İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/262 E. 2025/400 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/262
- Karar No
- 2025/400
- Karar Tarihi
T.C.İstanbul Anadolu ESAS NO: 2024/262 Esas KARAR NO: 2025/400 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 15/04/2024 KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin yurt içinde araç kiralama, satış, bakım/onarım, yedek parça alım/satım işleri ve diğer ilgili faaliyetleri yapmakta olduğunu, Müvekkili olan şirkete ait ----- tarihinde davalının maliki olduğu ------ plakalı aracı sevk ve idare eden dava dışı 3.kişinin %100 kusurla sebebiyet verdiği kaza neticesinde ağır şekilde hasarlanmış, süreç sonunda onarımı ekonomik olmadığından per total/tam hasarlı tespiti yapılmış olduğunu, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın kaza öncesi rayiç değeri 1.475.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, 15.8.2023 tarihinde hasarlı şekilde 1.017.966,10 TL olarak satışı yapıldığını, aracın hasarsız değeri ile hasarlı şekilde satışı arasındaki bedel farkı 457.033,90 TL olduğunu, davalı şirkete ait aracın ------ yapılan başvuru kapsamında 119.999,00 TL ve 127.742,43 TL tutarında ayrı tarihlerde ödeme alındığını, bakiye zarar 209.292,47 TL olduğunu, davalı yanın ortaya çıkan bakiye zarardan sorumlu olduğunu, davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusuru olmadığını, davacı yanın aracını hatalı kullanması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, davacının iddia ettiği zararların aracında oluşmadığını, aracın eski kazalarına da bakılması gerektiğini, uzman bilirkişi yardımı ile tüm bilinmezliklerin giderilmesi gerektiğini, davacının zararlarını sigorta şirketinden karşılaması gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ------ sayılı takip dosyasında ---- plaka sayılı araca ilişkin tazminat" sebebine dayalı olarak 337.034,90 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı şirkete ait------ plakalı araç ile 28.4.2023 tarihinde davalının maliki olduğu ----plakalı araç arasında meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının ne olduğu, davalı şirkete ait aracın---- tarafından davacıya yapılan ---- tutarındaki ödemelerin davacının zararını karşılayıp karşılamadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı, davacı yanın bakiye zarara ilişkin yapmış olduğu ---- Sayılı icra takibe, davalının itirazının iptali gerekip gerekmediği, hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Dosya kapsamında, dosyada mevcut beyanlara ve kaza tespit tutanağına göre; Davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının ---- adlı şirket adına kayıtlı ----- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracın ---- ilçesi ---- seyir halinde iken davacı ---- sevk ve idaresinde bulunan ---- Plakalı araca çarpması ile meydana geldiği, çarpmanın etkisi ile savrulan ---- Plakalı aracın dava dışı ---- Plakalı araçlara çarpması ile meydana geldiği anlaşılmıştır.Aldırılan kök ve ek bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; Davalı yan----- plakalı otomobil aracın şoförü olan -------2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu Madde 52 ve Madde 84'ü ihlal ettiği, davalı yan araç şoförünün kaza mahalli olan mevkiye geldiğinde trafikte dikkat ve özen yükümlülüklerine dikkat etmediği, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol durumuna göre ayarlamadığı, kaza sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere taşıt yolunda kurallara uygun seyir halindeki davacı yan aracına çarpması ile kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, --- plakalı otomobil araç şoförü ---- kazada asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Davalı şirket, aracın işleteni maliki sıfatıyla meydana gelen kaza kapsamındaki zararlardan araç sürücüsünün kusuru oranı nispetinde sorumludur. Davacı yan bakiye zararı talep etmiştir.Mahkememizce bu cihette kök ve ek bilirkişi raporları aldırılmıştır.11.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde Davacı yana ait ---- Plakalı aracın hasar onarım tutarının araç üzerinde inceleme yapan sayın eksper ve ekspertiz işleminin gerçekleştirildiği --- belirlenmiş fiyat olan yedek parça ve işçilik dahil fiyat olan 425.761,94 TL ve üzeri fiyatın kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu,Dosya muhteviyatından yapılan incelemeler sonucunda bahse konu aracın tamiratının ekonomik olmayacağı, tamirat aşamasında ilave ücretlerinde ortaya çıkacağı, KDV dahil edildiğinde ve aracın tamirattan sonra yaşayacağı değer kaybı ile tamiratın ekonomik olmaması nedeni ile TAM ZAYİ AĞIR HASARLI PERT TOTAL kabul edilmesi gerektiği,Kaza tarihi olan 2023 yılı Nisan ayı içerisinde yapılan piyasa araştırmasında davaya konu otomobil aracın piyasa rayiç değerinin kazasız hasarsız hali ile 1.475.000 TL olduğu, davaya konu kaza sonucu oluşan hasarlı hali ile SOVTAJ BEDELİNİN ihale sonucu belirlenen ve dava dışı kişiye satış bedeli olan 1.017.966,10 TL olduğu, Hasar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede piyasa rayiç bedeli olan 1.475.000 TL den SOVTAJ BEDELİ olan 1.017.966,10 TL tenzil edildiğinde kalan tutar olan 1.475.000 TL- 1.017.966,10 TL = 457.033,90 TL olduğu anlaşılmış olup, dosyamuhteviyatından banka dekontları görüldüğü üzere dava dışı ----- bedellerin davacı yana ödenmiş olduğu anlaşılmış olup, davacı yanın davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile BAKİYE HASAR TAZMİNATININ 457.033,90 TL- 119.999 TL - 127.742,43 TL = 209.292,47 TL olduğu..." belirtilmiştir.Raporlar yerinde görülerek hükme esas alınmış, bu cihette davacı şirkete ait ----- plakalı araç ile 28.4.2023 tarihinde davalının maliki olduğu -----plakalı araç arasında meydana gelen kazada davalı yan araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davalı şirkete ait aracın ---- tarafından davacıya yapılan ---- tutarındaki ödemelerin davacının zararını karşılamadığı, davacının bakiye 209.292,47 TL zararı bulunduğu, davalının aracın işleteni maliki sıfatıyla bu zarardan mesul olduğu, davacı yanın bakiye zarara ilişkin yapmış olduğu--- Sayılı icra takibe, davalının itirazının bu miktar üzerinden iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir----Bu kapsamda, alacak likit olmadığından icra inkar talebi yerinde görülmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının ------ Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 2-Takibin 209.292,47 TL asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 14.296,77 TL harçtan peşin alınan 1.889,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.407,74 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 33.486,80 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 2.316,63 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 4.696,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.916,13 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 11-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%37,90) ve kabul (%62,10) oranına göre hesaplanan 818,70 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 500,30 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025