İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/164 E. 2025/661 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/164
Karar No
2025/661
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali ( Açık Hesap İlişkinden Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kara, hava ve deniz yolu taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, bahse konu ticari faaliyetler kapsamında davalı şirketle akdedilen muhtelif sözleşmeler kapsamında davalıya ve müşterilerine ait yüklerin kara yolu ile taşıma işini üstlendiğini ve taşımaları gerçekleştirdiğini, bahse konu taşıma işlemleri karşılığında, davalı yana muhtelif tutar ve sayıda "navlun ücreti" ve "navlun fark bedeli" alacağına ilişkin toplam 126.310,00 USD tutarında faturalar düzenlediğini, davalı şirket tarafından da ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalıya keşide edilen faturalar karşılığında bu zamana kadar (iade kestikleri faturalarla birlikte) sadece 119.655,00 USD tutarında ödeme yapıldığını ve bakiye 6.655,00 USD alacağı kaldığını, söz konusu alacak için Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, davalı tarafın icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " müvekkil şirketin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetleri kapsamında davacı şirketle akdedilen muhtelif sözleşmelerle davacıya bir takım taşıma işlerini yüklendiğini, davacı şirketin her ne kadar ilk üstlenmiş olduğu işleri sıkıntısız bir şekilde yerine getirmiş olsa da son işlerinde aynı dikkat ve özeni göstermediğini ve davalı şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin almış olduğu son işte başarısız olduğunu ve davalıyı 51.806,09 USD+KDV zarara uğrattığını, davalının bu zararın tazminini istediğini ve davacıya Kayseri 7.Noterliğinin 07.12.2023 Tarihli 29110 Seri numaralı ihtarı keşide ettiğini, davacının ise zararı üstlenmek istemeyerek önceki işlerinden kalma bakiyesini istemek amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin hem davalıyı zarara uğrattığını hem hem de davalıdan alacağını istemesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirket aleyhine yapılan icra takibine karşı itiraz ettiklerini ve davalı şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibine başlattıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı, İstanbul 17. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının celp edildiği görüldü. Kayseri 7. Noterliğine, Derince Gümrük Müdürlüğüne, Dil Ovası Gümrük Müdürlüğüne, Erenköy Gümrük Müdürlüğüne, Sarp Gümrük Müdürlüğüne, Tüm deliller toplandıktan sonra davacının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak davacı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi Mustafa Demirdaş'ın 16/04/2025 tarihli raporunda özetle; 1-İncelenen davacı taraf resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, 2-Davacı ile davalı arasında davacı resmi defterlerine göre ticari bir ilişkinin var olduğu, 3-Davacı tarafın incelenen 2023 yılı resmi defterlerindeki cari borç/alacak ticari işlem kayıtlarına göre, davacının davalıdan 6.655,00 USD alacaklı olduğu, 4-Davalı-borçlu ile davacı-alacaklı arasında düzenlenmiş Cari Hesap Sözleşmesi olmadığı, 5-Davacı-alacaklı tarafından davacı-borçluyu icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belgeye rastlanmadığına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi Prof. Dr. ...'ın 02/06/2025 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalının ticari defterlerinin ve davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunun tetkikinden ulaştığımız sonuçlar şöyledir: 1.Davacı tarafça davalıya 2023 yılında 2.519.411,05 TL tutarlı 15 adet fatura düzenlenmiştir. Bu faturalar dosya kapsamına da sunulmuştur. Söz konusu faturalar incelendiğinde USD cinsinden düzenlendiği, Türk lirası karşılıklarının da gösterildiği ve yabancı para birimi karşılığının 126.310 USD olduğu tespit edilmektedir. Davacının düzenlemiş olduğu bu faturaların tamamı davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Söz konusu kayıtlara ilişkin muavin defterler raporumuz ekinde sunulmuştur. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bahse konu faturaların davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 2. Davalının ticari defterlerinde davacıya 2.385.227,73 TL tutarında ödeme kaydı tespit edilmektedir. Bu ödemelerin yabancı para birimi karşılıkları ise 119.655 TL olarak tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bu tespitler yapılmıştır. Nitekim dosyadaki davacının sunduğu taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydında da ödeme tutarı 119.655 USD olarak gözükmektedir. 3. Davacının davalıya düzenlediği ve davalının kabulünde olan fatura bedellerinden yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan bakiye 6.655,00 TL alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. Nitekim dosyadaki dava dilekçesi ekinde yer alan tarafların imza ve kaşesi bulunan 31.12.2023 tarihli mutabakat formunda da davacının davalıdan 126.310 USD - 119.655 USD - 6.655,00 USD alacaklı olduğu konusunda tarafların mutabık oldukları görülmektedir. 4. Davalının ticari defterlerinde 2024 yılının Ocak ayında davacıya 1.556.198,40 TL tutarında fatura düzenlendiği kayıtlıdır. Bu faturaların davacının 2024 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı bilinmemektedir. Zira davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda 2024 yılı defterleri incelenmemiştir. Bu iddiaya yönelik olarak davalının İstanbul ilinde takip başlattığına ilişkin cevap dilekçesinde bilgi sunulmuştur. 5. Dosya kapsamında takipten sonra ve davadan önce ve davadan sonra herhangi bir ödeme iddiası ve belgesi sunulmamıştır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf davalının açık hesap taşıma senetleri, sebebiyle borcu bulunduğunu ve ödemediğinden bahisle yapılan takibe itirazın iptali dilediği görüldü. Davalı ise davalı ile bir kısım taşıma işlemi yapılması noktasında anlaşma yapıldığını, davacının kendilerini 51.806,09 USD+KDV zarara uğrattığını, bu konuda kendisine Kayseri 1. Noterliğinin 07/12/2023 tarihli ... seri numaralı ihtarı çektiklerini, davacı hakkında İstanbul 17. İcra müdürlüğünün 2024/2040 E sayılı dosyası ile takip yaptığını ihtarı alan davacı şirket uğranılan zararı üstlenmeyerek önceki işlerden kalan bakiyesini istemek amacıyla takip yaptığını, belirterek davanın reddini dilemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının; davacının açık hesaptan ve taşıma işinden kaynaklı alacaklı olup olmadığı, davacının davalıyı zarara uğratıp uğratmadığı, uğrattıysa zarar miktarı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı açık hesap olmak üzere toplam 6.655,00 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. -Davanın esasının incelenmesine dair mesele; Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda davacı defterleri incelenmiştir. Davacı taraf resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı ile davalı arasında davacı resmi defterlerine göre ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı tarafın incelenen 2023 yılı resmi defterlerindeki cari borç/alacak ticari işlem kayıtlarına göre, davacının davalıdan 6.655,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesinde ise; Davacı tarafça davalıya 2023 yılında 2.519.411,05 TL tutarlı 15 adet fatura düzenlenmiştir. Bu faturalar dosya kapsamına da sunulmuştur. Söz konusu faturalar incelendiğinde USD cinsinden düzenlendiği, Türk lirası karşılıklarının da gösterildiği ve yabancı para birimi karşılığının 126.310 USD olduğu tespit edilmektedir. Davacının düzenlemiş olduğu bu faturaların tamamı davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bahse konu faturaların davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde davacıya 2.385.227,73 TL tutarında ödeme kaydı tespit edilmektedir. Bu ödemelerin yabancı para birimi karşılıkları ise 119.655 USD olarak tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda da bu tespitler yapılmıştır. Nitekim dosyadaki davacının sunduğu taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydında da ödeme tutarı 119.655 USD olarak gözükmektedir. Davacının davalıya düzenlediği ve davalının kabulünde olan fatura bedellerinden yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan bakiye 6.655,00 USD alacaklı olduğu hesaplanmaktadır. Ancak davalı savunmalarında bu hesap sonrası davacının kendilerini 51.806,09 USD+KDV zarara uğrattığını, bu konuda kendisine Kayseri 1. Noterliğinin 07/12/2023 tarihli ... seri numaralı ihtarı çektiklerini, davacı hakkında İstanbul 17. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yaptıklarını ve akabinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını bildirmiştir. Davalının ticari defterlerinde 2024 yılının Ocak ayında davacıya 1.556.198,40 TL tutarında fatura düzenlendiği kayıtlıdır bu iddiası ile ilgili, davalı taraf takas mahsup defi ileri sürmeksizin açık hesap ilişkisini 2023 yılı sonu kesmek suretiyle takip yapmış ve itirazın iptali davası açmıştır. Yani taraflar arasındaki ticari ilişki davalı iradesiyle bölünmüş olup bölünen kısım yönünden mahkememizce hüküm verilmesinde yasal engel olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş davalının iddiaları ise İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin konusu olduğundan değerlendirme yapılmamıştır. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. -Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede; Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarihli, 2021/8284 E., 2022/9092 K., Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K) Bu kapsamda hesaplama yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının davasının kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takip tarihi itibariyle 6.655,00-USD asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine, 2-6.655,00-USD asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (30,3342-TL) üzerinden belirlenen TL karşılığının (201.874,10-TL)'nin %20'si oranında olan 40.374,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 14.065,42-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.438,14-TL ve 68,85-TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik 11.558,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.438,14-TL peşin harç, 68,85-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.934,59-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, ihtiyati haciz harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 12.135,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 32.944,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/164, K. 2025/661, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-164-e-2025-661-k-cc1857de75f7