İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1300 E. 2026/161 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1300
- Karar No
- 2026/161
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Teknik Kimya San.Tic.Ltd.Şti. arasında 28/08/2024 tarihinde etil vanilin ve diğer ham madde ürünlere ilişkin satımdan kaynaklı borç doğuran bir ilişki gerçekleştiğini, bu satım ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkil üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, konusu ürünlerin bedelini davalıya ödediğini, Müvekkilinin aldığı ham maddeleri saklama koşulları noktasında üstüne düşen edimi yerine getirerek çikolata ürettiğini, sonrasında üretilen çikolataların uygun kazanlarda saklanmaya başlanıldığını, ancak üretilen çikolata tadıldığında tadında bir bozukluk olduğunu, firma yetkilileri ve çalışanların, yaptıkları tadım testlerinde öğürme refleksi gösterdiklerini, Bunun üzerine müvekkili şirket ayıbın kaynağının tespiti için basiretli tacir olarak tüm ham maddelerini kontrol ettiğini, ve sorunun kaynağının etil vanilin olduğunu anladığını, Bu doğrultuda müvekkil, 28/08/2024 tarihinde ... Teknik Kimya San.Tic.Ltd.Şti'nden satın aldığı son kullanım tarihi Haziran 2025 olan etil vanilinin ayıplı olduğunu fark ettiğini, kalite kaybı sebebiyle üründe tat bozukluğu durumu oluştuğunu bu durumu davalı şirkete bildirdiğini, Dava konusu ürün olan etil vanilin, varillerde olup paketi açılmadan içindeki ürünün ayıplı olduğu tespit edilemeyecek nitelikte olduğundan gizli ayıp statüsünde olduğunu, zira varillerin içi gözükmediğinden ve ürünlerin tek tek açılıp bakılması olanaklı olmadığından , müvekkilin olağan bir gözden geçirmeyle var olan ayıpları ortaya çıkarmasının mümkün olmadığını, çünkü sipariş edilen vanilya varilleri açıldıktan sonra, satışın gerçekleşeceğinin kesin hale geleceğini, Olağan bir gözden geçirmeyle ayıpların ortaya çıkamayacağı göz önüne alındığında ayıpların mevzuat ve doktrinde ifade edilen gizli ayıp kavramını karşıladığını, Satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu TBK’nın Taşınır Satışlarında Satıcının Borçları alt başlığı altında m. 219 ilâ 231 arasında düzenleme altına alındığını, gizli ayıpların maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan ayıplar olduğunu, bu tür ayıpların, zamanla ya da kullanılmayla ortaya ayıplar olduğunu, müvekkilinin ayıpların varlığı için gerekli gözden geçirme işlemlerini basiretli tacir olarak olağan akış içinde imkan bulduğu an yaptığını, Tespit edilen ayıba ilişkin davalı şirket ile 09/09/2024 tarihinde harici görüşemeler gerçekleştirilerek müvekkili tarafından gerekli yükümlülüklerin yerine getirildiğini, Davalı ürününün ayıplı olduğunu fark ettikten sonra müvekkili firmanın zararını tazmin edeceğini söylediğini, fakat bu bildirimlere rağmen herhangi bir aksiyon almadığını, sebebiyet verdiği zararların tazmini yoluna gitmediğini, Bu bahisle eldeki davanın esasını teşkil eden ürünlerin ayıplı olduğu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, ürünlerin kalite eksikliği yahut davalının kusuru noktasında herhangi bir müphem nokta kalmadığını, söz konusu ürünün aynı zamanda güvenli olmayan objektif olarak toplum sağlığını tehlikeye atan üründür. Müvekkili şirket çikolata imalatına fabrikasal anlamda ilk defa Eylül 2024 tarihinde başladığını, Davacı müvekkili şirket fabrikasal anlamda çikolata üretmek için ... ikametinde bulunan dükkanı kiraladığını, Devamında müvekkili şirket çikolata imalatı yapabilmek adına gerekli tüm hazırlıklarını yaptığını, ekipmanlarını temin ettiğini, müvekkili şirket kapasite raporunu aldıktan sonra çikolata üretimi yapabilmek adına ham madde hazırlıklarını tamamladığını, Müvekkil çikolata üretimi için bilinen, güvenilir, isminin duyulduğu firmalardan ham madde alımlarını yaptığını, basiretli tacir olarak üstüne düşen edim ve yükümlükleri yerine getirdiğini, Müvekkil şirket tam teşekküllü, sterilize, uygun saklama koşullarının olduğu, üretmiş olduğu çikolataların kazanlarda uygun vakitte sürekli olarak karıştırıldığı ideal ve güvenilir bir fabrika sistemi kurduğunu, müvekkili şirket 05/09/2024 tarihinde fabrikasal anlamda ilk defa çikolata üretmeye başladığını, davalı şirketin müvekkiline ihtar ve dava yoluna gitmemeleri için uyarıda bulunduğunu, aksi halde dava yoluna gidilirse müvekkilinin bu durumdan kaynaklı zararlarının giderilemeyeceğini bildirdiğini, Müvekkili şirket, davalı şirket yetkilisinin bu söylemi üzerine 09/09/2024 tarihinde ayıplı ürüne ilişkin tam iade faturası kestiğini, davalı şirket ise 12/09/2024 tarihinde ayıplı üründen kaynaklı fatura bedelini ödediğini, müvekkil şirket, hayatın olağan akışı içinde ticari hayata uygun davranarak basiretli tacir olan davalı şirketin sözüne güvendiğini, ve diğer zararlarınında karşılanmasını beklediğini, bu aşamada davalı şirket fatura bedelini ödediklerini, ayıplı üründen kaynaklı olarak gerçekleşen zararı gidermeyeceklerini belirtmeleri üzerine bu davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin bu menfi olaydan kaynaklı olarak üretim mekanizmasında büyük bir hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin üretim mekanizmasındaki hasarı giderebilmek için maddi ve manevi olarak bu süreçte yıprandığını, Müvekkil Şirket hammaddeler ile %30 cbs yağ %44 şeker ,%17 süt tozu (yağsız),%7 pst , %0,5 vanilin ,%0,5 lesitin şeklinde çikolata ürettiğini, çikolata üretiminde uygun oranlarda tatlandırıcı ve aromalar kullandığını, müvekkil şirketin tarif sırrı ve marka değeri açısından aroma ve tatlandırıcıya ilişkin bilgilerin paylaşılmadığını, Müvekkili şirket ham maddeleri ile fabrikasal ilk üretimde 1 .200.000 kg çikolata ürettiğini, Davacı Müvekkil Şirketin 3 adet çikolata üretim kazanı bulunduğunu, her birinin kapasitesinin tek seferde 300 kg'dır. Müvekkil şirket davaya konu çikolataların üretimini yaparken en kaliteli malzemelerle çalıştığını, söz konusu ayıplı olan etil vanilinin az ya da çok olması ürünü bozacak bir unsur olmadığını, aksine etil vanilinin çok olması çikolatanın daha da kaliteli olmasını göstermektedir. Bu doğrultuda çikolatadaki tat bozukluğunun reçeteden ve ham maddelerin birleşiminden kaynaklı olmadığını, Son tüketim tarihi Haziran 2025 olduğu iddia edilen etil vanilinin bozuk olarak davalı şirket tarafından satıldığının aşikar olup çikolataların bozulmasına sebebiyet verildiği, davalı firmanın ayıplı sattığı üründen kaynaklı olarak yukarıda izah edilen reçeteye binaen müvekkil şirketin, diğer ham maddelerininde boşa gittiğini, müvekkili firmanın diğer ham madde ürünlerinin de heba olduğunu, bahse konu diğer ham maddelerinin de ziyan olması sebebiyle mağdur olup maddi zarara uğradığını, ürettiği hiçbir çikolatayı satamadığını, Müvekkili şirketin üretim mekanizması normal bir fabrikasal ürün olmayıp temizlenmesi bile günler sürdüğünü, makinede kılcal borular bulunduğunu, ayıplı ürünün kılcal borulardan geçmesi müvekkilin ticaretini durdurma noktasına getirdiğini, müvekkil şirketin söz konusu makineyi temizlerken de 300 kg çikolata kullanıldığını, çünkü kılcal boruların temizlenebilmesi için yeni bir ürünün o borulardan geçmesi gerektiğini, tekrardan müvekkil şirketin kendi kalitesinde üretim yapabilmesi için borularda kalan ve tat bozukluğuna sebebiyet veren ayıplı ürününün kalan partiküllerinin temizlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda bahse konu üretim mekanizmasının hassas olmasından kaynaklı temizlenmesi zor olup ticari hayat anlamında işleri olumsuz etkileyecek belli bir zaman geçirmek zorunda kalındığını belirterek Öncelikle dosyada bulunan deliller incelendiğinde davalı şirketin üzerine düşen edimleri taahhüt ettiği gibi yerine getirmediği, ürünlerin kusurlu olduğu ve müvekkilin muaccel bir zararı olduğu da gözetilerek davalı şirket adına kayıtlı olan taşınmazların ve araçların kaydı üzerine takdiren teminatsız olarak 5.000,00-TL üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, İhtiyati haciz talebimizin reddi halinde davalı adına kayıtlı olan taşınmazların ve araçların kaydı üzerine üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacı ile ihtiyati tedbir konulmasına, Davalı, taraflar arasındaki anlaşma şartlarına aykırı davrandığından; müvekkil şirketin yoksun kalınan kar tazminatı, kazanç kaybı, ayıplı olan üründen kaynaklı olarak diğer hammadde zararları, ve ilave bedel farkı 6100 sayılı HMK madde 107 gereğince alacak miktarının tam olarak belirlenememesi sebebi ile şimdilik 5.000,00-TL'nin zarara sebebiyet verildiği anlaşılan 09/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanması ve arabuluculuk sürecinin vekil ile takip edilmesi sonucu Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 16/2c maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin takdir edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin üretmiş olduğu çikolatalarda tat bozukluğu reçeteden ve ham maddelerin birleşiminden kaynaklı olabileceği gibi üretilen çikolataların nemli bir ortamda muhafaza edilmesi sonucu bozulma ihtimali olduğunu, davacı Şirketin bu hususlar göz ardı edilerek davalı şirketten alınan etil vanilin ürünün ayıplı olmasından kaynaklı çikolatalarda tat bozukluğu olduğunun iddia edilmesi hem dürüst davranma yükümlülüğüne hem mesleki etiğe hem de hüsnüniyet kavramlarına aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket tarafından, üretmiş oldukları çikolatalardaki tat bozukluğunun neyden kaynaklandığına dair ellerinde hiçbir somut veri bulunmuyorken davalı müvekkil şirkete yöneltilen taleplerin hukuki dayanağı olmadığını, davalı şirketin tek sorumluluğunun hammadde temini ve satışı olduğunu, bundan sonraki süreçte davacı şirketin hangi koşullarda üretim ve muhafaza aşamalarını gerçekleştirdiğini müvekkil bilmediğinden davacı şirket adına meydana gelecek zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek, öncelikle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık;davacı şirketin çikolata üretimi için gerekli olan etil vanilin ham maddesini davalı şirketten satın aldığı ancak ilgili ham maddenin bozuk olmasından dolayı üretilen çikolataların kullanılamadığı bunun sonucu bozuk vanilin ham maddesinden kaynaklı diğer çikolata üretiminde kullanılan ham maddelerinde ziyan olduğu,bozuk ham maddelerin makinalardan temizlenmesi sürecinde üretimin durduğu bun nedenle kazanç kaybının oluştuğu iddiasına dayalı olarak 5.000,00 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.12/11/2025 tarihinde davaya konu fabrikada 1 Makine Mühendisi, 1 kimya mühendisi ve 1 Gıda Mühendisi bilirkişisi eşliğinde keşif icra edilmiş;Keşif sonucu düzenlenen 12/12/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Dava dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Etil vanilinin çikolatanın acılaşmasına yol açması beklenmemektedir; aksine, amacı acılığı maskelemektir.Etil vanilinin temel işlevi, çikolatanın acılık profilini yumuşatarak onu tatlı ve kremsi bir hale getirmektir.Doğru dozajda kullanıldığında, çikolatayı acılaştırmaz; aksine tatlandırır.Etil vanilin, kimyasal yapısında aldehit grubuna sahip organik bir bileşiktir. Aldehitler zamanla oksitlenerek karboksilik asitlere (etil vanilik asit gibi) dönüşebilir. Bu kimyasal dönüşüm süreci yavaş ilerler ve depolama koşullarıyla ilişkilidir. Oluşan asit bileşiği, vanilya aromasının yerini alsa ve tat profilinde bir değişikliğe yol açsa bile, genellikle kakao çekirdeği acılığı gibi güçlü bir acılaşmaya neden olmaz. Çikolatadaki acılaşma genellikle etil vanilinden değil,kakao çekirdeği kalitesi ve genetik yapısından kaynaklanmaktadır.Etilvanilin, çikolata üretiminde kullanılan bir aroma vericidir. Kimyasal yapısı, sudaki sınırlı çözünürlüğü ve formülasyondaki son derece düşük kullanım dozajı nedeniyle, çikolatanın dokusal özelliklerini (viskozite/katılaşma) etkilemesi veya acılaşmasına yol açması teknik olarak beklenmemektedir. İddia edilen olumsuz etkiler, etil vanilinden bağımsız olarak, çoğunlukla serbest su teması, hatalı işleme veya ham madde kalitesi gibi ana yapısal faktörlerle ilişkilidir.'' şeklinde tespitlere varıldığı, bilirkişi heyeti raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı dosyaya itiraz dilekçesi sunduğu görülse de raporun hükme elverişli olmasından dolayı itirazın reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davacı taraf mahkememizde açmış olduğu iş bu dava ile müvekkilinin çikolata üretimi gerçekleştirdiğini, üretim için gerekli olan etil vanilinin davalı şirketten tedarik edildiğini ancak davalı şirketten tedarik edilen etil vanilin ürününün bozuk olmasından dolayı üretilen çikolataların tadının bozulduğunu ve zayi olduğunu belirterek uğramış oldukları zararların davalı tarafından tazmin edilmesini istemiş davalı taraf dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce davacının çikolata üretimi yaptığı tesiste bilirkişi heyeti ile keşif icra edilmiş, keşif sonucu dosyaya sunulan raporda davacının iddia ettiği gibi etil vanilinin çikolatanın tadını bozması gibi bir durumunun mümkün olmadığı tat bozukluğunun başkaca sebeplerinin bulunduğu belirtilerek iddia konusu vakıalara etil vanilin bozukluğunun sebep olamayacağı belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetince dosyaya sunulan rapor hükme elverişli kabul edilerek ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4-TL harcında davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi.02/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır