İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/196 E. 2026/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/196
Karar No
2026/34
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/196 Esas KARAR NO : 2026/34 DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacının ---- yılından bu yana uluslararası sağlık turizminde faaliyet gösterdiği, ----- binasında faaliyet göstermeye başlayan ------ vizyonuyla estetik odaklı sağlık hizmetleri sunmaktadır. ----olduğunu,----üzerinden de faaliyet sürdürdüğünü, ayrıca ---- sahibi olduğunu,--- nezdinde tescilli pekçok seri markalarının olduğunu, aynı zamanda markalarını ------ uluslararası tescilinin de yapılmış olduğunu, markalarını gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında tescilli olarak uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, davalının davacı şirketin uzun yıllardır sürdürdüğü nizasız ve fasılasız kullanımlar ile yaptığı yatırımlar, koyduğu emek ve sermaye sayesinde tüketici nezdinde tanınmış hale getirdiği --- ibareli seri Markalarına ayniyet derecesinde benzer---markasal kullanımlarda bulunarak davacı şirkete ait ---- unsurlu seri markalara karşı tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun tespit edildiğini, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; ----- işletme sahibi ------- tarafından ---- Müvekkil Şirket adına ---- nezdinde tescilli ----- markasının kullanımlarından dolayı davacı şirketin 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) kapsamındaki haklarının ihlalinin tespiti ile tecavüzün men'i, ref'i ve gerek açık adreslerde gerekse internet aracılığıyla yapılan kullanımların tedbiren engellenmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalının marka ve patent haklarına tecavüz ettikleri gerekçesiyle açtıkları bu dava, yasal dayanaklardan yoksun haksız ve mesnetsiz bir dava olduğunu, davalının henüz hayata yeni atılan genç girişimciler olduğunu, kendi işlerini yapmak için kullandıkları logonun ve ismin davacı tarafın logo ve markasıyla uzaktan yakından bir ilgisi ya da benzerliği bulunmadığını, özellikle kullanılan isim ----- yaygınca kullanılan bir kadın ismidir. Parlayan göz anlamına geldiğini, ----- henüz fiilen faaliyete geçmiş bir işletme olmadığını, ticaret siciline tescili yapılmadığını, Kullanılan harf karakterlerinin ve logonun davacı tarafın kullandığı isimle ve logo ile hiçbir benzerliği olmadığını, Yanıltıcı görüntü veya ibareler olmadığını, piyasaya sürülmüş bir ürün yoktur. İnternet sitelerinde bir paylaşım olmadığını, davacı tarafın hak ihlaline ilişkin iddialarının somut bir dayanağı olmadığını, Bu iddialar tarafımızca kabul edilemeyeceğini, bu davanın davacı tarafın piyasada tekel oluşturma çabasının bir sonucu olduğu kanaatinde olduklarını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, karar verilmesine, Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, ; davalılarca kullanıldığı iddia edilen ---- ibaresinin davacının ---esas unsurlu markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği konusuna ilişkin davadır. Mahkememizde aldırılan ------tarihli bilirkişi raporunda; Davalıların kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olmadığı ve TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil etmediği şeklinde rapor sundukları görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının kullanımları ile Davacının ---- unsurlu markaları------ hizmetlere yönelik olsa da, aralarında işitsel olarak kısmi benzerlik bulunmakla beraber bütünsel intiba bakımından bakımdan benzerlik/ayniyet bulunmadığı, halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma imalinin bulunmadığı, bu kapsamda SMK md. 29 ve md. 7/2-b şartlarının somut olayda mevcut olmadığı, Davalıların kullanımları ile Davacının “elit” esas unsurlu markaları ------- Sınıftaki hizmetlere yönelik olsa da, aralarında işitsel olarak kısmi benzerlik bulunmakla beraber bütünsel intiba bakımından bakımdan benzerlik/ayniyet bulunmadığı, halk tarafından tesi timali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığından Davalıların kullanımlarının Davacı aleyhine haksız rekabete sebebiyet vermediği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ---- unsurlu birçok markanın tescilli sahibi olduğu, davalılarca kullanıldığı iddia edilen------- ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, meni ve refi ile haksız rekabetin tespiti meni ve refini talep ettiği, davalı vekillerince cevap dilekçesi ile ----- ibaresi ile herhangi bir kullanımın mevcut olmadığı ayrıca davacı markalarına benzer olmadığını beyan ettiği, aldırılan ----- bilirkişi raporunda taraf kullanımlarının benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan içerisinde sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetince düzenlenen ---- tarihli bilirkişi raporunda taraf markaları arasında benzerlik olmadığının belirtildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davalı vekilince herhangi bir ticari faaliyetlerinin olmadığı belirtilmiş ise de bilişim incelemesinde ------- isimli tanıtımların yapıldığı, yine hem davacı hemde davalının sağlık ve güzellik sektöründe benzer alanda faaliyette bulunduğu, markalar arasında işitsel olarak benzerlik olduğu fakat hem anlamsal olarak hemde markaların kullanım şekli ve ibarelerin kullanıldığı görseller ile birlikte bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik olmadığı, yine taraflarca sağlık alanında faaliyette bulunulduğu dikkate alınıldığında bu alandaki tüketicilerin daha bilinçli tüketici olduğu, belli bir araştırma ve belli bir zaman sonra karar verme süreçlerine girdiği bununda markalar arasındaki iltibas ihtimalini ortadan kaldırdığı, her iki bilirkişi raporunda da karıştırılma ihtimali olmadığı yönünde görüş bildirildiği de dikkate alındığında SMK 7 ve 29. Maddeleri uyarınca tecavüz, TTK 55. Maddesi uyarınca haksız rekabet oluşmadığı kanaatine ulaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM:Davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 10/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/196, K. 2026/34, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-196-e-2026-34-k-15be14548f62