İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/134 E. 2024/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/134
Karar No
2024/902
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/134

KARAR NO : 2024/902

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ : 14/02/2024

KARAR TARİHİ : 20/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 03.10.2023 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, mahkemece kusur incelemesi ile maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumlarının netlik kazanacağı, yukarıda arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 540,00 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin poliçe limitlerinin sabit olduğunu, davacı yanın taleplerinin karşılandığını, davacı vekili av. ...'ya 24/01/2024 tarihinde değer kaybı ödemesi olarak 12.500,00 TL , hasar ödemesi olarak ise 16/11/2023 tarihinde 37.847,85 TL ödendiğini, Kaza tarihinde ki poliçe limiti olan 120.000,00-TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, davalı şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğu 69.652,15-TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın taleplerinin gerçek dışı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusurunun olmadığını, mezkur kazanın kaza tespit tutanağının yanlış tutulduğunu, bu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulması gerektiğini, davacı yanın aracının daha önceki kazalarının kontrolünün gerekli olduğunu, davacı yanın aracında değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, kısmi dava şeklinde yapılan işbu başvuruda yargılamanın ilerleyen aşamasında davacı tarafça davanın ıslah edilmesi durumunda, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise işbu kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddinin gerekli olduğunu, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, davacı aracının değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı yukarıda açıklanan sebeplerle öncelikle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.

DELİLLER:

Kazaya karıştığı anlaşılan araçların trafik tescil raporları, davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı, dosyanın tevdisi üzerine kusur ve otomotiv bilirkişileri tarafından hazırlanın 31/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya arasına sunulduğu, taraflara tebliğ edilmekle davalı yanca itiraza uğradığı anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Yapılan inceleme neticesinde 03/10/2023 tarihinde davacı tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı sayılı araç ile dava dışı ...tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, kaza neticesinde araç sürücülerince kaza tespit tutanağının tutulduğu, ... plaka sayılı aracın ise kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS ile sigortalı olduğu ve kaza tarihi itibariyle araç başına sorumluluk limitinin 120.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davadan evvel davalı sigorta şirketine 13/01/2024 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, yapılan başvuruya istinaden hasara yönelik 16/11/2023 tarihinde 37.847,85 TL ile değer kaybına yönelik 24/01/2024 tarihinde 12.500,00 TL ödemeler yapıldığı konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu trafik kazasının oluşumunda araç sürücülerinin kusurlarının tespiti, bu kapsamda davacı aracının bu kazadan kaynaklı hasara uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde hasar miktarının tespiti ile aracın kazadan evvelki 2. El piyasa rayiç değerinin tespiti sureti ile davacı aracının bu kazadan kaynaklı pert işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durumunun bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi suretiyle bu hasardan kaynaklı davacı aracının aynı zamanda değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde bedelinin belirlenmesi ile önceden yapılan ödemeler göz önüne alındığında davacının davalıdan talep edebileceği bakiye değer kaybından kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan bakiye değer kaybına yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar bilirkişi raporuna davalı yanca itirazlarda bulunulmuş ise de davacı vekilince sunulan 20/11/2024 tarihli dilekçe ile davalı yan ile yapılan sulh protokolü kapsamında herhangi bir alacağın kalmadığı bu nedenle davadan feragat edildiğinin görüldüğü, davalı vekilince sunulan aynı tarihli dilekçe ile ödeme sebebi ile davacı ile sulh olunduğu, ödemenin fiili olarak yapıldığı, karşılıklı yargılama gideri ile vekalet ücreti talebinin olmadığı görülmüştür.

Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.

Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı tarafından süresinde yapıldığı, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve ayrıca ileri sürülen feragat beyanının taraflar arasındaki davalı yanın davacıya yaptığı ödeme ile taraflar arasında yapılan sulh anlaşılmasından ötürü verildiği göz önüne alınmakla davanın feragat nedeniyle reddi ile sulh sözleşmesi içeriğine göre yargılama giderlerinin de davacı yana vekalet ücreti ile birlikte ödendiği anlaşılmakla birlikte davacı tarafça yatırılan harçlar ve gider avansından kullanılan kısmın davacı üzerine bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmakla birlikte davanın ödeme ile esasen son bulduğundan bu kapsamda arabuluculuk ücretinin ise davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1- Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harç evvelce alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, mahsubuna karar verilen peşin harç ve yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, arta kalan kısmın gider avansının 6100 sayılı HMK'nın gider avansı tarifesinin 5.maddesi uyarınca DAVACI TARAFA İADESİNE,

4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de talep gereği DAVALI YARARINA VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,

5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ye ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında feragat ve feragate yönelik beyan içeriği göz önüne alınmakla arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,

6- Dair yoklukta miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/134, K. 2024/902, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-134-e-2024-902-k-7ecd17d4d816