İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/391 E. 2025/855 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/391
- Karar No
- 2025/855
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/391 KARAR NO : 2025/855
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/06/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın, -----adresinde kullanmış olduğu suyun borcunu ödemediğini.-----adresinde bulunan işyerinde 04/10/2021 tarihinde yapılan kontrolde; 16/02/2018 tarihinde sayacı sökülerek borçtan iptal edilen ----- nolu aboneliğin tesisatına ek yapılarak ------ nolu kayıtdışı sayaç takıldığı ve 642 m3 kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, davalı adına ------ nolu kaçak su tutanağı düzenlenerek 642 m3 sarfiyatın bedeli tahakkuk ettirildiği, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabulculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması sebebiyle davacı- alacaklı açmış olduğu itirazın iptali davasında icra takibinde dayanak olarak göstermiş olduğu belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağından mahkemece takip dayanağı belgeler dışında belgeler inceleme konusu yapılarak alacağın varlığı yönünde değerlendirme yapılması iş bu kararın hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, bahse konu icra takibinin ----- müracaat numaralı dayanak belgesinde işlem tarihi olarak 15/11/2021 belirlendiği, fakat dava dilekçesinde sözde kaçak su kullanım durumunun 16/02/2018 tarihinde gerçekleştiğinin beyan edildiğini, taraflarına tebliğ edilen ödeme emrinin ekinde ya da suretinde sözde kaçak su kullanımının ne zaman gerçekleştiğine dair veri taraflarına verilmemiş ve iş bu davanın açılmasına idarece sebebiyet verildiğini, bu bağlamda açılan iş bu haksız davanın reddini talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, referans alınan yüksek yargı kararında da anlaşılacağı üzere kaçak kullanımdan maliğin sorumlu tutulamayacağını, ekte sunulan 20/20/2014 tarihli 10 yıllık kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ilgili bahse konu tarihlerde dava konusu mahalde kiracı bulunmadığını, sözleşmenin "Kiracının Yükümlülükleri" başlıklı 8.1. Maddesinden de anlaşılacağı üzere kiracı, kiralananın kullanırken kira sözleşmesinden ve eklerinden doğan tüm mali, hukuki, teknik ve idari yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davanın bu haliyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine, davacı-alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; " Dosya kapsamındaki kira sözleşmesi ile kaçak su kullanılan adreslerin aynı olduğu,----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasında; ----- adresinde 04/10/2021 Tarihinde ------ elemanları tarafından yapılan kontrolde; kolon sistemine kayıt dışı ------ nolu sayaç takarak, İzinsiz su kullanıldığının tespit edildiği, kayıt dışı ----- sayaç 15.739m?'te sökülerek ambar edildiğine dair (-------) nolu tutanak tutulduğu, Mahkemenin ----- Esas sayılı dosyasında;------adresinde 04/10/2021 Tarihinde ----- elemanları tarafından yapılan kontrolde; kolon sistemine kayıt dışı ------ nolu sayaç takarak, izinsiz su kullanıldığının tespit edildiği, kayıt dışı ---- nolu sayaç 642 m?'te sökülerek ambar edildiğine dair (------) nolu tutanak tutulduğu, ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasına konu sayaç ile Mahkemenin ------ Esas sayılı dosyasına konu sayaçların farklı olduğu, 04/11/2021 tarihinde yapılan kontrolde ------ nolu sayaç takarak, 642 m2 izinsiz su tüketim bedelinden, davalının sorumlu olduğu, 15/12/2021 son ödeme tarihine kadar, davacı ------ Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü'nün 15.552,06 TL asıl alacağının yerinde olduğu, alacakları için 15/12/2021 son ödeme tarihi, 15/12/2023 Merkezi Takip Tarihine kadar gecikme cezası hesaplaması yerinde olacağından ve söz konusu oranlara göre yapılan hesaplamalar sonucunda; 15/12/2023 MTS tarihine kadar gecikme cezası 8.581,31 TL olduğu. Hesaplamalara göre bulduğumuz asıl alacak: 15.552,06TL, Hesaplamalara göre bulduğumuz gecikme cezası: 9.401,96TL'dir, davacı taraf ------ Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğünün 15/12/2023 MTS tarihi itibari ile alacağı: Anapara + Gecikme Cezası: 15.552,06TL +9.401,96TL= 24.133,37 TL olarak hesaplanmıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur. Somut olayda 04/10/2021 tutanağa göre davalının ------ nolu sayaçtan izinsiz su kallanıldığı, izinsiz su tüketim bedellerinden davalının sorumlu olduğu, tüketim bedelinin ise gecikme cezası ile birlikte 24.133,37 TL olduğu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile anlaşıldığından davanın fatura bedelleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafça izinsiz su kullanımına ilişkin tutanağın adresinin tutulduğu, adreste kiracı bulunduğu, kullanımın kendisine ait olmadığı ve aynı konuda -----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Sayılı dosyası ile karara bağlandığı iddia etmiş ise de kira sözleşmesine konu adres ile izinsiz su kullanımına konu adreslerin aynı adres olmadığı, emniyet araştırmasına göre de kiracı soy isimlerin farklı olduğu, kaldı ki kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirildiğine ilişkin delil olmadığı, adi yazılı kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, ------ Asliye Ticaret Mahkemesinin-----. Sayılı dosyasındaki tutanakların ve sayaçların farklı olduğu anlaşıldığından davalı iddialarına itibar edilmemiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 15.552,06 TL asıl alacak,9.401,96 TL işlemiş faiz olmam üzere 24.233,37 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa aylık %3,5 ve değişen oranlarda gecikme zammı faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar harcı 1.655,38-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 438,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.216,57-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 438,81-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 866,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 796,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.796,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.523,23-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilemesine yer olmadığına, 7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 24.233,37- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.461,39-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.395,25-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 204,75-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibar ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.