İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/351 E. 2026/167 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/351
Karar No
2026/167
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/351 Esas KARAR NO :2026/167

DAVA:Alacak (Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanmasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/06/2024 KARAR TARİHİ:12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının, 2006 - 2017 yılları arasında davalı şirketler nezdinde çalıştığını, 2017 yılında iş akdi sona erince hak ve alacakları kendisine tam olarak ödenmediğini, .... İş Mahkemesi'nin .... 13.12.2018 tarihli ilamıyla, işçi lehine, işçilik alacaklarına hükmedildiğini, davacı lehine hükmedilen alacakların tahsili için, ilgili mahkeme kararı, 07.02.2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı dosyası ile icraya konduğunu, borçlu şirketlerin banka hesaplarına ve üçüncü şahıslara hacizler gönderildiğini fakat herhangi bir tahsilat yapılamadığını, liman başkanlıklarına müzekkere yazılarak şirketin adına kayıtlı kayıtlı gemi / tekne olup olmadığı sorgulandığını, ... Liman Başkanlığına kayıtlı ... isimli tekneye rastlandığını, tekne kaydına haciz konulup satış istenmiş ise de tekne fiilen bulunamadığını, borçlu şirketlerin ticaret sicil adreslerine gidildiğini, fakat adreslerde başkaca şirketlere rastlandığı için haciz yapılamadığını, "... Mahallesi ... Sokak No: 6B ... / İstanbul" adresine, 20.09.2021 ve 01.11.2021 tarihlerinde hacze gidildiğini, adreste... Ticaret Limited Şirketi'nin faaliyet gösterdiği görüldüğünü, borçlu ... ... Anonim Şirketi ve ... ... Limited Şirketi ortakları ile borçlu şirket ortakları olan ... ... ile ... ...'in haciz mahallinde hazır bulunduğunu, istihkaklı haciz uygulandığını, istihkaklı hacizler yönünden, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Sayılı dosyası ile istihkak davası görüldüğünü ve davanın reddine karar verildiğini, icra takibinin başlatılmasının üzerinden beş yılı aşkın süre geçmesine rağmen hiçbir tahsilat yapılamadığını ve ... ... Limited Şirketi ve ... ... Anonim Şirketi' ortakları tarafından " alacaklılar alacağını tahsil edemesin diye " şirket içini boşaltılarak şirketler atıl bırakıldığını ancak, hukuken şirketler kapatılmayarak görünürde şirketlerin var olduğu sağlandığını, bu nedenlerden dolayı; davalı şirketler ile davalı şahıslar arasındaki tüzel kişilik perdelerinin kaldırılmasına, davacının alacaklısı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosya alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili tarafından 28/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Davalı şahısların, ortakları ve yetkilileri oldukları davalı şirketlerin içini boş tuttuğunu, böylelikle alacaklılardan mal kaçırdığını, davalı şahısların davalı şirketlerin gelirleri ile elde ettikleri kazanımları kendi nam ve hesaplarına geçirerek yine kendi nam ve hesaplarına yatırımlar yapmak sureti ile davaşı şirketler ile kendi aralarına göstermelik bir perde koyduklarını, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına alınan diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi ile birlikte görüleceği üzere, davacının işe giriş tarihi olan 2006 yılından işten çıkış tarihi olan 2017 tarihine kadar davalı şirketlerden sürekli olarak davalı şahıslara nakit akışı olduğunu, davalı şahısların 2006-2017 yılları arasında bilinen en önemli kazanımları ... ve Göcek'teki taşınmazlar ile ...'da satın alınan taşınmazlar olduğunu, taşınmazların şirket gelirleri ile elde edinilmiş, bizzat ödemeleri şirket hesaplarından şahıslara çıkan nakdi ödemeler ile yapıldığını, davalılardan ... Denizcilik Şirketi'nin kayıtlarında olan ... isimli gemi 2.750.000,00-€ bedelle satıldığını ve gemi satışından gelen tutarın büyük bir kısmının; ..., ..., ... ve ... Denizcilik tarafından paylaşıldığını ve nakit çekimlerin davalılar tarafından çeşitli amaçlar ile kullanıldığını, ... isimli geminin, denizcilik şirketi olan borçlu / işveren şirketlerin ana mal varlığından olduğunu, bu geminin satılması ve gelirinin çok yüksek bölümünün şahıslara aktarılması ve bedelin şirketlerde nakti olarak tutulmaması ile birlikte şirketler tamamen atıl ve içi boş durumuna getirildiğini, 2017 yılında şirketin ana mal varlıklarından olan ... isimli geminin satılıp, gelirlerinin ... ..., ... ve ...'nun hesaplarına aktarılmasından sonra baba ... ... 05.02.2018 tarihinden vefat ettiğini, ... ve ...'nun bilinçli ve planlı şekilde davalı şirketlerin içini boşaltıltıktan sonra babaları ... ...'nun mirasını da anneleri ile birlikte reddederek şirket borçlarından tamamen sıyrılmayı hedeflediklerini ve hedeflerine ulaştıklarını, mirasın reddi gerçekleşmemiş olsa idi, ... ...'nun hisseleri davalı şahıslara ve annelerine geçeceğini, şirket yetkilisi ve sahipleri olarak şirket borçluları ile muhatap olmak zorunda kalacaklarını, bu nedenlede şirketlerin son mal varlığı olan ... isimli gemi satıldığını ve parası nakit olarak davalı şahıslar ve babaları tarafından çekildiğini ve özellikle davalı ... şirketinin içi tamamen boşaltıldığını, tüm nedenlerle; davalılar ... Denizcilik Turizm A. Ş. ve ... ... Ltd. Şti. ile davalılar ... ... ile ... ... arasındaki perdenin kaldırılmasını, davacının alacaklısı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosya alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davalılar en başından beri kötü niyetli olduğunu ve mal kaçırdığını, bu nedenle, davacı yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, bu haliyle; kısmi ıslah taleplerinin kabulü ile, kısmi ıslah talepleri de içeren dava dilekçesinin kabulüne, davalı şirketler ile davalı şahıslar arasındaki tüzel kişilik perdelerinin kaldırılmasına, davacının alacaklısı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosya alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Denizcilik vekili tarafından sunulan 14/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemeleri olduğundan davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının konu icra takibindeki alacak talepleri zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, müvekkili şirketin 2008 krizinden derinden etkilendiğini ve şirketin mali durumu geçmişten beri iyi olmadığını, davacının iddialarının dayanaksız olduğu kanıtlandığını, davacının dava dilekçesinde davalıların müteselsil ve müştereken sorumlu olduğunu iddia ettiğini, kanunen davalıların müşterek veya müteselsilen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, şirketin asıl olarak 2008 krizinden etkilenmesi, şirketin mali durumunun kötüye gitmesi ve sonrasında toparlanamaması, ...'nun rahatsızlanması ve vefatı ile birlikte şirketin tüm sgk ve vergi borçları kızları ... ... ve ... ... tarafından ödenmek zorunda kalındığını, diğer davalı ... Denizcilik Şirketi ile ... Denizcilik arasında organik bağ bulunmadığını, tüzel kişilik perdesi aralandığında sözde davalıların muvazaalı işlemler gerçekleştirdiği alacaklıdan mal kaçırdığı iddia edildiğini ancak müvekkili şirketçe davacıdan mal kaçırmaya yönelik hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, şirketin mali durumunun kötüleşmiş tam aksine şirket yetkilileri şirket borçlarını ödemek zorunda kalmış olup şirketin diğer davalılara da borçlu olduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı olduğu belirtilen ... isimli kayığın kayıp olduğunu, davacı tarafından ...'da taşınmaz bulunduğu iddia edilmişse de müvekkili şirketin herhangi bir taşınmazı bulunmadığını, ...'dan alındığı iddia edilen taşınmazın satın alımının 2008 yılı civarında gerçekleştiği bilinmekle birlikte davacının iddialarından yaklaşık 10 sene önce olduğunu ve ...'ta yer alan herhangi bir taşınmazın müvekkili şirketle ilgisi olmadığını, davacı müvekkili şirket aleyhine sürekli olarak dava açarak haksız ithamlarda bulunduğunu, bu nedenlerden dolayı; dava şartları sağlanmadığından davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davacı tarafından haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Denizcilik vekili tarafından sunulan 15/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasında sözde tüzel kişilik perdesi aralandığında davalıların muvazaalı hareket ettiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin gemi yönetimi hizmetinde yani denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemeleri olduğunu, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 2008 küresel mali krizi, ... Denizcilik’in işlerini olumsuz etkileyen önemli bir faktör olduğunu, başlayan kriz nedeniyle 2018 yılında şirket aktiviteleri sona erene kadar şirket ekonomisi sürekli olarak bozuk devam ettiğini, tüzel kişiler TMK uyarınca bağımsız bir varlık olup kendilerine özgü hak ve fiil ehliyetleri bulunmadığını, şirketler arasında organik bağ olmadığını, tüzel kişilik perdesi aralandığında sözde davalıların muvazaalı işlemler gerçekleştirdiği alacaklıdan mal kaçırdığı iddia edildiğini, müvekkili şirketçe davacıdan mal kaçırmaya yönelik hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirket adına kayıtlı herhangi bir gemi veya taşınmaz kaydı bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette çalışması dahi bulunmadığını, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ... ve ... ... vekili tarafından sunulan 15/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tedbir talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini, davacının tedbir sebebi ve türüne ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığını, yaklaşık ispat kuralının hiçe sayıldığını, davacının talepleri ile tedbir talep edilen hususların bağdaşmadığını, davacının sözde müvekkillerinin kendisinden mal kaçırdığını iddia ettiğini, müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığı gibi davacıdan mal kaçırması da söz konusu olmadığını, davacının işçilik alacakları talepli dava ikame ettiğini, dava neticesinde hükmedilen tutarlar hakkında diğer davalı şirketler adına icra takibi başlattığını, müvekkillerinin şirketlerin kamusal borçlarını ödemek zorunda kaldığını ve oldukça zarara uğradıklarını, davacının, müvekkillerinin ilgisi olmamasına rağmen gelinen hacizle müvekkilinin kendi emeğiyle davacının alacak iddialarından çok önce kurduğu... şirketine hacze gelerek müvekkillerinin mallarında haciz işlemi uyguladığını, üstelik buna dair görülen istihkak davasında karşı tarafın tanıklarının "şirketler arasında organik bağ olduğunu düşünüyorum" beyanıyla bu sonuca varıldığını, organik bağ yargıtay içtihatlarında hiçbir suretle bu şekilde değerlendirilemeyeceğini, diğer davalı şirketler tüzel kişiliğe haiz olduğunu, ayrı ve bağımsız bir hukuki kişilikleri bulunduğunu, mal varlıklarının ayrı yönetildiğini, mal ayrılığı ilkesi uyarınca tüzel kişinin, tarafı olduğu hukukî işlemlerden doğrudan sorumlu olduğunu ve tüzel kişiyi oluşturan kişiler prensip itibarıyla sorumluluk altına girmeyeceğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması ise oldukça istisnai bir durum olup bu hususa şüpheyle ve ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini, mal ayrılığı güvencesinin zedelenmemesi gerektiğini, tüzel kişinin tek ortağı ya da tek yöneticisi olmak da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığını, davacının müvekkillerinin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik işlemler yaptığından bahisle tüzel kişilik perdesi kaldırıldığında müşterek ve müteselsilen sorumlu olunduğunu iddia etmişse de müvekkillerinin iddia edildiği gibi muvazaalı hiçbir eylemi olmadığını, tam aksine davacı tarafından müvekkillerinin üstüne gelindiğini, ...'da bulunduğu beyan edilen taşınmaz davacının iddialarından yaklaşık 10 sene önce müvekkilinin kendi geliriyle satın alındığını, bu nedenlerden dolayı; dava şartları sağlanmadığından davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davacı tarafından haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, .... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı icra dosyası, Vergi Dairesi kayıtları, Banka kayıtları, Tapu Kayıtları, .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı dosyası, Tanık beyanları, Bilirkişi raporları, Arabulucu son anlaşmazlık tutanağı. .... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... tarafından davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti. aleyhine açılan işçilik alacağına davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2023 tarih 2019/988 Esas, 2023/182 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine kararın 19.04.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin .... İş Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı ilamına dayalı başlatılan ilamlı icra takibine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2023/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı... Ticaret Ltd.Şti. tarafından davalılar ... ... A.Ş., ... ... Ltd. Şti. ve ... ... aleyhine açılan istihkak iddiasına dayalı asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2024 tarih, 2024/1283 Esas, 2024/1303 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun usulden reddine kesin olarak karar verildiği ve kararın 24/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklar hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat ve düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı... Ticaret Ltd. Şti. tarafından davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... ... aleyhine istihkak iddiasına dayalı davanın .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve istinaf başvurusunun usulden reddi ile kararın 24/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı Tanığı ...; "Ben ... Denizciliğin grup şirketi olan ... Denizcilik'te çalıştım, Yönetim Kurulu Başkanı asistanı ve satın alma sorumlusuydum, davacıyı grup şirketlerimizden ... Denizciliğin ... isimli teknesinde gemici olarak çalışmaktaydı, çalıştığı tarihleri tam hatırlamıyorum, kendisine işçilik alacaklarının ödenmediğini biliyorum, ben de bu şirketler ile Mahkemeliğim, kendilerinden alacağım vardır, ben de ... Denizciliğe karşı dava açtım, halen görülmektedir, bu şirketlerden ... Denizcilik üst şirkettir, buna bağlı grup şirketler vardır, ... denizcilik ve ... denizcilik grup şirketlerdir, ... Yönetim kurulu başkanı idi, ... ve ...'nun da ... denizcilikte mali işlemlerde yönetim kurulu üyesi olarak çalıştı, aynı zamanda ortaklıkları da vardı, grup şirketlerin bütün kazançları ve üst şirket ...'nun kazançları ortaklar tarafından paylaşılıyordu, bu kazançlar üzerinden gayrimenkul yatırımları davalılar tarafından yapılmıştır, ... Hanım'ın şirketten ayrıldıktan sonra ... Butik isimli iş yeri açtığını biliyorum, ancak ortaklığı devam etmekteydi, şirket hesabından aktarılan paralar ile iki adet gayrimenkul edindiklerini biliyorum, ... Butik'in kuruluşundaki giderler de bu şirketlerden gelen gelirlerle karşılandı, ... ve ... Hanım şirketlerde etkinlerdi, personele talimat verme yetkileri vardı, Ben ... Hanım'ın asistanlığını da yaptım, davalı gerçek kişilerin davacıya doğrudan emir ve talimat verip vermediklerini bilemem, özel bir alandır, aralarındaki diyaloğu bilemem, davacının çalıştığı yer özel bir yat olduğu için o kısmı bilemiyorum, şirketten elde edilen gelirden kastım ortaklık payı da olabilir, şirketin kendi geliri de olabilir, şuan şirketin hiçbir mal varlığı bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ...; "Ben ... denizcilikte muhasebe bölümünde 2015 te ayrıldım, 12 sene çalıştım, davacıyı tanırım, ofis çalışanı değildi, şirkete ait yatta çalışıyordu, tam görevini bilmiyorum, kendisi ... Denizcilikte sigortalı olarak çalışmıştır, benim çalıştığım dönemlerde çalışıyordu, davacının işçilik haklarının ödenmediğini biliyorum, bir dava açmıştı, daha sonraki süreci bilmiyorum, davalı şirketler aynı kişilere aittir, şirketler ... ...'na aitti, ... ve ... hanım ... Bey hayatta iken bu şirketlerde hissedarlardı, şirket ortaklarına aktarımlar yapılıyordu, ...'da bir mülk alınmıştı, yanlış hatırlamıyorsam iki ayrı mülk vardı, bu mülkler ... ve ... hanıma aitti, mülklerin bedelinin tamamı olup olmadığını bilmiyorum ancak bu mülklerin bedeli için şirket hesabından aktarımlar yapıldığını hatırlıyorum ancak miktarını bilmiyorum, ... isimli tekneye ilişkin bilgim yoktur, taşınmazlar için yapılan ödemeler davalı ... ve ... hanımın şirketten elde ettiği kazançlar kapsamında olduğu gibi şirketin doğrudan yaptığı ödemelere ilişkindir, şirketten huzur hakkı alıyorlardı, ... ve Göcek'te taşınmaz alınıp alınmadığını bilmiyorum, ayrıldığım son dönemlerde ... Butik isimli bir iş yerinin ... hanım adına açıldığını biliyorum, bu iş yerinin sermayesinin ve masraflarının nasıl karşılandığına ilişkin bilgim yoktur, ... ve ... aynı ofisten yönetiliyordu, ... ve ... hanım yönetim kurulu başkan yardımcılarıydı, dönemsel olarak şirkette fiili olarak çalışmaktalardı, çalışanlara emir ve talimat verirlerdi, yukarıda bahsettiğim taşınmaza yönelik ödemeler şirketin muhasebe kayıtlarında vardır, ... Bey sağ iken şirketin asıl yöneticisi o idi, şirket 2008 krizinden etkilendi, ben de işçilik haklarımı almadan ayrıldım, dava açtım, kazandım ancak tahsil edemedim, ayrıldığım dönemde şirkete ait bir gemi yoktu, finansal kiralama yolu ile bir gemi işletiliyordu, benim çalıştığım dönemde gemiler satılmıştı, gemilerin bedeli şirketin borçlarında kullanılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalılar (... ... ve ... ...) Tanığı ...; "Ben ... Denizcilikte ofis boy olarak çalışıyordum, 2012 yılında ayrıldım, davacı ... teknesinde gemi adamı olarak çalışırdı, çalıştığı yılları hatırlamıyorum, ... teknesinin hangi şirket adına kayıtlı olduğunu bilmiyorum, ... Denizcilik, ... Denizcilik ve ... Denizcilik isimli şirketler vardı, bu 3 şirket ... ...'nun şirketleri idi, kendisi vefat etti, öldükten sonra hisseleri kime geçti bilmiyorum, ... ve ... Hanım'ı şirketten tanıyorum, ... Bey'in kızlarıydı, şuan duruşma salonunda hazır olan ... Hanım'dır, davacının hangi şirket bünyesinde çalıştığını ve işçilik alacaklarının ödenip ödenmediğini bilmiyorum, şirketleri ölene kadar ... Bey yönetiyordu, ... Bey 2018 senesinde vefat etti ben 2012'de ayrıldığım için sonraki süreçte şirketi kimin yönettiğini bilmiyorum, benim çalıştığım dönemde emir ve talimatları ... Bey verirdi, maaşlar günü gününe ödenirdi, aksatılmazdı, şirketin gelirleri ile davalıların mal edindikleri ve şirkette bir şey bırakmadıkları doğru değildir, ben böyle bir şey görmedim, benim çalıştığım dönemde ... ve ... Hanım şirkete gelip gidiyorlardı, ancak o dönem şirkette ortak olup olmadıklarını bilmiyorum, benim çalıştığım dönemde yönetici yetkileri yoktu, benim çalıştığım dönemde tüm yetki ... Bey'de idi, ben ... isimli deniz aracını bilmiyorum, görmedim, ilk defa burada duyuyorum, şirketlerin 3 adet gemisi vardı, duruşma salonunda bana gösterilen ... isimli tekneyi ilk defa görüyorum, ... isimli şirketi biliyorum, ... Hanım'ın kafe açıp yemekle ilgilenmek hayaliydi, ancak babaları ... Bey böyle bir şeye izin vermeyeceğini, maddi destek de sağlamayacağını sağlığında bizzat söylediğini duydum, daha sonra ... Hanım ziynet eşyaları ile beraber kapalı çarşıda beraber bozdurmaya gittik, orada elde ettiği kendi şahsi birikimleri ile ... isimli şirketi kurmuştur, ... isimli şirketin ne zaman kurulduğunu hatırlamıyorum, benden sonra kurulmuş olabilir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalılar (... ... ve ... ...) Tanığı ...; "... bey ile aynı okuldan mezunuz, ticarete başladığımızdan beri beraber ticaret yaptık, şirketlerde daha önce çalışmadım, benim kendi firmalarım vardır, davalı şirketlerin sahibi ... ...'dur, kızlarının şirkette hissedar olup olmadığını bilmiyorum ancak şirkette çalıştıklarını biliyorum, davalı şirketler aynı yerde faaliyet göstermekteydi, 2008 krizinde şirket çok zarar etti, bu nedenle gemileri elden çıkartmak zorunda kaldı, 2012'de de son gemilerini elden çıkarttı, daha sonra şirketler toparlanamadı, davacıyı tanımam, şirketlerde çalışıp çalışmadığına ilişkin bilgim yoktur, davalı ... ve ... Hanım'ı tanırım, şirketin gelirinden kendi adlarına taşınmaz aldıklarına ilişkin bilgim yoktur, ... Hanım'ın açtığı iş yerini duydum ancak hiç gitmedim, sermayesinin nasıl sağlandığına ilişkin bilgim yoktur, şirkette ... Bey sağ iken işlerine karışılması mümkün değildi, o yapıda bir insandı, kızlarının da işlerine karışması mümkün değildi, kızlarının şirkette çalıştıklarını gittiğim zaman görüyordum, çalıştıklarına göre şirketten gelirde alıyorlardır ama net bilgim yok, bana gösterilen kayığa ilişkin bir şey bilmiyorum, ... isimli bir deniz taşıtı da bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalılar (... ... ve ... ...) Tanığı ...; "Ben davacıyı tanırım, kendisi ... Bey ile çalışırdı, ... ... ... denizciliğin sahibidir, mesleği de kaptanlıktır, ... Bey aynı zamanda ... Denizcilik'in de sahibi idi, diğer davalılar ... ve ... Hanımda ... Bey'in kızlarıdır, ... Bey'i 80'lerden beri tanırım, tanışıklığımız işle alakalıdır, ben deniz sigortacılığı işi ile uğraşırım, o nedenle birlikte işlerimiz de olmuştur, ... Bey'in 90'ların başlarında 4 gemisi olduğunu hatırlıyorum, 2008 krizinden sonra işleri çok bozuldu, 1 gemiye kadar düşmüştü, kendisi 2017'de kansere yakalanmıştı, 1 sene sonra da vefat etti, kendisinin kızları şirkette hissedardı ancak yönetime ... ... kimseyi karıştırmazdı, tek kontrol ondaydı, ... kaptanın davacıya oğlu gibi baktığını biliyorum, bu nedenle davacının işçilik alacağının kaldığını düşünmüyorum, ... Bey öldükten sonra kızlarının şirketlerin borçlarının ödemek için kendi mal ve mülklerini sattıklarını biliyorum, hatta ... bir hazır yemek şirketi kurmuştu, babası buna karşı idi, bu şirketi ...'in kendi ziynet eşyaları ile kurduğunu biliyorum, ...'dan daire aldıklarını biliyorum ancak bu da şirketin iyi olduğu yıllardaydı, taşınmazın kendi gelirleri ile mi alındı yoksa şirketin parası ile mi alındı bu hususta bilgim yoktur, ... 3-4 metrelik bir filikadır, 2016-2017 yıllarında ... suyun altında battığını ... da gördüm, davacının tam olarak ne iş yaptığını bilmiyorum, ... Bey'in teknesi vardı orada çalışıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Ben ... Denizcilikte acente müdürü olarak çalıştım, 2011 e kadar tam çalıştım, 2011-2017 arası part time çalıştım, davacıyı gemide gördüm, çalıştığını biliyorum, daha fazla bilgim yoktur, davacının teknede gemicilik yaptığını biliyorum, teknenin ismini hatırlamıyorum, şirket ... ...'nun idi, ... ve ... Hanım şirketlerde çalıştılar, kendileri şirkette yetkili idiler, ancak ortak olup olmadıklarını bilmiyorum, şirkette emir ve talimatları ... Bey verirdi, ... ve ... Hanım tarafından başkasına talimat verilip verilmediğini bilmiyorum, bana da vermediler, ama bana danıştıkları oluyordu, benim bildiğim dönemde davalıların şirket geliri ile mal mülk edinme olayına şahit olmadım, benim çalıştığım dönemde kayıt dışı herhangi bir şey olmadı, ücretler günü gününe ödeniyordu, hatta ... bey'in vergi rekortmeni olduğunu da biliyorum, şirket kapandıktan sonra ... Hanım'ın yemek şirketi açtığını duydum, ancak bunu hangi gelir ile açtığını bilmiyorum ancak şirketin geliri ile açmamıştır, son dönemlerde şirketin ekonomik gücü yoktur, ciddi miktarda kamu borcu (SGK ve vergi borcu) vardı, bunları ... Bey öldükten sonra kızlarının ödediğini biliyorum, ... Hanım şirketteki departmanlardan birkaçından sorumluydu ancak hangisi olduğunu bilmiyorum, ... Hanım da şirketi iç işleri ile ilgiliydi, çalıştığım dönemde şirkette kaç kişi çalıştığını bilmiyorum, 2008'den sonra şirket küçülmeye başladı, 2008 ve 2017 arası şirket hep geriye gitti, 2017'de ben ayrılana kadar işçilerin hak edişleri, ücretleri her şeyi ödenir ve vedası da yapılırdı, benden sonraki dönemi bilmiyorum, ben işçilere onların alacakları için uğraşacağıma ilişkin sözlü taahhütte bulunmadım, böyle bir şey mümkün değildir, ... Bey ... isimli şirketin kuruluşuna çok sıcak bakmıyordu, aile içi ilişkileri bilemem ancak oranın kuruluşunda maddi destek verip vermediğini bilmiyorum ancak karşıydı, ... isimli bir tekne veya gemi yoktur, ben acente müdürü olarak bütün gemilerin tescili ve takibi ile uğraşıyordum, ... isimli bahsedilen deniz taşıtı Aliaağa'da sökülen bir gemiden çıkan filika türü bir kayıktır, herhangi bir değeri de yoktur, bana gösterilen fotoğraftaki tekneye benzer bir deniz taşıtıdır, ... isimli kayık tescil edilmedi, benim olduğum dönemde ... Limanı'ndan bağlama limanı olarak kayıt edildi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Ben davalı ... ve ... Denizcilik'in mali müşaviriydim, daha sonra ... isimli şirkette mali müşavir olarak çalıştım, ... şirketi halen devam etmekte olup tasfiye sürecindedir, davacıyı tanımıyorum, ... Denizcilik, ... Denizcilik ... Bey'in idi, davalılar ... ve ... Hanım'ı tanırım, kendileri denizcilik şirketlerinde çalışmışlardır, hangisinde çalıştıklarını hatırlamıyorum, ortaklıkları olup olmadığını hatırlamıyorum, şirketlerin asıl yetkilisi ... Bey idi, emir ve talimatları ... Bey verirdi, ... ve ... Hanım'dan talimat ve emir almadım kendileri ile görüşmezdim, çalışanlar üzerinde de direkt yetkileri yoktu, ... Bey yetkili idi, ... isimli şirketi ... Hanım kurdu, bunu küçük birikimler ile kurdu, davalı şirketlerden elde edilen gelirle kurulması söz konusu değildir, ... Bey'in ... ile bağlantısı yoktur, zaten bunun kurulmasına da karşıydı, davacının işçilik alacaklarının ödenip ödenmediğini bilmiyorum, Denizcilik şirketinde maaşlar zamanında ödeniyordu, 2008 krizinden sonra şirketler zora girmeye başladı, ... ve ... Hanım'ın şirketlerin geliri ile mal edinip edinmediklerini bilmiyorum, şirketlerin gelirinden herhangi bir aktarım olmamıştır, ...'dan evin şirketlerin geliri ile ya da ... Bey'in desteği ile alınıp alınmadığını bilmiyorum, davalıların şirkete herhangi bir borcu yoktur, ortakların şirketten alacağı vardır, şirkette her şey kayıtlara uygun yapılırdı, kayıt dışı aktarım söz konusu değildir, davalılara şirketin hesabından para aktarıp aktarılmadığını bilmiyorum, bütün sorumluluk ... Bey'de idi, her şey ile o ilgileniyordu, o hastalandıktan sonra davalılar ... ve ... hanım şirketin borçlarından haberdar oldular, şirketin SSK ve Vergi Dairesi borçları vardı, bunlar ... Hanım tarafından ödeniyordu, şirketin kendi iç muhasebecisi de vardı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Davacıyı tanımıyorum, ben ... Denizcilikte çalışıyordum, 2000 ocak ayında oradan ayrıldım, öncesinde ... ... sağ iken yatında çalışıyordum, ben daha çok gemi katibi olarak çalışıyordum, işletme işi ile uğraşıyordum, ... Denizcilik ben ayrıldıktan sonra kuruldu diye hatırlıyorum, ben ayrılırken sadece ... Denizcilik vardı, ... beyin kızları hissedardı ancak fiziken olarak şirkete etkileri yoktu, şirket yönetimi tamamen ... Bey'de idi, ben ayrılana kadar şirkette çalıştıklarını görmedim zaten yaşları küçüktü, ben ayrıldıktan sonra da çalıştıklarını görmedim, ...'nun 2008'de 3 gemisi vardı, daha sonrası krizden sonra ellerindeki gemileri elden çıkardılar, davacıyı tanımıyorum, şirkette çalışıp çalışmadığını görmedim, ... isimli deniz aracı bir filikadır, 3 metre civarında boya sahiptir, ekonomik değeri bile yoktur, davalı ... ve ... hanım'ın şirketin parası ile taşınmaz aldıklarına dair bir bilgim yoktur, kendileri 2015'ti bir catering firması kurdular, bunu da düğünde takılan takılar ile elde ettikleri gelir ile yaptılar, hatta babaları ... Bey karşı çıkmıştı, kurdukları firmanın şirket parası ile kurulduğunda ben şahit olmadım, davalı ... ve ... Hanım'ın şirketten para alıp almadıklarına ya da ne kadar aldıklarına dair bilgim yoktur, şirketin vergi ve sigorta borçlarının ... ve ... hanımın ödediklerini biliyorum, borcun bitip bitmediği hususunda bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Ben uzak yol kaptanıyım, şirketlerde çalışmadım, şirketlere sahip olan ... Bey'in gemilerinin sigorta brokeerlığını yapmaktaydım, çok saygın bir iş adamı idi, vefat ettikten sonra şirketler zora düştü, ailesinin şirketlerin vergi borcunu ödemek için zor süreçler geçirdiğini biliyorum, davacıyı tanımıyorum, ilk defa burada gördüm, ... Denizcilik, ... Denizcilik isimli şirketleri biliyorum, ... ve ... Hanım'ı da tanırım, ... Bey'in kızlarıdır, şirketlerde hissedar ya da yönetici vasıflarının olup olmadığını bilmiyorum, ... Bey'de uzak yol kaptanıdır, şirketleri kendisi yönetiyordu, davacının işçi alacaklarının ödenip ödenmediğine ilişkin bilgim yoktur, davalıların şirketlerden elde edilen gelirler ile gayrimenkul edindikleri veya farklı şirket kurduklarına ilişkin bilgim yoktur, dönemin koşullarından dolayı denizcilik sektörü sıkıntılı süreç geçirdiğinden şirketin zora girdiğini biliyorum, ... Bey'i şirkette tek yetkili olarak tanırım, kızlarını şirkette ne çalışan olarak ne de başka şekilde görmedim, ... Bey ile aile dostluğumuz vardır, ... Hanım'ın bir yemek şirketi kurduğunu biliyorum, detayını bilmiyorum, şirketin hangi gelir ile kurulduğunu bilmiyorum, maddi gücü olup olmadığını bilmiyorum, detaylarına hakim değildir, ...'da bir taşınmaz olup olmadığını bilmiyorum, buranın sigortası ile ilgili bana bir talepleri olmadı, ben şirketler ile ilgili sigorta işlemlerini aracılık ediyordum, deniz sigortası haricindeki sigorta işlerine ben bakmıyordum, kızlarının da ...'da yeri olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Ben davalı şirketlerin sahip olduğu gemilerin iş bağlantılarında brookerlık yapıyordum, 2001 yılından şirketler kapanana kadar ben bu işi yaptım, ben şirketlerde çalışmadım, kendi ayrı şirketim vardı, davacı tanımıyorum, şirketler ... Bey'in şirketiydi, kızları ... ve ... Hanım'ı da tanıyorum, şirkette hisseleri olup olmadığını bilmiyorum, ancak yetkileri yoktu, tek yetkilisi ... Bey idi, işlettikleri 3 gemi vardı, davacının işçi alacağını alıp almadığını bilmiyorum, ... ve ... Hanım çalışırlardı, ikisi de operasyonlar ile ilgilenirdi, karar mekanizmalarında yer almazlardı, piyasadaki durumdan dolayı son zamanlarda şirketin geliri yoktu, aksi zarar ediyordu, davalıların şirket gelirleri ile kendileri adına mal edinip edinmediklerini bilmiyorum, 2008 kasım krizinde denizcilik sektörü etkilendi, ... isimli şirketi ... Hanım kurmuştur, yemek şirketi idi, hangi gelir ile kurulduğunu bilmiyorum, şirketlerin gemilerinin isimleri ... ... olduğunu biliyorum, ... isimli bir deniz taşıtını bilmiyorum, ben böyle bir isimde tekne ya da gemi duymadım, davacının gemilerde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, şirklerin vergi borcu olduğunu ve davalı ... ve ... Hanım'ın bunları ödemek için malları sattıklarını biliyorum, satılan malların şahsi mi şirket malı mı olduğunu bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı (... Denizcilik) Tanığı ...; "Ben Denizcilik alanında avukatlık yapıyorum, halen faal olarak avukatım, bu sebeple şirketleri tanırım, davalı ... Denizcilik ile ilgili işim olmadı daha doğrusu hatırlamıyorum ancak ... Denizciliğin avukatlığını yaptım, 2008 yılındaki krizden şirket etkilenmişti, 2018'de de şirketlerin sahibi ... Bey vefat etmiştir, bu süreçte şirketlerin çok işlerine bakmadım, şirketlerin sahibi ... Bey'dir kızları da ... ve ... Hanım'dır, kızlarının şirkette hissedar ya da yetkili olup olmadığını bilmiyorum ancak şirkette görüyordum, şirketi ... Bey yönetiyordu sağ iken onunla muhatap oluyordum, krizden dolayı ellerindeki 3 adet gemiyi kredi borçları nedeni ile satmak zorunda kaldılar, davacıyı tanımam, şirketlerde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, davalılar ... ve ... hanımın şirketin parası ile taşınmaz edindiklerine dair bilgim yoktur, 2008 sonrası zor dönem geçirdiklerini biliyorum, ... Hanımın iş yeri açtığını duydum ancak sermayesinin nereden sağlandığına ilişkin bilgim yoktur, ... isimli deniz aracının bir sandal olduğunu biliyorum, davalı ... ve ...'nun şirketlerde hissesi olup olmadığını bilmiyorum, şirketlerde çalıştıklarını görüyordum, çalışmaları karşılığı şirketten ücret alıp almadığını bilmiyorum, çok uzun süre geçtiği için ... Denizcilik'in vekilliğini yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketlerin şirketin 2015-2016-2017 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu ancak 2014 yılı defteri kebir ve 2018 ticari defterlerin yazdırılmamış ve kapanış tasdiki olmaması nedeniyle delil niteliğine haiz olamayacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Davalı şirketlerin incelenen 2015-2016-2017 yılları ticari defter kayıtlarında şirketin bu yıllarda zarar ettiği, duran varlık satışının olmadığı, davalı ... ... Anonim Şirketi’nin 2017 yılı ticari defterinde Davalı ... ... Limited Şirketi’ne 679.991,16 TL tutarında Borçlu olduğu, Davalı ... Denizcilik şirketi ile 2017 yılı Ticari defter bakiyesi yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, Davalı ... Denizcilik şirketinin 2014 yılı yevmiye defter kayıtlarında 15.08.2014 tarihinde 254 taşıtlar hesabında yer alan geminin 7.928.525,00 TL (2.750.000,00 €) tutara satış kaydının olduğu, satış bedelinin 102 bankalar hesabı 102.03.011 nolu cari hesap kartında takip edilen ... Euro hesabına aynı gün banka üzerinden geldiği görüldüğünü, Davalı ... Denizcilik şirketi ticari defter kayıtlarında gemi satışından gelen bedelin şirketten çıkış kayıtları yukarıda açıklanmış olup, ... Denizcilik şirketinin 2016 yılı yevmiye defter açılış fişinde Dava Dışı ...`ndan 3.840.068,29 TL alacaklı olduğu, ancak bu bakiyenin Defteri kebir kayıtları ile örtüştürülemediği, Defteri Kebir ile Yevmiye defterinin örtüşmediği tespit edilmiştir. Ayrıca Dava Dışı ...`nun şirkete olan borcunun ödendiğine dair bir kayıtta görülmediğini, dosya kapsamında yer alan ... bankası, ... Bankasının ekstrelerinden tespit yapılamadığı, Davalı şirket Kardeşiler şirketinin ( kıvırvık) gemi satışından elde ettiği gelirden diğer davalı ... hesaplarına 100.000 USD+2827 Euro gönderildiği, şirketler arasında gönderilen paralar cari hesap ilişkisi kapsamında ödemeler olduğu tespit edildiğini, Davalı şirketler açısından şirketler arasında organik bağın varlığı bakımından adres bakımından koşulların sağlandığı; bunun dışında gerek yönetici ortaklar bakımından gerekse de faaliyet konularının aynı olduğu, Sayın Mahkemece davalı şirketlerin aynı zamanda dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu ifade edilebileceği, İlgili Yargıtay kararı da nazara alındığında limited ve anonim şirketler arasında da tüzel kişilik perdesinin aralanabileceği, somut ihtilafta her ne kadar davalı şirketler arasında organik bağ olduğu ifade edilebilse de davalı ... şirketi ile ... şirketi arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl/alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı ...’nun da birlikte sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki ilişkinin varlığı ispata muhtaç olduğu, Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması bakımından ... Denizcilik şirketinin ortakları olan davalı gerçek kişilere başvurulabilmesi için evvelce de belirtildiği üzere her ne kadar davalı şirketler arasında organik bağ olduğu ifade edilebilse de davalı ... şirketi ile ... şirketi arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl/alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı ...’nun da birlikte sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki ilişkinin varlığı ispata muhtaç olduğu, Sayın Mahkemece davalı şirketler arasında organik bağın yanı sıra tüzel kişilik perdesinin çapraz aralandığı, davalı gerçek kişiler ile ... şirketin aynı zamanda dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda ... Denizcilik şirket ortağı olarak davalı ... ve ...’nun sorumlu olabileceğinin, Davacı ... ...`in Davalı ... Denizcilik şirketinin sigortalı personeli olduğu sunulan evraklardan görülmüş, bu şirketteki çalışma dönemine ait alacakları için .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosya kapsamında alacak davası ikame etmiş, Mahkemenin 13.12.2018 tarih ... Karar sayılı ilamı ile alacak tutarına karar verildiği tespit edildiği, Mahkemece, davalı gerçek kişiler ile ... Denizcilik Şirketinin malvarlığının birbiriyle karıştığı, sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınıldığı kanaatine varılırsa huzurdaki davada, davalı ... Denizcilik Şirketi aleyhinde tüzel kişilik perdesi aralanmasının mümkün olabileceği, böylelikle ... Şirketinin işçilik alacağına dair borcundan davalı gerçek kişilerin sorumlu olabileceği, Sayın Mahkemenizce aksi kanaatte olması halinde ise ... Denizcilik şirketinin borcundan dolayı davalı gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmayacağının sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 20/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalılar ... ..., ... ... adına ...'dan alındığı iddia edilen taşınmazların edinme tarihi olan 09/09/2014 tarihi baz alınarak bu tarih ve öncesinde davalı şirketler tarafından gerek davalı gerçek kişilere gerek dava dışı taşınmazları satan firmaya ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmesi sonucunda; Taşınmaz, davalılarca 09.09.2014’te ½’şer payla satın alınmış görünmekle birlikte, sunulan belgelerden 30.06.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 982.790 USD bedelle edinildiği anlaşılmıştır. Davalı ...’nun ½ hisse bedelini 16.09.2008’de ödediği, bu ödemenin 740.000 USD tutarında, 72 ay vadeli konut kredisi ile karşılandığı ve kredinin 15.08.2014’te, gemi satışından önce tamamlandığı tespit edildiğini, davalı Gerçek kişi tarafından kurulan ... isimli yemek firmasının kurulumu aşamasında davalı şirket hesaplarından davalı gerçek kişiler hesabına aktarım yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kim tarafından yapıldığı hususlarının dosya kapsamında yer alan banka hesap hareketleri ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde detaylıca inceleme yapılması sonucunda ;Davalı ... tarafından 22.11.2016 tarihinde Dava Dışı... Ltd. Şti. 10.000,00 TL tutarlı sermaye ile kurulmuştur. Kurulan şirketin yarı hissesi 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile Davalı ...`na devredildiğini, Her iki şirketinde (... ve ...) 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede Dava dışı ... şirketi ile ticari ilişki tespit edilemediğini, davalı şirketler tarafından davalı gerçek kişiler hesabına para aktarımı yapılıp yapılmadığını, yapılıyorsa para aktarımının neye ilişkin olduğu hususunda inceleme sonucunda; dosya kapsamına sunulan müzekkerelerde hesap ekstreleri incelendiğinde 2017-2024 arası hesap bilgilerini paylaşıldığı ve hareketlerin olmadığını beyan edilmiş olduğu görüldüğünü, ancak kök raporda tespit edildiği üzere davalı ... Denizcilik şirketi ticari defterlerinde gemi satışından gelen tutardan Davalı ...’na 9.664,77 TL karşılığı 3.378 Euro, 215.570 TL karşılığı 100.000 USD tutarında ödeme yaptığı tespit edildiğini, ticari defter ve hesapların incelenmesi neticesinde ihtilaf konusu taşınmazların alımın davacının işçilik alacaklarının doğmasından ve ... isimli geminin satışından önce gerçekleştiği; dürüstlük kuralına aykırılık taşıyacak derecede tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmış bir fiili ispat eden bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, dosyaya mübrez bilgi ve belgelerden davalı şirketler arasında organik bağın bulunduğunu tespit edebilecek bilgiye rastlanılmadığını, davalı şirketler ile... Ltd. Şti. arasında organik bağın tespit edilemediğini, davalı şirketlerin... Ltd. Şti.’nin kuruluşu esnasında davalı gerçek kişiler ... ve ...’nun hesabına para aktarımında bulunmadığını, henüz kesinleşmediğinden takdiri delil teşkil eden .... İş Mahkemesi’nin .... sayılı kararının istinaf incelemesinden geçtiği; ilgili karar gereğince davalı şirketlerin davacının işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu tutulduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davalı şirketlerde işçi olarak çalışan davacının işçilik alacaklarının ödenmemesinden kaynaklı tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı gerçek kişilerin borçtan sorumlu oldukları iddiası nedeniyle işçilik alacaklarının davalılardan tahsili istemine dayalıdır. Davacı taraf davalı şirketlerde çalışması karşılığı işçilik alacakları ödenmeyen müvekkil hakkında iş mahkemesince işçilik alacaklarına hükmedildiğini, ancak davalı şirketler tarafından bu zamana kadar işçilik alacaklarının ödenmediğini, davalı şirketlerin ortağı ve yetkilisi olan diğer davalıların davalı şirketleri yönetirken şirket geliriyle kendileri adına taşınmaz aldıklarını ve kazandırıcı işlemler yaptıklarını, şirketlerin alacaklılarının alacağını tahsil etmesine engel olduklarını, şirket ortaklarının muvazaalı işlemleri nedeniyle şirketle aralarındaki organik bağdan dolayı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması sonrası müvekkilin alacaklarından sorumlu olmaları nedeniyle alacak davasının davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep ederiz dedi. Davalı şirketler vekili görevli Mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, görev itirazlarını tekrar ettiklerini, davacının müvekkil şirkette çalışmasının bulunmadığından müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiaları yersiz olup, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, şirket borçlarının davalı gerçek kişiler tarafından ödendiğini, davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili 2008'de ki krizden sonra şirketlerin ciddi etkilendiğini, bu nedenle müvekkillerinin davacıdan mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, müvekkillerin davalı şirketlerin kamu borçlarını ödemek zorunda kaldıklarını, davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğinin olduğunu, davalılar arasında organik bağ olmadığını davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ihtilaf alacak davası nedeniyle davacının davalı şirketlerde çalışmasından dolayı ödenmeyen işçilik alacaklarına istinaden mahkeme ilamına dayalı başlattığı icra takibinden dolayı davalıların sorumlu olup olmadıkları, davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, tüzel kişilik perdesini kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup, davacı tarafça dosyaya sunulan 07/06/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile tarafların görüşme sonunda anlaşamadıkları ve zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketler vekilinin göreve yönelik itirazının dava konusu ihtilafın Deniz Taşımacılığından kaynaklanmaması ve davanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle sorumluluğa ilişkin olması nedeni ile Mahkememiz görevli olduğundan reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı şirketler vekilinin zamanaşımı itirazının davacı tarafın işçilik alacağının ilama dayalı olması ve davanın tüzel kişilik perdesinin aralanması sebibine dayalı olması nedeniyle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine tedbir konulması talebi hakkında Mahkememizin 16/04/2024, 04/09/2024 ve 03/03/2026 tarihli ara kararları ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın işçilik alacaklarına dayana olan dava konusu .... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... tarafından davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti. aleyhine açılan işçilik alacağına davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2023 tarih 2019/988 Esas, 2023/182 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine kararın 19.04.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin .... İş Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı ilamına dayalı başlatılan ilamlı icra takibine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı şirketlerin ve dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları, mahkeme ve icra dosyası, tapu, vergi, banka kayıtları celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş ve dosya kapsamında bulunun deliller itibariyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen bilirkişi heyeti kök raporuna göre; somut ihtilafta her ne kadar davalı şirketler arasında organik bağ olduğu ifade edilebilse de davalı ... şirketi ile ... şirketi arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl/alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı ...’nun da birlikte sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki ilişkinin varlığı ispata muhtaç olduğu, Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması bakımından ... Denizcilik şirketinin ortakları olan davalı gerçek kişilere başvurulabilmesi için evvelce de belirtildiği üzere her ne kadar davalı şirketler arasında organik bağ olduğu ifade edilebilse de davalı ... şirketi ile ... şirketi arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl/alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam gibi davalı ...’nun da birlikte sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki ilişkinin varlığı ispata muhtaç olduğu, Sayın Mahkemece davalı şirketler arasında organik bağın yanı sıra tüzel kişilik perdesinin çapraz aralandığı, davalı gerçek kişiler ile ... şirketin aynı zamanda dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına da aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunduğu kanaatinde olunması durumunda ... Denizcilik şirket ortağı olarak davalı ... ve ...’nun sorumlu olabileceğinin, Davacı ... ...`in Davalı ... Denizcilik şirketinin sigortalı personeli olduğu sunulan evraklardan görülmüş, bu şirketteki çalışma dönemine ait alacakları için .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosya kapsamında alacak davası ikame etmiş, Mahkemenin 13.12.2018 tarih ... Karar sayılı ilamı ile alacak tutarına karar verildiği tespit edildiği, Mahkemece, davalı gerçek kişiler ile ... Denizcilik Şirketinin malvarlığının birbiriyle karıştığı, sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınıldığı kanaatine varılırsa huzurdaki davada, davalı ... Denizcilik Şirketi aleyhinde tüzel kişilik perdesi aralanmasının mümkün olabileceği, böylelikle ... Şirketinin işçilik alacağına dair borcundan davalı gerçek kişilerin sorumlu olabileceği, Sayın Mahkemenizce aksi kanaatte olması halinde ise ... Denizcilik şirketinin borcundan dolayı davalı gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmayacağı görüşüne varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 06/11/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile tarafların rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi, Davalılar ... ..., ... ... adına ...'dan alındığı iddia edilen taşınmazların edinme tarihi olan 09/09/2014 tarihi baz alınarak bu tarih ve öncesinde davalı şirketler tarafından gerek davalı gerçek kişilere gerek dava dışı taşınmazları satan firmaya ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı gerçek kişi tarafından kurulan ... isimli yemek firmasının kurulumu aşamasında davalı şirket hesaplarından davalı gerçek kişiler hesabına aktarım yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kim tarafından yapıldığı hususlarının dosya kapsamında yer alan banka hesap hareketleri ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde detaylıca inceleme yapılarak ve tanık beyanları da ayrıntılı değerlendirilerek davalı şirketler tarafından davalı gerçek kişiler hesabına para aktarımı yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa para aktarımının neye ilişkin olduğu belirtilerek, davalı şirketler ile davalı gerçek kişiler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, tüzel kişilik perdesini kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda davacının işçilik alacağından davalı gerçek kişilerin sorumlu olup olmadığı sorumlu iseler sorumlu olduğu miktarında tespiti hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporuna göre; Davalılar ... ..., ... ... adına ...'dan alındığı iddia edilen taşınmazların edinme tarihi olan 09/09/2014 tarihi baz alınarak bu tarih ve öncesinde davalı şirketler tarafından gerek davalı gerçek kişilere gerek dava dışı taşınmazları satan firmaya ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmesi sonucunda; Taşınmaz, davalılarca 09.09.2014’te ½’şer payla satın alınmış görünmekle birlikte, sunulan belgelerden 30.06.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 982.790 USD bedelle edinildiği anlaşılmıştır. Davalı ...’nun ½ hisse bedelini 16.09.2008’de ödediği, bu ödemenin 740.000 USD tutarında, 72 ay vadeli konut kredisi ile karşılandığı ve kredinin 15.08.2014’te, gemi satışından önce tamamlandığı tespit edildiğini, davalı Gerçek kişi tarafından kurulan ... isimli yemek firmasının kurulumu aşamasında davalı şirket hesaplarından davalı gerçek kişiler hesabına aktarım yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kim tarafından yapıldığı hususlarının dosya kapsamında yer alan banka hesap hareketleri ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde detaylıca inceleme yapılması sonucunda ;Davalı ... tarafından 22.11.2016 tarihinde Dava Dışı... Ltd. Şti. 10.000,00 TL tutarlı sermaye ile kurulmuştur. Kurulan şirketin yarı hissesi 29.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile Davalı ...`na devredildiğini, Her iki şirketinde (... ve ...) 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede Dava dışı ... şirketi ile ticari ilişki tespit edilemediğini, davalı şirketler tarafından davalı gerçek kişiler hesabına para aktarımı yapılıp yapılmadığını, yapılıyorsa para aktarımının neye ilişkin olduğu hususunda inceleme sonucunda; dosya kapsamına sunulan müzekkerelerde hesap ekstreleri incelendiğinde 2017-2024 arası hesap bilgilerini paylaşıldığı ve hareketlerin olmadığını beyan edilmiş olduğu görüldüğünü, ancak kök raporda tespit edildiği üzere davalı ... Denizcilik şirketi ticari defterlerinde gemi satışından gelen tutardan Davalı ...’na 9.664,77 TL karşılığı 3.378 Euro, 215.570 TL karşılığı 100.000 USD tutarında ödeme yaptığı tespit edildiğini, ticari defter ve hesapların incelenmesi neticesinde ihtilaf konusu taşınmazların alımın davacının işçilik alacaklarının doğmasından ve ... isimli geminin satışından önce gerçekleştiği; dürüstlük kuralına aykırılık taşıyacak derecede tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmış bir fiili ispat eden bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, dosyaya mübrez bilgi ve belgelerden davalı şirketler arasında organik bağın bulunduğunu tespit edebilecek bilgiye rastlanılmadığını, davalı şirketler ile... Ltd. Şti. arasında organik bağın tespit edilemediğini, davalı şirketlerin... Ltd. Şti.’nin kuruluşu esnasında davalı gerçek kişiler ... ve ...’nun hesabına para aktarımında bulunmadığını, henüz kesinleşmediğinden takdiri delil teşkil eden .... İş Mahkemesi’nin .... sayılı kararının istinaf incelemesinden geçtiği; ilgili karar gereğince davalı şirketlerin davacının işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu tutulduğu görüşüne varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı şirketlerde çalışması karşılığı ödenmeyen ve Mahkeme ilamıyla davalı şirketlerden tahsiline karar verilen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin yönetici ve ortakları olan davalı gerçek kişilerinde sorumlu olduğu, davalı gerçek kişilerin şirketlerin geliriyle kendi adlarına taşınmaz mal edindikleri, şirket kurdukları, şirket gelirlerini uhdelerine geçirdikleri iddiasıyla işçilik alacaklarının tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı gerçek kişilerden tahsili iddiasıyla eldeki dava açılmış olup, davalılar tarafından davacıdan mal kaçırma gayeleri olmadığı, davalılar arasında organik bağ bulunmadığı, şirket borçlarının ortaklar tarafından ödendiği, gerçek kişi davalıların şirket gelirlerinin uhdelerine geçirmediği ve bu gelirle kendilerine mal edinmedikleri yönünde davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Davacı tarafça her ne kadar davalı şirketler aleyhine eldeki davada husumet yöneltilmiş ise de davacı tarafın işçilik alacaklarına ilişkin davalı şirketler aleyhine açtığı .... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş mahkeme kararıyla davacının işçilik alacaklarının kısmen kabulü davalı şirketlerden tahsiline karar verildiği ve kararın kesinleşerek .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tahsil için ilamın infazı yoluna gidildiği açık olup bu haliyle davalı şirketlerin eldeki dava konusu alacaktan sorumlu oldukları kesinleşmiş Mahkeme ilamıyla sabit olduğundan ve davacı tarafça eldeki davada davalı şirketler ile davalı gerçek kişiler arasındaki tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı gerçek kişilerin alacaktan sorumlu tutulmaları yönünde talepte bulunulması nedeniyle eldeki davada husumetin davalı gerçek kişilere düşmesi ayrıca davalı şirketlere husumet yöneltilmesine gerek olmadığından Davacı tarafça Davalı şirketler aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı gerçek kişiler yönünden ise davalı gerçek kişilerin davalı şirketlerde ortaklıklarının bulunduğu davalı şirketlerin vefat edene kadar davalı gerçek kişilerin babaları olan ... tarafından yönetildiği ancak davalıların da yönetim yetkilerinin bulunduğu dinlenen tanık beyanları ve ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakla, davacı tarafça davalı gerçek kişilerin davalı şirketlerin içini boşalttıkları, şirket hesaplarından kendilerine para çıkışı olduğu, şirket gelirleriyle kendi adlarına taşınmaz satın aldıkları, ... Butik isimli yemek firmasını kurdukları, kayıtlardan şirketlerden gerçek kişilere nakit akışının olduğu, bu şekilde davalı gerçek kişilerin davacının işçilik alacağını ödememek için mal kaçırarak muvazaalı işlemler yaptıkları iddiasıyla tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacının işçilik alacağından davalı gerçek kişilerin de sorumlu olduğu gerekçesiyle eldeki dava açılmış ise de davalı şirketlerin sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtları, tapu kayıtları, tüm davalıların celp edilen banka hesap hareketleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan tespitler ile de anlaşıldığı üzere davacı işçinin alacaklarının temelinin 2006-2017 yılları arasındaki çalışmadan kaynaklandığı, davacının işçilik alacaklarına ilişkin davanın İş Mahkemesi'nde 03/01/2017 tarihinde açıldığı ve dosyanın 08/02/2023 tarihinde karara bağlandığı, davacı tarafın taşınmaz edinimi yönündeki iddiaları bakımından davacıların adına kayıtlı ... isimli binada taşınmaz kaydının bulunduğu davacılar adına Göcek'te taşınmaz kaydı bulunmadığı, ...'dan alındığı iddia edilen taşınmazların edinme tarihinin 09/09/2014 olduğu, bu tarih ve öncesinde davalı şirketler tarafından gerek davalı gerçek kişilere gerek dava dışı taşınmazları satan firmaya ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmesi sonucunda taşınmazın 30.06.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 982.790 USD bedelle edinildiği, Davalı ...’nun ½ hisse bedelini 16.09.2008’de ödediği, bu ödemenin 740.000 USD tutarında, 72 ay vadeli konut kredisi ile karşılandığı ve kredinin 15.08.2014’te davalı şirketlere ait geminin satışından önce tamamlandığı ve söz konusu taşınmazların edinimi sırasında taşınmaz bedellerinin davalı şirketler tarafından ödendiği ve davalı gerçek kişilerin uhdelerine geçirdiği şirket gelirleri ile ödeme yaptığına dair dosya kapsamında bir delil ve sübut bulunmadığı, yine Davalı ... tarafından 22.11.2016 tarihinde kurulan Dava Dışı... Ltd. Şti. ile davalı şirketler arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı, söz konusu şirketin davalı gerçek kişiler tarafından uhdelerine geçirdiği davalı şirketlerin gelirleri ile kurulduğu veya davalı şirketler ile dava dışı ... Butik şirketinin malvarlıklarının birbirine karıştığına yönelik de dosya kapsamında bir ispat ve delil bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları ile de ... Butik isimli şirketin davalı ...'nun şahsi geliri ve kazanımlarıyla kurulduğu hususunun doğrulandığı, davalı şirketlere ait gemi satışının, davalılar tarafından taşınmaz mal ediniminin ve şirket hesabından ortaklara yapılan ödemelerin davacı tarafın işçilik alacaklarının doğduğu tarihten önce gerçekleştiği, bu haliyle davalı gerçek kişilerin haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davacıya zarar verdiklerine, alacaklıların haklarının sonuçsuz kalması amacı ile hileli işlemler yaptıklarına, şirket ile davalı gerçek kişilerin mal varlıklarının birbirine karıştığına, davalı gerçek kişilerin şirket malvarlığını kendi uhdelerine geçirerek şirketin içini boşalttıklarına yönelik doya kapsamında somut bir delil ve ispat bulunmadığı, dosya kapsamında toplanan deliller kapsamında deniz yolu taşımacılığı faaliyetiyle uğraşan davalı şirketlerin 2008 yılındaki ekonomik krizden ciddi şekilde etkilendikleri ve şirkete ait gemi vs malvarlıklarını elden çıkarmak zorunda kaldığı, davalı şirketlerin mavarlığının azaldığı dönemlerde davalı ortakların malvarlığında bir artışın bulunmadığı, davalı şirketlerin taşınmaz ve taşınır malvarlığı değerlerinin davalıya devredilmediği, davalı ortaklara davalı şirketten olağan dışı bir para aktarımı yapmadığı, gerçekleşen para aktarımının yukarı açıklandığı üzere tek başına mal kaçırma kastını ortaya koymayacağından bu hususun tek başına da tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmediği, davalı şirketin 2008 krizi sonrası küçülmeye gittiği ve bu sürecin 2017 yılına kadar devam ettiği, yine davalı gerçek kişilerin borçlardan kurtulmak için şirketin arkasına saklandığına dair somut bir delilin ve tespitin de bulunmadığı, dolayısıyla tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının oluşmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/11-808 E., 2020/504 K. sayılı ilamında tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin dar yorumlanması gerektiği bildirildiğinden davacı tarafça açılan davada davalı şirketlerin davacıya olan işçilik borçlarından dolayı davalı gerçek kişilerin sorumlu tutulmasını gerektiren tüzel kişilik perdesinin aralanmasına yönelik koşullar oluşmadığından davacı tarafça davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça Davalı şirketler aleyhine açılan DAVANIN pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2- Davacı tarafça davalı gerçek kişiler aleyhine açılan DAVANIN REDDİNE, 3- Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan maktu 732,00-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 41.282,03-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 4- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı ... tarafından yargılama sırasında yapılan talimat tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 415,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, 7- Davalı şirketler yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirketlere eşit şekilde verilmesine, 8- Davalılar ... ve ... yargılama sırasında kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 361.825,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'na eşit şekilde verilmesine, 9- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı şirketler vekilinin, Davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/351, K. 2026/167, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-351-e-2026-167-k-4bd968693002