcunu ne şekilde ödediğini ispat edemeyen; ispat külfetini yerine getirmek adına herhangi bir delil ibrazında bulunmayan davacının ihtiyati tedbir talebinin de yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacı borçlu tarafından takdiren borcun %20'si tutarında teminat yatırılması koşulu ile verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini bildirerek hukuki dayanaktan yoksun şekilde ikame edildiği sabit olan haksız davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının teminat olarak verdiği çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ...l tarafından sunulan 07.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler, tarafların cari hesap muavin özetlerinin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; taraflar arasında mal/hizmet alışverişine dayanan ticari münasebetin bulunduğu ve davalının kayıtlarında, davacıya ciro/keşide edilen 4.080.188,92 TL tutarlı çeklerin, davacı kayıtlarında yer almadığı,  Dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ve davaya konu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin herhangi bir evrak olmadığı,  Davacının teminat çeki iddiasını yazılı delil ile ispat külfeti altında bulunduğu,  Davacının cari hesabında teminat olarak verildiği iddia edilen çek hariç olmak üzere toplam 3.083.070,37 TL alacağı kayıtlı iken, tam olarak davalı şirketin, davacıdan cari hesap alacağı tutarı kadar 997.000,00 TL teminat çeki verilmesinin ticari teamüllere aykırı olduğu,  Bu şartlar altında davacının dava konusu çekin teminat çeki olduğunu ispat ile ilgili çekin kambiyo senedi olma vasfını taşıdığından, borçtan sorumlu olup olamayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olacağı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüşlerini bildirmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 14.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı vekilinin 26.03.2025 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu 4.080.188,92 TL tutarlı 20 adet çekin tamamının ...’na teslim edilmiş oldukları ve ...’nun davacı şirket temsile yetkili kişisi olduğu tespit edilmiş olduğundan, davacının, davalıya 997.000 TL borçlu olduğu; Sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerim, asli ve nihai huk uki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 29.11.2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; 14.05.2025 tarihli ek raporumda yer alan inceleme ve kanaatimde herhangi bir değişiklik gerektiren bir husus bulunmadığı, söz konusu ek rapordaki görüş ve tespitlerimin aynen geçerliliğini koruduğu kanaatine varılmıştır. Değerlendirmelerim, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında hizmet ve mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunun, ticari ilişki kapsamında cari hesapta borç veya alacak oluştuğunun, davaya konu çekin ticari ilişki kapsamında teminat amacıyla verildiğinin, çek nedeniyle davacının davalıya borcu bulunmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davaya konu çekin cari hesap alacağından kaynaklı olarak davacı tarafından düzenlenerek davalıya verildiğinin beyan edildiği, davaya konu ... Şubesi 'ne ait ... seri numaralı, 30.07.2024 tarihli 997.000,00-TL bedelli çek incelendiğinde keşidecinin davacı lehtarının davalı olduğu, çekin düzenlenme nedenine ilişkin taraflar arasındaki temel hukuki ilişki yönünden davacının iddiaları ve davalının cari hesap alacağından kaynaklı olarak düzenlendiği savunması kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, alınan 07/03/2025 tarihli kök raporda tarafların defterlerinin incelenerek davacının defterlerinde 3.083.070,37 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun, çekin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığının, davalı defterlerinde davalının 997.118,55 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun, davaya konu çekin davalının defterlerinde kayıtlı olduğunun, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ters kayıt yapılarak davacının yeniden borçlandırıldığının tespit edildiği, alınan kök rapor kapsamında taraf defterleri arasındaki farkın davalının defterlerinde kayıtlı olup davacının defterlerinde kayıtlı olmayan ödeme olarak davalının defterlerinde kayıtlı toplam 4.080.188,92 TL bedelli çeklerden kaynaklandığı, davalının defterlerinde kayıtlı bu çeklerden ... Şubesine ait, Keşide yeri .., keşide tarihi 18/06/2023, 320.000,00 TL bedelli, ... çek seri no.lu, Keşide yeri ..., keşide tarihi 20/06/2023, 320.000,00 TL bedelli, ... çek seri no.lu, Keşide yeri ...., keşide tarihi 20/06/2023, 320.000,00 TL bedelli, ... çek seri no.lu, Keşide yeri ..., keşide tarihi 18/07/2023 , 320.000,00 TL bedelli, ... çek seri no.lu dört adet çek dışında diğer çeklere ilişkin ödeme yönünden davacının itirazının bulunmadığı, davacı vekilince sunulan 08/04/2025 havale tarihli dilekçesinde bu dört adet çek yönünden davalı şirket yetkilisince davacı şirket yetkilisine elinde bu dört adet çekin bulunduğunun, nakde sıkıştığının, kredi puanının zayıf olması nedeniyle çekleri nakde dönüştüremediğinin, davacı şirket üzerinden nakde dönüştürülmesinin talep edildiğinin, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirket yetkilisinin talebinin kabul edilerek faktoring işlemi ile çeklerin nakde dönüştürülerek bedellerinin davalı şirket yetkilisine gönderildiğinin beyan edildiği, beyan dilekçesinin ekinde faktoring şirketleri tarafından gönderilen paralara ve davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirket yetkilisine gönderilen paralara ilişkin dekontların ve şirket yetkililerine ait olduğu belirtilen yazışmaların sunulduğu, davacı vekilinin bu iddiası ve beyanı kapsamında banka dekontları ve çek hesabı yönünden ilgili bankalara müzekkereler yazıldığı müzekkere cevapları incelendiğinde bu dört adet çekin cirolanarak davalı şirket tarafından davacı şirkete verildiği, davacı şirket tarafından çeklerin cirolanarak dava dışı faktoring şirketleri olan ... AŞ., ... A.Ş., ... A.Ş.'ye verildiği, bu faktoring şirketleri tarafından 26/05/2023 tarihinde ayrı ayrı 587.000 TL, 300.000 TL, 277.500 TL olmak üzere davacı şirkete toplamda 1.164.500 TL para gönderme işlemi yapıldığı, aynı tarihte davacı şirket yetkilisi ... hesabından davalı şirket yetkilisi ... Yardımcı hesabına ayrı ayrı 900.000 TL ve 200.000 TL olmak üzere toplam 1.100.000 TL para gönderildiğinin anlaşıldığı, tarafların iddia, savunma ve beyanları, bankalardan gelen müzekkere cevapları, banka dekontları, davacı vekilince sunulan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde, bu dört adet çekin nakde dönüştürülmesi için davalı şirket yetkilisince davacı şirket yetkilisine verildiği, davacı şirket yetkilisince çeklerin faktorıng işlemi ile faktoring şirketlerine verildiği, ciro edildiği, faktoring şirketleri tarafından 26/05/2023 tarihinde davacıya toplamda 1.164.500 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeler doğrultusunda da çeklerin nakde çevrilmesine ilişkin olarak davacı şirket yetkilisince davalı şirket yetkilisine aynı tarih olan 26/05/2023 tarihinde 1.100.000 TL para gönderme işlemi yapıldığı yönünde mahkememizde kanaat oluştuğu, cevap dilekçesinde davaya konu çekin cari hesap alacağından kaynaklı düzenlendiği beyan edilmiş olup davalı defterlerinde yukarıda belirtilen dört adet çek ödeme olarak kaydedilip davalının 997.118,55 TL alacaklı olduğu kayıtlı olmakla bu dört adet çek yönünden nakde çevrilmesine ilişkin olarak davalı şirket yetkilisine gönderildiği tespit edilen 1.100.000 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan alacaklı olacağı, davacının cari hesaptan kaynaklı bir borcunun bulunmadığı bu nedenle davaya konu çek nedeniyle de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde muhatap banka tarafından ödendiği iddia edilen çek sorumluluk bedeli yönünden istirdat talebinde bulunulmuş ise de ...Bankasından gelen müzekkere cevabında çek sorumluluk bedelinin ödenmediğinin belirtildiği bu nedenle istirdat talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davaya konu davacının keşidecisi davalının lehdarı olduğu ... Şubesi 'ne ait ... seri numaralı, 30.07.2024 tarihli 997.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının istirdat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davaya konu davacının keşidecisi davalının lehdarı olduğu ...Şubesi 'ne ait ... seri numaralı, 30.07.2024 tarihli 997.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının istirdat talebinin reddine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 68.105,07 TL karar harcından peşin olarak alınan 17.026,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.078,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 17.026,27 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 155.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 8.650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.193,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.148,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 10/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/456, K. 2026/245, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-456-e-2026-245-k-5beac5ceae35