İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1277 E. 2026/166 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1277
Karar No
2026/166
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 09/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalının davacının abisi olduğunu, tarafların ... Kauçuk ve Plastik Metal ve Metal Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucuları ve ortakları olarak bulunduklarını, davalının şirketin kuruluşundan itibaren yetkili müdürü ve temsilcisi olarak görev aldığını, şirketi hep davalı tarafın idare ettiğini, davacının söz konusu şirketin kuruluşundan itibaren fiilen çalıştığını, yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalının davacıya şirket hakkında bilgi vermediğini, şirketin yaptığı işler nedeniyle birçok ödemesinin bulunduğunu, şirketin mali durumunun iyi olmadığını belirterek 2015 yılından bu yana davacıya herhangi bir temettü kar payı vermediğini, akabinde davacının şirket ortaklığından çıkma davası açtığını, Davacının, abisi olan davalı şirket müdürüne karşı dava konusu yapılan taşınmazların şirket adına tescili ile ayrıca uğramış olduğu menfi ve müspet zararlara ilişkin belirsiz alacak davası açtığını, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada davada söz konusu taşınmazlar hakkında tedbir kararı verildiğini, ancak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince dava konusu taşınmazların şirket adına değil doğrudan zarar gören ortak adına yani davacı davacı adına tescilinin talep edilmesi gerektiği, dolaylı zararın ise ortağa değil şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiği halde bu şekilde usulüne uygun bir talep bulunmadığından davacının davasının usulden reddine karar verildiğini, bu sebeple davacının şirketten olan hak ve alacakları kullanılarak alınan dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının aynı hususlarda ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde de dava açtığını, söz konusu davanın istinaf incelemesinde bulunduğunu ve henüz kesinleşmediğini, bu sebeple derdestlik durumunun bulunduğunu, yine davacı tarafından ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ Esas sayılı dava dosyası ile ortaklıktan çıkma ve kar payı talepli dava ikame edildiğini, huzurda görülen dava sonucunda talep edilen hususun aynı sebebe dayalı olduğunu, bu yönden de derdestlik durumunun bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, tapu iptal tescil davasının, temel olarak yolsuz tescil bulunması durumunda açıldığını, yolsuz tescilin de tapu kütüğünde görünen hak sahipliği ile gerçek anlamda hak sahipliğinin uyumsuz olduğu durumlarda söz konusu olduğunu, Davacının Özçavuşoğlu Kauçuk ve Plastik Metal ve Metal Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin ortağı olup şirket yetkilisi davalının şahsi malvarlığına ortak olmadığını, davalının tamamen kendi hesaplarından yapılan para çıkışlarıyla satın aldığı taşınmazlar hususunda açıklama yapmak ve ispatlamak zorunda olmadığını, ... İli ... İlçesi ... Mah. 110 Ada 10 Parsel C Blok 12 Numaralı 1/3 paylı Bağımsız Bölümün davalıya ait olmadığını, söz konusu taşınmazların kendi mal varlığı ile edinildiğini, eldeki davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.Eldeki dava açılmadan önce ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından tapu iptal tescil ve tazminat istemli dava açılmış, bu davada ortaklar arasında ihtilaf yaşandığını, ortaklara kar payı dağıtılmadığını, bu taşınmazların şirket kaynakları ve öz sermayesi kullanılarak alındığını, taşınmaz alımı dışında davalı yöneticinin kendisi, eşi ve çocuklarının tüm harcamalarının da şirket gelirlerinden elde edildiğini ileri sürerek taşınmazlar için tapu iptal tescil, zararlar için de 5.000 TL tazminat alacağı talep edilmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince tapu iptal tescil isteminin şirket için yapılamayacağını, davacıya kar payı ödemesi yapılmadığı ileri sürüldüğünden doğrudan zarar niteliğinde olduğu, şirketin uğradığı diğer zararların da şirkete ödenmesinin istenmesi gerektiği halde davacının doğrudan kendisine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça bu kez Mahkememizden şirket gelirleri ile alındığı iddia edilen taşınmazlar için tapu iptal tescil, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazların bedeline hükmedilmesi talep edilmiştir. Mahkememizdeki davanın konusu tapu iptal tescil yani taşınmazın mülkiyeti isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı para alacağını ise tapu iptal tescil talebinin kabul görmemesi halinde taşınmazların bedeli oranında alacak istemektedir. O halde Mahkememizdeki dava dosyasında tapu iptal tescil davasının şartlarının bulunup bulunmadığı, tescil isteminin davacının kendisine mi yoksa şirkete mi yapılması gerektiği tartışılmalıdır.Dava konusu olayda davacı davalı yöneticinin şirket kaynaklarını ve öz sermayesini kullanmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını iddia etmektedir. Şirkete ait bir taşınmazın usulsüz olarak davalıya geçirilmesi gibi bir iddia bulunmamaktadır. Klasik olarak şirketin öz sermayesi ve şirkete ait paraların usulsüz olarak şirket dışına çıkartılması, şirketi çıkartılan bu tutar kadar zarara uğratır. Burada zarar gören şirkettir ve uğradığı zarar şirket dışına çıkartılan parasal değer kadardır. Bu işlem yapıldıktan sonra bu para üzerinde yapılan tasarruf sonucu elde edilen varlıklarda şirketin yahut davacının mülkiyet hakkı söz konusu değildir. Burada şirketin parasal olarak uğradığı zarardan söz edilir. Şayet şirkete ait bir ayni mal hukuka aykırı bir biçimde yönetici tarafından kendi üzerine geçirilmiş ise şirketin zararı bu mal karşılığındadır, bu malın iadesi için mal gayrimenkul ise tapu iptal tescil davası açılabilir. Ancak şirket öz sermayesi parasal olarak usulsüz bir biçimde kullanıldığında şirketin zararı parasal bir zarardır, bu paranın tasarruf edilmesiyle elde edilen mal varlığı üzerinde şirketin mülkiyet hakkı söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla tapu iptal tescil isteminin dinlenmesine olanak yoktur. Davacı şirketin parasal olarak uğradığı zararların tazminini de istememektedir. Tapu iptal tescil istemine bağlı terditli hak olan taşınmazların bedeli talep edilmektedir. Şayet tapu iptal tescil istemi şartları var ise ancak tescilin mümkün olmadığı hallerde terditli talep olan taşınmazın bedeline hükmedilebilir. Buradaki terditli alacak istemi tapu iptal tescil istemine bağlı bir alacak istemidir. Tapu iptal tescil istemi yerinde olmadığı takdirde taşınmazın bedeline de hükmedilmesi mümkün değildir. Şirket tarafından alınmış bir kar payı dağıtım kararı bulunmamaktadır. Yahut ortağın hukuka aykırı bir biçimde kar payı almaması yahut daha düşük kar pay almasını sağlayacak bir karar bulunmamaktadır. Yabancı ve yerli öğretide bir kısım zararlar pay sahibinin doğrudan zararına örnek olarak gösterilmektedir. Örneğin sermaye arttırımında pay sahiplerinin yeni pay almak hakkının ihlal edilmesi, imtiyazlı pay durumu hariç sermaye payına (oransallık ilkesi) uygun olarak pay sahibine kar payı dağıtılmaması (ki burada karın dağıtılması kararlaştırılmış, ancak yönetici tarafından ortağa ödeme payına uygun bir biçimde yapılmamıştır) bir ortağın hisselerinin haksız olarak iptal edilmesi, kurucunun bilirkişiyle anlaşarak ayni sermaye taahhüt eden müstakbel pay sahibinin taşınmazını emsallerine nazaran bu pay sahibine zarar verecek ölçüde düşük değer biçmesi, yöneticinin basılmış ve dağıtılan hamiline yazılı pay senetlerini pay sahibine vermemesi veya devri zorlaştırarak geciktirmesi gibi nedenlerden kaynaklı ortaya çıkan zararlar doğrudan doğruya pay sahibinin zararıdır. (Pulaşlı sayfa 630) ... pay sahiplerinin yönetim kurulu üyelerinin kusurlu işlemleri ile şirketin mali durumu kötüleştirilip kar payının azalmasına neden oldukları gerekçesiyle doğrudan doğruya zarar iddiasına dayalı açılan davalarda ortakların doğrudan zararı bulunmadığı görüşündedir.Gerçekten de pay sahipleri taahhüt ettikleri payları oranında kar ve zarara katlanmaktadırlar. Şirketin yöneticinin kusurlu eylemleri ile zarara uğratılmış olması doğrudan şirketi zarara uğratmakla birlikte kar ve zarara katlanmak zorunda kalan ortağı dolaylı olarak zarara uğratmaktadır. Dolaylı zararlar da ise pay sahipleri TTK'nun 555. Maddesi uyarınca tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceklerdir. Dava konusu olayda iddia edilen zarar şirketin doğrudan zararı olup, bu zarardan yansıma yoluyla ortaya çıkan pay sahibi davacının taahhüt ettiği payı oranında kar ve zarara katlanmasından kaynaklı varsa oluşan zarar dolaylı bir zarardır. Davacının kendi adına tescil isteminde taraf ehliyeti yoktur. Açıklanan gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-DAVANIN REDDİNE; 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 25.616,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.884,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/02/2026

Başkan ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Katip ... E-imzalı

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1277, K. 2026/166, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1277-e-2026-166-k-d0722c3f24c3