İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/403 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/403
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/403 Esas KARAR NO : 2026/50

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından 14.11.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ... Sokak No:7 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir. Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 3.342,68 -TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 3.342,68 -TL hasar bedeli i1e 159,80 -TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 3.502,48 -TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçe ekinde sunulduğunu, borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, Davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz İTİRAZININ İPTALİ ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, Davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikametinin ... İli olması nedeniyle genel yetki kuralları uyarınca davanın görüleceği mahkeme ... ili Yargı Çevresi olduğunu, bu nedenle ilk itiraz mahiyetinde yetki itirazında bulunduklarını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, zira dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk ve kusurun atfedilemeyeceğini, zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağının bulunmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan hak kaybı oluşmaması açısından zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, dava konusu hasarın haksız fiilden kaynaklanmadığı, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğunun doğması için kusur, zarar ve illiyet bağı şartlarının birlikte oluşması gerektiği, somut olayda bu şartların mevcut olmadığı, Müvekkil firma tarafından yapılan kazı çalışmasının, davacı şirketin ön bilgisi ve onayı dahilinde, teknik kurallara uygun şekilde gerçekleştirildiği, kazı öncesinde yer, yön ve derinlik bilgilerinin yazılı olarak bildirildiği ve davacı şirket yetkilisinin onayı ile çalışmaya başlandığını, kazı sırasında davacıya ait olduğu iddia edilen kabloların ortaya çıkması üzerine çalışmanın durdurulduğu ve davacıya derhal haber verildiği, bu durumun beklenmedik bir hadise olduğunu, Davalı tarafça, kazı yapılan bölgede Telekom veya elektrik altyapısına ilişkin yer üstünde herhangi bir işaretleme, manhol veya uyarı bulunmadığı, altyapının mevzuatta öngörülen standart derinliklerde döşenmediği ve gerekli haritalama ile işaretlemenin yapılmadığı ileri sürüldüğünü, bu nedenle yer altında hangi kablonun nereden geçtiğinin müvekkili firma tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, kusurun davacıya ait olduğunu, Davacı tarafından talep edilen malzeme bedelinin fahiş olduğu, kullanılan malzemelerin miktar ve bedellerinin yeniden hesaplanması gerektiğini, ayrıca ‘dağıtılamayan enerji bedeli’ ve ‘eşik kesinti süresi aşım bedeli’ taleplerinin ilgili yönetmelikler uyarınca ancak dağıtım şirketinin kullanıcılara ödediği tazminatlar bakımından söz konusu olabileceği, davacının bu bedelleri müvekkil idareden talep edemeyeceğini, davalı taraf hasarın meydana gelmesinde davacının altyapı tesislerini mevzuata aykırı şekilde döşemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık bulunduğunu, benzer davalarda dinlenen tanık beyanlarının da davacı tesisatlarının yeterli derinlikte olmadığını ortaya koyduğunu, bu nedenlerle, davacıya ait tesisatların mevzuata uygunluğunun tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması, gerekli plan, proje ve haritaların davacıdan istenmesini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. İBB' ye ve ... Belediyesi'ne müzekkere yazılarak 14/11/2022 tarihinde belirtilen adreste davalı şirketin kazı çalışması yapıp yapmadığı ve ruhsatının olup olmadığı hakkında bilgilerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Mahkememizin 10/12/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişi ...' in 26/12/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "Hasar Tespit Tutanaklarında tespit edilen malzemeler ve işçilik bedellerinin düzeltme için uygun olduğu değerlendirilmiş, kazı esnasında zarar gören kablolar ve altyapı tesisleri için yapılacak işlemler ve malzemelerin yaklaşık maliyetinin işçilik dahil 2.670,50 + KDV (%18) Dahil olmak üzere toplam 3.151,19-TL olabileceği değerlendirilmiştir. Bu hasarın, davacının kablo tesisatında hasarın oluşmasında, kazı işi esnasında davacı ... A.Ş. firmasından klavuzluk talep etmeyen, kazı işi esnasında gerekli özeni göstermeden çalışan, ilgili mahalde enerji kablosu ve altyapı tesisi olma ihtimaline binaen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı ... Pet.Harf.İnş.Nak.Tem.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yetkilileri tarafından hazırlanan Hasar Süreci Bilgilendirme Formu ışığında düzenlenen Harcama Kalemi listesinde yer alan ve İcra Takibine esas toplam bedel hesabında dikkate alınan Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli kalemlerinin davacı tarafından talep edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmeler raporun C bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, Haksız fiilin gerçekleştiği tarih 14/11/2022 olup, icra takip tarihi dosyaya sunulu İcra Takip Dosyasının başkaca bir davaya ait olmasından ötürü tespit edilememiştir. Bu bakımdan takip zamanı tespit edilemediğinden faiz hesabı yapılamamıştır..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Mahkememizin 29/04/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişinin 25/05/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak, "Hasar Tespit Tutanaklarında tespit edilen malzemeler ve işçilik bedellerinin düzeltme için uygun olduğu değerlendirilmiş, kazı esnasında zarar gören kablolar ve altyapı tesisleri için yapılacak işlemler ve malzemelerin yaklaşık maliyetinin işçilik dahil 2.670,50 + KDV (%18) Dahil olmak üzere toplam 3.151,19-TL olabileceği değerlendirilmiştir. Bu hasarın, davacının kablo tesisatında hasarın oluşmasında, kazı işi esnasında davacı ... A.Ş. firmasından klavuzluk talep etmeyen, kazı işi esnasında gerekli özeni göstermeden çalışan, ilgili mahalde enerji kablosu ve altyapı tesisi olma ihtimaline binaen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı ... Pet.Harf.İnş.Nak.Tem.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yetkilileri tarafından hazırlanan Hasar Süreci Bilgilendirme Formu ışığında düzenlenen Harcama Kalemi listesinde yer alan ve İcra Takibine esas toplam bedel hesabında dikkate alınan Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli kalemlerinin davacı tarafından talep edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmeler raporun C bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında, davacı ve davalı vekilinini itirazlarına iştirak olunmamış, dosyaya sunulu icra takib evrakı üzerinden faiz hesabı yapılmıştır. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, Haksız fiilin gerçekleştiği tarih 14/11/2022 olup, takip tarihi 06.04.2023 tür. Faiz İşletilen Süre: 4 ay 23 gün (14.11.2022-06.04.2023) Faiz İşletilen Tutar: 3.151,19 TL Faiz Tutarı: 140,66 TL (14.11.2022 ile 30.12.2022 (bu tarih dahil) arasındaki 47 gün için yıllık %14,75 faiz oranı üzerinden, 31.12.2022 ile 06.04.2023 (bu tarih hariç) arasındaki 96 gün için yıllık %9,75 faiz oranı üzerinden) Ödenecek Toplam Tutar: 3.291,85 TL Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz olunur..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü' nün 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşıldı. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kablolara verilen zararın tazminine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Davacının alacağı, davalıların yaptığı çalışma sırasında davacıya ait alt yapıya zarar vermelerinden kaynaklanmaktadır. Hukuki niteliği itibariyle dava konusu alacak, haksız fiile dayanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların, dava dışı firma ile yaptıkları sözleşme kapsamında yapılan kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı kablolarına zarar verildiği anlaşılmıştır. Yüksek mahkeme içtihatları kapsamında davacı şirket yalnızca, meydana gelen zarar sebebiyle ödeme yaptığı bedeli zarar verenden talep edebilir. Zarar meydana gelmeseydi dahi yapılacak olan giderleri ise talep edemez. Denetime elverişli ve usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu uyarınca davacının, meydana gelen zarar sebebiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde 3.151,19.-TL asıl alacak zarar talebinde bulunabileceği ve takip tarihine kadar 140,66.-TL faiz talep edilebileceği hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalının .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 3.151,19.-TL asıl alacak 140,66.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.291,85.-TL yönünden iptaline, takibin toplam 3.291,85.-TL yönünden devamına 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-%20 icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.291,85.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 210,63.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 427,60.-TL Başvuru Harcı, 427,60.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00b-TL Bilirkişi ücreti, 144,00b-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.144,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.834,65-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, 10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan davanın kabul ve red oranı uyarınca 3.383,51.- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan davanın kabul ve red oranı uyarınca 118,97.- TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/403, K. 2026/50, T. 27.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-403-e-2026-50-k-b1581a7994b7