İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/359 E. 2025/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/359
Karar No
2025/139
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2024 KARAR : USULDEN RET KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, takibe dayanak belge olan cari hesap ekstresine göre davacının davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Bursa 3. Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği alacağın kur farkına ilişkin olduğunu , alacağın sebebinin dava dilekçesinde izah edilmediğini, taraflar arasında bir kur farkı anlaşması ya da mutabakatı olmadığını ve talep edilen alacağın varlığına konu herhangi bir hukuki dayanak bulunmadığını, davacı tarafça kesilen kur farkı faturalarına ilişkin ödeme yapılmış ve sonrasında kur farkına işletilecek kur farkı alacağına ilişkin faturalara itiraz edilmemiş ve faturaların iade olunduğunu, davacı taraf ile ticari ilişkinin çek ile gerçekleştirildiğini ve kural olarak çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği yerleşik Yargıtay içtihatlarında da sabit olduğunu, davanın kur farkı ve cari hesaptan kaynaklanana alacağın tahsili istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan bedelin yabancı para cinsinden olduğunu ve davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen çekleri teslim aldığını beyanla davanın reddine, icra inkar tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DELİLLER: Bursa 3. Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının DYS üzerinden celp edildiği, Ümraniye Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalı tarafın 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait BA&BS formlarının, Uludağ Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davacı tarafın 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait BA&BS formlarının celp edildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesapta kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı cari hesaba dayanarak kur farkından dolayı alacaklı olduğu iddiasıyla 5.240,27 EURO ve 3.785,99 USD için Bursa 3. Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek süresinde borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davalı tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde ise, davacı ile aralarında kur farkı sözleşmesi bulunmadığını, davacı taraf ile ticari ilişkinin çek ile gerçekleştirildiğini ve kural olarak çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği savunarak davanın reddini istemiştir. İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir. Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır. Kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941-K: 2022/4076 sayılı ilamı). Davacının kur farkı için yabancı para olan "EURO" ve "USD" üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 3.844,55-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.229,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025

Katip ✍E-Imzalıdır

Hakim ✍E-Imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/359, K. 2025/139, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-359-e-2025-139-k-e1e03958ee8a