İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/269 E. 2026/64 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/269
- Karar No
- 2026/64
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/269 Esas KARAR NO: 2026/64 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ: 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde yeterli sürücü belgesi olmayan ---- sevk ve idaresindeki müvekkil şirket nezdinde ---- trafik sigortası ile sigortalı bulunan ----plakalı araç, -----plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini Müvekkil şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 11.380,18.-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile ----- (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde sürücü belgesi olmayan araç sürücüsünü ---- olarak belirtmiş ise de ---- tarihli dilekçesi ile sürücü belgesi olmayan araç sürücüsünün--- olduğunu beyan etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar yönünden görevli mahkeme ----olduğunu, Davalı müvekkil şirket aracı ----- Numarası ile ----- yaptırdığını Kaza tarihi itibarı ile müvekkilimin sigorta poliçesinin kapsamından yararlanmakta ve sigorta poliçesi kapsamında risklere karşı korunmadığını Davaya konu trafik kazası ---- tarihinde gerçekleşmiş olup ----- poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini. Bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen risk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu söz konusu kazada sürücünün hiçbir kastı veya ağır bir kusuru bulunmadığı halde şirketinizin kazaya karışan ------ plaka sayılı araçta meydana gelen hasara karşın ödemiş olduğu tazminat tutarını müvekkil şirketten rücu talebi kabul edilemeyeceğini, Davacı tarafça her ne kadar bakiye bir alacak kaldığı iddia edilse de buna ilişkin somut herhangi bir delil sunulamamış olup somut bir bilirkişi raporu, eksper raporu vs. herhangi bir delile dayanmadan ikame edilen davanın haklılığı konusunda açıkça bir şüphe bulunmadığını, Davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkil şirkete ait aracın sürücüsünün hiçbir kusuru, ihmali söz konusu olmayıp Kaza tespit tutanağında fren izine başvurulup başvurulmadığına dair bir değerlendirme söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; davacı sigorta şirketine ----- poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu hasar nedeniyle hasar bedelinin dava dışı hasar gören şirkete ödenmesi nedeniyle --- araç malikinden rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, icra takip dosyalarının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; ---- plakalı araç sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,---- plakalı aracın sürücüsü -----kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, Araç hasar bedelinin 3.245 TL olduğu, Araç değer kaybının 10.000 TL olduğu, Dosyaya sunulan delillerden davacı ---- tarafından hasar bedeli olarak 3.245TL ödenmiş olduğu, ödeme bilgisi veya dekontun dosyaya sunulmadığı, Dosyaya sunulan delillerden davacı ---tarafından değer kaybı olarak teminat limiti dahilinde 7.787 TL ödenmiş olduğu, Dekontun dosyada mevcut olduğu, Sürücü belgesi olmaması nedeni ile, araç işleteni davalının sorumlu olup olmadığının sigorta mevzuatı kapsamında olması nedeni ile uzmanlığımın dışında kaldığı, ----- Asıl alacak araç hasar bedeli ----davacının ödemiş olduğu değer kaybı bedeli: 7.787,76 TL , toplamda 11.032,76 TL, Faiz başlangıç tarihi: Ödeme tarihi 3245 TL için ---- için -----, İcra takip tarihi: -----, Talep edilen faiz türü: Kanuni %9 İşlemiş faiz miktarı olmak üzere toplamda 11.380,18 TL olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Dosya kapsamından,----- genel şartlarının ilgili maddesinde açıkça hasara neden olan trafik kazaları sonucu dava dışı 3. kişiye bu anlamda yapılan ödemenin, diğer şartların da varlığı halinde sigortalıya rücu edebileceği düzenlenmiştir. Davacının meydana gelen maddi hasar bedelini ilgili hak sahibine ödedikten sonra, araç için ödenen hasar bedelinin rücu istemi ile iş bu davayı sigortalı hakkında açtığı anlaşılmıştır. Somut olayda sigortalıya ait aracın dava dışı sürücüsü ----- araç sınıfına göre geçerli ehliyete sahip olduğu anlaşılmakla rücu koşulları mevcut olmamakla ispat edilemeyen davanın reddi yolunda hüküm tesis edilmiştir. Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Karar harcı 732,00 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,4 TL harcın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 11.380,18 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------- bütçesinden ödenen 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2026