İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/217 E. 2025/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/217
Karar No
2025/367
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/217

KARAR NO : 2025/367

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ: 13/05/2011

KARAR TARİHİ: 18/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili İzmir 2.ATM'ne sunduğu dava dilekçesinde; müvekkiline temlikte bulunan Avukat ...'un davalıya verdiği hukuki hizmetten dolayı 337.932,00-TL asıl alacaklı olduğunu, alacağın davalı tarafından ödenmediğini ve alacağın avukat ... tarafından müvekkiline temlik edildiğini, temlik edilen 337.932,00-TL alacağa 68.027,76-TL KDV ilavesiyle toplam 445.959,76-TL tutarındaki temlik aldığı alacağın ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını, temlikin BK 163 maddesine uygun ve yazılı yapıldığını ve temlikin karşı tarafa 01/09/2010 tarihli e posta ile bildirildiğini, davalının temlik sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin itirazının dayanıksız olduğunu, davalı borçlunun icra takibine yaptığı yetki itirazının yerinde olmadığını, BK.nun 73.maddesine göre İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, zaman aşımı bulunmadığını, bu davanın konusunun başka bir vekalet ücretine ilişkin İzmir ... ATM.nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davadaki alacaktan farklı olduğunu bildirerek davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin adresinin Akyazı/Sakarya'da bulunduğunu, ödeme emrinin bu adrese tebliğ edildiğini, Sakarya İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, İzmir İcra Dairelerinin yetkisiz olduğunu, mahkeme olarakta Sakarya Asliye Ticaret mahkemesinin yetkili mahkeme olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunulmuş, alacağın zaman aşımına uğradığını, alacak iddiasının yerinde bulunmadığını, düzenlenen faturanın iade edildiğini, temlikinde usulsüz bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Delil olarak ücret sözleşmesi, temlikname, verilen avukatlık hizmetlerine ilişkin mahkeme ve icra dosya numaraları, fatura, davalı şirketin sicil kaydı dosyaya ibraz edilmiştir.

İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, alacaklının ... Danışmanlık AŞ borçlunun ... Otomotiv Yan ve Tic AŞ olup 14/01/2011 tarihinde faturaya dayalı olarak 445.959,00-TL asıl alacak, 13.415,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 459.375,21-TL alacağın tahsili için 14/01/2011 tarihinde girişilen icra takibine ilişkin olduğu, takibin dayanağı faturanın 01/09/2010 tarihli ...'tan temlik alınan ücret tutarı olarak 377.932,00-TL'ye 68.027,76-TL kdv ilavesiyle toplam 445.959,76-TL bedelli olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilince icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, zaman aşımı definde bulunulduğu, fatura içeriğinin kabul edilmediğinin avukat ...'un şirketlerinden alacağının olmadığının savunularak borca itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. Borca itirazın süresinde olduğu belirlenmiştir.

Davamız Av....'un davalıya verdiği avukatlık hizmetinin karşılığı davacıya temlik ettiği avukatlık ücret alacağıdır.

İzmir 2.ATM'nin 01/11/2011 tarihli ... esas ... karar sayılı kararıyla Akyazı İcra Dairesi'nin yetkili olduğu, takibin yetkisiz İzmir İcra Dairesinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz olunduğu, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 11/10/2012 tarihli ...esas ... karar sayılı kararı ile HMK 10 ve BK 73/1 maddesi uyarınca İzmir İcra Dairesinin yetkili olduğu gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma üzerine dava dosyası İzmir 2.ATM'nin ...esas sırasına kaydolunmuş, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 16/03/2012 tarihli kararı gereğince bu dava dosyasının diğer ATM'lere aktarılmasına karar verilmiş, dava İzmir 14. ATM'ne tevzi olunarak ... esas sırasına kaydolunmuştur. Yargılama sırasında HSYK kararı ile İzmir 14. ATM'nin faaliyetinin dondurularak dosyalarının İzmir 3. ATM'ne devri ile dava dosyası ... esas sırasını almıştır.

Dava konusu alacağa ilişkin ücret sözleşmelerinin incelenmesinden; davalı şirket ile ...+Savaşçın Danışmanlık Hizmetleri AŞ arasında 01/01/2005 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle geçerli olmak üzere sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmenin 4.maddesinde ... Şirketi tarafından açılmış ve ... aleyhine açılmış davalardaki hukuki hizmetlerin sözleşme kapsamında olduğu, sözleşmenin 3.maddesinde ücretin aylık ...500,00-$ + KDV olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Aynı taraflar arasında akdedilen 01/01/2007 tarihli ücret sözleşmesi değişikliği protokolü ile 01/01/2005 tarihli sözleşmenin 3.2 maddesinin 01/01/2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değiştirildiği ve "... tarafından veya ... aleyhine açılmış davalar ve takipler için ... T+S'ye ilgili yılda İstanbul barosu tarafından yayınlanan asgari ücret tarifesi üzerinden ücret ödeyecektir ücret davanın sonucuna bağlı olmaksızın ... tarafından yarısı peşin diğer yarısı ise dava sonuçlandıktan sonra ödenecektir, mahkemece lehe takdir edilen vekalet ücretleri avukatlık yasası gereği işi takip eden avukata ait olacaktır" hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu sözleşmeler kapsamında Av. ... tarafından davalı ... Otomotiv Yan ve Tic AŞ'ye avukatlık hizmeti verildiği anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan temlik sözleşmesiyle Av....'un ... Otomotiv Yan San ve Tic AŞ'den olan 2003-2004-2005-2006-2007-2008-2009 yıllarına ilişkin toplam 377.932,00-TL vekalet ücreti alacağının tüm hak ve ferileri ile birlikte ... Danışmanlık AŞ'ne temlik edildiği belirlenmiştir. Temlik alan ... Danışmanlık AŞ tarafından davalıya 01/09/2010 tarihinde 1947 seri nolu temlik alınan 337.932,00-TL alacağa 68.027,76-TL KDV'nin ilavesiyle toplam 445.959,76-TL tutarında fatura kesildiği anlaşılmıştır.

Davacının temlik aldığı avukatlık ücretine ilişkin dosya numaralarını içeren liste sunulmuş, listede yer alan dava dosyalarına ilişkin dava dilekçesi ve kararlar ilgili mahkemeden getirtilerek incelenmiştir.

Davacı ... tarafından ... Otomotiv Yan San ve Tic AŞ aleyhine İzmir ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibine konu ettiği 22.343,60-TL avukatlık ücreti ile ilgili borca itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının İzmir ...ATM'nin ... esas sırasına kayıt olunduğu, bu dosyanın en son İzmir 12 ATM'nin ... esas sırasını aldığı, Avukat ...'un yine avukatlık ücreti ile ilgili aynı şirket aleyhine açtığı ...ATM'nin...esas, İzmir 1ATM'nin ...esas, İzmir 1ATM'nin ... esas, İzmir 11 SHM'nin...esas sayılı dosyaları için birleşen dosya olan 12 ATM'nin ... esas sayılı dosyasından 21/05/2013 tarihinde karar verildiği, verilen kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 16/11/2015 tarihli ... esas ... karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddi ile söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Temlike konu avukatlık ücretinin hesabı konusunda bilirkişi ... görevlendirilmiş, bilirkişi rapor ve ek raporlarını sunmuştur. Bilirkişi 10/06/2019 tarihli ikinci ek raporunda; taraflar arasındaki 01/01/2005 ve 01/01/2007 tarihli sözleşmeleri dikkate alarak sözleşmelerin geçerli olduğu dönemlerdeki dosyaları belirleyerek 01/01/2007 tarihli ücret sözleşmesi değişikliği protokolündeki İstanbul barosu tarifesini esas alarak İstanbul 12 ATM'nin ... esas sayılı dava dosyasının konusu olan avukatlık ücreti dışında Av.... tarafından temlike konu dönem için verilen avukatlık hizmeti karşılığında hak kazanılan avukatlık ücretinin brüt 365.124,95-TL olduğunu, bundan %20 oranında 73.024,99-TL stopajın indirilmesiyle kalan 292.099,96-TL tutarı %18 oranında 65.722,49-TL kdv ilavesiyle net 357.822,45-TL olduğunu ortaya koymuştur. Bu rapor dosyadaki delillere ve mevzuata uygun bulunmakla mahkememizce verilen bozulan hükme esas alınmıştır.

Mahkememizin 22/11/2019 tarihli ... esas ... karar sayılı kararı ile; "toplanan tüm deliller karşısında; davalı şirket ile ...+Savaşçın Danışmanlık Hizmetleri AŞ arasında 01/01/2005 tarihli ücret sözleşmesi akdedildiği, daha sonra 01/01/2007 tarihli ücret sözleşmesi değişikliği başlıklı protokol ile 01/01/2005 tarihli sözleşmenin 3.2 maddesinde değişiklik yapıldığı, söz konusu sözleşmeler nedeniyle Av.... tarafından davalı şirkete avukatlık hizmeti verildiği, Av.... tarafından alacağın temliki sözleşmesinde bildirilen 2003-2004-2005-2006-2007-2008-2009 yıllarına ilişkin davalı şirketten olan avukatlık ücret alacağına ilişkin 377.932,00-TL ve ferilerinin davacı şirkete temlik edildiği ... vekalet sözleşmesine dayanan ilişkilerde zaman aşımının EBK 126/4 maddesine göre 5 yıl olduğu, vekalet ücret alacağında da bu sürenin geçerli olduğu, bu sürenin müvekkili ile vekil arasındaki vekalet ilişkisinin sona ermesiyle başlayacağı, davalının borca itiraz dilekçesinde Av.... ile vekalet ilişkisinin 19/06/2009 tarihinde sona erdiğinin beyan edildiği, bu tarihten takip tarihi olan 14/01/2011 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği dolayısıyla zaman aşımı definin yerinde olmadığı ... Av.... ile davacı arasındaki temlik sözleşmesinin yasal şartları taşıdığı, Av....'un temlik sözleşmesinde belirtilen dönem için bilirkişi tarafından hesaplanan avukatlık ücret alacağının net 357.822,45-TL olduğu, temlik sözleşmesi uyarınca davacı şirketin bu tutarı davalıdan talepte haklı olduğu kanaatine varılmakla ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiziyle 357.822,45-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 22/11/2019 tarih ve ... Esas 2019/1108 sayılı kararı davalı tarafça temyiz olunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/... maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, dava dışı avukat ... ile davalı şirket arasında imzalanan ücret sözleşmeleri gereği talep edilebilecek vekalet ücretlerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişinin sunduğu kök rapor ve ek raporlar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de davacı ile dava dışı avukat arasında imzalanan temlik sözleşmesinde 2003 ile 2009 yılları arasında her bir yıla ilişkin temlik edilen vekalet ücreti ayrı ayrı belirlenmiş ve davacı şirket de, dava dilekçesi ekinde, alacağı temlik aldığı avukat ...'un davalı şirket lehine takip ettiği dava dosyalarını ve her bir dosya yönünden talep edilen vekalet ücretlerini belirlediği tabloları dosyaya sunmuş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının her bir yıla ve her bir dava dosyasına ilişkin talepleri dikkate alınmaksızın, bir kısım dosyalar için hesaplama yapılırken davacının o dosyaya ilişkin vekalet ücreti talebini aşar şekilde hesaplama yapılması ve böylece taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde talep aşılmak suretiyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. Dava dışı avukat ile davalı şirket arasında imzalanan ve ücrete ilişkin değişiklik yapan 0...0...2007 tarihli protokolün, 0...0...2007 tarihinden itibaren geçerli olacağı kararlaştırıldığı halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 0...0...2007 tarihinden önce açılıp, 0...0...2007 tarihinden sonra sonuçlanan davalar bakımından da İstanbul Barosu tarafından yayınlanan asgari ücret tarifesi üzerinden ücret hesaplanmış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davacının alacağına ilişkin taleple bağlılık kuralı göz önüne alınarak ve 0...0...2007 tarihli ücret değişikliğine ilişkin protokolün, 0...0...2007 tarihinden sonra açılan davalar bakımından uygulanması gerektiği dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararı doğrultusunda bilirkişiden rapor alınmasına karar verilerek, bilirkişi olarak ... görevlendirilmiştir.

Bilirkişi ... 30/03/2022 tarihli raporunda; Yargıtay kararı dikkate alınarak sözleşme vekalet ücretleri talebi aşan dosyalar dosyalar için taleple bağlı kalınarak hesaplama yapıldığı, 2007 yılından önce açılan ve daha sonra sona eren dosyaların tespit edilerek hesaplamaya alınmadığı buna göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 12...819,96-TL asıl alacak talep edebileceğini ortaya koymuştur. Davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilerek, taraf yerine geçilerek sözleşmenin yorumlanamayacağını, tek taraflı yorum yapıldığını, tarafların aylık tutulmasını istedikleri hususları sözleşmeye açıkça ekleyebileceklerini, bozulan karara dayanak alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu ileri sürülmüştür. Davalı vekilince sözleşmenin butlan sebebiyle geçersizliği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi rapordaki aleyhe hususların kabul edilmediği bildirilmiştir.

Davacı vekilinin itirazları dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 07/07/2022 tarihli ek raporunda; kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığını, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 12...819,96-TL talep edebileceğini bildirmiştir. Bilirkişi raporu Yargıtay bozma kararına ve dosya kapsamına uygun bulunmakla uyulmasına karar verilmiştir.

Bilirkişinin hesapladığı 12...819,96-TL içerisinde KDV'nin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkememizce bu tutara %18 oranında 2...927,59-TL KDV'nin eklenmesiyle davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 143.747,55-TL olduğu hesaplanmıştır.

Davalı tarafça butlan nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu savunulmuş ise de, sözleşmenin tarafların özgür iradeleri ile yapıldığı geçerli olduğu ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.

Davacı tarafça taraf iradeleri yerine geçerek sözleşmenin yorumlanamayacağı, tek taraflı yorum yapıldığı ileri sürülmüş ise de, mahkemenin uyuşmazlıkta sözleşmenin yorumlanması ve tarafların gerçek iradesini tespit ile yükümlü olduğu, Yargıtay bozma kararında da bu yönüyle değerlendirme yapıldığı, mahkememizce de tarafların gerçek iradelerinin tespiti bakımından yorum yapılmakla birlikte uyulan Yargıtay kararı gereğince hesaplama yaptırıldığı ve davacının itirazlarının bu yönüyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Mahkememizin 04/11/2022 tarihli ...esas .... karar sayılı kararı ile; ''Toplanan tüm deliller karşısında; davalı şirket ile .....Danışmanlık Hizmetleri AŞ arasında 01/01/2005 tarihli ücret sözleşmesi akdedildiği, daha sonra 01/01/2007 tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen ücret sözleşmesi değişikliği başlıklı protokol ile 01/01/2005 tarihli sözleşmenin 3.2 maddesinde değişiklik yapıldığı, söz konusu sözleşmeler nedeniyle Av.... tarafından davalı şirkete avukatlık hizmeti verildiği, Av. ... tarafından alacağın temliki sözleşmesinde bildirilen 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - 2009 yıllarına ilişkin davalı şirketten olan avukatlık ücret alacağına ilişkin 377.932,00-TL ve ferilerinin davacı şirkete temlik edildiği, vekalet sözleşmesine dayanan ilişkilerde zaman aşımının EBK 126/4 maddesine göre 5 yıl olduğu, vekalet ücret alacağında da bu sürenin geçerli olduğu, bu sürenin müvekkili ile vekil arasındaki vekalet ilişkisinin sona ermesiyle başlayacağı, davalının borca itiraz dilekçesinde Av. ... ile vekalet ilişkisinin 19/06/2009 tarihinde sona erdiğinin beyan edildiği, bu tarihten takip tarihi olan 14/01/2011 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği dolayısıyla zaman aşımı definin yerinde olmadığı, Av. ... ile davacı arasındaki temlik sözleşmesinin yasal şartları taşıdığı, Av. ...'un temlik sözleşmesinde belirtilen yıllara ilişkin temlik ettiği, alacak miktarını aşmamak (talebin aşılmaması) ve 01/01/2007 tarihinden sonraki ücret değişikliğinin bu tarihten sonra açılan davalara uygulanacağı kabulü ile bilirkişi tarafından hesaplanan Av. ...'un davalıdan olan asıl alacağının 12...819,96-TL olduğu, buna % 18 KDV ilavesiyle 143.747,55-TL olarak hesaplandığı, davacının temlik aldığı alacağın 143.747,55-TL'sini davalıdan talepte haklı olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinde davalının bu miktar alacak yönünden itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla...'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi'nin 2011/198 esas sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiziyle 143.747,55-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 04/11/2022 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı davacı tarafça temyiz olunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; ''...Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozma ilamında açıkça 0...0...2007 tarihinden önce açılıp, 0...0...2007 tarihinden sonra sonuçlanan davalar bakımından İstanbul Barosu tarafından yayınlanan Asgari Ücret Tarifesi üzerinden ücret hesaplanmasının yanlış olduğu (önceki sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği), 0...0...2007 tarihinden önce açılan davalar bakımından bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla, bu ibareden 0...0...2007 tarihinden önce açılan davalar bakımından taraflar arasında daha önce imzalanan 0...0...2005 tarihli sözleşme hükümleri uygulanarak alacağın hesaplanması gerektiği hususunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişle olmadığı gibi, az yukarıda belirtildiği üzere 0...0...2007 tarihinden önce açılan davalar bakımından 0...0...2005 tarihli sözleşmede yer alan ücret hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken 0...0...2007 tarihinden önce açılan davalara yönelik vekalet ücretlerinin hesaplamadan çıkartılması da usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.'' gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararı doğrultusunda daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi ... 13/11/2024 tarihli raporunda; taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri çerçevesinde 0...0...2007 tarihinden önce açılan davalar, taraflar arasında daha önce imzalanan 0...0...2005 tarihli sözleşme gereği aylık ücret kapsamında olup, ayrıca bir ücret tahakkuk etmediğinden, daha önceki raporunda değişiklik olmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 12...819,96-TL asıl alacak talep edebileceği belirtilmiştir.

Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, gelinen aşama itibari ile ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri içeriklerine göre yapılan incelemeler yeterli bulunduğundan ve dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporu, dosya kapsamına denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve rapor aldırılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından 26.12.2024 tarihli dilekçe ile davanın ıslah edildiği, davacı tarafça davadaki taleplerinin icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi olduğu, ancak avukatın hak kazanacağı karşı yan vekalet ücreti yönünden 79.617,88-TL karşı yan vekalet ücretinin de hesaplamaya katılarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan tüm deliller karşısında, dava dışı Av. ... tarafından davalı şirkete avukatlık hizmeti verildiği, Av. ... tarafından davalı şirketten olan avukatlık ücret alacağına ilişkin 377.932,00-TL ve ferilerinin davacı şirkete temlik edildiği, vekalet sözleşmesine dayanan ilişkilerde zaman aşımının EBK 126/4 maddesine göre 5 yıl olduğu, davalının borca itiraz dilekçesinde Av. ... ile vekalet ilişkisinin 19/06/2009 tarihinde sona erdiğinin beyan edildiği, bu tarihten takip tarihi olan 14/01/2011 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği dolayısıyla zaman aşımı definin yerinde olmadığı, Av. ... ile davacı arasındaki temlik sözleşmesinin yasal şartları taşıdığı, Av. ...'un temlik sözleşmesinde belirtilen yıllara ilişkin temlik ettiği, alacak miktarını aşmamak (talebin aşılmaması) ve 01/01/2007 tarihinden sonraki ücret değişikliğinin bu tarihten sonra açılan davalara uygulanacağı kabulü ile bilirkişi tarafından hesaplanan Av. ...'un davalıdan olan asıl alacağının 12...819,96-TL olduğu, buna % 18 KDV ilavesiyle 143.747,55-TL olarak hesaplandığı, davacının temlik aldığı alacağın 143.747,55-TL'sini davalıdan talepte haklı olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/198 esas sayılı takibinde davalının bu miktar alacak yönünden itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla. Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptali ile; icra takibinin 12...819,96-TL + % 18 KDV 2...927,59-TL olmak üzere toplam 143.747,55-TL asıl alacak tutarına işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına daha önceden de olduğu gibi yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça, avukatın haksız olarak azledildiği için karşı yan vekalet ücretlerinden mahrum kaldığı ileri sürülerek karşı yan vekalet ücretleri yönünden davayı ıslah ederek 79.617,88-TL karşı yan vekalet ücretinin de hesaplamaya katılarak hüküm kurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, davacı tarafça davanın ıslah edildiği, ancak ıslahın davayı Alacak ya da Tazminat davası olarak değiştirme yönünde değil de, karşı yan vekalet ücretlerinin de hesaplamaya katılarak hüküm kurulmasına ilişkin ıslah edildiği anlaşılmıştır. Davamız İtirazın İptali davası olup, itirazın iptali talebinin dışında kalan ve itirazın iptaline konu olmayan karşı yan vekalet ücretlerinin hesaplanarak hüküm kurulmasının mahkememizden istenemeyeceği, mahkememizce dava konusu edilmeyen ve ıslah dilekçesine konu edilen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Mahkememiz nihai kararında her ne kadar İstinaf Yargı yolu açık olduğu belirtilmiş ise de, daha önce temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olup, kısa kararda sehven istinaf yargı yolu belirtildiğinden, gerekçeli kararda hüküm kısmı temyiz yolu açık olmak üzere düzeltilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine itirazının KISMEN İPTALİ ile; İcra takibinin 12...819,96-TL + % 18 KDV 2...927,59-TL olmak üzere toplam 143.747,55-TL asıl alacak tutarına işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

-Islah dilekçesine konu edilen kısım yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 9.819,39-TL harçtan peşin alınan 4.524,95-TL harç ile takip nedeni ile alınan 2.296,80-TL harç tutarları toplamı 6.821,75-TL 'nin düşümü ile bakiye 2.997,64-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

3-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 50.500,43-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafça aşağıda dökümü yazılı toplam 9.437,35-TL yargılama giderinden kabul - red oranına göre ( %31,29 ) 2.952,95-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Davalı tarafça yapılan 120,00-TL yargılama giderinin 82,45-TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2025

Başkan ...

✍e-imzalı

Üye ...✍e-imzalı

Üye ...

✍e-imzalı

Katip...

✍e-imzalı

Davacı tarafından yapılan

Yargılama giderleri dökümü:

18,40-TL başvurma ha

4.524,95-TL peşin harç,

4.450,00-TL bilirkişi gideri,

277,50-TL posta gideri,

435,00-TL tebligat gideri,

9.437,35-TL TOPLAM

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/217, K. 2025/367, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-217-e-2025-367-k-33eafc042589