İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/166 E. 2025/24 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/166
Karar No
2025/24
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/166 Esas - 2025/24 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/166 KARAR NO : 2025/24

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin “sekturi” ibareli markayı uzun yıllardır aktif şekilde kullandığını, davalı kurum nezdinde.... sayılı “sekturi” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin markanın öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markasının ciddi bir biçimde kullanıldığını, davalı şirkete ait “sekurit service” ibareli marka ile müvekkili markasının tüketici kesimi nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu beyanla;.... sayılı kararının iptaline, .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kullanım ispatına yönelik sadece birkaç görsel sunulduğunu, davacının sunduğu delillerin itiraza dayanak gösterdiği mal/hizmetler açısından başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde itiraza mesnet markaların ticari etki oluşturacak şekilde kullanıldığını gösterme hususunda bir bilgi içermediğini, sunulan delillerin tarihinin belli olmadığını, davacının markayı ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığını,.... kararının yerinde olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalının yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu .... tarihinde yapıldığı, dava konusu marka başvurusu tescili talep olunan tüm sınıflar yönünden 27.06.2022 tarihli 399 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, dava konusu başvurunun yayımına davacı şirket tarafından “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “eskiye dayalı kullanım”, “Paris Sözleşmesi bağlamında tanınmışlık”, “tanınmışlık”, “diğer fikri haklar veya kişi hakları” ve “kötü niyet” gerekçelerine dayanılarak itiraz edildiği, itiraza dayanak gösterilen marka; ..... sayılı marka olduğu, davalı şirket tarafından itiraza karşı görüş bildirilmiş olup, itiraza mesnet gösterilen markanın kullanımının ispatlanmasının talep edildiği, davacı şirket tarafından kullanım ispatı olarak bir kısım bilgi/belgelerin dosyaya sunulduğu, davacı şirketin yayıma itirazı.... Başkanlığı tarafından 12.05.2023 tarih ve.... sayılı karar ile reddedildiği, davacı şirket tarafından Markalar Dairesi kararına karşı itiraz edildiği, davacı itirazının .... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markaları Arasında İlişkilendirilme İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı ; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. a. ... İleri Sürülen Kullanım İspatı Talebi; Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1) ve aynı sebeple açılan hükümsüzlük davalarında, itiraz/dava gerekçesi markanın itiraza/davaya konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde .... en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde; uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispata davet müessesi düzenlenmiştir. Davacı tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Mevzuatta “ciddi biçimde kullanma” kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir. Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek mahiyette bir benzerliğin bulunup bulunmadığı değerlendirmesine geçmeden önce, “kullanmama def’i” yönünden inceleme yapılacaktır. Zira kullanımı ispatlanamayan markanın, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Somut olayda davalıya ait dava konusu markanın rüçhan tarihi 04.06.2021’dir. Davalı taraf, itiraza mesnet .... sayılı markanın kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanması talep edilmiştir. Bahsi geçen marka, dava konusu markanın rüçhan tarihinde en az 5 yıldır tescillidir. Davacı taraf, 04.06.2016-04.06.2021 tarih aralığında, markalarını kullandığını ispatlamalıdır. Davacı taraf, kullanımı ispatlamak amacıyla, itiraz aşamasında 5 sayfadan oluşan ürün görseli dosyaya sunmuştur. Sunulan görsellerde herhangi bir tarih bulunmamaktadır. Sunulan belgelerde bazı “cam” emtiası üzerinde, davacıya ait markanın yer aldığı görülmekte ise de, bu ürünlerin satışına dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, sunulan belgelerin tarih içermediği gözetildiğinde, davacıya ait markanın ciddi bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, Sonuç olarak; .... karar iptali davası bakımından, davacıya ait markanın kullanımı ispatlanamadığından, karıştırılma ihtimaline dayalı iptal koşullarının somut olayda bulunmadığı, Hükümsüzlük davası bakımından, kullanmama def’i ileri sürülmediğinden, benzerlik/karıştırılma ihtimali incelemesi yapılacaktır. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı (Hükümsüzlük davası bakımından) Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Dava konusu marka, 01 / 09 / 11 / 12 / 21 / 35 / 37 / 39 / 40 / 41 / 42. Sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir. Davacıya ait ....sayılı marka ise, 12 ve 21. Sınıfta yer alan “otomotiv camları” emtiasında tescillidir. Dava konusu marka kapsamında yer alan “12. Sınıf: .... ile aynı/aynı türdür. Dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: ....” (çevirisi: Otomotiv camı ile ilgili malların satışı için perakende ve/veya toptan ve çevrimiçi hizmetler, özellikle: gelişmiş sürücü destek sistemi (...) kalibrasyon araçları, aletler, yapıştırıcılar, teknik cam aksesuarları)” emtiaları ile, dava konusu marka kapsamında yer alan “otomotiv camları” emtiası ile benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir. Dava konusu marka kapsamında yer alan 37. Sınıf hizmetler ise, davacı markası kapsamında yer alan “otomotiv camları” emtiasının bakım, onarım, servis hizmetlerini kapsamakta olup, ilgili mal ve hizmetlerin benzer olduğu, Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan “12. Sınıf: Glazing of all kinds for vehicles including utility vehicles, public works vehicles, heavy goods vehicles and agricultural vehicles, namely, windshields, rear windows, spoilers, side windows, rearview mirrors, roof glazing, rear quarter panels; 21. Sınıf: Unworked and semi-worked glass [except glass used in construction], glass for vehicle windows [semi-finished product], safety glass for vehicle windows [semi-finished product]. 35. Sınıf: Retail and/or wholesale and online services for the sale of goods in relation to automotive glazing, namely, especially: advanced driver-assistance system (...) calibration tools, tooling, glues, technical glazing accessories; 37. Sınıf: Services for installing, replacing, repairing, fitting and customizing glazing for land vehicles; services for repairing, servicing (maintenance), installing and cleaning vehicle parts; services for servicing, repairing and replacing vehicle glass and glazing, windows for vehicles, vehicle windscreens, sunroofs for vehicles, windshield wipers and windscreen wiper blades for vehicles, bodies for vehicles, rear view mirrors for vehicles and mirrors for rearview mirrors for vehicles; assistance in case of glass breakage of vehicles (repair); services for calibrating cameras and sensors as part of the replacement of windscreens for vehicles; advice and information services relating to all the aforementioned services.” mal ve hizmetleri bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı (Hükümsüzlük davası bakımından) Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ....” kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Davaya konu marka başvurusu, “... servıce” ibaresinden ve bu ibarelerin solunda yer alan “şekil” unsurundan oluşmaktadır. Dava konusu marka kapsamında yer alan “Service” ibaresi, Türkçe’de de “servis” olarak ifade edilen “hizmet vermek, bakımını yapmak” anlamlarına gelen İngilizce bir kelimedir. “Service” ibaresi, genel olarak ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olup, dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresidir. “...” ibaresinin herhangi bir anlamı tespit edilememiştir. Yazıldığı gibi okunan “...” ibaresi, üst satırda ve büyük harflerle yazılması nedeniyle de, markanın ön planda olan unsurudur. Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan “otomotiv camı” şekli, markaya ayırt edici nitelik katmamıştır. Özellikle, aynı/aynı tür/benzer olarak nitelenen emtia bakımından, dava konusu marka kapsamında yer alan “şekil” unsuru, tanımlayıcı nitelik taşımaktadır. Davacıya ait marka ise “....” ibaresinden oluşmakta, kapsamında herhangi bir renk ya da şekil unsuru bulunmamaktadır. “...” ibaresi, siyah renk kullanılarak yazılmış olup, harflerin yazımında büyük harfler kullanılmıştır. “... ibaresinin herhangi bir anlamı tespit edilememiştir. Yazıldığı gibi okunan ibare, markanın tek unsuru ve dolayısıyla esas unsurudur. Anlamlı bir kelime olmaması nedeniyle, ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu, Dava konusu marka başvurusunun esas unsuru olan ... ibaresi ile davacı markası karşılaştırıldığında, her iki ibarenin de toplamda yedi harf üç heceden oluştuğu, markalarda yer alan tüm harflerin esasen aynı olduğu, sadece davacı markasının dördüncü harfi olan “T” harfinin, dava konusu markada son harf olarak konumlandırıldığı, markaların ilk üç harfi ile beşinci ve altıncı harflerin aynı sıralamada yer aldığı, karşılaştırılan ibarelerin yedi harften oluştuğu gözetildiğinde markaların uzun kelime markaları olduğunun kabulünün gerektiği, markadaki bir harfin yerinin değiştirilmesinin markaları görsel olarak farklılaştırmadığı, zira yapılan farklılığın kelimenin ortasında ve sonundaki harflerden kaynaklandığı, markaların ilk harflerinin aynı kaldığı, kelimeleri oluşturan harflerin tamamının farklı sıralamada da olsa aynı harflerden oluşması ve aynı sıralamada yer alan toplam beş harfin varlığının markaları işitsel olarak da benzer kıldığı değerlendirilmiştir. Markaların esas unsurlarının anlamsız kelimeler olması nedeniyle, anlamsal olarak benzerlikten bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Somut olayda, taraf markaları kapsamında AYNI/AYNI TÜR/BENZER olarak işaretlenen mal ve hizmetler, cam sektörü ile ilgili olup, özel bir tüketici kitlesine hitap etmektedir. Sayılan mal ve hizmetler bakımından, ilgili tüketicilerin söz konusu ürünü satın alırken/kullanırken ortalamanın üstünde bir dikkat, bilinç ve seçicilik ile hareket edeceği, dolayısıyla bu emtia bakımından ilgili tüketicinin ortalamanın üstünde bilinç, dikkat ve özene sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan 12, 21, 35 ve 37. Sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetin, davacı markası kapsamında yer alan “otomotiv camları” emtiası ile aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetler olduğu, davacı markasının anlamsız bir kelime olduğu ve ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu, davacının “sekurit” ibaresini “otomotiv camları” emtiasında kullandığını gösterir belgeleri dosyaya sunduğu, dolayısıyla, davacı markasının işbu emtia bakımından ayırt edici niteliğinin yükseltildiği, dava konusu marka kapsamında yer alan ve aynı/benzer olarak işaretlenen emtiaların da “otomotiv camları” emtiası ile ilişkili olduğu, bu emtia bakımından ilgili tüketicinin bilgi ve dikkat düzeyi yüksek ise de, davacı markasının ayırt edici niteliğinin yüksek olmasının, markalar arasındaki tek harfin yer değiştirilmesi ile yaratılan farklılığın tüketici nezdinde fark edilebilir nitelikte olmayacağı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markasının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, dava konusu markada yer alan “service” ibaresinin genel olarak ayırt edici niteliği bulunmayan ibarelerden olduğu, markalar arasındaki farklılığın, davacı markasının son harfinin, dava konusu markada dördüncü harf olarak konumlanmasından kaynaklandığı, buna karşın soldan sağa okunan bir dilde markanın başında yaratılan 3 harf benzerliğinin ve esasen kelimelerin tamamının aynı harflerden oluşmasının markaları benzer kıldığı, davacının özellikle “cam ürünleri” bakımından faaliyet göstermesi nedeniyle, bu emtia bakımından tüketici nezdinde ayırt ediciliğinin yüksek olduğu ve “....” ibaresinin anlamsız bir kelime olması nedeniyle de akılda kalıcılığının yüksek olduğu, kelimenin sonunda ve ortasında yaratılan harf farklılığının, taraf markalarını birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, markanın sonundaki/ortasındaki farklılığın, markanın başında yaratılan farklılığa göre daha az dikkat çekici olduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davacıya ait marka ile dava konusu markanın birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, taraf markalarında aynı/aynı tür/benzer olarak işaretlenen emtianın, özel bir tüketici kesimine hitap eden ürünlerden olmasına karşın, davacı markasından edindiği izlenimi dava konusu markaya aktarabileceği, bu nedenle somut olayda “12. Sınıf:.... (12. Sınıf: Hizmet araçları, kamu işleri araçları, ağır yük araçları ve tarım araçları dahil olmak üzere araçlar için her türlü cam, yani ön camlar, arka camlar, spoylerler, yan camlar, dikiz aynaları, tavan camı, arka çeyrek paneller) 21. Sınıf: ...., araç camları için güvenlik camı [yarı mamul]. ) 35. Sınıf: .... (35. Sınıf: Otomotiv camı ile ilgili malların satışı için perakende ve/veya toptan ve çevrimiçi hizmetler, özellikle: gelişmiş sürücü destek sistemi (...) kalibrasyon araçları, aletler, yapıştırıcılar, teknik cam aksesuarları; ) 37. Sınıf: ..... (37. Sınıf: Kara taşıtları için cam takma, değiştirme, onarma, takma ve özelleştirme hizmetleri; taşıt parçalarının onarımı, bakımı (bakımı), takılması ve temizlenmesi hizmetleri; taşıt camı ve camlarının, taşıt pencerelerinin, taşıt ön camlarının, taşıt açılır tavanlarının, taşıt sileceklerinin ve taşıt silecek lastiklerinin, taşıt karoserlerinin, taşıt dikiz aynalarının ve taşıt dikiz aynaları için aynaların bakımı, onarımı ve değiştirilmesi hizmetleri; araçların camlarının kırılması durumunda yardım (onarım); araçlar için ön camların değiştirilmesinin bir parçası olarak kameraların ve sensörlerin kalibre edilmesi hizmetleri; yukarıda belirtilen tüm hizmetlere ilişkin tavsiye ve bilgi hizmetleri.) emtiası bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Netice itibariyle, 1.YİDK karar iptali davası bakımından, davacı tarafa ait markanın kullanımının ispatlanamadığı, kullanımı ispatlanamayan markaların 6769 sayılı SMK madde 6/1 bakımından değerlendirmeye alınamayacağı, dolayısıyla somut olayda 6/1 koşullarının bulunmadığı, 2.Hükümsüzlük davası bakımından, dava konusu...... (12. Sınıf: Hizmet araçları, kamu işleri araçları, ağır yük araçları ve tarım araçları dahil olmak üzere araçlar için her türlü cam, yani ön camlar, arka camlar, spoylerler, yan camlar, dikiz aynaları, tavan camı, arka çeyrek paneller) 21. Sınıf: .... 35. Sınıf: ... (35. Sınıf: Otomotiv camı ile ilgili malların satışı için perakende ve/veya toptan ve çevrimiçi hizmetler, özellikle: gelişmiş sürücü destek sistemi (....) kalibrasyon araçları, aletler, yapıştırıcılar, teknik cam aksesuarları; ) 37. Sınıf: .... (37. Sınıf: Kara taşıtları için cam takma, değiştirme, onarma, takma ve özelleştirme hizmetleri; taşıt parçalarının onarımı, bakımı (bakımı), takılması ve temizlenmesi hizmetleri; taşıt camı ve camlarının, taşıt pencerelerinin, taşıt ön camlarının, taşıt açılır tavanlarının, taşıt sileceklerinin ve taşıt silecek lastiklerinin, taşıt karoserlerinin, taşıt dikiz aynalarının ve taşıt dikiz aynaları için aynaların bakımı, onarımı ve değiştirilmesi hizmetleri; araçların camlarının kırılması durumunda yardım (onarım); araçlar için ön camların değiştirilmesinin bir parçası olarak kameraların ve sensörlerin kalibre edilmesi hizmetleri; yukarıda belirtilen tüm hizmetlere ilişkin tavsiye ve bilgi hizmetleri.) ” mal ve hizmetleri bakımından, taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet/benzerlik bulunduğu, davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, markalar arasında aynı/benzer kabul edilen mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, 3.... sayılı kararının yerinde olduğu, 4.Davacının hükümsüzlük talebinin "“12. Sınıf: ... (12. Sınıf: Hizmet araçları, kamu işleri araçları, ağır yük araçları ve tarım araçları dahil olmak üzere araçlar için her türlü cam, yani ön camlar, arka camlar, spoylerler, yan camlar, dikiz aynaları, tavan camı, arka çeyrek paneller) 21. Sınıf: .... 35. Sınıf:.... (35. Sınıf: ... kalibrasyon araçları, aletler, yapıştırıcılar, teknik cam aksesuarları; ) 37. Sınıf: ..... (37. Sınıf: Kara taşıtları için cam takma, değiştirme, onarma, takma ve özelleştirme hizmetleri; taşıt parçalarının onarımı, bakımı (bakımı), takılması ve temizlenmesi hizmetleri; taşıt camı ve camlarının, taşıt pencerelerinin, taşıt ön camlarının, taşıt açılır tavanlarının, taşıt sileceklerinin ve taşıt silecek lastiklerinin, taşıt karoserlerinin, taşıt dikiz aynalarının ve taşıt dikiz aynaları için aynaların bakımı, onarımı ve değiştirilmesi hizmetleri; araçların camlarının kırılması durumunda yardım (onarım); araçlar için ön camların değiştirilmesinin bir parçası olarak kameraların ve sensörlerin kalibre edilmesi hizmetleri; yukarıda belirtilen tüm hizmetlere ilişkin tavsiye ve bilgi hizmetleri.) " numaralı bentte sayılan mal ve hizmetler bakımından yerinde olduğu sonuçlarına varılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : 1-.... sayılı kararının iptali talebi yönünden açılan davanın reddine, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davaya konu markanın hükümsüzlüğü yönünde açılan davanın kısmen kabulüne, “12. Sınıf: .... (12. Sınıf: .... 21. .... (21. S.... 35. Sınıf: .... (35..... camı ile ilgili malların satışı için perakende ve/veya toptan ve çevrimiçi hizmetler, özellikle: gelişmiş sürücü destek sistemi ...) kalibrasyon araçları, aletler, yapıştırıcılar, teknik cam aksesuarları; ) 37. Sınıf: ..... (37. Sınıf: Kara taşıtları için cam takma, değiştirme, onarma, takma ve özelleştirme hizmetleri; taşıt parçalarının onarımı, bakımı (bakımı), takılması ve temizlenmesi hizmetleri; taşıt camı ve camlarının, taşıt pencerelerinin, taşıt ön camlarının, taşıt açılır tavanlarının, taşıt sileceklerinin ve taşıt silecek lastiklerinin, taşıt karoserlerinin, taşıt dikiz aynalarının ve taşıt dikiz aynaları için aynaların bakımı, onarımı ve değiştirilmesi hizmetleri; araçların camlarının kırılması durumunda yardım (onarım); araçlar için ön camların değiştirilmesinin bir parçası olarak kameraların ve sensörlerin kalibre edilmesi hizmetleri; yukarıda belirtilen tüm hizmetlere ilişkin tavsiye ve bilgi hizmetleri.) mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60-TL ilâm harcının tamamının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 28.508,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı şirketin vekil veya temsilcisinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23.01.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Bilirkişi Ücreti : 27.900,00.-TL P.P : 120,00.-TL TOPLAM : 28.508,40.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/166, K. 2025/24, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-166-e-2025-24-k-0e9f253396bd