İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/16 E. 2025/587 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/16
Karar No
2025/587
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/16 Esas KARAR NO : 2025/587

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/ 2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "“05.06.2022 tarihinde: Sürücü ...' in idaresindeki, davalı ... A.Ş. tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın çarpması sonucu; Müvekkil ..." nı Maliki olduğu ve park halinde bulunan ... plakalı araçta hasar meydana geldiği Bu kazanın oluşumunda davalı otomobil sürücüsünün asıl kusurlu olduğunu beyan etmiş olduğu; Söz konusu ekspertiz firması tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonunda toplam 5361,62 Avro hasar tamir bedeli ve Tamirat süresi olan üç gün boyunca arabadan yoksun kalmış olmanın bedeli 177 Euro olduğu tespit edildiği; Ekspertiz Raporu için müvekkilim 1030,90 Euro ödendiği; Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik: 400 Avro döviz alacağı hasar tamir bedelinin ve yargılama giderleri içinde 1030,90 Avro ekspertiz raporu bedelinin davalı sigorta firmasından alınarak kendilerine verilmesine; 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının Avro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalı taraftan tahsiline ;Tüm dava ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil sigorta şirketinin merkezi ....adresinde bulunmaktadır.İkame edilmiş bulunan dava görevli ve yetkili mahkemede açılmamıştır.Görevli ve yetkili mahkemeler İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesidir.İşbu sebeple görev ve yetki yönünden itirazımız bulunmaktadır.Ayrıca dava yasal süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı yönünden de itirazlarımızın değerlendirilmesini talep etmekteyiz. Derdestlik ve husumet itirazımız da bulunmaktadır.Husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ederiz ayrıca işbu davada dava değeri belirli olmasına rağmen dava değeri üzerinden harç yatırılmamıştır. işbu sebeple sayın mahkemenizce eksik harç davacı tarafa ikmal ettirilmeli aksi takdirde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmelidir. Davacı taraf usule aykırı olarak ikame ettiği işbu maddi tazminat davasında şimdilik maddi zararını talep ve dava etmiştir. Bu halde hasar değeri belli olduğundan toplam hasar bedeli üzerinden harcın yatırılması gerekmektedir. nitekim aşağıdaki bir kararında da yargıtay eksik harç tamamlanmadan davaya devam olunamayacağına hükmetmiştir. Davanın yabancı para cinsinden açılması usule aykırı olup davanın usulden reddi gerekmektedir.Şayet mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından talep edilen Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı talebi de hukuka ve usule aykırıdır. mahkemeniz dosyasında davacı tarafça "Belirsiz alacakta fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 400 Avro döviz alacağı hasar tamir bedelinin ve yargılama giderleri içinde 1030,90 Avro ekspertiz raporu bedelinin davalı sigorta firmasından alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesi" taleplerinde bulunmuştur.Söz konusu iddia ve talepler hukuki mesnetten yoksun olup,davanın reddi gerekmektedir.Şöyle ki; Dava konusu 05.06.2022 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ...plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkil şirketçe temin edilmiştir.İşbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırılmaktadır.Müvekkil sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutar görülecektir.Ayrıca belirtmek isteriz ki poliçede azami teminat limitinin yazılı olması bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmemektedir. Sayın mahkemenizin de malumları olduğu üzere Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri meblağ sigortası niteliğinde olmayıp, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85. Maddesine göre "karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle 3. Kişilere verilen bedensel veya eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu 3. Kişilere karşı güvenceye alan bir zarar sigortası niteliğindedir. Nitekim "işletme halef" olarak sorumlu tutulan sigortacının ancak zarar görenin ancak gerçek zararını teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla gidermekle yükümlü olduğu zarar görenin de zararın artmasını önleyici tedbirleri alması gerekeceği, zararın artmasına sebebiyet verecek davranışlardan da kaçınması gerektiği yargıtay kararlarıyla da defalarca vurgulanmış ve istikrar kazanmıştır. Her ne kadar davacı, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler,polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almamaktadırlar. Öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin belirtmeye çalıştığımız çerçevede somut olayı değerlendirmeleri gerekmektedir.Dolayısıyla davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından tarafımızca kabul edilmemektedir. Her ne kadar davacı karşı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacıların bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanmaktadır. Kaza tespit tutanağı ise, mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmemektedir. Zira Kaza Tespit Tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup; Sayın Mahkemenizce aldırılacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona erecektir. Bu nedenle davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulü mümkün değildir. Araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin taleplerin ise hangi şartlarda doğacağı belirlenmiş olup hasar gören bölgenin daha önce hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olması,basit onarımla giderilebilecek hasarların dışarıda tutulması gibi sebepler gözetilerek kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa da gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerekmektedir.Kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkil şirket uhdesinde bulunan poliçe tek ve limitli bir poliçedir.Yine kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkil sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemez.Trafik kazası tespit tutanağı,, sürücülerin ve görgü tanıklarının ilk ifadeleri,karakol yazısı,alkol raporları araçların sahip ve işletenlerinin adları ve adresleri,sigorta poliçelerinin fotokopileri,zarar gören kişiler hakkında bilgiler, C. Savcılığı iddianamesi, fezleke veya takipsizlik kararı, ceza davası açılmışsa dosya nosu ve dosyadaki belgelerin fotokopileri, C. Savcılığı hazırlık aşamasında veya ceza mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmışsa,tutanak ve bilirkişi raporlarının birer suretinin olması gerekmektedir.Yukarıdaki anlatımlarımızın yanında ayrıca,adli tabip raporu (geçici veya kesin rapor),Kaza geçiren kişinin kimlik bilgileri,işi,işyeri,mesleği,kazancı,öğrenim durumu hakkında belgeler ve bilgiler,hastane kayıtları ve tedavi belgeleri,tedavi sürmekte ve yeni bir ameliyat gerekmekte ise, buna ilişkin bilgiler,geleceğe yönelik tedavi ve ameliyat söz konusu ise buna ilişkin hekim raporu olmak zorundadır. Müvekkil sigorta şirketi huzurda açılmış bulunan davanın açılmasına sebebiyet vermemiş durumdadır.Müvekkil sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirmiştir.Kaldı ki, sayın mahkeme tarafından dava dosyası kusur yönünden inceleme yapmaya elverişli bilirkişiye tevdi edildiğinde iddia edilen zarar tazminleri ile arasında nedenselliğin olup olmadığının da tespiti yapılacaktır.İşbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerekmektedir. Bu hususta yapılacak incelemelerde kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespitinin de yapılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.Şayet emniyet kemerinin takılı olmaması halinde %20'den az olmamak kaydıyla kusur indiriminin de yapılması gerekmektedir. Öncelikle davanın reddine,Müvekkil şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumluluğumuz bulunmadığından davanın reddine,Davada temerrüdümüz bulunmadığından faiz talebinin reddine, Belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep,itiraz ve dava haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir, DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava, davalı sigorta şirketince ZMMS ile sigortalanan araç sürücüsünün davacının park halindeki aracına çarparak zarara sebebiyet verdiği ve davacının Almanaya'da ikamet etmesi nedeniyle aracını Almanya'da tamir ettirdiği iddiasıyla 5361,42 EURO hasar bedelinden kısmi dava olarak 400 EURO'sunun davalı taraftan tahsili isteminden ibarettir. Davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunun tespiti bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/1. Maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109/1. Maddesinde; "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. " şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olay bakımından davacı tarafından meydana gelen kaza nedeniyle aracın tamiratı için 5.361,62 Euro hasar bedeli ödemesi yapıldığı ileri sürülmüş ve buna ilişkin fatura suretleri ibraz edilmiştir. Dolayısıyla davacı tarafından her ne kadar belirsiz alacak davası açıldığı ileri sürülmüş olsa davacının aracın tamiratı için yaptığı ödemeler sunmuş olduğu faturalar ile sabit olduğundan davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirli bulunduğu anlaşılmakla belirsiz alacağa konu bir talebinin bulunmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde hukuki nitelendirme yapma görevinin hâkime ait olduğu da dikkate alınarak ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespiti "Davalı sigorta şirketince ZMMS ile sigortalanan araç sürücüsünün davacının park halindeki aracına çarparak zarara sebebiyet verdiği ve davacının Almanaya'da ikamet etmesi nedeniyle aracını Almanya'da tamir ettirdiği iddiasıyla 5361,42 EURO hasar bedelinden kısmi dava olarak 400 EURO'sunun davalı taraftan tahsili isteminden ibarettir." şeklinde yapılmıştır. Dolayısıyla davacının davanın belirsiz alacak olduğu yönündeki beyanına itibar edilmemiş ve kısmi dava olarak yargılamaya devam edilmiştir. Davacı tarafından sunulan ıslah dilekçeleri ve talep arttırım dilekçelerinin değerlendirilmesinde; Yukarıda da izah edildiği üzere davacının davasının kısmi dava olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan HMK 176/2 uyarınca davacının mevcut yargılamada bir kez ıslah hakkının olduğu tartışmasızdır. Bu bağlamda davacı tarafından 18/02/2025 tarihinde ve 05/05/2025 tarihinde ıslah dilekçeleri sunulduğu ve yine 05/05/2025 tarihinde dava değeri arttırım dilekçesi sunulduğu dikkate alındığında hangi dilekçeye itibar edileceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından sunulan 18/02/2025 tarihli dilekçe dikkate alındığında davacının isminin ve davalıların isminin farklı olduğu anlaşılmakla davacı tarafından ilgili dilekçenin sehven mahkememize sunulduğu anlaşılmış olup söz konusu dilekçeye itibar edilmemiştir. UYAP evrak işlem kütüğünden 05/05/2025 tarihli dilekçelerin incelenmesinde ise dava değeri arttırım dilekçesi olarak gönderilen dilekçenin saat 08:51:46'da gönderildiği, ıslah dilekçesi olarak gönderilen dilekçenin ise 08:52:12'de gönderildiği anlaşılmakla ilk gönderilen dilekçenin esasen ıslah dilekçesi olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup ilk dilekçe dikkate alınarak yargılamaya devam edilmiş olup ikinci gönderilen ıslah dilekçesinin ise HMK 176/2 uyarınca ikinci ıslah dilekçesi olduğundan dikkate alınmaması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... aleyhine açılan davanın değerlendirilmesinde; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde davalı olarak ... gösterilmiş olsa da netice ve sonuç kısmında "Belirsiz alacakta fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 400 Avro döviz alacağı hasar tamir bedelinin ve yargılama giderleri içinde 1030,90 Avro ekspertiz raporu bedelinin davalı sigorta firmasından alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesini," ibaresine yer verildiği, dava dilekçesi içeriğinde de davalı ... aleyhine herhangi bir talep ileri sürülmediği anlaşılmakla ... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın esası bakımından yapılan değerlendirmede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ilamında özetle; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tespit tutanağında malik olarak bildirilen Nurullah Altay tarafından yargılama aşamasında sunulan beyan dilekçesi ve muvafakatname itibariyle davacının aktif husumetinin bulunduğunun anlaşılmasına, aracın yabancı plakalı olduğu, davacının yabancı ülkede yaşadığı göz önüne alındığında aracın Türkiye'de tamir ettirilmesi zorunluluğu bulunmamasına, davacının, kaza sonrası ikamet ettiği ülkeye dönerek aracındaki hasarı burada tespit ettirmesinde ve hasar bedeline ilişkin belirlemenin, ikametgahı olan ülkedeki koşullara ve bu ülkenin para birimi gözetilerek belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına," şeklinde karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı, bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları rapordan özetle: "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/j,.. Md. yoluyla: 46, 47/c,d, 52/a,b, 67-a,c. Md. ile; KT. Yönet. 137. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...” in 100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Trafik Kaza Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Yol kenarında park halinde durmakta iken diğer araç tarafından çarpılmaya uğrayan ... yabancı plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...' nın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ...yabancı plakalı otomobilin maliki olan davacı ...' nın ise (KTK” nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ... nın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün “Tamamen Kusursuz" olacağının tespit edildiği; Buna göre aynı aracın maliki olan davacı ...'nın da “ Sorumluluğu bulunmayacağı”; Aynı kaza tarihinde... plakalı kamyonetin maliki olan davalı ...' in ise (KTK” nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' in kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Yine aynı kaza tarihinde ... plakalı kamyonetin sigortası olan davalı ... A.Ş.'nin ise ( KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ..." in kusuru oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı ,Davacı taraf ... plaka sayılıaraç hasar onarım bedelinin 15.198,40.-TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan Makine Mühendisi bilirkişisinden ek rapor aldırıldığı, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Kök raporda aracın Almanya' da gerçekleşen onarımının aşırılık barındırdığı kanaati beyan edilmiştir, Dosya kapsamı hasar görsellerinden olayda esas olarak ön tampon, sol ön lastik, sol far ve sol ön çamurluk aksamlarından hasarlandığı anlaşılmıştır. Gerçekleşen onarım dava konusu olayda hasar gören bölgeye ait olmakla birlikte bir çok yeniden kullanılabilir ve hasar görmemiş parça fiyatlamaya dahil edilmiştir. (Örneğin; Ön 2 Lastik sıfırlandı, sol ön çamurluk kolaylıkla onarılabilir nitelikte hasara uğramıştı ancak değiştirilmiştir, tekerlek ventilleri, dolgu parçası ve diğer değişim gören birçok parça). Yapılan işçiliklere bakıldığında sol ön kapının komple boyandığı anlaşılmıştır. Sol ön kapının boyanması işi dosya kapsamı görsellerden tespit edilen hasar ile uyumlu değildir. Bu itibarlaAlmanya'da gerçekleştiği iddia olunan onarımda; Hasar onarımı yedekparça ve işçilik kalemlerinin tamamının olayda hasar gören aksamlar olmadığı, hasar görmemiş ve tekrar kullanılabilir nitelikte bir kısım parçaların değiştirildiği, bu yönüyle aşırılık içerdiği, uyumlu olmadığı, değerlendirilmiştir. Kök raporda hesaplanan, hasar onarım bedeline ilişkin kanaatim, aynı olmakla birlikte, Takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Almanya Hasar Onarım Bedeli (davacı tarafça sunulan belgelere göre) ; 5.361,52.-Euro" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Yine mahkememiz ara kararı gereği ek rapor sunan Makine Mühendisi bilirkişisinden 2. ek rapor aldırıldığı, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 2. ek raporda özetle: "... ve ... arasında farklılıklar olmakla birlikte, bu raporda sadece kaza ile ilişkili olarak hasar ve değişim / onarım gören aksamlar dikkate alınmıştır. Dosya kapsamı görsellerden davacı aracının sol ön çamurluk (boya hasarlı ezilme ve çökme), sol far (bağlantı kulaklarında kırılma ve cam hasarı) ve ön tampon sol kısmından (boya hasarlı çizilme) hara gördüğü, tespit edilmiştir. Sayın Mahkemece Almanya'da hasar ile uyumlu olarak yapılan tamiratlara göre hesaplama yapılması talimatı verilmiştir. Almanya'da Hasar İle Uyumlu Parça Değişimleri; Sol Far... eee ; 818,85 Euro, Sol Ön Çamurluk / Değişim ;.258,30.-Euro (normalde onarılabilir), Tampon Kaplaması Ön. «535,30 Euro (Normalde onarılabilir), 8,03 euro x 2 ad; 16,06 Euro, Tampon Tutucusu .. Ön Tampon Koruyucu Şerit ..; 18,22 Euro, Çamurluk Ön Sol. «; 258,30 Euro (Normalde onarılabilir) Klavuz sol... 2.4 9,71 Euro, Çapraz Taşıyıcısı Tampon ...;53,76 Euro, Tekerlek Davlumbazı Ön Sol...;47,04 Euro, Tekerlek Davlumbazı Ön Sol..;;25,94 Euro, Ön Tampon Sabitleme Kiti. ;12.29 Euro, Parça Toplam; 2.053,77.-Euro ,İşçilikler Almanya Birim işçilik fiyatı üzerinden, Kaporta İşçilik. ; 168 Euro x 2 h © 336 euro, Boya İşçilik ;168 Euro x 3 h - 504 Euro, Boya Malzemesi. ;329,42 Euro, Diğer İşçilikler 168 Euro x 2.5 h © 420 Euro İşçilikler Toplam ; 1.589,42.-Euro Hasar ile Uyumlu ...' da gerçekleşen onarım Bedeli ... da Gerçekleşen Hasar Onarım Bedeli; 2.053,77 * 1.589,42 - .643,19.-Euro.-Euro Bu itibarla, Takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin talimatı doğrultusundaki kriterler ile, Almanya Hasar Onarım Bedeli ; 3.643,19.-Euro" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Taraflar arasında gerçekleşen kazanın davalı sigortalısı tarafından park halindeki davacı aracına çarpmak suretiyle gerçekleştiği kaza tespit tutanağı ve diğer delillerden anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/l bendi uyarınca kazanın meydana gelişinde davalı sigortalısının tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmede; bahse konu kaza nedeniyle davacının aracının sol ön çamurluk, sol far ve ön tampon sol kısmında hasarın meydana geldiği, hasar ile uyumlu olarak Almanya'da gerçekleşen onarım bedelinin toplam 3.643,19 Euro olduğu tespit edilmiştir. Kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalısının %100 kusurlu bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasar bakımından poliçe teminat limitlerine göre sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihi itibariyle davalı ZMM sigortacısının teminat limiti 50.000,00 TL'dir. Davacının aracının yurtdışında tamir görmüş olması nedeniyle Euro cinsinden oluşan zararının teminat kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilebilmesi için teminat limiti olan 50.000,00 TL'nin kaza tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru dikkate alınarak Euro cinsine çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda kaza tarihi itibariyle efektif satış kurunun 17,83 TL olduğu ve dolayısıyla davalının teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 2.804,26 Euro'ya karşılık geldiği anlaşılmakla davanın bu yönden kabulüne fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Eksper ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ...E ...K sayılı ilamında özetle; "Davacı tarafça ekspertiz rapor ücreti olarak 413,00 TL’nin de davalıdan tahsili talep edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 32.180,13 TL onarım bedeli, 7.400,00 TL değer kaybı tazminatı ve 413,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 39.993,13 TL tazminatın 29.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa ekspertiz rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Davacı tarafından sunulan faturaların incelenmesinde hasara uğrayan aracı için Almanya'da eksper raporu almış olduğu, eksper tarafından davacıya toplam 1.030,90 Euro tutarında fatura keşide edildiği anlaşılmakla davacı tarafın ödemiş olduğu eksper ücretinin emsal mahiyetteki Yargıtay ilamı dikkate alınarak yargılama giderlerinden olduğu anlaşılmıştır. Vekalet ücretlerine ilişkin yapılan değerlendirme; Emsal mahiyetteki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...K sayılı ilamında özetle; "Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının dikkate alınarak 111.952,40 TL vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, hangi tarihteki kur üzerinden hesaplandığı açıklanmayan 320.918,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi usule ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı ilamında özetle; "Dava; dava ve takip dayanağı fatura konu ürünlerin teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili tarafından Mahkemece vekalet ücretinin karar tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden takdirine karar verilmesi gerekirken takip talebindeki kur dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece vekâlet ücretine hükmedilirken dava tarihindeki kur esas alınarak TL dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekâlet ücreti hesaplaması yapılması gerekmekte olup, Mahkemece dava tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan TL dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre nispi ilâm harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerektiği yönündeki kararı da nazara alınarak dava tarihi itibariyle EURO bakımından TCMB efektif satış kuru olan 32,7479 TL üzerinden yapılan hesaplamada dava değerinin 119.306,82 TL olduğu, 2.804,26 Euro x 32,7479 TL=91.833,62 TL'lik kısmının kabul edildiği kısmının kabul edildiği bakiye kısmının ise reddedildiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davalı ...A.Ş aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 2.804,26 EURO hasar bedelinin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 26/09/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca EURO cinsinden mevduat alacaklarına işletilen en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-... aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.149,84 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 2.238,14 TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.911,70 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak Hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.201,20 TL'sinden davalı ... A.Ş'nin, 358,80 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.238,14 TL peşin ve ıslah harcı, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.665,74 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 91.833,62 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 27.473,20 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 27.473,20 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ne verilmesine, 8-Davalı ... aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yapılan 388,00 TL tebligat, posta gideri ile 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.888,00 TL ile 1.030,90 EURO yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 7.613,76 TL ile 793,79 EURO'nun davalı ... A.Ş alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/16, K. 2025/587, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-16-e-2025-587-k-5f5769f6fb49