İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/450 E. 2025/764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/450
Karar No
2025/764
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/450 Esas KARAR NO : 2025/764

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10.11.2023 tarihinde Bilgi İşlem Malzeme Alım İşi'ne ilişkin Mal Alım Sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirerek taahhüt edilen malları karşı tarafa eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, işbu mallara istinaden 09.01.2024 tarihli ... numaralı faturanın düzenlen fatura bedellerinin taahhüt edilen sürede müvekkili hesabına ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin fatura tutarı olan 6.850.527,60 TL'yi sözleşme gereği taahhüt edilen sürede ödememesi üzerine 3.000.000,00 TL kısmi alacakları yönünden 25.03.2024 tarihinde ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kalan 3.850.527,60 TL tutarlı bakiye alacak için ise ... tarihli ... 23. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davalı tarafa 28.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketin kendisine ödeme emri tebliğinden sonra 03.04.2024 tarihinde takibe konu edilen kısmi alacak olan 3.000.000,00 TL'yi, işbu alacağa ilişkin bir icra dosyası olduğunu bilmesine rağmen, müvekkili şirketin hesabına ödediğini, akabinde vekili marifetiyle 04.04.2024 tarihinde icra dosyasına müvekkili şirkete borcu olmadığından bahisle itiraz dilekçesi sunduğunu, davalı şirketin 28.03.2024 tarihinde ödeme emrini tebliğ alıp 6 gün sonra 03.04.2024 tarihinde icra dosyasına ödeme yapmak yerine müvekkili şirketin hesabına ödeme yaparak icra dosyasına itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin bakiye alacak yönünden devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı ile avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı şirketin ödeme zamanı gelmeden icra takibi yoluna başvurduğunu, bu sebeple de huzurda ikame edilen davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, ... İhale Kayıt Numaralı Mal Alımına Ait Sözleşmenin 12.2.2 maddesinde İdarenin, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde yükleniciye veya vekiline ödemeyi yapacaktır hükmüne haiz olduğunu, ancak huzurdaki davaya konu icra takibinin davacı tarafından 25.03.2024 tarihinde alacağın ödeme zamanı gelmeden başlatıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede ödeme zamanı hükmünün açık olduğunu, buna göre müvekkili şirket tarafından kabul raporu düzenlenmesi ve daha sonrasında da yüklenicinin yazılı talebi olması halinde 60 gün içinde ödeme yapılması gerektiğini, ancak davacı tarafından bu husus görmezden gelinerek icra takibi başlatıldığını ve müvekkilinin icra tehdidi altında borcu davacı şirkete ödediğini, davacı şirketin bu hususta ne icra takibinde ne de huzurdaki davanın eklerinde müvekkilinin kabul raporuna ve kendilerinin yazılı talebine yer vermediğini, aynı zamanda müvekkiline icra takibine ilişkin tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin icra takibinin varlığını davacının göndermiş olduğu ihtarname aracılığıyla davacının icra takibine geçmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından vadesinde borcun ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin icra takip masrafları ile davacı alacaklı vekilinin vekalet ücretini ödeme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, muaccel olmayan bir alacak için takip yapılması nedeniyle müvekkili şirket tarafından icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, davacının takip talebinde 54.554,79 TL işlemiş faiz olduğunu iddia ederek icra takibine geçtiğini, müvekkili şirketin de haklı olarak faize itiraz ettiğini, vadesi gelmemiş bir alacak için faiz işlemeyeceğinin aşikar olduğunu, ancak davacının hangi tarihi baz alarak faiz talep ettiğinin de taraflarınca anlaşılamadığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle reddi gerekse de mahkemenin aksi kanaatte olsa dahi müvekkili firma tarafından dava açılış tarihi 30.07.2024 tarihine kadar cari alacağa ilişkin ödeme gerçekleştirdiğini, bu doğrultuda da huzurdaki davaya konu icra takibine ilişkin bir alacağın kalmamış olacağını, davacının haksız çıkar sağlama amaçlı olarak başlattığı bu davada herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açılması sebebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında imza edilen 10/11/2023 tarihli sözleşmede belirtilen edimlerin taraflarca gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davacının ... 27. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı icra dosyasında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafça Mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de TTK m.4 gereğince Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 3.000.000,00-TL kısmi anapara alacağı, 54.554,79-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.054554,79 TL'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 04/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 17/12/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir ve ekonomi finans alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 02/07/2025 tarihli raporda özetle; "a)Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2023 ve 2024 yılları ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, b)Davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da gerçekleştiği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Somut olayda davacı tarafça, taraflar arasında imza edilen Mal Alım Sözleşmesi kapsamında sorumlulukların yerine getirilerek taahhüt edilen malların karşı tarafa eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, teslim edilen mallara istinaden düzenlenen fatura bedelinin taahhüt edilen sürede ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, takipten sora yapılan ödemeler olduğunu, bakiye miktar yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf, borcun vadesinde ödendiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde usul ve yasaya uygun tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını taşıdığı, davacı şirketin kayıtlarının incelenmesinde; 26.03.2024 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 14.077.742,40 TL alacaklı gözüktüğü, 30.07.2024 dava tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 1.957.885,20 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kayıtlarının incelenmesinde; 26.03.2024 icra takip tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde 14.077.742,40 TL borçlu gözüktüğü, 30.07.2024 dava tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 1.957.885,20 TL borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin m.12.2.2 hükmüne göre: “İdare, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde Yükleniciye veya vekiline ödemeyi yapacaktır.". Somut olayda davalının “Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu” düzenleyip düzenlemediği anlaşılmamaktadır. Ancak davalının bu yönde bir itirazı olmadığından ve davalı icra takibinden sonra bu hususa ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürmeden dava konusu 3.000.000-TL'lik ödemeyi yaptığından ve ayrıca düzenlenen faturayı defterlerine işlediğinden; “muayene ve kabul raporu”nun düzenlendiğinin kabulü gerekir. Anılan “Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 60 gün içinde Yükleniciye veya vekiline ödemeyi yapacaktır” hükmü doğrultusunda davacı tarafından dava konusu alacağın dayanağını oluşturan 09.01.2024 tarihli ... no'lu 6.850.527,60 TL bedelli elektronik faturayı düzenlediği, faturanın açıklama bölümünde "İşbu fatura tutarının, Sözleşmenin "Ödeme koşulları ve zamanı" başlıklı maddesindeki düzenleme uyarınca ve bu maddede belirtilen süre içerisinde aşağıda yer alan şirket hesabımıza ödenmesini talep eder, gereğini bilgilerinize arz ederiz" ifadelerine yer verdiği anlaşıldığından davacının taraflar arasındaki sözleşmenin m.12.2.2 hükmü uyarınca yazılı talepte bulunduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla fatura tarihinden itibarin 60 günlük süre içinde ödemenin yapılması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imza edilen sözleşme gereği talep tarihi olan 09.01.2024 (fatura tarihi) tarihinden 60 gün sonra yani 10.03.2024 tarihinde fatura alacağının muaccel hale geldiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu icra takibi 25.03.2024 tarihinde başlatıldığından ve faiz de temerrüt tarihine uygun olarak 10.03.2024 tarihinde başlatıldığından ayrıca davalı tarafından yapılan 03.04.2024 tarihli 3.000.000 TL'lik ödeme icra dairesine bildirildiğinden, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalının ... 27 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 306.609,17-TL bakiye asıl alacak ve 54.554,79-TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, alacak miktarı likit olduğundan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 27 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 306.609,17-TL bakiye asıl alacak ve 54.554,79-TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 24.671,11 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭24.243,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 57.786,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin harç, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 290,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 11.206,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 11/11/2025

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/450, K. 2025/764, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-450-e-2025-764-k-227a8ca1101b