İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/288 E. 2024/528 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/288
Karar No
2024/528
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/288 Esas - 2024/528 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/288 KARAR NO : 2024/528

HÂKİM :.... KATİP :...

DAVACI : ... ..... VEKİLİ : Av. .... .... DAVALI : ... .... DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı; davalı ...'ün kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığı; asıl borçlu gibi borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğu üstlenmiş olduğu; borcun ödenmemesinden dolayı kredi hesabının kat edilerek asıl borçlu ve kefile .... Noterliğinin 07/02/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği; ihtarnamenin tebliği akabinde tanınan süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine borcun tahsili amacı ile ..... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; ödeme emrinin tebliği sonrasında davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği ve icra takibinin durdurulduğu; yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu beyan edilmiş olup; icra dosyasına yapılan itirazın iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalıya 08/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememizde açılan davanın; davacı .... ("davacı banka" olarak anılacaktır) ile davalı ... ("davalı" olarak anılacaktır) arasında (kefil sıfatıyla) akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine istinaden davacı bankanın, kefil sıfatını haiz davalıdan (takip tarihi itibariyle) 1.040.689,77 TL. (asıl alacak, işlemiş akdi faiz, işlemiş temerrüt faizi ve masraf) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı (bu doğrultuda "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı) anlaşıldığından; ilk itirazlar hususunda, Mahkememizce değerlendirme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, davalı tarafından sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalının, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 08/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememiz yargılaması esnasında; davacı banka vekili Av. ... tarafından 05/07/2024 tarihinde Mahkememize sunulan yazılı beyan kapsamında; dosya konusu icra takibine konu alacağın davalıdan tahsil edilmiş olduğunun ve davalı taraftan vekalet ücreti ile icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığının beyan edilmiş olduğu; bununla birlikte arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine ve davanın konusuz kalmış olması nedeniyle Mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu alacağın, davalı tarafından tamamen ödenmiş bulunduğunun bizzat davacı vekili tarafından beyan edilmiş olduğu ve bu doğrultuda davanın konusuz kalmış olduğu anlaşıldığından; Mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtildiği şekilde karar tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Dava konusu borcun davalı tarafından ödenmiş olduğu ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, Mahkememizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2) Davalı bankanın harçtan muaf olması nedeniyle, harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3) Davacı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşıldığından; Mahkememizce vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4) Davacı tarafın, yargılama gideri talebinin bulunmadığı anlaşıldığından; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan miktarın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 24/09/2024

Katip .... Hâkim .... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/288, K. 2024/528, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-288-e-2024-528-k-a9ce4c98ef42