İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/175 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/175
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/175 Esas KARAR NO: 2026/257 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/03/2024 KARAR TARİHİ: 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ------ tarihinde imzalanan ----- kapsamında; davalıya depolama, depolanan eşyalara elleçme, paketleme vb lojistik hizmetleri verdiğini, verilen hizmetler karşılığında her ay sonu itibariyle hizmet faturaları düzenlendiğini ve bu hizmet faturalarının davalıya gönderildiğini, davalının --------dahil hizmet faturalarına karşılık gelen borcunu ödediğini, ancak ---Ayında verilen hizmetler kaşılığı düzenlenen fatura bedelleri --- alacağı ödemediğini, bunun üzerine ----- Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe karşı " ödeme emrine konu edildiği şekilde bir borcu bulunmadığı " gerekçesi ile itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine de ------ tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının borca itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptaline karar verilmesinin gerektiğini, taraflar arasında bulunan mevcut sözleşme kapsamında, davacının verilen hizmetler karşılığı faturaları her ay sonunda davalıya gönderdiğini, davalının teslim aldığını ve itiraz etmeksizin defter kayıtlarına işlediğini, davalının davacıyı borçlandırmaya yönelik çabası ve iddiasının gerçek olmadığını, bu sebeple fatura düzenlemesi ve davacıyı borçlandırmaya çalışmasının VUK'a aykırı olduğunu, yapılan bir iş veya satılan bir emtianın olmadığını, davalının emtia kayboldu iddiasının faturaya konu olamayacağını, bu nedenle, ----- bedelli davalı lehine alacak kaydının oluşmadığını,tüm bu sebeplerle davalının----dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının İptalini, takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalından tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, sektörünün önde gelen firmalarından olduğunu, kurumsal bir firma olmanın gerektirdiği şekilde, ilke ve prensiplerine bağlı olan profesyonel bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin,------- kıtası olmak üzere ---- aşkın hizmet veren dünyanın --------- şirketlerinden biri olduğunu, tüm dünyada 10 milyon m² depolama alanı ve 50 bine yakın çalışanının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ilgili şirketin -----işlerini operasyonel şekilde yürüten tüzel kişilik olduğunu, müvekkili şirketin sektördeki başarısını; profesyonel ekibine, yüksek standartlardaki çalışmalarına, ilke ve prensiplerine bağlı olmasına ve mevzuattan doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesine borçlu olduğun, müvekkili şirket ile davacı ------ imzalandığını, müvekkili şirketin müşterilerine ait ürünlerin gümrükten antrepoya çekilip, antrepo hizmeti sonrası vergilerinin ödenerek millileştirilmesi sonrasında depolanması hususlarında anlaşmanın sağlandığını, davacı-------, taraflar arasında imzalanan sözleşme mucibince, müvekkil, müşterilerine ait gümrükten çekilerek millileştirilen ürünleri, paletli halde teslim alarak paletli şekilde muhafaza etmek, paletli şekilde sevkiyata hazırlamak ve yine paletli şekilde araçlara yüklenerek sevkiyatını sağlamak gibi çeşitli hizmetleri vermekte olduğunu, ürünlerin ----- gelmesi sonrası gümrük işlemleri tamamlanarak ürünlerin paletli halde dava dışı antrepo hizmeti veren ---- isimli firmaya teslim edildiğini, bir müddet antrepoda bekletilen ürünlerin vergileri ödenerek millileştirilmesi sonrası---- hizmeti alınan davacı ---- yine paletli şekilde teslim edildiğini, bu deponun operasyonel süreçlerdeki adının ---- olduğunu, davacı------teslimi gerçekleştirilen airfry, fritöz gibi küçük ev aletleri kategorisindeki ürünlerde 208 adet eksik olduğunun görüldüğünü, bu eksik ürünlere ilişkin müvekkili müşterisi dava dışı -------- firmasının kayıp ürün bedeline ilişkin fatura tanzim ettiğini ve bu bedelin müvekkilince karşılanarak ürünleri kaybeden ------- firmasına rücu edildiğini, eksik çıkan ürünlerin mahiyeti ve miktarı göz önüne alındığında, kaybın miktarının 13-14 paleti bulmakta olduğunu, bu nedenle 33 palet yükleme yapılabilen 1 aracın neredeyse yarısının ------ firmasına gönderilmediğini ve bunun hiç de fark edilmediğinin hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil etmekte olduğunu, dava dışı antrepo hizmeti veren ------ arasında da organik bağın bulunmakta olduğunu, kayıp ürün sorumluluğunun birbirlerine yüklemelerinin de anlamsız olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı , davanın reddini, davacının %40tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava ,davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, davacı deposunda davalının müşterisine ait ürünlerin kaybolduğu iddiası ile davalının düzenlemiş olduğu ve davacı yanca iade edilen fatura kapsamında takas-mahsup defi itirazının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı tanıkları kayıp olduğu iddia edilen ürünlerin teslim edilmediğini beyan etmişlerdir. Tanık olarak dinletilen ve davacı ile irtibatlı olduğu iddia edilen ayaz depo çalışanı verdiği ifadesinde kayıp olduğu iddia edilen 208 adet ürünün ayaz depoya hiçbir zaman teslim edilmediğini belirtmişlerdir. Davalı tanıkları ise batu antrepoda sayım yaptıklarını eksik olmadığını, detaylı çalışma yapacaklarını ancak 1 gün sonra bu deponun yandığını, davalı ayaz depoya ürünlerin teslim edildiğine dair davacıdan sadır bir imzalı evrak bulunmadığını, müşterileri bu şekilde istediği için imzasız şekilde ürünleri teslim ettiklerini beyan etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının cari hesap alacağı kapsamında başlattığı takibe itirazın iptalinin mümkün olup olmadığı ve davalının müşterisinin kaybolduğu iddia olunan mallarının davalıya veya davalı ile iştirakli antrepolara teslim edilip edilmediği ve bu bağlamda davalının müşterisine yapmış olduğu bu ödemenin rucuan davacı alacaklarından mahsubunun mümkün olup olmadığına ilişkindir. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde zaten kaybolan ürünlerle ilgili davalının düzenlemiş olduğu rucu faturası dışında kayıtların uyumlu olduğu, bu fatura dışlandığında davacının takip konusu alacak kadar alacaklı olduğu görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 572. maddesi uyarınca ardiyecinin, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlü olduğunun,aynı Kanunun 575. maddesi gereğince de ardiyecinin, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlü bulunduğu belirtilmiştir. Saklama sözleşmesinin en önemli unsuru saklayanın taşınır malı güvenli bir yerde saklama borcudur. Saklama borcu teslim alınan şeyin yok olmasını , bozulmasını, kaybolmasını önlemek amacı ile bu şeyin niteliğinin ve şartlarının gerektirdiği her türlü önlemin alınmasını içerir. Saklayan şeyi saklatanın izni olmadan kullanmış ve şey umulmayan bir olay sonucu yok olmuş, hasara uğramış ya da bozulmuşsa saklayan bu durumdan sorumludur. Ancak saklayanın tüm bunlardan mesul tutulabilmesi için öncelikle taşınır şeyin saklayana teslim edildiğinin ve zilyetliğinin geçirildiğinin ispat edilmesi şarttır. Her ne kadar bilirkişi heyeti ispat külfetinin davacıda olduğuna dair görüş belirtmişse de bilirkişi raporu ve buradaki görüş bağlayıcı olmayıp hukuki niteledirme gerektiren bu ihtilaf konusunda takdir mahkemeye aittir. Dosyadaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının müşterisine ait olan ve kayıp olduğu iddia olunan bu malları davacıya veya davacı ile iştirakli olduğu ileri sürülen antrepolara teslim ettiğine dair yazılı bir delil bulunmamaktadır. Teslim bir maddi vakıa olduğundan her türlü delille ispat edilebilir. Davalı tanıkları davalı kurumun genel işleyişini belirtmiş tanıklardan birisi ürünleri ayaz depoya teslim etiklerini ancak teslim ettiklerine dair davalı veya bu antrepodan imzalı bir evrak almadıklarını bunu da müşteri talimatı ile yaptıklarını belirtmiş davacı tanıkları ise ürünlerin hiçbir zaman antrepoya teslim edilmediğini beyan etmişlerdir. Hal böyle olunca dosyada yazılı bir teslim tesellüm belgesi de bulunmadığından ve bir taraf tanıklarının beyanlarını diğer taraf tanık beyanlarına üstün tutulmasını gerektirir somut bir delil de olmadığından bu ürünleri davacıya teslim ettiği hususunda ispat külfeti altında olan davalı yana takas mahsup iddiası kapsamında davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış davalı yan yemin teklif etmeyeceğini belirtmiştir. Saklayanın sorumluluğunun doğması için öncelikle ürünlerin saklayana eksiksiz şekilde teslim edildiğinin ispatı gerekmektedir. Dosyada bu hususta yazılı bir delil olmadığından, tanık beyanlarına dair yukarıda açıklamalar yapıldığından ve davalı yanca yemin teklif edilmediğinden kaybolduğu iddia olunan bu ürünler dışında tarafların ticari defter ve kayıtları da uyumlu olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın varlığı ve miktarı, kayıp ürün bedelinin mahsup edilip edilmeyeceği hususları yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kabulüne ; A-Davalının-------- Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin aynen devamına, B-Alacak tamamen tahsil edilinceye kadar talep gereği alacağa tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına, C- Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 114.336,39 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 20.215,17 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 94.121,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 20.215,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.642,77 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 24.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.811.00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 26.811,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 252.330,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL Arabulucuk ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/175, K. 2026/257, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-175-e-2026-257-k-c5e931d89eda