İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/305 E. 2026/144 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/305
- Karar No
- 2026/144
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/305 Esas KARAR NO :2026/144
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/05/2024 KARAR TARİHİ:02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın...'ta park halinde iken davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu her iki araçta maddi hasar meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücünün KTK 52/b uyarınca %100 kusurlu bulunduğunu, aracın işleteni ... ... San. Tic. A.Ş. İle maliki ... Turizm Petrol Ürünleri Paz. ve Tic, Ltd. Şti.'nin TBK 66 ve KTK 85/5 maddeleri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı araca yapılan onarım nedeniyle aracın 18 gün serviste kaldığını ve bu süre boyunca günlük 9.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 162.000 TL + KDV kayıp yaşandığını, ayrıca iş yoğunluğu döneminde 28 gün boyunca müşteri tekliflerinin reddedilmesi nedeniyle günlük 7.500 TL'den toplam 210.000 TL + KDV müşteri kaybı oluştuğunu, ticari defter ve kayıtlarla bunun ispatlanacağını, arabuluculuk sürecinde davalıların yetki itirazında bulunduklarını, itirazın reddedildiğini ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, davalıların olumsuz tutumu nedeniyle alacağın tahsilinin güçleşeceği gerekçesiyle HMK 389 vd. maddelerine göre davalı şirkete ait ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, kazanın oluşumundan itibaren en yüksek ticari faizle birlikte şimdilik 15.000 TL kazanç kaybı ile şimdilik 5.000 TL müşteri kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, masraf ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; şahsının sevk ve idaresindeki araçla meydana gelen kazadan sonra davacının haksız zenginlik kastı ile dava açtığını, şirketin kendi zararını ilgili sigortadan tazmin etmesi gerekirken kendisinden fahiş miktarda ücret talep ettiğini, internet üzerinden gelen tur tekliflerinin reddedilmesi ve aracın serviste kalma süresi gerekçesiyle dava açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müşteri kaybına ilişkin kayıt ve teklif yazılarının dosyaya sunulmadığını, araçta sadece tampon kısmında hasar olmasına rağmen 18 gün boyunca araç üzerinde işlem yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aracın bu kadar uzun süre serviste tutulmasına gerek olmadığını, bu nedenle davacının taleplerinin haksız zenginlik kastıyla ileri sürüldüğünü, açılan davanın reddi gerektiğini, kazaya ilişkin fotoğraf ve belgelerle müşteri kaybına dair kayıtların davacı tarafından dosyaya sunulmasının talep edildiğini, sonuç olarak açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turizm... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket adına, 27/01/2024 tarihli kazaya dayalı araç mahrumiyeti ve “müşteri kaybı” tazminatı talepli davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dilekçeye süresinde cevap verildiğini; öncelikle davanın HMK 119/f'de öngörülen “her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin gösterilmediği” ve onarım/ikame araç faturası ile müşteri kaybını tevsik eden somut belgenin sunulmadığı için usule aykırı hazırlandığını, HMK 121 uyarınca delillerin tebliğ edilmediğini; TBK 72 gereği zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğünü; uyuşmazlığın haksız fiil niteliğinde olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu yüzden görevin Asliye Hukuk'ta olduğunu ve davanın Asliye Ticaret'te açılmakla görev yönünden reddi gerektiğini; yetki bakımından davalının yerleşim yeri Gaziantep olduğunun, HMK 6 gereği Gaziantep mahkemelerinin yetkili bulunduğunun savunulduğunu; talep kalemlerinin belirlenebilir olduğunu, buna rağmen belirsiz alacak davası açıldığını, hukuki yarar bulunmadığını; kusur yönünden davacı aracının taşıt yolu üzerinde geçişe engel olacak şekilde park edildiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının kabul edilmediğini, müterafik kusur değerlendirmesi ve kusur tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesinin istendiğini; davalı şirketin işleten sayılmadığını, zira ... plakalı aracın 01.09.2023 tarihli uzun süreli kira sözleşmesiyle ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ye teslim edildiğini, KTK m.3 ve 85 ile yerleşik Yargıtay içtihatları gereği uzun süreli kiralamada kiracının işleten sayıldığını ve husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini; ayrıca aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. Nezdinde bulunduğunu, talebin teminat kapsamında olduğunun, bu nedenle ihbar ve sorumluluğun sigortaya ait olduğunun; davacının zarar iddialarını ispat edemediğinin, fotoğraflardan hasarın esasen sol ön far ile sınırlı görüldüğünün, 18 gün serviste kalmanın makul açıklamasının ve ikame araç/mahrumiyet faturalarının sunulmadığını, “müşteri kaybı” adıyla ayrıca talep edilen kalemin kazanç kaybından mükerrer talep niteliği taşıdığını, tüm bu sebeplerle davanın reddiyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar yapılmasını talep etmiştir. Davalı ... ...... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ayrıca belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartların bulunmadığını, alacağın belirlenebilir durumda olduğunu, bu sebeple davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak kazanın davacıya ait aracın yol üzerinde hatalı park edilmesinden kaynaklandığını, ... plakalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, aksi halde davacının müterafik kusurunun dikkat alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağının tek başına hükme esas alınamayacağını, kazanç kaybı ve müşteri kaybına ilişkin iddiaların soyut olup hiçbir belge ile ispatlanmadığını, onarım süresi ve zarar iddiasının ehil bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, davacının sunduğu zarar hesaplarının mesnetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin yasal şartlarının bulunmadığından reddedildiğini, faiz istemlerinin de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ... plakalı araca ait sigorta poliçelerinin malik şirketten celbi gerektiğini beyan ederek, sonuç olarak davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden, haksız ve dayanaksız olması sebebiyle de esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Sokak üzerinde park yasağı bulunup bulunmadığının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 16/12/2024 tarihli celsede davacı tanıkları ... dinlenilmiştir. Kusur oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve 14/02/2025 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. 22/10/2025 tarihinde Mali Müşavir ve Makine Mühendisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamıza sunulmuştur. Davacı vekili 26/01/2026 tarihinde değer arttırım dilekçesi sunmuştur. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle kazanç kaybı ve müşteri kaybından doğan zararın tazmini talebine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Aracın kaza sebebiyle tamir gördüğü süre içinde çalışamamasından doğan ekonomik kayıplardan zarar veren sorumludur. Araç mahrumiyet zararı, aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, bu süre için kaza olmasaydı dâhi yapılması gereken zorunlu giderler indirildikten sonra emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin belirlenmesi yoluyla hesaplanır. Somut olayda kaza 27/01/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıların sorumluluğunda bulunan ... plakalı araç arasında meydana gelmiştir. Davacı, kaza sonrası aracın 18 gün serviste kaldığını, araç teslim alındıktan sonra 10 gün boyunca müşteri bulunamaması sebebiyle aracın çalışamadığını ve toplam 28 gün üzerinden kazanç kaybı yaşandığını iddia etmiştir. Öncelikle aracın onarım süresince kullanılamaması sebebiyle yaşanan kazanç kaybı, diğer bir ifadeyle mahrumiyet zararı, aracın onarımı için gereken makul süre ile sınırlıdır. Makul süreyi aşan zaman için onarımın uzamasına sebebiyet veren kişilerin sorumluluğu doğmaktadır. Araç davacı tarafından sonra teslim alındıktan 10 gün sonraki süreçte müşteri bulunamaması kazayla bağlantılı olmadığından ve davalıların sorumluluğu bulunmadığından, talep edilen 10 gün için tazminat talebi yerinde değildir. Kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için mahkememizce, kaza yeri trafik şube müdürlüğünden yol durumu sorulmuş ve ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmıştır. ATK raporuna göre kazada davacının aracını park etmesinde kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun, denetime elverişli ATK raporu mahkememizce hükme esas alınmış, davalıların tam kusurlu olarak sorumluluğu hesaplanmıştır. Davacının kazanç ve müşteri kaybı zararının araştırılması için davacının ticari defter ve kayıtları ile aracın servis kayıtları incelenmiştir. Makine mühendisi tarafından yapılan teknik değerlendirmede, aracın makul onarım süresinin 13 gün olduğu, günlük kira bedeli üzerinden yapılan hesap sonucu mahrumiyet zararının 45.500 TL olduğu rapor edilmiştir. Mali müşavir tarafından yapılan değerlendirmede, davacının hasılatında ve müşteri kaybında bariz bir düşüş yaşanmadığı, kaza ile bağlantılı bir kazanç kaybının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacı iddia ettiği müşteri kaybı ve reddedilen tekliflere ilişkin herhangi bir delil dosyaya ibraz etmediğinden, bilirkişilerin makul onarım süresi üzerinden piyasa rayiçlerine göre ve ticari defterlere göre değerlendirme yapması dosya kapsamına uygundur. Davacının, aracın D2 belgeli olarak çalıştığı yönündeki itirazının değerlendirilmesinde, belgenin aracın günlük kiralanmasına ilişkin piyasa rayicine etkisinin bulunmadığı, ticari kayıtlara ve servis kayıtlarına göre yapılan değerlendirmenin somut zararın hesabında yüksek mahkeme içtihatlarına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Reddedilen teklifler ile müşteri kaybının tespitinde ticari kayıtların haricinde bir iddiada bulunulması halinde, bu iddiayı ispatlar nitelikte delillerin dosyaya ibraz edilmesi gerekir. Ancak davacı, bu iddiasını gösterir bir delil ibraz etmemiştir. Davalılardan ... Turizm’in uzun süreli kiralama savunmasının incelenmesinde, Davalı ... ...’un aracın Davalı ... Turizm’den kiraladığı, kira sözleşmesinin dosyaya sunulduğu ve kira süresinin 24 ay olduğu anlaşılmıştır. Uzun süreli kiralamalarda kiralayanın işleten sıfatı ortadan kalkar ve doğan zarardan sorumlu olmaz. Somut olayda 24 ay süreli kira sözleşmesinin uzun süreli kiralama niteliğinde olduğu ve Davalı ... Turizm’in işleten sıfatının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, dava konusu kaza sebebiyle davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, makul onarım süresinin 13 gün olduğu, davacının onarım süresi boyunca toplam 45.500 TL kazanç kaybının bulunduğu ve kazayla bağlantılı olarak müşteri kaybının ispat edilemediği sonucuna varılmıştır. Davanın kısmen kabulüyle 45.500 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tazminine, 5.000 TL müşteri kaybı zararının tazmini talebinin reddine ve davanın Davalı ... Turizm yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... Turizm yönünden davacının davalılar arasındaki hukuki ilişkiyi bilebilecek durumda olmaması gözetilerek davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2-45.500 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte Davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-5.000 TL müşteri kaybı zararının tazmini talebinin reddine, 4-Davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.108,11-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 948,46-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.159,65-TL harcın Davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 520,86-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 1.376,06TL harcın Davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 18.900,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.267,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.167,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 20.873,24-TL lik kısmının davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, 10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 37,09 TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 3.762,91 TL'sinin davalılar ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026
Katip ...
Hakim ...