İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/334 E. 2024/961 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/334
Karar No
2024/961
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR :

VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;..... Plaka numaralı araç sürücüsü .....aşırı süratli olarak trafik kurallarına uymadan, yaya geçidi ve 30 km hız sınırı levhaları bulunan yerde okul önünde .....’a çarpmak suretiyle ölümüne sebep olduğunu, anılan araç davalı .....sigorta şirketinde .....poliçe numarası ile zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, müşterek çocuk .....’ın ölümü nedeniyle müvekkiller destekten yoksun kaldıklarını, İşbu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı için .....Sigortaya Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmış ve dava müvekkilleri lehine sonuçlandığını, davalı sigorta şirketi araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğunu bilmesine rağmen karar kesinleşmesinden 2 ay sonrasına kadar ödemeleri kasten geciktirdiğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile şimdilik her bir müvekkil 10.000'er TL maddi tazminat ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi .....E. Dosyası bulunmaktadır ve bu dosyada .....K. Sayısı ile karara bağlandığından başvurunu kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Huzurdaki davaya konu kaza .....tarihinde meydana geldiğinden davanın zamanaşını nedeniyle reddini, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi .....E. Dosyası bulunmaktadır ve bu dosyada .....K. Sayısı ile karara bağlanmıştır. Davada verilen karara istinaden Diyarbakır İcra Dairesi .....E. Sayılı dosya açıldığını ve hükme istinaden Davacı .....için 115.781,16 TL, .....için 107.336,38 TL olmak üzere toplam 223.117,54 TL karşı tarafa ödendiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle, zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız ve hukuka aykırı munzam zarar talebinin reddini, başvurunun kesin hüküm ve yeterli ödeme yapılmış olması nedeniyle reddini, talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş munzam zarardan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının , davacıların Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....karar tarihli .....Esas sayılı dosyası ile hak etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatını ödeme tarihi itibari ile geç ödemesinde hakkın kötüye kullanımının olup olmadığı, aradaki tarih itibari ile davacıların munzam zararının oluşup oluşmadığının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyası incelendiğinde ....tarihinde .....yönetimindeki .....plakalı aracın, .....çarparak ölümüne sebep olduğunu, davacı .....babası, davacı .....ise annesi olduğunu, .....plaka numaralı araç sürücüsü .....aşırı süratli olarak trafik kurallarına uymadan, yaya geçidi ve 30 km hız sınırı levhaları bulunan yerde okul önünde .....’a çarpmak suretiyle ölümüne sebep olduğu kazaya ilişkin açılan davada destekten yoksun kalma tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi kararı verildiği anlaşılmıştır. Diyarbakır .....E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı .....Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasına dayanarak .....tarihinde takip başlattığı, davalı sigorta şirketinin icra dosyasına .....tarihinde 271.599,95 TL ödemek sureti ile takibe dayanak borcu ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır .....E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı .....Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasına dayanarak .....tarihinde takip başlattığı, davalı sigorta şirketinin icra dosyasına .....tarihinde 349.785,83 TL ödemek sureti ile takibe dayanak borcu ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili uyuşmazlık noktası belirlendikten sonra davasını ıslah etmek üzere süre talep etmiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile davacı .....için tazminat miktarını 10.000 TL den 110.000 TL ye, davacı .....için tazminat miktarını 10.000 TL den 130.000 TL ye çıkarmış olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 121 inci maddesi "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." şeklindedir. Munzam zarar, alacağını vaktinde borçludan alamayan alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zararı ifade etmektedir. Munzam zararın tazmini için munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının mevcut olması, borçlunun kusursuzluk kanıtı getirememiş olması gerekir. Ayrıca alacaklı uğradığı bu zararı ispat etmek zorundadır. Soyut olarak alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle munzam zarara uğranıldığı iddiası munzam zararın tazmini için yeterli değildir. Yine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar tek başına munzam zararın ispatı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacının munzam zarara uğradığını genel ekonomik koşullar dışında somut vakalarla ispatlaması gerekir. Somut olayda; davacı vekili yalnızca davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını ve Diyarbakır .....Asliye hukuk mahkemesindeki dava sonucu verilen kararı kanun yoluna taşıyarak dosyayı sürüncemede bırakıldığını belirterek munzam zararı olduğunu iddia etmiştir. Ancak davalı tarafından zamanında ödeme yapılmış olsaydı ödenen miktarın ne şekilde değerlendirileceği hususunda açıkça bir beyanda bulunulmamıştır. Yine davacı vekili, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin somut olarak ne şekilde bir zarara uğradığını da açıklamamıştır. Bu hali ile davacı vekilinin munzam zarar talebi soyut iddialara ilişkin olup davacının zamanında ödeme yapılmaması nedeniyle munzam zararının doğduğu somut delillerle ispat edilememiştir. Dolayısı ile de; davacının salt olumsuz ekonomik verilere dayanarak munzam zarar talebinde bulunduğu, somut olarak zarara uğradığına dair vakıa ve delil ibraz etmediği, Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarına göre (Benzer yönde karar için bakınız: Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 23/01/2018 tarih ve 2016/6577 esas 2018/556 karar sayılı ve 16/12/2014 tarih ve 2014/13210 esas 2014/19839 karar sayılı ilamları), munzam zararın somut olarak ispatının gerektiği, olumsuz ekonomik verilere üzerinden varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı ve munzam zararın teminat kapsamında olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-a)Davacı .....yönünden alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, b)Davacı .....yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın adı geçen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4- a) Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşılmakla 30.000TL vekalet ücretinin davacı .....alınarak davacıya verilmesine, B) Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşılmakla 30.000TL vekalet ücretinin davacı .....alınarak davacıya verilmesine, 5- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacılardan eşit oranda (1.800TL sinin davacı ....., 1.800TL sinin davacı .....alınarak) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/334, K. 2024/961, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-334-e-2024-961-k-9c5f8abfb31c