İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/331 E. 2024/1290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/331
Karar No
2024/1290
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/331 Esas KARAR NO : 2024/1290

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullandığı tespit edilen davalı/borçlu aleyhine ..... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, kaçak elektrik kullanımını kanıtlar nitelikteki evrakların dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, kaçak zapt tutanağına istinaden borçlu adına kaçak elektrik faturası düzenlenmiş, ancak borçlu tarafından vadesi gelmiş olan borcun ödenmemiş olduğunu, borçlunun vadesi gelen borcu ödememesi üzerine taraflarınca Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ....... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlanmış olduğunu, davalının tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı itiraz etmiş ve icra takibinin durmuş olduğunu, davalı-borçlunun borca itirazlarında, takip ve dayanak işlemlere yönelik esaslı bir itiraz nedeni bildirmemiş olduğunu, bu yönüyle itirazların haksız olduğunu, borcun likit olduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında davalı yan ile dava konusu icra takibi alacağına istinaden arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup, görüşmede anlaşma sağlanamamış olduğunu, ihtiyati haciz taleplerini bulunduğunu, kesin delil niteliğindeki kaçak zapt tutanakları ve zabıttaki tespitleri somut olarak destekleyen tüketim endekslerinin müvekkili kurum alacağını yaklaşık ispat ölçüsünün de üzerinde ortaya koyduğu göz önünde bulundurularak vadesi gelmiş bir borç için ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini, mevzuat hükümleri gereği dava konusu kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun hukuka uygun olduğunu, kaçak elektrik kullanmış olan davalının borcunun abone sözleşmesinden doğan bir fatura alacağı olmayıp davalının borcunun haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, dosyaya konu borcun sözleşme ilişkisi içerisinde bir elektrik faturasının ödenmemesi değil, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadan kaçak elektrik kullanımından doğmuş olduğunu, davalının söz konusu mahalde kaçak elektrik kullanmış ve işbu haksız eylemini uzun süre devam ettirmiş olduğunu, her ne kadar borçlu aleyhine kaçak elektrik kullanımı borcundan dolayı icra takibi başlatılmış olsa da icra takibinin kesinleştirilmesine kadar borçlunun kamu alacaklarını zarara uğratacak nitelikte mallarını kaçırması ve eksilteceğine yönelik duyumlar alınmış olduğunu, icra takibinin kesinleşmesinin beklenilmesi halinde kamu alacağı nitelikteki müvekkili kurum alacağının tahsil edilmesi imkansız hale gelecek ve işbu durumda müvekkili kurumun zarara uğratılmış olacağını, davalı borçlunun, ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödememiş olduğunu, dosya kapsamına kaçak elektrik kullanımına dair açık delillerin sunulmuş olup ihtiyati haciz yönünden haklılığın tam olarak ispat edilmiş olduğunu, alacakları muaccel olup; rehin ile de temin edilmemiş olduğunu, huzurda açılan davanın ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye girecek olduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, mahkememizden borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz talep etme zarureti de hâsıl olduğunu beyanla; davalı yanın Bakırköy ...... İcra Dairesi- ...... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsiline, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, tensiple birlikte; alacaklarını teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından kaçak elektrik kullanımının söz konusu olup olmadığı, kaçak elektrik kullanımı söz konusu ise davaya konu faturalarda belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde kaçak elektriğe dayalı olarak talep edilebilecek fatura bedelinin miktarı hususlarına ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 1.265,62 TL kaçak elektrik bedeli, 33,75 TL gecikmiş gün faizi, 6,07 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 1.305,44 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçluları tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olup olmadığının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımı söz konusu ise davaya konu faturalarda belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde kaçak elektriğe dayalı olarak talep edilebilecek fatura bedelinin miktarının belirlenmesi amacıyla, dosyanın kaçak elektrik alanında uzman bir hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ..... 21/10/2024 tarihli raporunda özetle; takibe konu asıl alacak bedelinin, idareye kayıtlı- sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile davalılar adına tahakkuk ettirilen, 09.01.2023 son ödeme tarihli 1.265,62 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturası olduğunu, davacı kurumun 31.05.2024 tarihli yazı içeriğinde, tutanak mahallinde davalı şirket adına 12.09.2018 tarihinde abonelik kaydı bulunduğunun, 15.03.2022 tarihinde görevli tedarik şirketi tarafından “Borçtan tahliye” gerekçeli feshedildiğinin belirtilmiş olduğunu, davalıların tutanak tarihi itibariyle ki tüketimlerinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42-a “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi,” gereği kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğunu, davacı tarafın davalıyı, sayacının 15.03.2022 (fesh tarihi) 16.05.2022 tarihler arasındaki dönemde kayıt ettiği 308,00 kwh tüketim miktarından sorumlu tutmuş olup, mahalde bilfiil tüketilen elektrik miktarından kullanıcı konumundaki davalıların sorumlu tutulabileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davacı kurumun, davalı tarafça tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilerek kullanıldığını kabul etmekte olduğunu, bu nedenle davacı kurumun bu uygulamasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükmünde geçen “tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yapılır” hükmüne uygun olduğunu, şayet davalı taraf, dava konusu 15.03.2022 - 16.05.2022 tarihleri arasında YASAL ABONELİK İLE normal fatura ödemesi yaptığını belgeler ise kanaatinde değişiklik olabileceğini, kaçak tüketim miktarının piyasa rayicine (TEDAS ULUSAL TARİFE) uygun olarak belirlendiği, hesaplamalarda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-46- (3) hükmüne uygun olarak, tarifenin 2 katı ile çarpılmak suretiyle ceza enerji bedelinin hesaplamalara dahil edildiğinin tespit edilmiş olduğunu NETİCETEN: Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası bakımından, Takibin 1.265,62 TL. (Asıl alacak) + 33,75 TL. (gecikme faizi) + 6,07 TL. (KDV) = 1.305,44 TL üzerinden davalılar ..... Gıda İnşaat Reklam San.ve Tic.Ltd.Şti. — ...... adına devam edebileceğini bildirmiştir. Dava, davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı ve bu hususun tutanak alındığı, buna rağmen davalı tarafça düzenlenen kaçak elektrik fatura bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı mevcut tutanaklar, resim, kayıtlar ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine ...... seri nolu tutanak doğrultusunda düzenlenen fatura bedellerinin mevzuata ve somut olaya uygun olduğu, gelen yazı cevapları, davalı tarafından işletmesi yapılan yerin ticarethane vasfında olması nazara alındığında davacı tarafın talep edebileceği kaçak elektrik tutarı bedelinin KDV ve gecikme faizi dahil 1.305,44 TL olduğu anlaşıldığından, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) Somut olayda alacak, haksız fiil niteliği arz eden kaçak elektrik bedeline ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 4.062,00 TL olmak üzere toplam 4.917,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.305,44 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip Hakim

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/331, K. 2024/1290, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-331-e-2024-1290-k-0c1309b98823