İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/196 E. 2026/123 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/196
Karar No
2026/123
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/196 Esas KARAR NO : 2026/123 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ------- ile müvekkili ---------Ş. arasından imzalanan Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi ve Business Card Üyelik Sözleşmesi gereğince davalıya kredi kartı ve kredi tahsis edildiğini, Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi ve Business Card kullanımından doğan borçların verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle davalıya ------- Noterliğinin 25.11.2022 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalının, kredi hesaplarının kat edilmesine ilişkin ihtarnameye süresinde itiraz etmediği gibi borcunu da süresinde ödemediğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle davalı -borçlu hakkında Gayri Nakdi Çek Sözleşmesinden ve Business Card Sözleşmesinden doğan borcu için --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, rutin dosya incelemesi sırasında davalı - borçlunun borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı aleyhine yapılan icra takibinin, Banka kayıtları ve hesap kesim ihtarlarına dayalı olarak yapıldığını, hesap kesim ihtarının davalıya tebliğ edilmiş sayıldığından davalının temerrüde düşürüldüğünü, davalının aleyhine yapılan icra takibine yapmış olduğu, borca itirazlarının yerinde olmayıp, tamamen kötü niyetli borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu belirterek borca, faize ve tüm ferilerine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın konusunun icra dosyasına yapılan itirazda da ifade edildiği gibi, davalı müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, davacının hiçbir hukuki bilgi ya da belgeye dayanmaksızın davalı müvekkili aleyhine, Gayri Nakdi Çek Sözleşmesinden ve Business Card Sözleşmesi'nden doğduğu iddia edilen kredi kartı borcu olduğu, üstelik bahsi geçen sözde borca ilişkin olarak müvekkiline noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini ve fakat itiraz edilmediği iddiasıyla icra takibi başlattığını, davacının iddia ettiği gibi bir noter ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, aksini iddia eden davacının ispata esas tebliğ şerhini dosyaya sunmasının gerekmekte olduğunu, kaldı ki sözde ihtarname sonrası başlatılan icra takibinde de ne bir hesap ekstresi ne de borcun varlığını ortaya koyan başkaca evrakın dayanak belge olarak sunulmadığını, ayrıca ortada her iki tarafın mutabık kaldığı ve hüküm altına aldığı sözleşme/anlaşma, fiş, fatura ve benzeri mal ve/veya hizmet alımına ilişkin evrak, adi yahut kambiyo senedi vs. bulunmadığını, her ne kadar takip dayanağı, icra takibi başlatmak için zorunlu değilse de itirazları üzerine sayın mahkemece yürütülecek huzurdaki davada alacağın davacı tarafından ispatının gerekmekte olduğunu, davacının huzurdaki itirazın iptali davasını Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame etmesinin de hukuka aykırı olduğunu söz konusu uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici niteliğini haiz olan davalı müvekkili hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, zira Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre, tüketici işlemini Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak tanımlandığını, somut olayda da müvekkilinin kredi kartı borcu olduğu iddiası ile icra takibinin başlatıldığını, bahsi geçen kredi kartı sözleşmesine ve sözde borç iddiasına itirazları saklı kalmak kaydıyla, görevsizlik kararı verilmesinin gerekmekte olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, davalı müvekkilinin takibe itirazının kötü niyetli olduğu yönündeki iddialarının kabul edilemez olduğunu, esasen ortada hiçbir borç olmamakla birlikte bir an için böyle bir borcun varlığı kabul edilse dahi takipteki usuli eksikliklerin yanı sıra takip dayanağı belgenin aslının, Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi, hesap ekstresinin, anılan Kredi Kartı Sözleşmesi yahut borç miktarını açık ve net bir biçimde ortaya koyabilecek başkaca evrakın dosyada bulunmaması gibi nedenlerle yapılan itirazda hiçbir kötü niyet ve menfi saikin güdülmediğini, aksine davacının kötü niyetle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek fazlaya işkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle başlatılan haksız ve hukuka aykırı takibin iptaline, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. -------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi ve Gayri Nakdi Çek Sözleşmesine dayalı olarak ---------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış; 7.583,83 TL asıl alacak ve 722,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.305,84 TL alacağın; --------- numaralı tazmin olmuş çek kredisinden kaynaklanmış; 4.906,35 TL asıl alacak ve 616,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.522,90 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda davanın, İİK'nun 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalıya gayrinakdi çek sözleşmesi ve busıınees card üyelik sözleşmesi kapsamında kredi kullandırdığı, davacı bankanın davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında gayrinakdi çek sözleşmesi ve busıınees card üyelik sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacı bankanın takip anında alacağın miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 26/01/2025 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; davacı ---------Ş. ile davalı ---------- arasında akdedilen, Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi ve Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi uyarınca;-------- dava konusu ticari kredi kartı ile gayri nakdi çek kredisinin kullandırıldığı, davacı ---------Ş.'nin, davalı ---------, --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---------esas sayılı, 09.12.2022 takip tarihi itibariyle, --------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış; 7.583,83 TL asıl alacak ve 722,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.305,84 TL alacağının olduğu,------- numaralı tazmin olmuş çek kredisinden kaynaklanmış; 4.906,35 TL asıl alacak ve 616,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.522,90 TL alacağının olduğu, davacı -------- Ş. tarafından, davalı - borçlu --------, davalı --------- verilen ve halen davalının uhdesinde bulunan alacaklı bankaya dönmemiş çeklerle ilgili olarak, --------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin -------- esas sayılı dosyasından, 57.600 TL gayri nakdi çek kredisi riskinin (bedelinin), icra dosyasına veya ----------Ş. nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi talep edilmişse de, günümüz tarihi itibariyle söz konusu çeklerin basım tarihinden itibaren 5 yılın geçmesi sebebiyle çeklerin garanti bedelleri ödemesi yönünden zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davalının davacı banka nezdinde gayri nakdi çek riski kalmadığı, bu nedenle davacının depo talebinin yerinde olmadığı, --------- numaralı ticari kredi kartı ve --------- numaralı tazmin olmuş çek kredisinden kaynaklanmış; 12.490,18 TL asıl alacak ve 1.338,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.828,74 TL alacağının olduğu, davacının icra ödeme emrinde yazılı alacak talebinin; 12.490,18 TL asıl alacak ve 1.338,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.828,74 TL olduğu, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan 1.338,56 TL faiz alacağı ile davacının icra ödeme emrinde yazılı 2.084,18 TL faiz talebi arasındaki 745,62 TL aleyhte farkın; raporun 5/b. maddesinde açıklandığı üzere “Kurumsal kredi kartı borçlarına, 5464 sayılı Kanun'un 26/3 maddesi gereğince uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranları, -------- Bankası'nın --------- tebliği gereği, --------- Bankası tarafından belirlenen azami faiz oranlarını geçememekte” olduğu halde davacının davalının kredi kartı borcu için yıllık %73.44 sözleşme temerrüt faiz oranından temerrüt faizi işletmesinden ve talep etmesinden kaynaklandığı, davacının davalının --------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış borcu için Sözleşmesi ile belirlenen yıllık %73,44 temerrüt faiz oranı talebinin yerinde olmadığı, davacının hesaplanan alacağının, taraflar arasında imzalanan Ticari Kart, Business Kart Üyelik Sözleşmesi ve Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi'nin kapsamına uygun olduğu ve Ticari Kart, Business Kart Üyelik Sözleşmesi ve Gayri Nakdi Çek Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri uyarınca Banka kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle tespit edildiği, tahsilde tekerrür olmamak, Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi gereğince takip tarihinden sonra yapılabilecek tahsilatlar, öncelikle faiz, masraf ve ferilerine mahsup edilmek ve kaydıyla, takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, --------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış; 7.583,83 TL asıl alacak tutarına yıllık %19,92 ve kredi kartı borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen --------- Bankası'nın üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı --------Ş.'nin ticari kredi kartı borçlarına uyguladığı gecikme faiz oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle; ticari kredi kartından kaynaklanmış borçla ilgili takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, --------- numaralı tazmin olmuş çek kredisinden kaynaklanmış; 4.906,35 TL asıl alacak tutarına yıllık %73,44 gecikme faiz oranından temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle; tazmin olmuş çek kredisinden kaynaklanmış borçla ilgili takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Kredi sözleşmesi hükümleri gereğince taksit süresinde ödenmeyince sözleşme gereği kalan taksitlerinin tamamının muaccel hale geleceği, muaccel hale gelen bu taksitler toplamına kat ihtarının tebliği ile oluşacak temerrüt tarihine kadar o bankanın bu tür kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden akdi faiz hesaplanıp temerrüt tarihi itibariyle her iki miktarın toplanması ile asıl alacağın bulunacağı, bu asıl alacağa takip tarihine kadar akdi faiz oranının yüzde ellisini geçmeyecek şekilde temerrüt faizi uygulanarak takip tarihindeki alacağın belirlenebileceği, Bankaların bu tür takiplerde yukarıdaki hesaplama şekline göre talepte bulunabileceği, bunu aşan taleplerin reddi gerektiği, bunun altında kalan talepler yönünden ise talep ile bağlılık ilkesi gereğince değerlendirilmesi yapılması gerektiği; Bu husus nazara alınarak mahkememizce inceleme yapılmış olup; Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalının bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilir, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; davalının kredi kullanan olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş; hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalının temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve BSMV'sinin uygulandığı; bu şekilde takibin kredi kartı yönünden; 7.583,83 TL asıl alacak, 722,01 TL işlemiş faiz, çek yönünden; 4.906,35 TL asıl alacak, 616,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 13.828,74 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının -------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ---------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin kredi kartı yönünden; 7.583,83 TL asıl alacak, 722,01 TL işlemiş faiz, çek yönünden; 4.906,35 TL asıl alacak, 616,55 TL işlemiş faiz olmak üzere takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına, 3-Şartları oluşmayan depo talebinin reddine, 4-Fazlaya dair taleplerin reddine, 5-Asıl alacak olan 12.490,18 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 944,64 TL harcın peşin alınan 1.232,56 TL harçtan mahsubu ile bakiye 287,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 597,80 TL'sinin davalıdan; bakiye 2.522,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve mahsup edilen 944,64 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.372,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 319,00 TL olmak üzere toplam 7.319,00 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 1.402,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 13.828,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kabul yönüyle kesin, reddedilen miktar yönüyle kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.11/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/196, K. 2026/123, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-196-e-2026-123-k-171f144c3b7e