İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/351 E. 2024/770 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/351
- Karar No
- 2024/770
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/351 Esas KARAR NO : 2024/770 DAVA : Kar Payı Tespiti, Kira Gelirlerinin Tespiti DAVA TARİHİ : 03/11/2020 KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kar Payı Tespiti, Kira Gelirlerinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirket ... Otel'in ortaklarından ... ... ...'ın 22/08/2012’de vefat ettiğini ve geriye 4 mirasçısının kaldığını, davacı müvekkillleri ..., ..., ... ve davalı ...'ın murisin davalı büyük oğlu ile birlikte ... OTEL şirketinde ortak olduklarını, murisin vefatından sonra müvekkilleri tarafından hisselerinin yönetiminin diğer ortak davalı ...’a verildiğini ancak davalının vekaleti kötüye kullanmak suretiyle kardeşlerinden habersiz genel kurullar, yönetim kurulları yaptığını, şirketin gelirinden ne kar payı, ne huzur hakkı ödemesi yapmadığını, 05/12/2016 tarihinde hepsinin ortak olduğu şirketi diğer ortakları ortaklıktan çıkararak tek pay sahipli anonim şirket statüsüne dönüştürdüğünü ve 23/12/2016’da Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan ettirdiğini, müvekkillerinden birinin Antalya’da eczacı olduğunu, diğerinin Altınoluk’da ikamet edip zeytinlikleriyle uğraştığını, bir diğerinin de kimya mühendisi olup ancak hep ev kadını olduğunu ve davalıya çok güvendiklerini, çok uzun süre şirketten gelir beklediklerini, ağabeyleri davalı ...'in tüm kardeşlerinden tam yetkili fotoğraflı düzenleme şeklinde vekaletler aldığını, tüm işlemleri hem vekil hem asil olarak kendisinin yaptığını, alınan hiç bir karardan müvekkillerinin haberinin olmadığını, genel kurullara müvekkillerinin ne sözlü ne yazılı çağrı yapılmadığı için katılamadıklarını, alınan kararların kendilerine tebliğ edilmediğini, genel kurullara katılmamalarına rağmen 3 müvekkilinin de imzaları olmamasına karşın imzaları taklit edilerek katılmış gibi gösterildiklerini, davalı ...'in müvekkillerinin haklarını istediği gibi kullandığını, kendi menfaatleri doğrultusunda maaş, kar payı, huzur hakkı aldıysa da, müvekkillerine hiçbir ödeme yapmadığını, otelin her gün tam kapasite ile çalıştığını, tur şirketlerinin sürekli yabancı turist taşıdığını, otelin alt katında ve otelin aylık düzenli gelir getiren mülklerinden olan dükkanlarının ayakkabıcıya, telefoncuya, gece kulübüne, vs kiraladığını ve dolar üzerinden aylık kiraların otelin sabit geliri olduğunu, davalının müvekkillerinin imzalarını taklit ettiğini, müvekkillerini habersizce ortaklıktan çıkarttığını, müvekkillerine şirketle ilgili hiç bir mali bilgi, bilanço, hesaplar, şirket faaliyetleri hakkında bilgi vermediğini, şirket bünyesindeki dükkanları USD bazında kiraya verdiğini ve bu gelirleri kayıtlarda gösterip göstermediğinin bilinmediğini, şirketin tek yetkilisi olup, şirketi istediği gibi yönettiğini beyanla davalı ...'ın müvekillerinin tüm hisselerini kendi üzerine geçirdiği ve tek ortaklı anonim şirket yaptığı 05/12/2016 tarihli yönetim kurulu kararının iptali ile müvekkillerinin pay oranlarının tespitine, imzaları taklit edilerek yapılan 15/01/2010 tarihinden sonraki tüm genel kurul toplantılarında alınan kararların iptaline, davalı şirketi usul ve yasaya uygun şekilde yönetmediği tespit edildiğinden TTK'nın 630/2 ve 630/3. maddesi uyarınca, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanlığı ve yetkili müdür görevlerinden azline, 2010 yılından müvekkillerinin hissesine düşen kar paylarının ve yan taraftaki arsanın otele katılması ile değerinin ve demirbaşlarının tespitine, ... Otel olarak demirbaşı olan ve otelin giriş ve alt katlarındaki dükkanların dolar üzerinden ödenen kira gelirlerinin tespitine, davalı ... A.Ş. 'nin tüm demirbaşlarının tespitine ve üzerlerine dava sonuna kadar elden çıkarılmalarının önlenmesi bakımından tapu kayıtları ve araçlar ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirkete ait tüm kayıtlar, belgeler celp edildikten sonra; TTK'nın 630. maddesi uyarınca davalı ...’ın müdürlük görevinden azline dair karar sonrası mahkemece davalının yetkilerinin kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilerek şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini, müvekkillerinin tüm hisselerini kendi üzerine geçiren 05.12.2016 tarihli Yönetim Kurulu Kararının iptali ile müvekkillerinin pay oranlarının tespitine, müvekkillerinin imzaları taklit edilerek yapılan 15.01.2010 tarihinden sonraki tüm Genel Kurul Toplantılarında alınan kararların iptaline, davalı şirketi usul ve yasaya uygun şekilde yönetmediği ortada olduğundan TTK.md.630/2 ve 630/3 uyarınca, davalı ...’ın yönetim kurulu başkanlığı ve yetkili müdür görevlerinden azline, 2010 yılından itibaren tüm yıllık bilançolarının Şirketler Hukukunda ve Mali Hesap Uzmanı bilirkişilere hesaplatılarak, müvekkilinin hissesine düşen kar paylarının tespitine, ... Otel olarak çalıştırılan şirketin giriş ve alt katlarındaki dükkanların dolar üzerinden ödenen kirala gelirlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreden ve dava ehliyetinden bağımsız olarak genel kurulların iptaline ilişkin ne tür durumlarda ve şartlarda dava açılabileceğini TTK.446 madde sınırlı ve kati olarak saydığını, davacıların şirketteki payları değerlendirildiğinde iptallerini talep ettikleri genel kurullara katılmış olmuş olmaları halinde alınan kararlara karşı oy kullanmaları durumunda karara etki edecek oy güçleri yoksa etki kuralı gereği dava açmalarının kısıntlandığını, davacıların genel kurulların usülsüz olarak yapıldığını belirterek iptalini talep ettiklerini, davanın bu yönü ile reddi gerektiği, davacıların hem babalarının sağlığında hem de murisin ölümünden sonra ki süreçte "davalı şirketin" işleyişi hakkında arzu ettikleri zaman da bilgi aldıkları , doğrudan genel kurullara ve bir kısmı yönetim kuruluna katıldıkları ya da vekilleri aracılığı ile katıldıkları, her türlü bilgiyi aldıklarına ilişkin resmi belgelerle kanıtlanacağı gibi bizatihi şirketin o dönemden bugüne kadar çalışanlarının tanıklığı ile de ispatlanabileceğini, şirketteki küçük pay sahibi olan babaları ... ...’ın 22.08.2012 tarihinde vefatı üzerine zaten şirket ortağı olan mirasçılarının tamamının 16.11.2012 tarihinde toplanarak şirketin geçmişi ve geleceği ile ilgili hususlarının görüşüldüğünü ,şirketin ekonomik ve mal varlığını detaylı incelediklerini ve muristen intikal eden şirket paylarını rızaen bölüştüklerini, şirket paylarının 05.12.2016 tarih ve 2016/63 sayılı Yönetim kurulu kararı ve davacıların satış kararı ile hisselerini ...a devredildiği ve tek pay sahipli A..Ş.olarak faaliyetine devam edeceği davacı olan ve hissesini de devreden ... ünde bizzat katılımı ve oyuyla karar altına alındığını, artık davacıların şirketle ilgilerinin kalmadığını, şirketin tamamen müvekkiline ait olduğunu, hissesini devredinceye kadar Yönetim kurulunda davacı ...'ün de bulunduğunu, tüm kararlarda kendi imzasının olduğunu, şirket ortaklarının paylarının aynı durduğunu, şirket taşınır taşınmaz mallarının durduğunu, şirket varlığında azalma olmadığı gibi artış söz konusu olduğu olmadığını, şirket müdürü ve büyük ortak olan müvekkilinin %99.97 kendinin malı olan şirketi zarara uğratıcı bir işlem yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların taleplerinin iyiniyetli ve şirketin menfaatine uygun olmadığını, müvekkili ...'ın şirket müdürlüğü görevini eksiksiz yerine getirdiğini, davacıların şirketin kurulduğu 1984 tarihinden hisselerini devrettikleri 2016 yılına kadar tam 22 yıl bu şirkete bulunduklarını ve şirket yönetim kurulunda görev aldıklarını, bu tarihler içinde 22 yıl hiçbir muhalafet serhi, itiraz ve dava gibi bir yola başvurmadan nizasız ve itilafsız şirkette bulunduklarını, müvekkilinin 2016 yılında şirketin toplam 454.000 hissesinin 453.850 hissesine yani %99.97 hissesine sahip olduğunu, davacıların hissesinin 0.03 olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan iş bu dava; " 2010 yılından itibaren tüm yıllık bilançolarının Şirketler Hukukunda ve Mali Hesap Uzmanı bilirkişilere hesaplatılarak, müvekkilimin hissesine düşen kar paylarının tespiti " ve "... Otel olarak çalıştırılan şirketin giriş ve alt katlarındaki dükkanların dolar üzerinden ödenen kira gelirlerinin tespiti" istemine ilişkindir. Mahkememize davacılar vekillerince dosyaya sunulan 06/11/2024 ve 25/11/2024 günlü dilekçe ile davalılar aleyhine açılan davadan feragat ettikleri görülmüştür. Davalılar vekillerinin 26/11/2024 tarihinde mahkememize sunduğu dilekçe ile, tarafların 30.10.2024 tarihli İhtiyari Arabuluculuk Tutanağı ile yaptıkları uzlaşma gereği karşılıklı davalardan feragat edileceği ve feragatın kabul edileceği , tarafların sulh vekalet ücretlerini kendileri ödeyeceği imza altına alındığı için , müvekkillerden olan vekalet ücret alacaklarını saklı tutarak davacıların davadan feragatını kabul ettiklerine dair beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacılar vekillerinin sunduğu feragat dilekçeleri doğrultusunda dosya ve kapsamının incelenmesinde, davacılar vekillerinin dosyada bulunan vekaletnamelerinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı vekilinin de feragat ve vazgeçme yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacılar vekillerinin davadan feragat ettiği, davalılar vekilinin davacı tarafın davadan feragat etmesine ilişkin beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyan dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacılar vekillerinin davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacıların açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Gerekli harçlar alındığından BAŞKACA HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3-Taraf vekillerinin beyan ve kabulleri dikkate alınarak taraflar lehine masraf ve vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Yapılan masrafların yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, Dair, taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/11/2024
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır