İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/4 E. 2025/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2025/30
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/4 Esas KARAR NO : 2025/30

DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2017 KARAR TARİHİ : 04/02/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve diğer meslek birlikleri (..., ..., ...) ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.(...) arasında 21.03.2008 tarihli "Müzik Yayını İzin Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin "Mali Şartlar" başlıklı 4/1 maddesinde, davalı şirketin 2007 takvim yılı için dört meslek birliğine toplam 3.074,64 TL+KDV mali hak bedelinden ...'ın payına düşen kısmını 14.03.2008 tarihinde nakden ve peşinen ödeyeceğinin belirtildiğini, yapılan indirimler sonrası davalı şirket tarafından 2007 yılı için ...'a ödenmesi gerekin tutarın 924,00 TL olarak belirlendiğini, 4/II maddesinde, ödemelerin gecikmesi halinde lisans alanın Türk Lirası için aylık 902,03 TL, gecikme faizini Meslek Birliklerine ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, 4/III maddesinde, 2008 yılı için ...'a ödenecek mali hak bedelinin 993,67 YTL+KDV olarak belirlendiğini, aynı maddede 01.01.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin otomatik olarak yenilendiği her takvim yılı için lisans alan tarafından Meslek Birlikleri'ne ödenecek mali hak bedelinin bir önceki yılın mali hak bedeli esas alınarak otomatik olarak TÜİK tarafından bir önceki yıl için belirlenen yıllık ortalama ÜFE+TÜFE/2 üzerinden artışın yapılarak belirleneceğinin ve uzayan her yılın en geç Haziran ayının son günü nakden Meslek Birliklerine ödeneceğinin hüküm altına alındığını, sözleşme doğrultusunda davalı şirketin 2007 ve 2008 yılı için ...'a ödemesi gereken toplam mali hak bedelinin 1.917,67 TL, 2009 yılı 2009 yılı mali hak bedelinin sözleşmede belirtilen artış oranına göre belirlendiğini, Meslek Birlikleri tarafından davalı şirkete gönderilen duyuruda 2010 yılı için ...'a ödemesi gereken lisans bedelinin 1.357,24 TL olarak belirtildiğini, ayrıca taraflardan her birinin sözleşmenin sona ereceği 31.12.2008 tarihinden en geç bir ay önce sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bildirimi Noter aracıl yapmadığı taktirde sözleşmenin yıldan yıla yenilenerek devam edeceğinin de belirtildiğini, davalının sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olmasına rağmen ödemeleri yapmadığını, davalı şirket ... Şti. ile ... Ltd. Şti.'nin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, yetkililerinin aynı şahıs olduğunu, ...'in bu şirketler tarafından işletildiğini, sözleşme konusu aynı işletmeyi işleten davalı şirket ile dava dışı ....Ltd.Şti. arasında organik bağ olduğunu, sözleşme ile lisans alan mahalin ... olduğunu, davalı şirketin lisans alan mahalin 2011 yılında işletmeye başladığını ifade ederek bu tarihten sonraki borçlarını ikrar ettiğini, davalı şirketin işletmeye başladığı otelin lisanslı olması nedeni ile kira akdi ile sözleşmenin de davalı şirket tarafından devralındığını, sözleşmeyi feshetmeyerek devam ettirdiğini ve faturaların kendi adına düzenlenmesini talep ettiğini, davalının borçlu olduğu miktarı bildiğini ve borcun likit olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine ... 5.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla takibe konu asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine ilişkin olarak davalı tarafından yapılan itirazın 18.886,63TL üzerinden iptaline, davalı şirket aleyhine 9620 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap Dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin ... adlı şirket ile yaptığı sözleşmeye dayanan 2008-2010 yılları arasındaki alacaklar olduğunu, bu şirketin 2010 tarihine kadar ...'ni kiracı sıfatıyla işlettiğini, davalı ... isimli şirketin ise 01.10.2010 tarihinde tescil edildiğini ve ...'nin 16.10.2010 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını, davacının eski kiracının borçlarını yeni kiracı tarafından ödenmesini talep ettiğini, şirketlerin birbirinden ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu ve aralarında organik ya da inorganik bağ bulunmadığını, şirketleri tarafından davacıya ödenmesi gereken ücretlerin kiranın başlangıç tarihinden itibaren ödendiğini ancak bu ödemelerin eski kiracı ... isimli şirketin borçlarının kabul edildiği anlamına gelmediğini, davacının davayı ... isimli şirket aleyhine açması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin 15.03.2018 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin beyanlarını tekrarla müvekkili şirketin davacı ile dava dışı ... şirketi arasında yapılan sözleşmede taraf olmadığını ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi hiçbir zaman kabul etmediğini, doğrudan müvekkili adına kesilen faturaların ödendiğini, asıl borçlu ... şirketi adına kesilen faturaların yanlış olduğunun ve sadece ... şirketi adına kesilen faturaların ödeneceğinin davacıya bildirildiğini, dava dışı şirketle yapılan sözleşmeye dayanılarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi yapılmasının kötüniyet olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle davacının tüm taleplerinin reddine, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili Cevap Dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin muhasebe müdürü tarafından 02.09.2013 tarihinde Müvekkil ...’a gönderilen bildirimde dava dışı eski şirket ...Ltd. Şti. (...)adına kesilen faturaların düzeltilerek yeniden gönderilmesinin talep edildiğini, işbu bildirimin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalı şirketin Lisanslanan otelin 2010 yılında kiralayarak işletmeye başladığını ifade ettiğini, davalı şirketin bahsettiği kira sözleşmesinin yalnızca ilk sayfasının tebliğ edildiğini ve bu hususta cevap haklarını saklı tuttuklarını, 2010 yılından 2013 yılına kadar davalı şirketin herhangi bir aksiyon almadığını ve sözleşmeyi feshe dair bir tutum sergilemediğini, Borçlar Kanunu uyarınca, davalı Şirketin örtülü rızası ile otomatik yenilemenin öngörüldüğü sözleşme maddesine istinaden sözleşmenin taraflar arasında devam ettiğini, davalı şirketin bu aşamada sözleşmeye itirazının açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, sözleşme ile lisanslanan mahallin ... olduğunu, davalı şirketin lisanslanan otelinin 2011 yılında işletmeye başladığını ifade ettiğini ve bu tarihten sonraki borçlarını ikrar ettiğini ancak davalı şirketin işletmeye başladığı otelin lisanslı olduğundan söz konusu kira akdi ile sözleşmede davalı şirket tarafından devralındığını, davalı şirketin sözleşmeyi feshetmeyerek devam ettirdiğini, üstelik faturaların kendi adına düzenlenmesini talep ettiğini ve buna istinaden, sözleşmenin müvekkil ... ve Davalı Şirket arasında sonuç doğurmaya devam ettiğini, davalı şirketin işbu icra takibi başlatıldıktan sonra, işlettiği mahal için 5.728,89 TL tutarındaki 2013 ve 2014 yılı mali hak bedellerini ödeyerek Sözleşmeyi ve borcunu ikrar ettiğini, davalı şirketin 02.09.2013 tarihinde tebliğ edilen bildirimi ile faturaların kendi adına düzenlenmesine yönelik talepte bulunarak sözleşmeyi feshetmeyerek devam ettirdiğine yönelik net bir tutum sergilemesine ve kısmi ödemede bulunmasına rağmen Sözleşmeden doğan borçtan sorumlu olmadığını iddia etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olmasına rağmen sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı şirketin icra takibine rağmen dava konusu borcu ödememe konusundaki ısrarı ve borcun tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazı açıkça kötü niyet belirtisi olduğunu, davalı şirketin dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu yazışmanın lisanslama birimi çalışanın davalı şirketten gelen talebi olduğu şekliyle muhasebe birimine iletmiş olmasından ibaret olduğunu ve bu yazışmanın davalı şirketin borcu bulunmadığı yönünde bir kanıt oluşturmadığını ve davalı şirkete daha sonra gönderilen maillerde de sözleşmenin devam ettiği bilgisinin verildiğini, davalı şirketin yazışmaların devamı yokmuş gibi sadece bu yazışmayı koymakla kendi lehine delil oluşturmaya çalıştığını, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı iddialarının reddi ile davanın kabulünü, takibe konu olan asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine, davalı Şirket tarafından yapılan itirazın iptalini, davalı şirket aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket’e yükletilmesine yönelik karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce verilen ilk karar: Mahkememizin 2017/727 E. Sayılı dosyasında; "Davacı meslek birliği dava dışı ... Şti. (...) arasında 21.03.2008 tarihli "Müzik Yayını İzin Sözleşmesi" ne istinaden düzenlenen faturalara dayalı olarak davalı şirket hakkında takip yapmış ise de davalının işletmenin devrinden sonraki döneme ilişkin faturaları ödediği, önceki tarihli dava dışı sözleşmeye taraf şirkete ilişkin faturalardan ise sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, herhangi bir kefalet ya da taahhüt ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla hakkında yapılan takibe itirazında haklı olduğu anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar davalı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirir bir durum bulunmadığı" na ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf ilamı: İstanbul BAM 44. Hukuk Daire'sinin... Esas-... Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, lisans sözleşmesinin konusu olan otel işletmesinin davalı şirket tarafından devralındığı, davalı ... Şti. ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.nin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, ...'un her iki şirkette de ortak ve yetkili olduğu, aynı ticari faaliyeti yürüttükleri, dava dışı şirketin imzaladığı sözleşmeyi davalı şirketin aynen devam ettirdiği, davacının her iki şirket arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin iddiası üzerinde durulmadığı somut olayın özelliğine göre, şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve TBK'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre davalının takip konusu itiraz ettiği borçtan sorumlu tutulup tutulmayacağı çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden dosyanın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi" kanaatine varılarak mahkememiz 28/05/2019 tarih, ... Esas- ... Karar Sayılı Kararı bozularak mahkememiz yukarıda yazılı dosyasına kayıtlanmıştır. Deliller: ... 5 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının fiziken dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ve dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. Bilirkişi raporu:17/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dosyasında mevcut olan ve incelenmiş her tür bilgi, belge ve deliller ışığında; dava konusu eserlerin kullanıldığı otelin 16.10.2010 tarihli kira sözleşmesiyle, ... unvanlı bir şirket tarafından işletilmeye başlanmıştır. Öncelikle davalı ... ile dava dışı ...LTD. ŞTİ'nin resmi olarak aynı şirket olduğu ispatlanması gerektiği, aksi takdirde davalının sadece kendi kiralama dönemi dışında kalan davaya konu alacaktan sorumlu olamayacağı" kanaatini bildirmişlerdir. İstinaf ilamı sonrası yapılan işlemler: Bilirkişi raporu: 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Yapılan mali inceleme neticesinde, ... Ltd. Şti.” nin ortakları arasında ...” bulunduğu, ... Ltd. Şti.” nin 01.10.2010 tarihinde tescil edilerek ... ve ... tarafından kurulduğu 21.01.2016 tarihinde tescil edilen Yönetim Kurulu Kararı ile ...'un şirkette sahip olduğu hissesini ...' a devrettiği ve ...' un şirketin tek hissedarı olduğu, Mahkeme tarafından davalının davacı ile ...Ltd. Şti. Arasında düzenlenen sözleşmeyi kabul ederek uyguladığı ve davalının ...Tic. Ltd. Şti." nin borçlarından sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulması halinde davacının ... Şti. adına 2008-2009-2010 yıllarına ait 3.838,08 TL anapara, 6.968.46 TL faiz toplam 10.806.54 TL talep edebileceği, tarafların tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde bir husus olduğu yönünde" kanaatini bildirmişlerdir. Bilirkişi Ek raporu: 08/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; ".. Şti.” nin ortakları arasında ...' bulunduğu, ... Ltd. Şti.” nin 01.10.2010 tarihinde tescil edilerek ... ve ... tarafından kurulduğu 21.01.2016 tarihinde tescil edilen Yönetim Kurulu Kararı ile ...' un şirkette sahip olduğu hissesini ...' a devrettiği ve ...” un şirketin tek hissedarı olduğu, Mahkeme tarafından davalının davacı ile ... Şti. Arasında düzenlenen sözleşmeyi kabul ederek uyguladığı ve davalının ...Şti.”nin borçlarından sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulması halinde, davacının ... Ltd. Şti. adına 2008-2009-2010-2011-2012 yıllarına ait 6.913,99 TL anapara, 10.699.12 TL faiz toplam 17.613.11 TL talep edebileceği"yönünde kanaatini bildirmişlerdir. Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava lisans bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf davalının yapmış olduğu sözleşme gereğince davalının lisans bedellerini ödemediğini iddia etmiş, davalı ise yapılan lisans sözleşmesinin dava dışı ... ile yapıldığını , işletmenin devrinden sonraki faturaların ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında davacı tarafından davalı aleyhine ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosuyasında icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, davacı ile dava dışı ... şirketi arasında lisans ve yayın sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket ile dava dışı ... şirketinin aynı adreste faaliyet yürüttükleri şirketin ortak ve yetkilisinin her iki şirkette de ... olduğu, her ne kadar davalı işletme devri olmadığını belirtmiş ise de şirket ortak ve yetkilisinin aynı kişi olması şirketlerin aynı adreste faaliyet gösteriyor olması ve TBK'nın 202. Maddesi gereğince işletme devri halinde devralanın devirden önceki borçlardan sorumlu olacağı hususu dikkate alındığında davalının lisans sözleşmesinden kaynaklanan borçlardan sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların taraflar arasındaki sözleşme gereğince düzenlendiği, davacının bu faturalar nedeniyle alacağının bulunduğu ve davalı tarafından sözleşme gereğince her hangi bir ödeme evrakının sunulmadığı anlaşılmakla bilirkişi ek raporunda belirlenen 6.913,99 TL anapara ve işlemiş faiz üzerinden davanın sorumlu olduğu dava açılmasından sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca davacının icra inkar tazminatı talebi bulunduğu asıl alacak miktarının likit olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- ... 5 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve takibin 6.913,99 TL Anapara ve 10.699,12 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, (Davalı tarafça takipten sonra ödenen miktarın tahsilde tekerrür olmaması için infaz sırasında dikkate alınmasına) 3- Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Alınması gereken 472,29 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 322,54 TL peşin harcın düşümü ile kalan 149,75 TL harcın davalıdan tahsili HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 140,00 TL posta/ tebligat ücreti, 322,54 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.493,94 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 6.913,99 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 1.273,52 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar yönüyle kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/02/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2025/30, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-4-e-2025-30-k-323978004187