İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/417 E. 2025/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/417
- Karar No
- 2025/249
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/417 Esas - 2025/249 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/417 KARAR NO : 2025/249
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 G.KARAR YAZIM TARİHİ: 25/04/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Bankanın Bala/... Şubesi tarafından 22.07.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile dava dışı ...'e kredi kullandırıldığını, davalı Tuncay Denli'nin ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşme kapsamında borcun vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından hesap kat edilerek, borçlu ve kefile; ... 3. Noterliği'nin 18.03.2024 tarih ve 04355 yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen ihtarname konusu alacağın tahsil edilemediğini, davalı hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/52396 Esas sayılı dosyası üzerinden alacağın tahsili amacı ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, başlatılan takibe borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabulucuya başvurulmasına rağmen görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını belirterek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, yasal sürede cevap dilekçesi sunmayarak, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu yazılı beyanında, davalının eşinin muvafakatine yönelik bölümdeki imzanın, eşe ait olmadığını, kefaletin yasal şartlarının oluşmadığını, takibin usulsüz yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçlunun yaptığı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin, banka kayıtlarını inceleyerek düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Davalı taraf, yasal sürede imza inkarında bulunmadığından, davalının eşinin imzasına yönelik imza incelemesi yapılmamıştır. Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30.01.2025 tarihli hükme esas alınan raporunda; "Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında akdedilen 22.07.2022 tarihli, 2.750.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinde davalı ... .... ... ... ... ... tarafından muvafakat verildiğine dair 22.07.2022 tarihli eş onayı ve imzası bulunduğunu, davalının temerrüt tarihinin asıl borçlu ile aynı tarih olan 24.03.2024 olduğu, davacının % 88.50 oranı üzerinden faiz talebi olmuşsa da, fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanan temerrüt faiz oranının %84,24 olduğu, bu faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibari ile davacının 3.000.000 TL asıl alacak, 372.060 TL işlemiş faiz, 18.603 TL BSMV ve 7.438,90 TL masraf olmak üzere toplam 3.398.101,90 TL alacağı olduğu" belirtilmiştir. Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine, davalının müeselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile hesabın davacı bankaca kat edildiği, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibinin yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre davalı kefilin kefaletinin usulüne uygun ve Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde yazılı yasal şartları taşıdığı, bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin ve fiilen uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranı üzerindeki tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, açılan dava kısmen kabul edilerek, davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/52396 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 3.000.000 TL asıl alacak, 372.060 TL işlemiş faiz, 18.603 TL BSMV ve 7.438,90 TL masraf olmak üzere toplam 3.398.101,90 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %84,24 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takibe konu alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebi ile likid olduğu kabul edilerek, hükmolunan 3.398.101,90 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 679.620,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/52396 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 3.000.000 TL asıl alacak, 372.060 TL işlemiş faiz, 18.603 TL BSMV ve 7.438,90 TL masraf olmak üzere toplam 3.398.101,90 TL üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %84,24 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 2-Hükmolunan 3.398.101,90 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 679.620,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine. 3-Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 232.124,34 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 59.294,18-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 172.830,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden, kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 415.848,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden, reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 59.294,18 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 59.721,78 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 270,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.270,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.157,74 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 66,46 TL'sinin davacıdan, 3.053,54 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.