İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/397 E. 2025/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/397
- Karar No
- 2025/5
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/397 Esas KARAR NO : 2025/5 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2024 KARAR TARİHİ : 03/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; dava konusu alacaklar için arabulucuya başvuru yapılmış olup son oturumda davalı taraflarla ile anlaşma sağlanamadığını, arabulucu tarafından anlaşma sağlanamadığı şeklinde son oturum tutanağı düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmış olduğunu, 27.04.2022 tarihinde... plakalı araç ile mülkiyeti müvekkile ait... plakalı aracın çarpıştığını, çarpma sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü tam ve asli kusurlu olup, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin ve hasar bedelinin davalı ...an ve davalı...Anonim Şirketinden müşterek ve müteselsilen avans faizi ile beraber tahsili gerektiğini, ikame araç bedelinin ise davalı araç sürücüs...tan avans faizi ile beraber tahsili gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile...arafından... poliçe no ile teminat altına alınmış olan zararlar kapsamında sigorta şirketine başvuru 26/03/2024 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin aracı trafik kazası nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, dolayısıyla müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasar bedelinden davalı araç sürücüsü ve davalı... Anonim Şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar gören aracını istediği yerde onarabilme hakkı bulunmakta olup, davalıların ise doğan gerçek zararı karşılama yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkiline ait aracın hasarlanması sebebiyle aracın tamiri için araç tamir servisinde uzun süre tamirde kalmış olup müvekkilinin aracını kullanmaktan mahrum kalması nedeniyle ikame araç bedelinin davalı...'tan faiziyle beraber istenmesi gerektiğini, davanın HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış olup yapılan yargılama ve alınacak bilirkişi raporlarına göre tazminat alacaklarının belirli hale geldiğinde dava değerini arttıracaklarını, bu nedenlerle dava konusu kazadaki kusur durumuna göre isabet eden talep edilebilir tazminat tutarının yargılama sırasında toplanan delillerle (özellikle bilirkişi incelemesi ile) aydınlanacağı dikkate alınarak HMK m. 107 kapsamı dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve davaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait araçta oluşan bakiye değer kaybı zararına mahsuben 50-TL’nin davalı...'tan kaza tarihinden itibaren avans faiziyle, davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50-TL hasar bedelinin davalı...tan kaza tarihinden itibaren avans faiziyle, davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50-TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı...tan tahsiline, işbu dava nedeniyle sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline dair karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde; müvekkili şirket tarafından 25.03.2024 tarihinde davacı vekiline 23.040,00-TL, 08.04.2024 tarihinde davacı vekiline 20.240,09-TL olmak üzere toplam 43.280,09-TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin yalnızca bakiye poliçe limiti olan 6.719,91-TL'den sorumlu tutulması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı deflerini ileri sürdüklerini, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğunun bulunduğunu, değer kaybına ilişkin olarak yapılacak tespit yasalarla belirlenmiş olup bu hususa ilişkin olarak Resmi Gazetede 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren torba yasa ile Karayolları Trafik Kanunda değişiklikler de yapıldığını, ilgili formülüzasyonu uygulanmasında ise öncelikle; bilirkişice yapılması gereken çelişkiye mahal vermeyecek şekilde tespit yapıldığını, aynı şekilde ikinci el araç satışı yapılan sitelerde de araç sahibiyle iletişim kurulmaksızın yapılan rayiç bedel tespiti ise satıcıdan satıcıya değişen iskonto miktarları da değerlendirmeksizin toplanan veriler rayiç bedel tespitinde somut gerçeğe uygun sonuç verdiğini, teminat hallerinin ayrıca araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, zira uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, başvuru sahibinin sözleşmenin tarafı olmaması ve aracın ticari araç olmaması gibi hususların dikkate alınarak asıl alacağın yasal faiz uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekilinin herhangi bir mazereti olmadan 01/10/2024 tarihli duruşmaya katılmaması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. fıkrasında; ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.'' hükmü düzenlenmiştir. İşlemden kaldırma kararı verebilmesi için tarafların usulüne uygun biçimde duruşmaya çağrılmaları mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamış olmaları veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmiş olmaları gerekmektedir. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesinde; ''İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. bendinde, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği, 5. bendinde de işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmediği takdirde sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı hükmü getirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 23/07/2024 tarihli dilekçesi ile vekillikten azledildiğini bildirdiği, bu nedenle duruşma gün ve saatinin davacı asile tebliğ edildiği, davacının 01/10/2024 tarihli duruşmada mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı, aynı duruşmada davalı yanında duruşmaya katılmadığı bunun üzerine 01/10/2024 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 75.00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı veklinin yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/01/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza