İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/13 E. 2025/83 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/13
Karar No
2025/83
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/13 KARAR NO : 2025/83

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilimiz ---- TÜRKPATENT nezdinde “-----” markasının sahibi olup müvekkilimiz ----- markasını ilk kez 1991 yılında ----- no ile tescil ettirdiğini, davanın konusunu oluşturan şekil markası ise 1997 yılında tescil edilmiş olup, tüketiciler nezdinde haklı bir tanınmışlık kazandığını, İşbu dava ile davalıların kullanımları müvekkiline ait Tescilli markalar yönünden marka tecavüzüne sebebiyet verdiğini, Tescilsiz ambalaj tasarımlarımız yönünden haksız rekabete sebebiyet vermdiğini, Davacı müvekkiline ait tescilsiz ambalaj tasarımları ile davalı ----tarafından yapılan---- başvuru numaralı 32. tasarım başvurusu, bilinçli tüketici nezdinde dahi benzer bulunarak iptal edildiğini, Davalıların, davacının ----- markasına ayniyet derecesinde benzer bir ambalaj tasarlayarak “----” markalı ürünleri piyasa sürdüğünü, Davacıya ait TANINMIŞ “-----” markası, “-----” ve “----” kelimelerinin ilk kısımları birleştirilerek oluşturulduğunu, Türkiye’nin ilk --- olarak tanıtılan müvekkilimize ait bisküvinin eşi benzeri olmayıp davalılar birebir müvekkiline ait “----” markalarına oldukça benzer bir marka ismi tercih ederek müvekkilimize ait markanın ilk hecesi olan “----- ” ibaresini ön plana çıkararak kullandığını, davalıların kullanımında davacıya ait markada yer alan “----” şeklindeki görselin ayırt edemeyecek kadar benzeri davalılara ait kullanımlarda da yer aldığını, her iki bisküvi ürünü üzerindeki üçgen, dörtgen ve yuvarlak şekillerin aynı olduğunu ve ve bu ayniyetin herhangi bir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, Muzlu ürünler için sektörde genellikle --- ambalajlı ürünler, kakaolu ürünler için sektörde kahverengi/siyah ambalajlı ürünler tercih edilirken müvekkilimiz, tamamen kendisine has bir ambalaj tasarımı ile bu alışılagelmiş renklerin dışına çıkmış, --- ve---- renklerden oluşan bir ambalaj tercih edilmiş olduğunu, davalıların işbu özgün renkler ile oluşturulan müvekkiline ait marka ambalajlarında yer alan şeklindeki renklerle aynı renkleri şeklinde, yani --- ve ----- kombinasyonunu birebir kullandığını, Davalılar kendilerine ait “--- ” --- markasını, müvekkilimize ait çatı markası olan “----- ” kelimesi ile aynı olacak şekilde ----- renkte dizayn ettiğini, ayrıca davalılar tıpkı müvekkilinin markasında olduğu gibi, çatı markasını “-----” ibaresinin tam üzerinde şeklinde konumlandırdığını, müvekkiline ait markada ---- kelimesinin altında şeklinde ----görseli bulunmaktayken davalıda da “” kelimesinin altında şeklinde, müvekkilin tescilli ambalaj markasında yer alan --- neredeyse birebir aynısının yer aldığını, ambalajda birebir aynı yerde konumlandırıldığını, Aynı sektörde faaliyet gösteren davalıların müvekkilin ambalaj markasına ayniyet derecesinde benzer bir ambalaj tasarımı oluşturması müvekkil markasının ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyinden yararlanma amacı taşıdığını, “----” markasının 1997 yılından beri TÜRKPATENT nezdinde tescilli bir marka olup piyasaya sürüldüğünden bu yana son derece akılda kalıcı ve piyasadaki diğer ---- ürünlerinden farklı bir konum elde ettiğini ve kendine özgü ----- rengi ise tüketicilerin zihninde “-----” markasını çağrıştırır hale geldiğini, Bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat dâhil her türlü yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davalıların eylemlerinin 6769 sayılı SMK kapsamında MARKA HAKKINA TECAVÜZ ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda, DAVALILARIN “-----” İSİMLİ dava konusu taklit ürünleri internet ortamı dâhil her türlü mecrada kullanmasının, üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin yasaklanmasına, davalılarca üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen “-----” isimli ürün ve ambalajlarına, dava konusu tüm taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dâhil bulundukları her yerde el konulmasına ve imhasına, karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı -----ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket tarafından, ------ sayılı markalara tecavüz ve tescilsiz ambalaj tasarımına dayalı haksız rekabet iddiasıyla açılan davada, davacı yanın iddia ve taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, markaya tecavüz yahut haksız rekabet gibi yöntemlere başvurma eğilimi ve ihtiyacı içerisinde olmayan, alanının önde gelen bisküvi/kek üreticilerinden biri olduğunu, müvekkili ----- diğer davalı----. ile arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında, -----ait tescilli bazı markaların üretimini gerçekleştirdiğini, 2022 yılından bu yana diğer davalı ------açısından koruma sağlayan bu markalara ait tescil başvurusunun ve akabinde tescilinden uzun sayılabilecek bir süre geçmesine rağmen davacı tarafından markaya yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığını, davacıya ait ---- ibaresini içeren markalar ile ----- markası arasında herhangi bir iltibas/iltibas tehlikesi bulunmadığını, dava konusu markalar yan yana getirildiğinde gerek marka gerekse tasarım bakımından aralarında açık ve bariz farklılıklar bulunduğunun çok net biçimde görüldüğünü, diğer davalı -----ait markası ve ürün ambalajının yenilik içeren, özgün kullanımları yansıttıpını; bu nedenle davacı yanın tescilsiz tasarımına yönelik haksız rekabet hükümlerine dayalı koruma istemi de kabul edilebilir olmadığını belirtmiş ve öncelikle dava konusu markaya ve tescilsiz ambalaja yönelik bir kötüye kullanımı söz konusu olmadığından, müvekkilin ticari itibarını zedeleyebilecek nitelikte olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tüm talepler yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ---- ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacı ------. tarafından müvekkili şirkete ait “------” markasının ve ürün tasarımının, kendilerine ait “------” marka ve tasarımı ile iltibas/karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğu, bu durumun SMK uyarınca ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilerek müvekkiline ait dava konusu ürünün kullanımının haksız olduğunun tespiti, haksız rekabetin meni, SMK uyarınca tecavüzlerin refi ve meni, üretim ve satışının durdurulması, toplatılması talepli işbu dava ikame edildiğini, Davacı tarafın huzurdaki davasını haksız rekabet hükümlerine dayandırarak açmış olup işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini; nitekim, haksız rekabet davalarının Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre ‘mutlak ticari dava’ olarak sayıldığından “Asliye Ticaret Mahkemeleri”nin görevli mahkemeler olduğunu, Müvekkili----- 2008 yılında kurulmuş ve hızla faaliyete geçerek tüm Türkiye çapında büyük bir tanınırlık elde etmiş, perakende satış yapan, Türkiye'nin en yaygın zincir market şirketi olduğunu, Uyuşmazlık konusu tasarımlarda kullanılan renk tonlarının bire bir aynı olmadığını; ----- ile ---- renklerinin tonlarının farklı tonlar olduğunu; müvekkili şirkete ait kullanımda --- renk baskın bir şekilde kullanılmış iken davacı taraf marka ve tasarımlarında -- rengin baskın bir şekilde kullanıldığını, Uyuşmazlık konusu tasarımlarda kullanılan -----” yazılarının birebir aynı olmadığını; ilgili yazıların renkleri, yazı tipleri ve konumları karşılaştırılınca görüleceğini, Uyuşmazlık konusu tasarımlar incelendiğinde tarafların kullandıkları bisküvi görsellerinin konumlarının birbirinden farklı olduğunu; müvekkili şirkete ait ambalaj kullanımında ambalajın solunda ---- şerit oluşturulduğunu, Müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli birçok marka ve tasarımı olan ve TPMK tarafından 2009 yılının en fazla marka tesciline sahip ulusal firması unvanı ile ödüllendirilmiş bir şirket olduğunu, Müvekkilinin dava konusu markasını tescil ettirdiğini ve bu doğrultuda ürününü ürettiğini, pazarlama faaliyetlerine giriştiğini ve sair tüm masrafları yaptığını, Dosyada sunulu 19.02.2024 tarihli Bilirkişi Raporu’nun 12. sayfasında dahi, raporda yer alan aleyhe tüm hususlara itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla, “…Her ne kadar davalı ürünün üzerinde yer alan ---- ibaresi ile --- ibaresi kelime unsurları açısından farklılık olsa da…” şeklinde tespitte bulunulduğunu, Buna göre, müvekkilinin markası ----” olup, bu markanın “----” ibaresi ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını; “-----” ibaresinin davacı şirket kullanımında olmadığı ve ilgili ibarelerinin renklerinin farklı olduğu nazara alındığında söz konusu yazımın ihlal teşkil etmediğinin açık olduğunu, Taraflarınca dosyaya 04.03.2024 tarihinde sunulan “Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin verilen Mahkemenizin----- ve 20.02.2024 tarihli kararına karşı itiraz “konulu dilekçede de belirttikleri üzere, huzurdaki dosyadan alınan bilirkişi raporundan bahsedilmiş ancak raporda yapılan tespitlerde herkes tarafından kullanılabilecek nitelikteki benzerliklerin ihlal yaratmayacağı hususu göz ardı edildiğini belirtmiş ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevsiz olduğundan görevsizlik itirazının kabulü ile mahkemenizin görevsizliğine, Öncelikle davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddine, Davacının haksız ve kötü niyetle ikame etmiş olduğu işbu davanın reddine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine Karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların ----- +Şekil şeklindeki kullanımları dolaylısı ile davacının ----- + Şekil markaları yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, aynı zamanda eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ----- markasının 09. Ve 35.sınıflarda 21/02/2023 tarihinde, ---- tezcil numaralı ----- markasının 29, 30 ve 32.sınıflarda 10/10/2003 tarihinde, ----- tescil numaralı ----- markasının 29, 30 ve 32.sınıflarda 20/08/1998 tarihinde, ----- tescil numaralı ---- markasının 30.sınıfta 19/11/1997 tarihinde, ------ tescil numaralı ----- markasının 30,sınıfta 17/05/1991 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ----- tescil numaralı ------ markasının başvuru aşamasında olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce delil tespiti yönünden rapor aldırılmış olup alınan heyet raporu ile; davacının kullanımlarında ve markasında renk ve tasarımın ön planda olduğu, davalının kullanımları ile karşılaştırıldığında davacının tescilli marka ve tescilsiz ambalajlarındaki renk kompozisyonlarının hiçbir zorunluluk yokken ve seçenek özgürlüğü de mevcutken ---- ve ----- rengin tercih edildiği, ambalaj üzerinde konumlandırılan bisküvinin şekli ve bisküviler üzerindeki geometrik şekillerin konumlandırmaların aynı/benzer olduğu, her iki ürün ambalajında -----” ibaresinin aynı şekilde dikkat çekici olarak benzer olduğu, davalıların tacir olduğu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, basiretli tacir olarak kendi emeği ile oluşturduğu ayırt edici ibareleri kullanması , kullanımlarının sektörde bilinen diğer marka ve şekillerden farklılık taşıması, başka bir marka davacının kullanımlarında ve markasında renk ve tasarımın ön planda olduğu, davalının kullanımları ile karşılaştırıldığında davacının tescilli marka ve tescilsiz ambalajlarındaki renk kompozisyonlarının hiçbir zorunluluk yokken ve seçenek özgürlüğü de mevcutken ---- ve ------ rengin tercih edildiği, ambalaj üzerinde konumlandırılan bisküvinin şekli ve bisküviler üzerindeki geometrik şekillerin konumlandırmaların aynı/benzer olduğu, her iki ürün ambalajında -----” ibaresinin aynı şekilde dikkat çekici olarak benzer olduğu, davalıların tacir olduğu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, basiretli tacir olarak kendi emeği ile oluşturduğu ayırt edici ibareleri kullanması, kullanımlarının sektörde bilinen diğer marka ve şekillerden farklılık taşıması , başka bir markanın bilinirliğinden yararlanarak halk nezdinde çağrıştırma ile öne geçmek yerine, farklı bir ibare kullanmasının beklendiği, beklendiği, davacının 1991 yılından itibaren söz konusu marka ve ambalajla ürünü ticari alana soktuğu, söz konusu ürünün hitap ettiği tüketici grubunun aynı olduğu da gözönüne alınarak davalıların eylemlerinin TTK m. 55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği, davalıların kullanımlarının davacının ----- no ile tescilli markasından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu, davalıların kullanımlarının davacı aleyhine TTK m. 55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiğine dair görüş bildirilmiştir.Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden rapor aldırılmış olup marka hukuku uzmanı, gıda perakende sektöründe uzman ve tasarım uzmanından oluşan heyet raporunda özetle; Davacı tarafa ait ürün ambalajı ile Davalı tarafa ait ürün ambalajı arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait 31.12.1996 başvuru tarihli ----- numaralı marka tescilinde yer alan ürün görseli ile Davalı tarafa ait ürün ambalajı üzerinde yer alan ürün görseli arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ürün ile Davalı tarafa ait ürünün benzer tüketici kitlesine hitap ettiği, Davacı markası ile davalılar kullanımı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, aynı tür ürünlerde benzer kullanımların davacı markası ile karıştırma ihtimaline neden olacağına dair görüş bildirmişlerdir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri. GEREKÇE: Dava; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf, "-----" ibareli birden çok markanın adına tescilli olduğunu, davalı tarafın "-----" şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve oluşan maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, alınan bilirkişi raporları, taraflara ait marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile; davacıya ait---- tescil numaralı ---- markasının, ----- tezcil numaralı ---- markasının, ---- tescil numaralı ----- markasının, ---- tescil numaralı ----- markasının, ---- tescil numaralı ----- markasının 30, sınıfta tescillidir. Her iki marka arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmamaktadır. Ancak; davalının ürün ambalajı davacının ambalaj tasarımını da içeren markası ile karşılaştırıldığında, her iki ambalajda da benzer renklerin kullanıldığı, her iki ambalaj üzerinde yer alan "-----" ibaresinin benzer yazı tekniği ile ve aynı renkler kullanılarak yazıldığı, ambalajlar arasında kompozisyon ve tasarım anlayışı ve meydana getirdikleri ürün kimliği yönünden görsel benzerliklere kaynaklık edebilecek ögeler bulunduğu, bu ögelerin akıtma tekniğinde resimlenmesi, içindeki ürünün ortadan ikiye kesilerek bu yolla sağ yarısının sergilenmesi, çikolata kaplı küçük toplarla yapılan bu kompozisyon ögelerinin aynı büyüklük, aynı yön ve doğrultuda, ambalaj yüzeylerinin aynı bölgesine yerleştirilmiş olmaları, bu ambalajların birer bütün olarak ele alınması durumunda, umumi intibada bıraktıkları iz/tesir bakımından üzerlerindeki logolar benzer olmasa bile dikkat çekicilik yönünden bu farklılıkların önüne geçtiği ve benzer oldukları izlenimi bıraktığının uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, davacının "-----" markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğu, taraflara ait ürünlerin çocuklar tarafından da tüketilen, satın alınabilen ürünler olmaları, aynı nitelikte olmaları nedeniyle marketlerde aynı raflarda yanyana satışa sunulacakları, ambalajların renklerindeki ve üzerlerindeki ögelerin ve yerleşim şekillerinin benzerliğinden dolayı ürünlerin alıcı kitlesi olan ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının markası ambalaj tasarımı şeklinde tescilli olduğundan, benzerlik karşılaştırmasının ürünlerin alıcısı olan ortalama tüketici kitlesine göre değerlendirilmesi gerektiği, bilgilenmiş kullanıcının gözüyle değerlendirme yapılamayacağı, bilirkişi raporunda da yer verildiği gibi piyasada benzer ürünler için çok farklı ambalaj tasarımlarının mevcut olduğu, davalının bu anlamda seçenek özgürlüğünün mevcut olmasına rağmen, davacının tescilli markasına ve kullandığı ambalaj tasarımlarına benzer olacak şekilde ambalaj tasarımı kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜ İLE ; 1-Davalıların " -----ŞEKİL" şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacıya ait " ------" esas unsurlu tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin ve aynı ürünün ambalaj tasarımı dolayısıyla haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA ve SONUCLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA. Davalıların -----” isimli dava konusu taklit ürünleri internet ortamı dâhil her türlü mecrada kullanmasının, üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin yasaklanmasına, davalılarca üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen “------” isimli ürün ve ambalajlarına, dava konusu tüm taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dâhil bulundukları her yerde EL KONULMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle İMHASINA, 2-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın örneğinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı vekiline marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 283,50 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.138,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/13, K. 2025/83, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-13-e-2025-83-k-ecce8b5a1606