İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/361 E. 2025/802 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/361
- Karar No
- 2025/802
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/361 Esas KARAR NO:2025/802
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/06/2024 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 720 kg ağırlığındaki merdivenin revizyonunu gerçekleştirdiğini, bu işleme ilişkin düzenlenen sevk irsaliyesi ve faturanın davalı şirkete sunulduğunu, davalının revizyonu kabul ederek merdiveni teslim aldığını ancak fatura bedelini ödemediğini, müvekkilinin ödeme talebi için ...@... adresine e-posta gönderdiğini, ödemenin 2023 yılının 42. haftasında yapılacağının bildirildiğini fakat buna rağmen herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini, müvekkilinin iyi niyetli görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını, davalı borçlunun ise haksız ve kötü niyetli biçimde ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, akabinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının borcu açık, belirli ve likit olmasına rağmen ödeme yapmadığını, fatura ve sevk irsaliyesi ile borcun sabit olduğunu, davalının itirazının tamamen mesnetsiz olduğunu, İİK m.67 gereği borçlu itirazının iptali gerektiğini, davalının borcu bildiği hâlde ödemeyerek kötü niyetli şekilde takibi sürüncemede bıraktığını, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptal edilerek takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin Almanya merkezli, otomasyon ve makine sanayii alanında faaliyet gösteren uluslararası bir şirket olduğunu, Türkiye’de ... Otomotiv ile yürütülen projelerde çeşitli taşeron firmalardan hizmet alındığını, bu kapsamda davacı ... ... firmasıyla da borç ilişkisi kurulduğunu, ancak müvekkilinin davacıya karşı olan tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hatta davacı firmanın sorumluluğunda olan “ortak sağlık ve güvenlik hizmeti” bedelinin dahi davacı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından karşılandığını, bu nedenle davacının açtığı davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete dava dilekçesinin hiçbir şekilde usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yalnızca şifahen bilgi alınması üzerine dosyaya vekâlet sunulduğunu, tebligatın 19/08/2024 tarihinde vekile ulaşmasıyla süresinde cevap verildiğini, müvekkil şirketin Almanya’da faaliyet göstermesi nedeniyle bilgi ve belge akışının zaman aldığı için ayrıca süre uzatım talebinde bulunduklarını, dosyaya sunulacak delil ve belgelerin süre uzatım talebi doğrultusunda ibraz edileceğini, aksi hâlde bu dilekçede belirtilen hususların kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın açtığı davanın mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarının hiçbir hukuki ve maddi temeli bulunmadığını, müvekkilinin ödemelerini yaptığı hâlde haksız şekilde davaya taraf edildiğini belirterek davanın reddini, süre uzatım taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. dosyasına konu fatura bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu görüldü. 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçlunun ... İstanbul Temsilciliği olduğu, takibin 102.000,00-TL asıl alacak, 18.668,10-TL işlemiş faize ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura alacağına ilişkin olduğu, 24/04/2024 tarihli ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/05/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının 25/06/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi tarafından hazırlanan 27.01.2025 tarihli raporda; Davacı’ya ait 2023 ve 2024 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı’ ya ait 2023 ve 2024 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı şirketin davalıdan 24.04.2024 TAKİP tarihi itibariyle 102.000,00 TL ASIL ALACAKLI, takip talebinin de asıl alacak olarak 102.000,00 TL olduğu, bu alacak rakamı davalının yasal defterlerinde 49.410,00 TL olarak gözüktüğü, yalnız davalı yasal defterlerinin gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan asıl alacağının 102.000,00 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu 12.08.2023 tarih ... nolu 102.000,00 TL tutarlı faturanın davalının yasal defterlerinde 1587 nolu yevmiye maddesinde kayıtlı ve fatura üzerinde ödeme vadesinin 12.08.2023 olarak gözüktüğü, Fatura üzerinde ödeme vadesi var olduğundan, temerrüt için ihtarname gönderilmesine gerek olmadığı, fatura vadesi olan 12.08.2023 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu, Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 27.11.2023 tarih 202372 nolu 52.589,80 TL tutarlı faturanın davacının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturanın satış faturası olarak düzenlendiği, dolayısıyla davalı tarafından davacı adına düzenlenen satış faturasının gerçeği yansıtmadığının ve dava konusu ile bir ilgisinin var olmadığının anlaşıldığı, 24.04.2024 tarihli icra takibinin davalıya tebliğinin var olmadığı, davalı borçlunun ise 30.04.2021 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, dava konusu faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabul edilmesi halinde takip tarihi 24.04.2024 itibariyle 102.000,00 TL asıl alacak, 19.954,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 121.954,28 TL alacak hesaplandığı, Takip Talebinin de 102.000,00 TL asıl alacak, 18.668,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.668,10 TL olarak talep edildiği, aradaki fark olan (121.954,28-120.668,10=1.286,18) 1.286,18 TL nin işlemiş faizden kaynaklandığı, talebe bağlılık gereği alacağın 120.668,10 TL olarak kabulünün gerektiği, Sayın Mahkeme tarafından davalının yasal defterlerinin kabul edilmesi halinde davalının davacıya 49.410,20 TL asıl borçlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi hazırlamış olduğu 17.07.2025 tarihli ek raporda; Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığına dair görüş ve kanaat bildirmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde; taraf defterleri ve dosya kapsamında bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapılabilmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii edildiği, davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 2023 ve 2024 yılları yevmiye defteri e defter olarak tasdiki yapıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin bulunması gerektiği, bu itibarla, davacı şirketin 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalının 2023 ve 2024 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 2023 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki yapıldığı, 2024 yılı yevmiye defteri e defter olarak tasdiki yapıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin bulunması gerektiği, bu itibarla, davalının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, bu haliyle taraf defterinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre sahibi lehine/aleyhine delil teşkil eder nitelikte oldukları, davacı şirketin defterlerinde yapılan incelemede takip tarihi itibariyle davalıdan 102.000,00 TL asıl alacaklı olduğu görüldüğü, davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu 12.08.2023 tarih ... nolu 102.000,00 TL tutarlı faturanın davalının yasal defterlerinde 1587 nolu yevmiye maddesinde kayıtlı ve fatura üzerinde ödeme vadesinin 12.08.2023 olarak gözüktüğü, fatura üzerinde ödeme vadesi var olduğundan, temerrüt için ihtarname gönderilmesine gerek olmadığı, fatura vadesi olan 12.08.2023 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 27.11.2023 tarih 202372 nolu 52.589,80 TL tutarlı faturanın davacının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturanın satış faturası olarak düzenlendiği, düzenlenen bu faturadan ötürü davalının davacıya 49.410,20 TL asıl borçlu olduğu, davacının davalıya yapılan iş ile ilgili 12.08.2023 tarihinde 102.000 TL fatura düzenlediği ve davalının bu en son düzenlenen faturadan 17 gün sonra 29.08.2023 tarihinde son düzenlenen fatura haricindeki bakiye borcu ödediği ve her iki tarafın yasal defter kayıtlarına göre alacak ve borç birbirini teyit ettiği, davalının fatura açıklamasının doğru olduğu kabul edilse bile iş yeri güvenliğinin haziran ayından eylül sonuna kadar olmadığının haziran ayından 12 Ağustosa kadar sürmesi gerektiği yapılan ödeme ve faturalarla anlaşılmış olup, dolayısıyla davalı tarafından davacı adına düzenlenen satış faturasının gerçeği yansıtmadığının ve dava konusu ile bir ilgisinin var olmadığının anlaşıldığı dosya kapsamına uygun hükme dayanak raporlarla tespit edilmiş olmakla; davacının davasına haklı olduğu anlaşılmış; davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 102.000,00-TL asıl alacak, 18.668,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.668,10-TL üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki talep gibi devamına, dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likid olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Davacının davasının KABULÜ İLE; 1-)Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 102.000,00-TL asıl alacak, 18.668,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.668,10-TL üzerinden İPTALİNE, takibin takip talebindeki talep gibi DEVAMINA, 2-)Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 20.400- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 8.242,83-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.457,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.785,46-TL harcın ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerektiğinden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacının yaptığı 427,60-TL başvuru harcı, 1.457,37-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 7.514,50-TL bilirkişi ücreti ile davetiye masrafı olmak üzere toplam 9.460,27-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, 7-)Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının / vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)