İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1151 E. 2025/606 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1151
- Karar No
- 2025/606
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1151 KARAR NO : 2025/606 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 16.08.2024 tarihinde,...e ait ve.... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, müvekkiline ait ...plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davanın kusurlu sürücü ve aynı zamanda araç maliki ile ... Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı şirketin de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, davacının Almanya'ya döndüğünü ve burada bulunan... isimli yetkili firma tarafından 05.10.2024 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporuna göre; Hasar miktarı, KDV dahil 3.721,36 Euro, Ekspertiz raporu için 786,11 Euro ücret ödendiğini, Belirlenen ekspertiz rapor ücretinin, 2022 yılı için oluşturulmuş Almanya Federal Serbest ve Motorlu Taşıtlar için Bağımsız Eksperler Birliği (BVSK) ücret listesine göre olduğunu, davalı sigorta şirketine, 07.11.2024 tarihinde, şirketin '' ...com.tr '' mail adresine bildirim yapıldığını, kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan sigorta şirketi 20.11.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, şirket yönünden taleplerini , ZMMS teminat limiti olan 200.000,00 TL'yi aşmamak üzere sınırladıklarını, davalının ve sigorta şirketinin ZMMS sıfatıyla zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğunu ve hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i taleplerini artırım ve Islah hakları saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de, bilirkişi marifetiyle sonuca ulaşılacağından ve dolayısıyla yargılama gerektirdiğinden; belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 Euro hasar tazminatının davalı araç sahibi ve aynı zamanda sürücüden kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, teminat limitleri (200.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (07.11.2024 + 8 iş günü) 20.11.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Alman BVSK listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, TTK 1426 gereği ve davacı tarafından ödenmiş olan 786,11 Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen karar tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile, toplam 3.721,36-Euro hasar tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 20.11.2024 tarihinden itibaren teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıs yönünden ise, kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine, dava dilekçe ekinde sunulu yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi, TTK m 1426 gereği, Alman Eksperler Birliği (BVSK) tarafından oluşturulmuş ücret listesine göre ve müvekkili tarafından ödenmiş ve faturası dosyaya ibraz edilmiş olan 786,11 Euro ekspertiz rapor ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen karar tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından... numaralı ve 01.03.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 16.08.2024 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, Müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmasının ve başvuru sahibi lehine sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek adına başvuranın kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve başvurucu araç bilgisi ile hangi konuda ödeme yapıldığının sorulmasını; şayet bu husus mümkün değil ise başvuru sahibine kesin süre verilerek ilgili bilgi ve belgelerin kendisi tarafından kasko sigorta şirketinden istenerek dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin dava konusu araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapmasına imkan tanınmadığından sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebinin haksız olmakla, reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İsa Demirel'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 28/04/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Trafik kuralları ihlali yönünden: Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusur ve yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine hu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile: ... plakalı araç sürücüsü ...: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67 maddesi “Araç manevralarını düzenleyen kurallar” Hükmünü ihlal ettiğinden meydana gelen kazada ETKEN OLDUĞU, ... plakalı araç sürücüsü ... Park halinde olan... plakalı aracın kazanın oluşumunda ETKEN OLMADIĞI, görüş ve kanaatine varılmıştır. Hasar onarım bedeli yönünden: ... yabancı (Almanya) plaka sayılı...0 TDI QUATTRO 2019 model otomobilde 16.08.2024 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen hasar onarım bedeli KDV dahil 3.721,36 Euro olarak hesaplanmıştır. Dosya kapsamında davalı... Sigorta A.Ş.nin,....com.tr elektronik posta adresine 07.11.2024 tarihinde hasar bildirimi yapıldığı, elektronik postaların aynı gün adresine teslim edildiği bu nedenle davalı sigorta şirketinin 20.11.2024 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatiyle (poliçe teminat limiti olan 200.000,00 TL’yi aşmamak üzere) 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre (Sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.) belirlenen değişken oranlı faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası (€) Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ...'in malik ve sürücüsü olduğu, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 16/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 3.721,36-Euro hasar bedeli zarara uğradığını, aracın davacının sürekli olarak ikamet ettiği Almanya'da onarılacağı için Almanya ülkesindeki fiyatlarla zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek zararın sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri gözetilerek davalılardan tahsili talep edilmiştir. Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin ancak poliçe limiti kadar sorumlu tutulabileceğini, sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması için öncelikle davacının kasko sigortasının bulunup bulunmadığının ve kasko şirketinden ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği, aracın önceki tarihli kazalarının araştırılması gerektiğini, davacının zarar talebinin KDV hariç hesaplanması gerektiğini, hasar onarımında kullanılacak parçaların iskontolu fiyatlarının dikkate alınması gerektiğini, zararın Türkiye'deki onarım fiyatlarına göre ve Türk Lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede; Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete elektronik posta yoluyla 07/11/2024 tarihinde gönderildiği, 8 iş günü ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalılardan... Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde "... –... Mahallesi ... Asfaltı Caddesi No:... Ofis No:... Konak/İzmir" adresinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı, davalılardan biri hakkında yetkili olan mahkemenin diğer davalı hakkında da yetkili hale geleceği gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü araç sürücüsü...in KTK'nın 67.maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davacıya ait araç sürücüsü dava dışı...'un kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde olduğu sırada, davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın geriye manevrası sırasında KTK'nın 67/b maddesinde düzenlenen geriye manevra kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davalının kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatiyle davalıların sorumluluğunun asli ve %100 oranında olduğu kabul edilmiştir. 9-Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir. Her ne kadar davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiş ise de, davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, taraflarca temin edilebilecek belgelerin yurt dışı istinabe yoluyla temin edilemediği hususu dikkate alındığında davacıya ait aracın Almanya ülkesinde mukim bir kasko sigortası bulunup bulunmadığının salt soyut savunmaya dayalı olarak araştırılmasının çok güç ve uzun zaman gerektiren bir usul işlemi olduğu, bunun yanında davacı kasko şirketinden bir ödeme almış olsa dahi kasko şirketinin bu ödemeyi sorumlu araç maliki ve sigortasına rücu etmek üzere talepte bulunduğu takdirde davalılarca bu dosya kapsamında davacıya yapılacak ödemelerin davalı sorumluluğunu kasko şirketine karşı da sona erdireceği, bu halde davalıların sorumluluğu kusura dayandığından davacı sebepsiz zenginleşmiş olsa dahi bunun davalıların malvarlığından değil, var ise ödeme yapan kasko şirketine karşı gerçekleşeceği ve bu haliyle kasko ödemesine yönelik araştırma yapılmasında gerek fiili imkansızlık gerekse davalıların malvarlığından daha fazla bir eksilmeye yol açmayacağı için hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek soyut nitelikteki savunma doğrultusunda bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 36.480,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 3.721,36-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı taraf vekillerince sair itirazlar sunulduğu görülmüştür. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre aracın sürekli ikamet edilen ülke rayiçlerindeki fiyatlara göre onarım bedelinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan fiziki incelemeye dayalı ekspertiz raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yer alan onarım miktarları birbirini doğrulamakta olup davacının Almanya ülkesinde sarf edilecek onarım bedeli üzerinden zararının hesaplanması dosya kapsamına ve yerleşik yargısal içtihatlara uygun görülmekle itirazlar yerinde bulunmamış ve bilirkişi raporunda yer alan 3.721,36-Euro zarar miktarı hükme esas alınmıştır. 10-Davacı vekilinin 03/05/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 3.721,36-Euro'ya yükseltilmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme ve toplanan delillere göre davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan 3.721,36-Euro zararının ve davalının %100 kusur oranının ispat edildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 200.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek zarardan poliçe limiti 200.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur. 11-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 20/11/2024 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 16/08/2024 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir. 12-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu ve 786,11-Euro miktarlı ekspertiz ücretinin de yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir. 13-24/06/2025 tarihli kısa kararda davalı ... yerine sehven "...dan" şeklinde hüküm kurulmuş olup dosyada davalı olarak ...gorta A.Ş. Ve davalı ...'in yer aldığı, ...ın davalı olmadığı ve maddi hataya dayalı olarak sehven hatalı gösterilen davalının hükmün tashihi yoluyla düzeltilebileceği gözetilerek bu hususta ayrıca tashih şerhi düzenlenmesine karar verilmiş olup düzenlenecek tashih şerhi gerekçeli karara ayrıca eklenmek suretiyle bu hatanın giderilebileceği değerlendirilmiştir. 14-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 3.721,36-Euro araç hasar zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 20/11/2024 tarihinden, davalı ...dan haksız fiil tarihi 16/08/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk miktarı poliçe limiti 200.000,00-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.336,63-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 2.736,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.172,92-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.736,11-TL toplamı 3.163,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 717,50-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan (786,11-Eurox36,7286-TL)=28.872,71-TL ekspertiz ücreti toplamı 39.017,81-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı...n yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır