İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/122 E. 2024/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/122
- Karar No
- 2024/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/122 Esas KARAR NO : 2024/635
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/09/2017 KARAR TARİHİ : 26/09/2024
DAVA : Davacı vekili Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde, dava dışı ...A.Ş'ye ait ... plakalı ...model aracın müvekkili tarafından ...nolu ...Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 02/08/2016-17/03/2017 tarihleri arasında sigortalandığını, müvekkili şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı aracın ...'e ait ...adresinde bulunan eve, 02/01/2017 tarihinde giren kimliği belirsiz şahıs veya şahıslarca yapılan hırsızlık sonucunda sigortalı konutta bulunan araç anahtarı alınmak ve bu anahtarı kullanmak suretiyle park edildiği evin önünden çalındığını, davaya konu aracın çalınması olayı nedeniyle meydana gelen zararın müvekkili şirket nezdindeki sigorta poliçesinden karşılanması için yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... nolu hasar dosyasından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda meydana gelen zararın 618.000,00 TL olduğu tespit olunduğunu, davaya konu olay akabinde...'in özel şoförlüğünü yapan ...'ın ... Polis Merkezi Amirliği'ne vermiş olduğu Oto Hırsızlığı Müracaat Formu ve Şikayetçi ifade tutanağı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği tarafından düzenlenen Olay Yeri İnceleme Tutanağı ve Araştırma raporuna göre müvekkiline kasko sigortalı olan ... plakalı aracın 1 nolu davalı tarafından güvenliği sağlanan sitenin güvenlik sahası içerisinde ...'e ait konutun önünde park halinde iken 02/01/2017 tarihinde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce önce konut içerisine girilerek konutta bulunan ev ve ziynet eşyaları ile birlikte araç anahtarının alındığını, akabinde bu araç anahtarı kullanılmak suretiyle çalındığını, olayın ... Sitesinin güvenliğinden sorumlu olan davalı güvenlik şirketinin güvenlik, bakım ve gözetim kusurundan ve 2 nolu davalı site yönetiminin sitenin güvenliği ile ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığını, güvenlik şirketi tarafından yapılan güvenlik tavsiyelerini de dikkate almamasından kaynaklandığını, olayda kimliği tespit edilmeyen hırsızların dışında başkaca etkenin de olmaması sebebiyle haksız fiil nedeniyle davalıların meydana gelen zarardan tamamen sorumlu olduklarını, müvekkilinin davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 21/02/2017 tarihinde 618.000,00 TL sigorta tazminatı ödediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 618.000,00 TL sigorta rücu tazminatının ödeme tarihi olan 21/02/2017 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılardan ... Site Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının husumet, görev müvekkilinin vekil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını aksine dava dışı bağımsız bölüm malikinin sorumluluğu çerçevesinde tümüyle reddi gerektiğini, araç malikinin dava dışı ... A.Ş olduğunu, davacının bu sigortalıya yapmış olduğu hasar ödemesi neticesinde haklarına halef olduğundan bahisle davanın açıldığını, müvekkiline de sitenin güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almamış olması nedeniyle sorumluluk yükleyebileceği iddiasında olduğunu, haklarına halef olduğu ileri sürülen dava dışı sigortalı şirketin müvekkili sitede kat maliki olmadığı gibi ikamet dahi etmediğini bu nedenle kendisine müvekkiline karşı dava açılamayacağını, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kat mülkiyeti kanunun 66 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş toplu yapı niteliğine haiz sitenin kat malikleri arasından seçilen site yöneticiliği tarafından yönetildiğini, site temsilciler kurulunun 15/05/2014 tarihli toplantısında güvenlik hizmetini davalı Securitas firması tarafından sağlanması, bu firma ile özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalanmasının karara bağlandığını, kat maliklerince verilen kararın yerine getirmekle yükümlü müvekkili site yöneticiliğinin bu karara istinaden diğer davalı ile 27/06/2014 tarihinde güvenlik sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin yaptığı işin sadece temsilciler kurulu kararının yerine getirilmek olduğunu, davacının husumeti kat maliklerine yöneltmesi gerektiğini bu nedenle de davanın husumet yokluğunda reddi gerektiğini, Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, müvekkilinin KMK'ya uygun olarak kat maliklerinin arasından teşekil etmiş bir yönetim organı olduğunu, amatör bir birliktelik olduğunu bu nedenle site güvenliğinin sağlanmasına dair bir görevlerinin bulunmadığını, KMK'nın 35.maddesinde yöneticinin görevleri arasında bağımsız bölüm maliklerini can ve mal güvenliklerinin korunmasına dair hüküm olmadığını, güvenlik hususunda bilgiye sahip olması beklenemeyecek müvekkiline ne yasada ne de temsilciler kurulu kararından kaynaklı yeterince güvenlik önlemi alınıp alınmadığını denetleme yükümü ve becerisinin bulunmadığını, denetim yükümü olsa olsa, temsilciler kurulu kararı uyarınca imzalanmış sözleşmede yer alan sayıdaki güvenlik personeli ve teknik ekipman ile sözleşmede taahhüt edilen vardiyadaki hizmetin sunulup sunulmadığı ile sınırlı olduğunu, bu husustaki kontrol görevini yerine getirdiğini, şartları oluştuğu takdirde zarardan güvenlik şirketinin sorumlu olması gerektiğini, güvenlik şirketi ile imzalanan sözleşmenin 7.2 ve 7.3 maddeleri ile güvenlik şirketinin kusuru nedeniyle doğan zararlardan sorumlu olacağı, 3.kişinin zararlarının müvekkilinin tanzim etme yükümlülüğü bulunmadığını hüküm altına aldığını, aracı kullandığı anlaşılan dava dışı bağımsız bölüm malikinin sorumluluğu bulunduğunu, site sınırları içerisindeki konutların pek çoğunda alarm sistemi veya güvenlik duvarı bulunduğunu ancak aracı kullanan site sakinin bu önlemleri almadığını, hırsızlık hadisesinin yaşanmasının kolaylaştığını, hırsızlık olaylarının artması nedeniyle site yönetimince kat maliklerinin gerekli önlemleri almaları lüzumunun 11/02/2016 ile 01/07/2016 tarihlerinde bilgilendirme notları ile kat malikleri ile paylaşıldığını ancak site sakinini bu önlemlere riayet etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ....A.Ş cevap dilekçesinde, Tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, diğer davalı ile 01/06/2014-30/06/2017 dönemine kapsayan özel güvenlik hizmet sözleşmesi ve görev yeri özel talimatı ile dilekçede belirtilen sayıda güvenlik görevlisi ile hizmet verdiğini, söz konusu sitenin yaklaşık 1.200.000 m2'lik bir alan üzerine kurulu en az 10 farklı giriş kapısı bulunan ve içinden ana yol geçen bir site olduğunu, site içerisinde 902 bağımsız konut bulunduğunu ve 4000 kişinin ikamet ettiğini, sözleşmenin 2/1 hükmü uyarınca iş bu sözleşmede ön görülen ve görev yeri özel talimatı kapsamında yasaların ve görev ifası için tahsis edilen personel sayısı ile ekipmanlar dahilinde hizmet verdiğini, müşterisinin sağladığı imkanlar doğrultusunda 10 farklı giriş kapısında nöbet tutarak özel araçlarlar devriye gezerek ve kayıt amaçlı ... uygulamasını kullanarak güvenlik sağladığını, müvekkilinin her durumda kayıtsız şartsız sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hırsızlığa sebep olduğu iddia edilen kişilerin siteye giriş yapmış olduğu alanda izinsiz girişlerin engellenmesi için müvekkili tarafından gerekli uyarıların yapılarak önlem alınması gerektiğini ...Yöneticiliğine bildirildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, aracı çalınan ...'in şoförünün ifadesinde "Patronunun 29/12/2016 tarihinde yurt dışına çıkmış olması nedeniyle villada kimsenin bulunmadığını sadece hizmetçinin gündüzleri uğradığını, 03/01/2017 günü sabah 08:30'da hizmetçenin kendisini arayarak bahçıvanın kendisini aradığını, evin bahçe kapısının açık olduğunu söylediğini, bunun üzerine villaya gittiğini, bahçe kapasının açık olup kilidin zorlandığını gördüğünü ayrıca aracın yerinde bulunmadığını tespit ettiğini" belirttiğini, hırsızlık olayı ile ilgili kamere kayıtları incelendiğinde şüphelilerin ... plakalı siyah rekli jeep ile saat 18:28 sıralarında ana kapı HGS bölmesinden ardışık geçiş yapmak suretiyle site içerisine girdikleri, site içerisinde ilerleyerek söz konusu hırsızlık olayını gerçekleştirdikleri ve ana kapı çıkış HGS bölgesinden ardışık geçiş yapmak suretiyle ... istikametine doğru gittiklerinin tespit edildiğini, giriş ve çıkışların HGS'si bulunan başka bir site sakininin aracının peşinden ardışık geçiş yapmak suretiyle gerçekleştirdiklerini, hırsızlığın gerçekleştiği konutta ev alarmı olmadığını, HGS bariyer sistemlerinde kaçak ve ardışık araç girişi olduğunda herhangi bir şekilde sistemin uyarı vermediğini, HGS sistemlerinde bu tür kaçak ve sisteme kayıtlı olmayan araçlar için uyarı sisteminin takılması gerektiğini, bu hırsızlık olayından önce de bir çok kez müvekkili tarafından diğer davalı site yöneticiliğine gönderilen risk ihbar yazıları ve risk analizi raporlarında ardışık geçiş alarm sistemi kurulması, kamera kayıt cihazlarının iyileştirilmesi, ardışık geçişin önlenmesi için ana kapı HGS girişini ... hattı ilavesinin yapılması gerektiğini, 10 adet HGS girişinin ... sisteminin kurulması, manuel açma kapama butonlarının iptal edilmesi, kayda bağlı aktive edilen butonların kullanılması, girişlerde sürücü tespiti yapabilen kayıt amaçlı ... sisteminin entegre edilmesi, tüm evlere hırsız alarm sisteminin kurulması, site çevresinden izinsiz geçişleri önlemek adına bazı çevre tel, dikenli tel, akıllı ..., termal sistem ve harici alarm sistemi kullanılarak önlem alınması de dahil olmak üzere eksikliklerin giderilmesinin istenildiğini, müvekkili tarafından yaklaşık 9 ay önce 07/03/2016 tarihinde risk analizi güncelleme teknoloji çözümü başlıklı teknoloji iyileştirme projesi teklifinin hazırlanarak site yöneticiliğine iletildiğini, bu konuda müvekkilince gereken tüm uyarıların yapılması nedeniyle olaydan sorumluluğunun bulunmadığını, hırsızlık süresinin bir iki dakika sürmesi nedeniyle iddia edildiği gibi arabanın anahtarının kasada olmadığını, hırsızların yükte hafif pahada ağır ziynet, para gibi şeyleri kasa ile beraber götürdükleri iddiasına göre kasayı açık anahtarı buldular ise neden kasayı da beraberlerinde götürdüklerini taraflarınca anlamlandırılamadığını, dolayısıyla araç anahtarının kasada olmadığının anlaşıldığını, dava dışı sigortalılar ve davalı site yöneticiliğinin gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu bulunduğunu, ayrıca 22/06/2016 tarihinde güncellenmiş risk ihbar yazısının tekrar site yöneticiliğine gönderildiğini ancak site yöneticiliğinin gerekli önlenmeleri almadığını, iyileştirmeleri yapmadığını, bariyer kapanmadan ardışık geçiş yapan araçların HGS'li olup olmadığının güvenlik görevlisi tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, HGS sisteminin sesli ve ışıklı uyarı vermesi gerektiğini, ayrıca araçların hızlarını azaltarak arada mesafe açılmasını sağlanarak ardışık geçişi önlemek için tüm bölgelere hız kasislerini yapılması gerektiğinin belirtildiğini ancak bunların yapılmadığını, söz konusu konutta hırsız alarm sisteminin bulunmadığını, müvekkilini bu konuda da uyarı yaptığını, dava dışı sigortalıların asli kusurlu olduğunu, dava dışı sigortalılar ile diğer davalının gerekli özeni göstermemelerinin hırsızlığa sebep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava sigorta şirketince sigortalısına ödenen bedelin davalılardan rücuen tazminine ilişkindir. DELİLLER: ... Sigorta A.Ş'ne ait kasko sigorta poliçesi, ağır hasar ibra ve feragatnamesi, ödeme dekontu, hırsızlık olayıyla ilgili ifade tutanakları, davalılar arasında imzalanan 27/06/2014 tarihli güvenlik hizmet alım sözleşmesi, ...'in site sakini olduğuna dair belge, rücu ihtarları, davalı güvenlik şirketi tarafından diğer davalıya gönderilen uyarı bildirimleri, araç kaydı, ... 8. Tüketici Mahkemesine ait ... Esas nolu dosyadan alınan bilirkişi raporları ve verilen karar, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 08/10/2020 tarih ... esas , ...karar sayılı ilamı ile ; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, ... 8. Tüketici Mahkemesinde görülen ...Esas sayılı dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait aracın, ...Sitesi'nde bulunan ...'e ait konutun önünde iken, söz konusu bu konuda hırsızlık amacıyla giren kimliği belirsiz kişi veya kişilerce elde edilen araç anahtarı kullanılmak suretiyle, 02/01/2017 tarihinde çalındığı, çalınma olayının gerçekleşmesinde davalı site yönetiminin %30 oranında, sitenin güvenlik hizmetlerini üstlenen diğer davalı şirketin %60 oranında ve site sakininin de %10 oranında kusurlu bulunduğu benimsenerek; "Davaya konu olayın poliçe ile teminat altına alındığı, kaldı ki araç malikinin tazminat alacağı ve dava hakkını sigorta şirketine temlik ettiği de dikkate alınarak davacının davacı sıfatının bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar , Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin... Esas ... Karar nolu içtihatlarında da belirtildiği üzere site yönetimi, site sakinlerinden güvenlik hizmeti sağlanması amacıyla aidat aldığında, diğer davalı güvenlik şirketi ile yapılan sözleşmenin ifasını denetleme yükümlülüğü bulunduğuna göre, güvenlik hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemiş olması, güvenlik hizmeti şirketince belirtilen eksiklik ve önlemlerin site yönetimince alınmaması nedeniyle site yönetiminin de sorumlu olduğu..." şeklindeki gerekçeyle; Davacının davasının kabulü ile ; 618.000,00TL'nin 21/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8 Hukuk Dairesi 28/12/2023 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin kabulü ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar vermiştir. İstinaf ilamında " Davalı .... Yönetimi vekilinin istinaf nedenleri; talep konusu aracın, çalınma olayında vekil edenine yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığı, aksine tüm sorumluluğun sitenin güvenliğini üstlenen diğer davalı şirket ve konut maliki olduğu halde, hatalı bilirkişi raporundan hareketle yazılı biçim ve şekilde yapılan değerlendirme neticesinde, diğer davalı ile birlikte sorumlulukları yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de mahkemece konut malikinin %10 oranında kusurlu olduğu kabul edildiği halde, tazminat tutarında indirime gidilmemiş olmasının isabetsiz bulunduğu ve esasen hiç değilse, hükme esas alınan bilirkişi raporunda konut malikinin kusurlu olduğuna ilişkin hukukçu bilirkişi değerlendirmesinin gözetilmesi gerektiği, hususlarına ilişkindir. Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf nedenleri ise; rizikonun gerçekleşmesinde kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmenin hatalı olduğu, çalınma olayının meydana gelmesinde ağırlıklı kusurun konut sahibine ve site yönetimine ait bulunduğunun gözetilmediği, ayrıca sigortalıya yapılan ödemenin kasko sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığından, mahkemece davacı sigortacı tarafından yapılan ödemeyi lütuf ödemesi olarak kabul etmesi gerektiği, bu durumda da yapılan ödemenin rücu edilemeyeceğine yöneliktir. Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında, sigortalıya ödeme yapan sigortacının, yaptığı ödemeyi zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuan tahsili isteğine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan dava dışı ...A.Ş'ye ait ... plaka sayılı aracın, ... A.Ş'ye 03/08/2016-31/12/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde kiralandığı, kiralık aracın ... Sitesinde bağımsız konut maliki olan ve aracı kiralayan şirket yöneticisi bulunan ...'in konutuna giren kişi veya kişilerce gerçekleştirilen hırsızlık olayı sırasında ele geçirilen anahtarlar kullanılmak suretiyle 02/01/2017 tarihinde konut önünde park halindeyken çalındığı, araç maliki dava dışı şirket ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki anahtarla çalınma klozuna göre, "Araç anahtarının sigortalının veya aracı kullanımına tahsis ettiği kişinin kendi veya iş yeri niteliğindeki kapalı bir alanda muhafazası esnasında bu mekana kırma, delme, yıkma, devirme, zorlama, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanılarak veya tehditle ya da araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanmak suretiyle ele geçirilerek aracın çalınması, çalınmaya teşebbüs edilmesi" halinin poliçenin teminatı kapsamına alındığı ve davacı sigorta şirketi tarafından aracın çalınmasını müteakip sigortalısına 21/02/2017 tarihinde 618.000,00-TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın yargılaması sırasında, mahkemece temin edilen 07/11/2019 günlü bilirkişi heyet raporunda da, çalınma olayının gerçekleşmesinde davalı site yönetiminin %30 oranında, davalı güvenlik şirketinin ise %60 oranında kusurlu bulunduğu, konut sahibinin de %10 kusurlu olduğu yönünde ağırlıklı görüş bildirildiği, söz konusu bu raporda imzası bulunan hukukçu bilirkişinin ise; aracı site maliki ve eşinin tasarrufuna bırakan sigortalının %40 oranında kusurlu sayılması gerektiği açıkladığı; 02/01/2017 tarihinde gerçekleşen olayda aracı çalan kişi veya kişilerin aynı gün girdikleri konuttu muhtelif ziynet eşyalarını da çaldıkları, bu çalınma olayı ile ilgili olarak ... 8. Tüketici Mahkemesi'nde görülen ... Esas sayılı başka bir dava daha bulunduğu, bu davanın da eldeki davanın davalılarına yönelik olarak konut sahipleri tarafından açıldığı, söz konusu bu davanın yargılaması sonucunda mahkemece çalınma olayının gerçekleşmesinde site yönetiminin %30 oranında, davalı güvenlik şirketinin %60 oranında kusurlu olduğu, konut sahibinin ise %10 oranında kusurlu bulunduğuna ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen ...Esas- ... Karar sayılı ilamla ziynet eşyaların çalınması neticesinden uğranılan toplam zararın 177.200,00-TL olduğu, talep sahibinin kusuru oranında indirim yapılması gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalıların 159.480,00-TL tazminatla sorumlulukları yoluna gidildiği ve bu kararın istinaf yasa yolu incelemesinden geçerek 16/06/2020 tarihinde kesinleştiği de dosya kapsamından ve UYAP kayıtlarından görülmüştür. Hal böyle olunca, eldeki davada ilk derece mahkemesince araç çalınma olayının gerçekleşmesinde taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin düzenlenen 07/11/2019 günlü rapordaki çoğunluk görüşünün benimsenmesinde ve bu şekilde davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesinde kural olarak usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de; davalıların sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme miktarından değil, sadece gerçek zarar miktarından kusurları nispetinde sorumlu olacaklarının gözetilmemesi hatalıdır. Her ne kadar yargılama sırasında temin edilen ve hükme esas alındığı anlaşılan 07/11/2019 günlü bilirkişi heyet raporunda, çalınan aracın bugün itibariyle, yani rapor tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 630.000,00-TL olduğu yönünde belirleme mevcut ise de bu belirlemenin, rapor tarihi itibariyle değil rizikonun gerçekleştiği tarihe göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece aracın çalındığı tarihteki gerçek piyasa rayiç değerinin ne olduğu konusunda açık ve denetlenebilir gerekçeler içeren bir bilirkişi raporu temin edilmeksizin ve sigortalıya atfedilen kusur gözetilmeksizin talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme ile karar verilemez. Sonuç itibariyle, davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurularının az yukarıda açıklanan nedenle ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılmasına ve açıklanan biçimde inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılarak taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yeni bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine; kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalı taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." denilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda dosya otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, 02/01/2017 tarihi itibari ile davaya konu aracın 2.el satış fiyatının belirlenmesi istenilmiştir. Bilirkişi 28/05/2024 tarihli raporunda, piyasa araştırması yaparak ayrıca 2.el işini yapan galerilerle görüşmesi neticesinde ayrıca gelir idaresinin yayınladığı kasko arşiv kasko değer listelerinin incelenmesi sonucunda, söz konusu aracın 2016 Ağustos ayından satın alınmasından itibaren olay tarihi 02/01/2017 tarihi itibari ile sadece 5 aylık bir kullanım sonucu düşük kilometrede olacağını da dikkate alınmasıyla 02/01/2017 tarihi itibari ile piyasa 2.el raiç değerinin ortalama 620.000,00TL olduğu sonucuna varıldığını bildirmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, talebinin 618.000,00TL olarak belirlediğinden taleple bağlılık kuralı gereğince, 618.000,00TL'nin dikkate alınması gerekmektedir. İstinaf ilamında da vurgulandığı üzere sigortalının kusur oranı olan %10'nun düşülmesi neticesinde davacının talep edebileceği miktar 556.200,00TL olduğundan aşağıdaki şekilde davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 556.200,00TL'nin 21/02/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden 83.868,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 10.553,90TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından istinaf ilamından önce yapılan 2.592,70 TL ile istinaf ilamından sonra 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 891,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 7.483,70TL yargılama giderinin kabul ve oranı dikkate alınarak 6.735,33TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ...Yöneticiliği tarafından yapılan 200,00TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 20,00TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından yapılan 250,00TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 25,00TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Gider avansından kullanılmayan kısmın ilgilisine iadesine, 9- İstinaf tarafından kaldırılan Mahkememizin önceki kararı gereğince harç ödemesi yapılmış ise talep edilmesi halinde iadesi için ilgili vergi müdürlüğüne yazı yazılmasına, 10-Bu dava sebebiyle 37.994,02TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 10.553,90TL'nin mahsubu ile kalan 27.440,12TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/09/2024
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır