İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/31 E. 2024/564 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/31
Karar No
2024/564
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/31 Esas - 2024/564 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/31 Esas KARAR NO : 2024/564

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/01/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... .... .... İdaresi aleyhine .... .... .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 03/12/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 04/12/2023 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı Aski'nin altyapı çalışmalarını yaparken müvekkili şirkete ait varlıklara hasar verdiğini, davalının TBK 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, idari yargı görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağını, husumetin idareye yöneltilmesini haklı kılacak yasal delil bulunmadığını, iddia olunan hasarın idare ile alakasının bulunmadığını, söz konusu çalışmanın idareden bağımsız ayrı tüzel kişiliği bulunan yüklenici firma tarafından yapıldığını, yüklenici şirketler ile Aski arasındaki sözleşme ve eki şartnameler uyarınca sorumluluğun yüklenicilerde olduğunu, hasarın oluşumunda idarenin kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, kusuru ve hasarı kabul etmemekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacıya ait fatura tutarı 26.762,59 TL'nin 06/02/2024 tarihinde ödendiğini beyanla, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Takip dosyası, -Hasar tutanakları, -Faturalar, -Ödeme dekontları, -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yan özetle; davalının altyapı(kazı) çalışmaları yürütürken davacıya ait malvarlığına hasar verdiğini, haksız fiil hükümlerince davalının tazmin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı yan ise özetle yargı yolu ve husumet itirazı ile birlikte davalının kusura veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayalı herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Yargı yolu değerlendirmesi bakımından; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları nazara alınarak işin esası incelenmiştir.( .... .... .... .) Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu .... .... .... olduğu, takibin 26.158,33 TL asıl alacak, 503,55 TL işlemiş faiz, 100,71 TL KDV olmakla toplam 26.762,59 TL alacak üzerinden ilamsız takip usulünce başlatıldığı, dosya borçlusu vekilince ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davaya konu.... .... .... gerçekleşen hasar olayıyla ilgili olarak, davalı şirketin yüklenici firmasının çalışması sırasında hasar olayının meydana geldiği, davalının hasarlardan sorumlu olacağı, hasarların çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği ve davalının hasar olayında % 100 kusurlu olduğu, Dosyaya mübrez belgeler arasında davalı İdare ile dava dışı ...Hafriyat İnşaat Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan bir sözleşme bulunmadığı, kusurun dava dışı şirkete yüklenebilmesi hususunda takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, Hasar olayının haksız fiili olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, Yargıtay.... .... .... benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde davacının talep ettiği hasar kalemlerinden malzeme ve montaj- işçilik bedellerini talep edebileceği, ancak montaj-işçilik bedellerine ait dosyaya Mübrez belgeler arasında davacıya firma tarafından sunulan bir fatura olmadığı, Davacının takip tarihi itibariyle dava konusu ettiği hasarla ilgili olarak 26.158,33,-TL. asıl alacak bedeli ile 503,55,-TL. işlemiş faiz, 100,71,-TL. KDV olmak üzere toplam 26.762,59,-TL. talep ettiği, değerlendirmeler kısmında yapılan hesaplamaya göre davacı şirketin toplam alacağının asıl alacak bedeli olarak 7.782,61,-TL., gecikme faizi bedeli 130,49,-TL. ve toplam alacak bedeli 7.913,10,-TL. hesaplandığı ve hesaplanan bedelin davacının talebinden toplam bazda 26.762,59-7.913,10 - 18.849,49,-TL. fazlalık bulunduğu, Davaya konu hasarla ilgili olarak icra takibindeki toplam bedel olan 26.762,59,-TL.'nin davalı idare tarafından 06/02/2024 tarihinde davacı şirketin hesabına yatırıldığı, dolayısıyla icra takibine ait tüm borcun davalı İdare Tarafından ödendiği" hususları belirtilmiştir. Raporun teknik yönüyle dosya kapsamına uygun düştüğü denetime elverişli hazırlandığı görülmekle rapor teknik tespit ve hesaplamaları bakımından hükme esas alınmıştır. Bununla birlikte raporda dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin tespit edilen alacak tutarından mahsup edilerek yapılan hesaplamaya aşağıda açıklanacağı üzere itibar edilmemiştir. Eldeki davada haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulmuş olup; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (6098 s. TBK m. 49) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(TBK m.50/1) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.(TBK 50/2.) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. .... .... .... K.) Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur. Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (Bkz. Ank. BAM 25. HD. 2021/376 E., 2022/441 K.,08/03/2022 T.) Öte yandan eldeki uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların sorumlulukları bakımından TBK hükümlerinin yanı sıra konuya ilişkin olarak; Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesinde "Kazı işlerinin yapılacağı yerlerde; elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları, kanalizasyon ve benzeri tesisatın bulunup bulunmadığı hususu önceden araştırılacak ve duruma göre gereken tedbirler alınacaktır." ifadeleri bulunmaktadır. Ankara Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “ Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır. Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; hükme sas bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, uyuşmazlığa konu hasarların yapılan kazı çalışması sırasında gerekli tedbirlerin alınmamış olması ile gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmemiş olması nedeniyle meydana geldiği, çalışmanın davalının yüklenicisi tarafından yürütüldüğü, bu bakımdan davalının denetim gözetim yetkisinden kaynaklı sorumluluğunun bulunacağı, davalı ve yükleniciler arasındaki sözleşmelerde sorumluluğun yükleniciye bırakılmış olmasının 3. kişi olan davacıya karşı davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda anlatılan ilkelere uygun olarak hasarlanan malzemeler yönünden zararın 7.782,61 TL olarak hesaplandığı, yine zararın giderimi için davalı tarafından özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerini talep edemeyeceği bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 7.782,61 TL asıl alacak ve 130,49 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı tarafından davacı hesabına yapılan ödemelerin dava tarihinden sonra yapıldığı nazara alındığında itirazın iptali davasının niteliği gereği ödemelerin kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmiştir. (bu yönde bkz. Y. HGK. 2017/15-2332 E., 2021/665 K.) Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazminatı hususunda bkz. Yargıtay 4. HD. 2014/10428 E., 2015/7741 K.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... .... .... Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 7.782,61 TL asıl alacak, 130,49 TL işlemiş faiz olmakla toplam 7.913,10 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -takibe konu faturalar bakımından davalı tarafından davacı hesabına yapılan; 06/02/2024 tarihli 26.762,59 TL tutarlı ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 540,54-TL karar ve ilam harcından daha önce peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 112,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 7.913,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi de nazara alınarak 18.849,49-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 250,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.250,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 960,95-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 922,51-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 2.197,49-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/31, K. 2024/564, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-31-e-2024-564-k-1981a84ea517