İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/370 E. 2025/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/370
- Karar No
- 2025/808
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/370 Esas KARAR NO : 2025/808
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı ... SİGORTA A.Ş.’ye... poliçe numarasıyla sigortalı ...plakalı araç, 01.06.2023 tarihinde müvekkile ait... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu... plakalı araç sürücü bu kazanın gerçekleşmesinde % 100 kusurlu olduğunu, Uyuşmazlık konusu bahse konu kazanın; 01.06.2023 tarihi saat 07.30 civarında İstanbul ili, Güngören ilçesi, Merkez Mahalesi, ... Caddesi üzerinde, kendi şeridinde, nizami bir biçimde seyir halinde olan müvekkile ait ... plakalı araç sürücüsü ile karşı taraftan şerit ihlali yaparak, oldukça hızlı bir şekilde seyir halinde olan davalı sigortalı... plakalı araç sürücüsünün şerit ihlali yapmak suretiyle müvekkile ait aracın sol arka tarafına çarpması şeklinde gerçekleştiğini, olay neticesinde iki araçlı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra sürücüler kendi aralarında tutanak tuttuğunu ve durum her iki aracın trafik sigortacılarına bildirildiğini, her iki aracın trafik sigortacıları kusur ile ilgili kendi aralarında mutabakata vardığını ve müvekkile ait araç %50 oranında kusurlu bulduğunu, ancak, kusur oranı ile ilgili olarak yanlış bir tespitte bulunulduğunu, gerçekleşen kazada müvekkilin kusuru bulunmadığını, dosya muhteviyatı detaylı bir şekilde incelendiğinde; davalı tarafça sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün, oldukça hızlı ve kontrolsüz bir şekilde müvekkilin nizami bir şekilde seyretmekte olduğu esnada şerit ihlali yaparak her iki şeridi de işgal eder bir vaziyette seyrettiği ve bunun sonucunda normal bir hıza sahip olan müvekkile ait aracın sol ön kısmına çarparak söz konusu kazaya sebebiyet verdiği açıkça görüldüğünü bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, davacının davayı açmada önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirket tarafından davaya konu ... plakalı araca ilişkin kusur oranında toplamda 5.489,81 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ... plakalı araç bakımından...poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi’nin hazırlanmış olduğu tarihte, sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 120.000 TL olup; ... Sigorta bu teminat limiti ile sorumlu olduğunu, Hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemeler teminat limitiyle sınırlı olduğunu, bu nedenle, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin makbuzları ibraz edilmiş olup ödemeler ile müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığını, poliçe teminatından bakiye 114.510,19 TL kaldığını, müvekkil şirketin sorumluluğu bu bakiye limit ile sınırlı olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava;01.06.2023 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının ... plakalı araç sigortalısından hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin tazminat talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir. ...Güvenlik Merkezi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi,... Dairesi, ... Sicil Müdürlüğü, ... Dairesi, ...Güvenlik Merkezine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... ve ...10/02/2025 tarihli heyet raporunda '' Yukarıda yapılan açıklamalara göre, 1. Davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2. Davacıya ait aracın sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, 3. Davacı aracının görmüş olduğu hasarın onarım tutarının kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 21.901,08 TL tutacağı, 4. Dava aracının onarım sonrası uğrayacağı değer kaybının 17.500,00 TL olacağı 5. Davalı sigorta şirketince ödenen tazminat tutarları tespit edilen maddi ve değer kaybı zararından tenzil edildiğinde davacının maddi hasarı için bakiye zararının 16.808,58 TL olduğu, değer kaybı için bakiye zararın 17.102,69 TL olduğu, tespit edilen bakiye zararların KZMMS poliçe teminat limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmaktadır. Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere kanaatimiz saygı ile arz olunur. 10.02.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır. Davacı vekili davasını 21.05.2025 tarihinde dava değerini 16.808,58 TL hasar bedeli ve 17.102,69 TL değer kaybı olarak arttırdığı görülmüştür. Huzurdaki davada; davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı şahsa ait... plakalı aracın 01.06.2023 tarihinde çarpışması sonucu yaşanan trafik kazası nedeniyle davacının sahibi olduğu araçta oluşan değer kaybı ve hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında tahsili talep edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı taraf araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısı... plakalı araç sürücüsün %100 oranında kusurlu olduğu, anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir. Değer kaybı bedeli istemi yönünden yapılan incelemede; mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı aracında oluşan değer kaybı bedelinin 17.500,00-TL olarak belirlendiği, raporun aracın markası modeli yaşı kazayla uyumlu hasarı irdelenmek suretiyle araçta hasarlanan parçaların tek tek belirlenmek ve kazayla uyumlu olduğu teyit edilmek suretiyle raporun tanzim edildiği, yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun denetlenilir açıklıkta ve hüküm vermeye elverişli yeterlilikte olduğu kanaatine varılmakla ödenen bedelin mahsubu ile 17.102,69-TL değer kaybı bedeli ile kazayla uyumlu değişen ve onarım gören parçalar bakımından oluşan hasar bedelinin 21.901,08-TL olduğu ödenen bedel dikkate alınarak bakiye hasar bedelinin 16.808,58-TL olduğu görülmekle davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nın 117/2. maddesine göre haksız fiil sahipleri, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır. Davalı burada haksız fiil sahibi olmayıp, sorumluluğu kanun gereği olmakla davalı sigortalısı araç sürücüsünün tam ve asli kusuruna göre hesaplanan değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın davalı tarafın temerrüt tarihi olan 12.09.2023 tarihinden itibaren davacının gerçek kişi olduğu göz önünde bulundurularak yasal faizi ile davalıdan tahsiline yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile, 16.808,58-TL hasar bedeli ile 17.102,69-TL değer kaybının bedelinin davalı sigorta şirketinden 12/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili sureti ile davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.316,48 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harcın ve 581,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.307,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL Başvuru harcı ve 581,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.436,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 16.103,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 33.911,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2025
Katip E-imza
Hakim E-imza