İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/164 E. 2025/296 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/164
Karar No
2025/296
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/164 KARAR NO : 2025/296

DAVA : Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2016 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPE'de----- sayı ile tescilli---- sayı ile tescilli ----- sayı ile tescilli buluşların sahibi olduğunu; davalının yaptığı ürettiği ve sattığı ürünlerin davacının sahip olduğu patentli buluşlarla aynı olduğunu ileri sürerek, patent haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilin önlenmesine, durdurulmasına, taklide neden olan üretim vasıtalarına el koyulmasına, üretimin durdurulmasına, piyasadaki taklit ürün satışının yasaklanmasına, patent tecavüzüne konu ürünlerin toplatılmasına, TTK'nun ilgili hükmü göz önünde bulundurularak davalı şirketin elde edeceği menfaatlerinin tümünün tazminine, belirsiz alacak olarak 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren T.C. ----- Bankası tarafından kısa vadeli işlemlere uygulanan en yüksek avans faizi ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği buluşlarda -----ortak hak sahibi olduğu, davacının iddiasının aksine ortak hak sahibi olunan patentler ile şirket ürünleri arasında teknik bir irtibat kurulmadığı ve bu hususun dava dilekçesinde somut olarak ispatlanmadığı, hak ihlalini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, böyle bir teknik irtibat kurulsa ve ispatlansa dahi, ortak hak sahibi olan davacı ------izni ile hareket edildiği, buluşların şirketlerinin kaynakları ile geliştirildiği ve tanıtıldığı, kullanımda buluş üzerinde hak sahibi olanların onayının bulunduğu, dava tarihi itibariyle bu ürünlerin davalı şirketçe bizzat üretilmediği ve buluş üzerinde hak sahiplerinden biri olan ----- satın alınarak ticarileştirildiği, söz konusu patentlerin geliştirilmesinde davacının şirkette çalışmalar yaptığı, bu nedenle patent tescilleri üzerinde davacıya hisse verildiği, tesciller için gerekli masraf ve harçların şirket tarafından karşılandığı, bu sebeple de buluş üzerindeki diğer hak sahiplerinin şirketin müdürü ve ortağı olarak gösterildiği, buluş üzerinde şirketlerinin hak sahibi olmasından dolayı HMK.24/II gereği kendisi aleyhine şirketin dava açmaya zorlanamayacağı, davaya dayanak tesciller üzerindeki hak sahipliği nedeni ile tescillerden doğan hakkın davalı olarak kendilerine ileri sürülemeyeceği, davalının tazminat taleplerine ilişkin iddialarını ispatla mükellef olduğu, zararın hesaplanmasına ilişkin beyanları kabul etmediği savunularak, davanın patent tescilleri üzerindeki diğer hak sahiplerine ihbar edilmesi, davacı tarafa tazminat hesabını hangi usule göre yapılmasını talep ettiğinin açıklattırılması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasında; Davalı şirketin, davacı taraf adına ----- tescil numaralı "-----" adı altında ve --- tescil numaralı ---- altında tescilli ve ----- tescil numaralı patentlerini kullanıarak üretim ve satış yapmak suretiyle patentlerden kaynaklı haklarının tecavüz ve haksız rekabet edip etmediği, önlenmesini üretimin durdurulması, üretim vastıları el konulması, taklit ürün satışının yasaklanması, ürünlerin toplanması, maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, Davalı şirketin, davacının izni ve onayı ile hareket edip etmediği noktasında toplanmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dava konusu uyuşmazlık; davalı şirketin, davacı taraf adına tescilli ---- tescil numaralı----adı altında ve ----tescil numaralı ----- adı altında tescilli ve ---- tescil numaralı patentlerini izinsiz kullanılarak üretim ve satış yapmak suretiyle patentten ve faydalı modellerden kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davaya konu patent ve faydalı model tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; ---- numaralı incelemeli patentin ----- adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 10/05/2013 olduğu, ---- numaralı faydalı modelin -----adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 30/03/2015 olduğu, ----- numaralı faydalı modelin ----- adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 10/05/2013 olduğu tespit edilmiş, dava dışı müşterek hak sahipleri olan ----- sayılı KHK'nin 85/1-d maddesi uyarınca dava ihbar edilmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil kaydı dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; 17/12/1999 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ve yetkililerinin -----oldukları tespit edilmiştir. Taraflar delillerini sunuktan sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyamız içerisine alınan 16.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; "ortak patent sahipliğinde, müşterek patent sahiplerinin diğer paydaşlara zarar vermemek ve izin almak kaydıyla ürün patentini kullanabileceği, buna karşılık ürün patentinin patent sahibine verdiği üretme, satma, ithal etme gibi yetkilerin paydaşlar tarafından ortak bir karar olmadan kullanılmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin ortaklarının ve yetkililerinin ortak patent sahibi olması sebebiyle davalı şirketin söz konusu hukuka aykırılıkları bilmediğini ileri süremeyeceği, 10.05.2013 başvuru tarihli ----- başlıklı buluş patent istemindeki yer alan unsurların ve 30.03.2015 başvuru tarihli ----- buluş başlıklı faydalı model belgesinde yer alan unsurların davacının dosyaya sunduğu davalıya ait katalog ve videolardan incelenmesinin mümkün olmadığı, bunların ancak ürün üzerinde inceleme yapılmakla tespit edilebileceği, 10.05.2013 başvuru tarihli -----başlıklı buluş patent istemindeki yer alan unsurların özelliklerinin davalının tarihsiz katalog ve 2014 tarihli videolarının incelenmesi sonucu açıkça görülebildiği ve bu açıdan patent hakkına tecavüz teşkil edebileceği " tespit ve görüşlerine yer verilmiştir. Davalı şirket tarafından dava dışı şirketlere satılan ürünler üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılması davacı tarafça talep edildiğinden, bu konuda talimat yazılmış ve dosyamız içerisine talimat mahkemesi olan ---- . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Talimat sayısı ile alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde ise; ---- işletmesinde bulunan yumurta ambalaj makinesi ve ---- işletmesinde bulunan yumurta ambalaj makinesinin, ---- sayılı patent buluşu istemindeki fonksiyonları karşıladığı ve bu sebeple patent hakkına tecavüz teşkil edebileceği, her iki tesiste kullanılan viyol kenetleme sisteminin ----- faydalı model belgesinde belirtilen özelliklere sahip olduğu ve bu sebeple faydalı model hakkına tecavüz teşkil edebileceği" tespit ve görüşlerine yer verilmiştir. Dosyamız içerisine alınan Mahkememizin---- Değişik iş sayılı dosyanın incelenmesinden; delil tespiti talep edenin ----- karşı tarafın---- adresinde, tespit talep eden şirketin ---- tescil numaralı patentine karşı yapılmakta olan faydalı model ve patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitinin talep edildiği; dosya içerisine alınan 15.08.2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; karşı tarafın bildirilen adresinde gerçekleştirilen tespitte görülen ---- yılı imalatı ----- seri nolu ambalajlama makinasının,------ patent belgesinin koruma kapsamının dışında olduğu,--- nolu ----- buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamının dışında olduğu" tespit ve görüşlerine yer verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrasında; ----- Ticaret Odasından gelen yazıda tecavüze konu olan tescilli buluştan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, yönünde görüş oluşturmuştur. Mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmış olup alınan raporda özetle; Dosyanın geçen celse 4 numaralı ara karar gereği muhasip bilirkişiye tevdi ile lisans bedeli talebi yönünden hesaplama yapılmasının istenmesine,…” denilerek dosyasının ve eklerinin tarafımdan incelenerek, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi görevi vermiştir. ----- Ticaret Odasından gelen yazıda lisans bedelinin % 10 olabileceği görüşü bildirilmiştir. Davalı şirketin bağlı olduğu ----- Vergi Dairesinden gelen 2013-2016 yılı Kurumlar Beyannamelerine göre hesaplama yapılmış olup, dava tarihi 22.07.2016 olduğundan yapılan hesaplamada 2016 yılı KIST dönem olarak hesaplamış ve 2016 yılı ikiye bölünmüştür. Davalı -----lisans oranına göre yapılan hesaplamada 2013 yılı net satışlarının 4.108.632,13 TL olduğu, bunun %10 nun 410.863,21 TL 2014 yılı net satışlarının 5.589.085,26 TL olduğu, bunun %10 nun 558.908,53 TL 2015 yılı net satışlarının 7.315.958,14 TL olduğu, bunun %10 nun 731.595,81 TL 2016 yılı Kıst Dönem ( 30.06.2016 ) net satışlarının 3.861.822,72 TL olduğu, bunun %10 nun 386.182,27 TL, Toplam net satışların 2013-2016 ( 30.06.2016) arası 20.875.398,25 TL olduğu, bunun % 10 nun 1.528.641,30 TL olduğu hesaplanmış olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; 50.000,00 TL talep edilen davalı şirketin elde ettiği menfaatlerine ilişkin taleplerinin 1.478.641,30 TL arttırarak 1.528.641,30 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; patent hakkına tecavüzden kaynaklı patent tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile patent hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf, davalı şirketin, davacı taraf----- tescil numaralı ----- adlı patentin---- tescil numaralı "----başlıklı faydalı modelin, ----- tescil numaralı faydalı modelin adına tescilli olduğunu, davalı şirketin tescile konu ürünler ile iltibas oluşturan kullanımlarının bulunduğunu, bu haliyle patentten ve faydalı modelden kaynaklı haklarınına tecavüzün ve bu kullanımlardan kaynaklı davalı eylemlerinin haksız rekabete yol açtığını beyan ve iddia ederek patent ve faydalı modelden kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile patent ve faydalı modelden kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabetten dolayı oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce Yargıtay ---- HD'nin Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin -----Karar sayılı bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada; "davacının dava dışı----- ile müşterek malik olduğu ---- numaralı faydalı modelin davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açtığı, --- ve --- davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip oldukları, bu nedenle--müşterek malik oldukları patent ve faydalı modelleri ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir." karar verildiği davacı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu, bu başvuru sonrasında ----- BAM ---- HD'nin ----- Sayılı kararı ile ve "Davacının dava dışı ----- numaralı faydalı modelin davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açtığı, --- ve ----- davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, somut uyuşmazlığa davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 Sayılı KHK'nın uygulanması gerektiği, anılan KHK'nın 85. maddesinde patentlerde müşterek hak sahipliğinin düzenlendiği, buna "Patent bölünmeksizin birden çok kişiye aitse, hak üzerindeki ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa Medeni Kanun'daki müşterek mülkiyete ilişkin hükümlere göre düzenlenir." hükmünün uygulama alanı bulacağı, taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunmamakla her hak sahibinin diğerlerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, 551 Sayılı KHK'nin 166. maddesi uyarınca, patentler için öngörülen bu hükümlerin, faydalı model belgeleri için de uygulanacağı, tüm bu açıklamalar ışığında; davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle davaya konu patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip olmaları nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin----esas, ---- Karar sayılı kararı ile "Dava, patent ve faydalı model haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 551 sayıllı KHK'nın 85 inci maddesinde patent bölünmeksizin birden çok kişiye ait olması durumunda hak üzerindeki ortaklığın taraflar arasında anlaşma bulunması durumunda aralarındaki anlaşmaya; böyle bir anlaşmanın bulunmaması durumunda ise 4721 sayılı Kanun'daki müşterek mülkiyetine ilişkin hükümlere göre belirleneceği, patent hakkı sahiplerinden birinin, diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, patent buluşunun üçüncü kişiler tarafından kullanılması veya lisans verilmesi halinde ise hak sahiplerinin tamamının karar vermesiyle mümkün olacağı şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece, davacının, dava dışı ----- patent ve faydalı modele müşterek malik oldukları----- davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip oldukları, bu nedenle----- müşterek malik oldukları patent ve faydalı modelleri ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 4721 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca tüzel kişiliğin, kendisini oluşturan şirket ortaklarından bağımsız, ayrı kişiliği bulunduğundan uyuşmazlığa konu patent ve faydalı modelleri kullanabilmesi için 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrası uyarınca tüm hak sahiplerinin kararı gerekmektedir. Davalı şirketin ortaklarının patentin ve faydalı modelin müşterek hak sahiplerinin ikisinden oluşması 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrasının uygulanmamasını gerektirmez. Bu durumda, Mahkemece, patent ve faydalı model haklarına ilişkin olarak müşterek malik olan davacı ile dava dışı şirket ortaklarının üçüncü kişi konumundaki davalı şirkete kullanıma ilişkin verdikleri kararın olup olmadığının dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bu karar sonrası dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bu açıklamamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; ---- numaralı incelemeli patentin ------ adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 10/05/2013 olduğu, ----- numaralı faydalı modelin-----adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 30/03/2015 olduğu, ----numaralı faydalı modelin ----- adına tescilli olduğu, başvuru tarihinin 10/05/2013 olduğu ve dava tarihi itibariyle koruma altında bulunduğu TPMK kayıtları ile sabittir. Bu kayıtlar dikkate alındığında davalı şirketin patent ve faydalı modeller üzerinde bir hakkının bulunmadığı, TPMK kayıtlarına göre davalı şirketin patent ve faydalı modeller üzerinde bir hakkının bulunmadığı, Yargıtay Bozma ilamında da belirtildiği üzere 4721 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca tüzel kişiliğin, kendisini oluşturan şirket ortaklarından bağımsız, ayrı kişiliği bulunduğundan uyuşmazlığa konu patent ve faydalı modelleri kullanabilmesi için 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrası uyarınca tüm hak sahiplerinin kararının gerektiği, bozma kararı öncesi ve sonrası davalı şirket tarafından patent ve faydalı modele ilişkin hak sahipliğine dair lisans sözleşmesi vb bir evrakın sunulmadığı, bu haliyle davalı tarafça patent ve faydalı model tescili ile koruma altındaki sınai hakların kullanımının söz konusu olması halinde davalının sorumluluğunun oluşacağı ve davacının Patent haklarına tecavüz edilmesi halinde, hak sahibi tecavüzün önlenmesi için hukuk ve ceza davası açabileceği, diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için davayı açan hak sahibi tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde diğer hak sahiplerine davanın ihbar edileceği yine 551 Sayılı KHK'nin 166. maddesi uyarınca, faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanacağına ilişkin düzenleme kapsamında davacı tarafça patent ve faydalı modelden kaynaklı hakların ihlali dolayısıyla huzurdaki davanın ikame edildiği ve davanın diğer hak sahipleri olan ----- ihbar edildiği sabittir. Bu haliyle davacı tarafın davalı şirkete karşı tecavüzün varlığı halinde dava ikame etme hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafın patentten kaynaklı ve faydalı modelden kaynaklı haklarına tecavüz iddiası değerlendirilmiş, dosyamız içerisine alınan 16.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; 10.05.2013 başvuru tarihli -----" başlıklı buluş patent istemindeki yer alan unsurların ve 30.03.2015 başvuru tarihli-----başlıklı faydalı model belgesinde yer alan unsurların davacının dosyaya sunduğu davalıya ait katalog ve videolardan incelenmesinin mümkün olmadığı, bunların ancak ürün üzerinde inceleme yapılmakla tespit edilebileceği, 10.05.2013 başvuru tarihli---- yer alan unsurların özelliklerinin davalının tarihsiz katalog ve 2014 tarihli videolarının incelenmesi sonucu açıkça görülebildiği ve bu açıdan patent hakkına tecavüz teşkil edebileceği " tespit ve görüşlerine yer verilmiş, bu kapsamda davalı şirket tarafından dava dışı şirketlere satılan ürünler üzerinde de ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -----Talimat sayısı ile alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde ise; ---- işletmesinde bulunan yumurta ambalaj makinesi ve -----işletmesinde bulunan yumurta ambalaj makinesinin, ---- sayılı patent buluşu istemindeki fonksiyonları karşıladığı ve bu sebeple patent hakkına tecavüz teşkil edebileceği, her iki tesiste kullanılan viyol kenetleme sisteminin ----- faydalı model belgesinde belirtilen özelliklere sahip olduğu ve bu sebeple faydalı model hakkına tecavüz teşkil edebileceği yönündeki tespitler değerlendirildiğinde davalı şirket tarafından üretilerek satışla sunulan yumurta ambalaj makinesinin davacının ----- tescil numaralı patent hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, talimat mahkemesince alınan raporda belirlendiği üzere davalı tarafça üretilerek satışa sunulan ---- kenetleme sisteminin davacının------ tescil numaralı faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş, yine Mahkememizce alına 16.11.2017 tarihli raporda belirlendiği üzere 10.05.2013 başvuru tarihli -----başlıklı buluş patent istemindeki yer alan unsurların özelliklerinin davalının tarihsiz katalog ve 2014 tarihli videolarının incelenmesi sonucu açıkça görülebildiği ve bu açıdan faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiş ve bu sebeple patent ve faydalı modelden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve tecavüz teşkil eden ürünlerin üretilmesini sağlayan araçlara el konulması taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafça üretilerek satışa sunulan ve teşhir edilen ürünlerin davacı tarafın patentten kaynaklı ve faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, bu haliyle davacı tarafın 551 sayılı KHK'nın 138/1-b maddesi kapsamında maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacının 551 sayılı KHK'nın 140/2-c maddesi kapsamında lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu, toplanan deliller kapsamında alınan 20.06.2025 havale tarihli raporda ----- Ticaret Odasından gelen yazıda lisans bedelinin % 10 olabileceği görüşü kapsamında davalı kayıtları incelendiğinde lisans bedeli toplamının 1.528.641,30 TL olacağı tespit ve rapor edilmiş, bu tespitin emsal lisans bedeli ve davalı kayıtları ile ortaya konulduğu dikkate alındığında zararın 1.528.641,30 TL olduğu kabul edilerek bu miktar yönünden maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, 551 sayılı KHK'nın 137/1-b maddesi kapsamında patent hakkına tecavüz ve 166. Maddesi kapsamında faydalı modelden kaynaklı haklara tecavüz halinde manevi zararın giderimin talep edilebileceği, az yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafça üretilerek satışa sunulan ve teşhir edilen ürünlerin davacı tarafın patentten kaynaklı ve faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, bu haliyle davacı tarafın davalı taraftan manevi tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve ihlalin mahiyeti, ihlal edilen birden fazla sınai hakkın varılığı vb sebeplerle 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın haksız rekabet talebi de değerlendirilmiş, 551 sayılı KHK'nın 136,137,138,ve 166. Maddeleri kapsamında patent ve faydalı modelden kaynaklı haklarına tecavüzün koruma altına alındığı, bu haliyle özel düzenleme ile özel korumanın sağlandığı, bu koruma olmasa idi TTK'nın 54 vd. Maddeleri kapsamında 55/a-4 maddesinde düzenlenen Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hüküm gereği de hakkın korunmasının mümkün olacağı, ancak özelde patent ve faydalı model korumasına dair hüküm karşısında bu hükmün genel hüküm olduğu ve bu haliyle davacı tarafın hakkına tecavüzün tespit edildiği, hukuki vasıflandırmanın hakimde olduğu da dikkate alındığında genel hüküm cihetiyle yeniden karar verilmesine gerek olmayacağı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 1-Davalı tarafça----tescil numaralı patent hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA, Tecavüz oluşturan ürünlerin üretilmesinin durdurulmasına, satışının yasaklanmasına, tecavüz oluşturan ürünlerin toplatılmasına, sadece tecavüz oluşturan ürünlerin üretimini sağlayan üretim vasıtalarına el konulmasına, 2-Davalı tarafça üretilerek 2014 tarihli video ve kataloglarda teşhir edilen yumurta ambalaj kapağı ürününün davacının ----- tescil numaralı faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA, 3-Davalı tarafça üretilerek satışa sunulan --- sisteminin davacının ----- tescil numaralı faydalı modelden kaynaklı hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA, Tecavüz oluşturan ürünlerin üretilmesinin durdurulmasına, satışının yasaklanmasına, tecavüz oluşturan ürünlerin toplatılmasına, sadece tecavüz oluşturan ürünlerin üretimini sağlayan üretim vasıtalarına el konulmasına, 4-1.528.641,30 TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 6-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 7-Alınması gereken 106.470,78 TL harçtan başlangıçta yatırılan peşin ve ıslah harcı olarak toplam, 25.329,20 TL harcın mahsubu ile 81.141,58 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan toplam 25.329,20 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ----- tescil numaralı patent hakkına tecavüz davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ------ tescil numaralı faydalı modelden kaynaklı tecavüz davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Maddi tazminat davası yönünden "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 232.009,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "Manevi tazminat davası yönünden "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 13-Davacı tarafından sarfedilen 58,40 TL ilk dava masrafı, 13.080,65 TL tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 13.139,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 14-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 16-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/164, K. 2025/296, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-164-e-2025-296-k-93903d53c3c5