İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/22 E. 2024/771 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/22
- Karar No
- 2024/771
- Karar Tarihi
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/22 Esas KARAR NO : 2024/771
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 24.02.2011 tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu, davacı ...'in davalı kooperatife üyelik aidatı olarak 15.000,00TL ödeme yaptığını, ilerleyen aşamalarda davalı kooperatifin tutum ve davranışlarının müvekkilin güvenini sarstığını, bunun üzerine müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ayrıldığını çıkma payı ve ücret alacağının ödenmesi talebiyle .... ... .... tarihli kararın 21/11/2023 tarihinde kesinleştiğini, huzurda bulunan iş bu davanın TBK'nun 158. Maddesine dayanarak 60 günlük ek süre içerisinde açılması sebebiyle müvekkilinin tespit edilen 13.921,58 TL çıkma payı alacağının 29.07.2015 tarihinden itibaren uygulanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili kooperatifin ortaklığından 02.02.2015 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, davacının ayrılma payı alacağının 20.07.2016 tarihinde muaccel olduğunu, davacının 23.12.2023 tarihinde arabulucuya başvurarak ayrılma payı alacağını talep ettiğini, alacağın muaccel olması ile arabuluculuk başvurusu arasında 5 yıldan fazla bir süre geçtiği için davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını beyanla davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddi ile, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -.... .... .... . Ve 30.11.2022 tarihli ilamı -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; kooperatif çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyamız kapsamında kooperatif mevzuatı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının çıkma payı alacağının 13.921,58.TL. Olduğu, Davacının çıkma payı alacağının 29.07.2016 tarihinde muaccel olduğu (ve kendiliğinden temerrüt oluştuğu)" belirtilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddeleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olup, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. Çıkma payı alacağının kooperatifçe benimsenerek ödenmiş olması durumunda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. maddesi hükümlerindeki koşula ve sürelere gerek kalmaksızın benimseme ya da ödeme tarihi itibariyle çıkma payının muaccel olduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan, anasözleşmenin 15/2. maddesinde, "Ortaklığı sona erenlerin yerine ortak alınması halinde eski ortağın 21. madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal ödenir." hükmü yer almaktadır. Ayrılan ortağın doğrudan üyelik payı yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın yapmış olduğu ödemelerin derhal kendisine iade edilmesi gerekmektedir. Davacıların istifası ile boşalan payının yeni ortağa tahsisi halinde derhal ödeme gerekir. Üyeliği sona eren diğer üyelerin payları yerine yeni üye alınması halinde ise, davacılara derhal ödeme yapılamaz. Taraflar arasında daha önce huzur hakkı bedelleri ve çıkma payı alacaklarının tahsili istemiyle .... .... .... 18.921,58 TL, Sadi'nin de 13.921,58 TL ödenmiş aidatlar nedeniyle çıkma payı alacakları bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay .... ... .... Esas, .... .... .... Karar sayılı ilamıyla özetle "davacıların çıkma payı alacağının muaccel olduğu tarihin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek kararın bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı sonrası.... .... .... Esasına kayden yapılan yargılama neticesinde davacıların istifalarının 2015 yılında gerçekleştiği, bu yıla ilişkin hesapların 29/06/2016 tarihli genel kurulda görüşülüp karara bağlandığı, toplantıda ayrılma payı ödenmesine veya ertelenmesine ilişkin karar alınmadığı 1163 Sayılı Yasanın 17. Maddesi uyarınca çıkma payı alacağı için toplantıyı takip eden bir aylık sürenin sonu olan 29/07/2016 tarihinde talep edilebileceği ancak davanın bu tarihten önce 07/01/2016 tarihinde açılmış olması nedeniyle süresinden önce açılan davanın reddi gerektiği belirtilerek çıkma payı alacağı isteminin usulden reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 21/11/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda safahatı anlatılan ...9 ATM 2023/3 Esas sayılı dosya kapsamı ve bu dosya kapsamında kooperatif kayıtları da incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu ile yine eldeki dosyamız kapsamında alınan bilirkişi raporu ve toplanılan tüm deliller birlikte ele alındığında; Davacının kooperatif üyesi iken, Sincan 4. Noterliği'nden keşide edilen 02.02.2015 tarih ve 02189 yevmiye numaralı ihtarname ile ortaklıktan ayrılma talebini bildirdiği, İhtarnamenin tebliğ tarihine rastlanmamış olmakla birlikte aynı yıl içerisinde yapılan 30.06.2015 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davacının ismine yer verilmediğinden istifasının kabul edildiğinin anlaşıldığı, diğer yandan kooperatif yönetim kurulunun kabulüne de ihtiyaç bulunmadığı, buna göre davacının ortaklık sıfatının 2015 yılı içerisinde sona erdiği ve Kooperatifler Yasasının 17. ve anasözleşmenin 15. Maddesi hükümleri uyarınca ortaklığı sona eren ortakların geri ödemelerinin, ortaklığın sona erdiği yıl bilançosu çerçevesinde hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde yapılması gerekmekte olup; 2015 yılı bilançosunun 29.06.2016 tarihinde görüşüldüğü ve 1 aylık sürenin sonu olan 29.07.2016 tarihinde temerrüt gerçekleştiği belirlenmiştir. Davalı zamanaşımı defi ileri sürmüş olup, öncelikle davalının zamanaşımı definin irdelenmesi ve bu bakımdan zamanaşımı kavramına değinmek gereklidir. Bir hakkın belli bir süre içinde ileri sürülememesi sebebiyle dava yoluyla elde edilebilme imkanının kalmaması veya kanunda öngörülen sürenin geçmesi sonucu bir hakkın kullanılmasının mümkün olmaması zamanaşımı kurumunu ifade etmektedir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lügatı C. I, ...2021, s. 1244). Zamanaşımı bir maddi hukuk kurumu olmadığından borcu sona erdiren değil; var olan bir hakkın talep edilmesini engelleyen bir savunma aracıdır. Bu niteliği itibari ile de zamanaşımı alacağın varlığını değil, talep edilebilirliğini ortadan kaldırır. Başka bir deyişle kanunun öngördüğü zamanaşımı süresinin dolması, hakkın varlığını sona erdirmemekte fakat dava yoluyla hakkın ileri sürülmesi durumunda borçlunun bir karşı hakka (defi hakkına) dayanarak ileri sürülen hakkı sürekli olarak engellemesi söz konusu olmaktadır. Borçlu, zamanaşımı defini ileri sürerek alacak hakkının zamanaşımına uğradığı için edimi ifa etmek zorunda olmadığını ifade etmektedir. Bununla birlikte eğer davalı zamanaşımı defini ileri sürmezse; hakim bu durumu re’sen nazara alamayacak ve şartlar mevcutsa alacağa hükmedebilecektir. Ancak zamanaşımı defini ileri süren tarafın bu hakkını dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde kullanmaması gerekir. Aksi halde hakkın kötüye kullanılması söz konusu olur. Başka bir deyişle borçlunun zamanaşımı defini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı olmadığı sürece hakkın kötüye kullanılması yasağı gündeme gelmez (Akyol, Şener: Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı, İstanbul 2006, s. 65). İhtilafa konu çıkma payı alacağı(ayrılma akçesi) 6098 Sayılı TBK'nın 147.(BK m.153) çerçevesinde 5 (beş) yıllık zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı süresi muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Diğer yandan TBK'nın 158. Maddesi(BK 137) uyarınca; Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. Somut olayda davacı tarafından 07/01/2016 tarihinde açılan dava kapsamında, çıkma payı alacağı yönünden süresinden önce dava açıldığından bahisle usulden ret kararı verildiği, kararın 21/11/2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise TBK'nın 158. Maddesinde değinilen 60 günlük ek süre içerisinde açıldığı gözetilerek davalı yanın zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda çıkma payı alacağı 13.921,58 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; çıkma payı alacağı olarak 13.921,58 TL'nin 29/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken toplam 950,98-TL karar ve ilam harcından önceden peşin ödenen toplam 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 523,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 13.921,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 152,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.507,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza