İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/229 E. 2025/910 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/229
- Karar No
- 2025/910
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/229 KARAR NO : 2025/910
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatif tarafından Kooperatif Genel Kurul Toplantısında alınan kararlar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının davacı kooperatifin şifahi taleplerine rağmen davalı tarafça ödenmemesi üzerine borçlu/davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun söz konusu icra takibine ve borca, borçlu olmadığından bahisle itiraz ettiği ve takibin durduğunu, toplanacak delillerin ve alacaklı kooperatifin defter, belge ve kayıtları incelendiğinde takibe konu alacağının ödenmediğinin ve dolayısıyla da takibe yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle, icra takibine yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın 24.767,00TL asıl alacak, 18.630,01TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin aylık %1,5 (Yıllık %18) faizi ile devamına, itirazında haksız olan borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının Haziran 2006'da ------ 2. Etabı bitirilmekte olan ------ numaralı dubleks bir daire nitelikli bağımsız bölümünü, 158.000,00TL bedelle satın alma hususunda, firma yetkili olarak bildiği, dava dışı ------- ile anlaştığını, satış bedelinin 140.000,00TL'sinin banka havalesiyle 22 Haziran 2006'da ödendiği, kalan 18.000,00 TL için 3 adet senet düzenlendiği, bu senetlerin 10 Temmuz 2006'da 5.000,00TL,20 Temmuz 2006'da 5.000,00TL ve son olarak da 31 Temmuz'da 8.000,00TL olarak elden firmaya ödemesi yapılarak dairenin borcunun bittiği, anlaşma konusu taşınmazın tapusunun peşinat ödemesi sonrası 23 Haziran 2006 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, her ne kadar tapu senedinde davacı kooperatifin adı geçerek, ferdileştirme sonucu tescil hükmü yer alsa da gerek pazarlıklar esnasında gerek sonraki aşamalarda hiçbir suretle kooperatif üyeliği vb. hususların gündeme gelmediği gibi, davalının, kooperatif üyeliği sonucunu doğuracak herhangi bir irade beyanında bulunmadığını ve bu yönde bir belge de imzalamadığını, davalının ödemesini yaparak bir daire satın alma iradesi ile hareket ettiğini, davalının daireyi satın aldıktan 2 yıl sonra, kendisi kooperatif üyesi olmadığı halde aidat talebinde bulunulmaya başlandığı ve bu amaçla----- İcra Müdürlüğünün ----.İcra Müdürlüğünün------ sayılı icra takipleri başlatıldığını, itiraz üzerine takiplerin durduğunu, davalının bir yanda da komşularının mağdur edilmemesi ve her an aleyhine bir icra takibi başlatılıp mahkeme ve davalarla uğraşmamak için, itirazi kayıtla Mart 2013'e kadar kooperatif yönetiminin talep etmiş olduğu rakamları kendilerine havale yoluyla ödediği, 2009'dan 2012 yılı sonuna kadar gerçekleşen ödemeleri; 07.09.2009 tarihinde 200,00TL, 19.05.2010 tarihinde 1.000,00TL, 25.07.2011 tarihinde 2.000,00TL, 05.12.2011 tarihinde 2.000,00TL, 23.02.2012 tarihinde 3.000,00TL, 22.05.2012 tarihinde 2.000,00TL, 07.08.2012 tarihinde 1.500,00TL ve 28.12.2012 tarihinde 4.480,00TL olmak üzere toplam 16.180,00 TL haksız ve sebepsiz ödeme yaptığını, davacı kooperatifin aidat ödeme taleplerinin her geçen gün artarak devam etmesi üzerine davalının Mart 2013 tarihinde dairesini sattığı, davalının kooperatifin üyesi olmadığı, üye olmak için bir irade açıklamasında bulunmadığı gibi, herhangi bir belge de imzalamadığı, kendisinin daire satın alırken kooperatiften haberdar olmadığı, tapu kaydında da 1163 sayılı yasanın 15.madde 2 paragrafı anlamında bir tapu şerhinin de bulunmadığı, davalının zaman zaman kooperatife başvurarak, kendisinin üyeliğini gösterir belge verilmesini talep ettiği halde şimdiye kadar hiçbir belgenin verilmediğini, genel kurul toplantılarına da çağrılmadığını, davalının 2013 yılı Mart ayında dairesini satmış olduğu için, artık hiçbir şekilde aidat sorumluluğu olmamasına rağmen, davacı kooperatifin eski alışkanlığını sürdürerek, haksız icra takibi yapmaya devam ettiğini, davalının davacı kooperatife üye veya ortak olmadığı, öncelikle bu durumun tespiti ile, üye olmadığından üyelik aidat borcu da olamayacağından, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerle, dava süresinde açılmadığından usulden reddine, davalının davacı kooperatife üye veya ortak olmadığından davanın esastan reddine, davacının kötü niyetli olduğundan bu dosyadaki asıl alacağın %20 den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama ve tahliye masrafları ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----- İcra Müdürlüğünün----- esas nolu dosyasında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ---İcra Müdürlüğünün ---- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, ----- Tapu Müdürlüğüne ve ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alanın 21/04/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı Tasf. Hal.------ Kooperatifi’nin 2015-2016- 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait yasal ticari defterlerinin defterlerinin zamanında ve usulüne uygun şekilde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri’ne uygun şekilde tutulduğu, kayıtların birbirleriyle ve davacının sunduğu cari hesap muavini ile uyumlu olduğu, takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere davacı kooperatifin ticari defterlerinin kendi lehine delil niteliğine sahip olabileceği, Davacı kooperatifin, işbu davaya konu T.C. -----. İcra Dairesi’nin -----sayılı dosya ile ilgili olarak davalı ...’den icra takip tarihi itibariyle 24.317,00TL asıl alacağının olduğu, bu alacağın davalının üye aidatlarıyla ilgili değil; davalının Mart 2013’de dairesini satsa da 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarında devam eden kooperatif ortaklığı sebebiyle işbu raporda bahsi geçen Olağan Genel Kurul Kararlarında kooperatif ortakları için belirlenmiş, ödenmesi gerekli bedellerle ilgili olduğu, 24.317,00TL asıl alacağa işlemiş takip öncesi faiz bedelinin 18.251,11TL olarak hesaplandığı" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; İşbu davaya konu icra takibinde talep edilen alacakların, davalının üye aidatlarına ilişkin değil, ortaklığıyla ilgili Olağan Genel Kurul toplantı tutanaklarıyla kabul edilmiş alacaklar oldukları tespit edilmiştir. Davacı, kendisinin kooperatif ortağı olmadığını, 23/06/2006 tarihinde davalı kooperatiften aldığı daireyi Mart 2013 tarihinde satarak devrettiğini ve bu nedenle borcu da olmadığını savunmaktadır. Ancak, ferdi ilişkiye geçilmeyen kooperatiflerde bağımsız bölüm satılması ancak hisse devri suretiyle dolayısıyla alıcının kooperatife üye yapılması ile mümkün olur, aksi halde kooperatif ferdi ilişkiye geçerken taşınmaz devri gerçekleştirilemez. Davacı tarafça sunulan ----nolu 22.06.2006 tarihli Yönetim Kurulu karar örneğinde ----. Blok, 8. Kat -----nolu daire sahibi davalı ...’nin ortaklık müracaatının yönetim kurulunca oy birliğiyle kabul edildiği, bu itibarla, dosya kapsamında yer alan tapu kaydına göre, davacının, Kooperatif tüzel kişiliğinden ferdileşme yoluyla adına tahsis ile tescil edilen taşınmaz ile kooperatifin ortağı(üyesi) olduğu ve 2008 yılı olağan genel kurul hazirun cetvelinde 237. Sırada ve 2010 yılı olağan genel kurulu hazirun cetvelinde 227. Sırada adının yer aldığı, davacının taşınmazını Mart 2013 tarihinde sattığını beyan etse de bunun yanında hissesini de devrettiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, sadece taşınmazın tapuda devri ile kooperatif üyeliğinin sona ermeyeceği, diğer iddialarını da ispat edemediği, ödeme belgesi sunmadığı görülmüştür (----. BAM ----. HD. ---- Esas, ------ karar sayılı ilamı). Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 818 sayılı BK'nın 101/2. (6098 sayılı TBK'nın 117. ) maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği anlaşıldığından asıl alacak ve hesaplanan işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne, reddedilen tutar yönünden haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-) Davalının ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 24.317,00-TL asıl alacak, 18.251,11 TL takip öncesi işlemiş faiz ve ferileri üzerinden devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-) Alacak likit olduğundan 24.317,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Reddedilen tutar yönünden ispatlanamayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-) Alınması gerekli 2.907,83-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 524,13-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.383,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 524,13-TL peşin harcın toplamı olan 951,73-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.110,00TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%98,09-%1,91) göre hesaplanan 6.974,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 42.568,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 828,90 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 828,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, 10-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%98,09-%1,91) göre hesaplanan 3.531,24-TL'sinin davalıdan, bakiye 68,76-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, kararın davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.