İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/114 E. 2025/955 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/114
- Karar No
- 2025/955
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/114 Esas KARAR NO :2025/955
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/08/2018 KARAR TARİHİ:24/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. tarafından K-...-0-0 no.lu genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 06.08.2014-06.08.2015 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... Paz.San.Tic.’ye ait ... plakalı sigortalı araç, 12.07.2015 tarihinde 1 no’lu davalı ...’ın malik/işleten, 2 no’lu davalı ... Sigorta A.Ş.’nın ise Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu ... plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verdiği kaza neticesinde hasara uğradığını, ... plakalı aracın sürücüsü olay yerini terk ettiği için tespit edilememiştir.Ancak;... plakalı aracın maliki/işleteni olan 1 no’lu davalı ... K.T.K m.85 gereği ,2 no’lu davalı ... Sigorta A.Ş. ise;kusurlu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Sigortacısı olduğundan KTK.m.97 ve ZMMS Sigortası Genel Şartları A.1 bendi uyarınca, kusuru oranında sigortalı araçta meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkil ... Sigorta A.Ş. davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 13.11.2015 tarihinde 9.981,88.-TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkili ... Sigorta A.Ş. TTK.md.1472 gereğince, sigortalının haklarına halef olduğundan davalıların sorumluluğunu karşılayan 9.981,88.-TL alacak için davalılara karşı rücü hakı doğduğunu, ayrıca davacı taraf Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin davalı tarafın itirazlarını reddetiğine dair kararını da sunarak davalı vekilin bu yönde yaptığı savunmalarının mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket tarafından sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusu olan davalılardan tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptaline, ayrıca bu itirazın herhangi bir haklı sebebe dayanmaması sebebiyle davalıların kötü niyetine karşılık davalıların aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açılmadığını, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra huzurdaki davanın ikame olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedenşyle reddine karar verilmesin, ayrıca müvekkili şirket nezdinde poliçeli olan davacı aracın poliçesinin zorunlu mali sorumluluk projesi olduğunu, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine, esasa geçilmesi halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sena vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; Davacının hakdüşürücü süre geçtikten sonra davayı ikame ettiğini, dava şartı olan fiil ehliyetinin müvekkili bakımından söz konusu olmadığını, dilekçesinde açıkladığı nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddine, davacının kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu miktarın %50'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava 10/08/2018 tarihinde açılmakla .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, verilen görevsizlik kararı akabinde dosyanın mahkememizin 2020/... Esasına kaydının yapılarak davanın reddine dair tesis edilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2021/1509 Esas, 2023/2240 Karar Sayılı 04/12/2023 Tarihli "... Bu durumda mahkemece, davalı işleten için dava konusu ....İcra Müdürlüğüne ait ... Esas sayılı takip dosyasının davalı ...'ın takip ehliyeti olmadığı gerekçesi ile iptal edildiği ve istinaf incelemesinde ise kararın miktar itibariyle kesin olduğundan usulden reddi ile kesinleştiği anlaşılmakla davalı Sena yönünden takip iptal edilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. ... O halde mahkemece kaza yerinde bulunan ve kolluğa teslim edilen ... sayılı plakanın sürücüsünün olayda kusuru bulunup bulunmadığının alanında uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu ile tespit olunması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak her iki davalı yönünden de davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklindeki ilamı ile kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı halefiyet hükümleri kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin davalılardan tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda 12.07.2015 tarihinde davacıya kasko sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında araçta oluşan maddi hasarı ödeyen sigortacı davacının, kazaya tam kusuru ile sebebiyet veren karşı araç olan 34 JN 6710 plakalı aracın zmm sigortacısı ile işleteni olan davalılardan rücuen tahsili istemiyle davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan takibe davalıların yapmış oldukları itirazların iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu, bu hali ile davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında icra dairesine yazılan müzekkereye cevaben her ne kadar icra dosyasının takipsizlik sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği mahkememize bildirilmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/13-1395 Esas, 2013/703 Karar Sayılı "... alacaklının borçlu aleyhine giriştiği icra takibinde, bir yıllık süre (İİK. m.78/II) içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da (aynı) bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası yalnız işlemden kaldırılır; yoksa icra takibi düşmez (son bulmaz). Yani icra takibi derdest kalmakta devam edeceğine göre," şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda icra dosyasının derdest olması sebebiyle yargılamaya devam olunmuştur. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Yargılama esnasında kaldırma ilamı kapsamında alanında uzman bilirkişiden alınan kök ve ek raporda özetle; Kaza mahallinde bulunan ve sürücü ... tarafından kolluğa teslim edilen ... sayılı plakanın makas atarak zincirleme kazaya sebebiyet veren 1. davalının mülkiyetinde ve 2. davalının teminat altına aldığı araca ait olup olmadığı hususu hukuki yorum gerektirmekte ve sayın mahkemenin takdirindedir. Sürücüler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/b maddesine göre şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek ve 46/c maddesine göre trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadır. Sayın mahkemenin makas atarak tehlikeli biçimde şerit değiştiren aracın ... plakalı araç olduğunu kabul etmesi durumunda, yukarıdaki maddeleri ihlal ederek davacı aracının ... plakalı araca arkadan çarpmasına ve ön kısımlarından hasarlanmasına sebebiyet veren kimliği belirsiz sürücüsü asli ve tam kusurludur. Orta şeritte arkadan aldığı darbe ile sola savrulan ... plakalı aracın sürücüsü ... ve önüne aniden çıkan bu araca arkadan çarpan ... plakalı davacıya sigortalı aracın sürücüsü ... kusursuzdur. Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Somut olay bakımından celp edilen evraklar incelendiğinde ... plakalı aracın sürücüsü ... kolluktaki ifadesinde özetle "12.07.2015 günü saat 00:15 civarında ... plakalı aracım ile ... ... ... istikametine seyir halinde bulunduğum esnada yolun en sol şeridinden seyrederken arkadan makas atarak gelen plakasını görmediğim ancak sadece beyaz renkli olarak hatırladığım bir araç en sol şeritte ilerliyordu ve sonradan orta şeride kaydı. Daha sonra tekrardan sağ şeride kaydı. O esnada yol kenarında park halinde bulunan plakasını hatırlamadığım otobüse çarparak tekrar orta şeride geçti ve bu esnada orta şeritte seyir halinde olan ... plakalı aracın önüne kırdı. Bu araç durmak zorunda kaldı. Bu iki aracın ardında seyir halinde bulunan ... plakalı araç önünde bulunan ... plakalı araca çarptım. Aracımın radyatörü patladı, tamponu kırıldı ve motor kaputu da çarpma sonucu eğildi. Kaza anında olay yerinde bulduğum ve kazaya sebebiyet verdiğini düşündüğüm beyaz renkli araca ait olabilecek ... tek plakayı teslim etmek istiyorum" demiştir. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/3127 Esas, 2023/1255 Karar Sayılı, 04.07.2023 Tarihli "... Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan bir aracın mevcudiyeti ve kazada kazaya karışan araçların kusur oranları gibi hususların ispatı gerekir. Dosya kapsamı incelendiğinde, kazanın oluşumunu aydınlatıcı olarak davacının beyan ve iddiası dışında başkaca hiç bir beyanın, tanık bilgisinin ve görgüsünün bulunmadığı, kamera kaydının ve görüntüsünün olmadığı, ... tüm bu hususların ispat yükünün davacıda olup davacının bu iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak, yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının meydana gelen kazaya davalı sigortalıya ait aracın sebebiyet verdiği hususunda somut bir delil sunamadığı görülmekle davacının sigorta şirketine açmış olduğu davasının reddine karar vermek gerekmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/4405 Esas, 2014/10585 Karar Sayılı, 13.05.2014 Tarihli "... Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir." şeklindeki ilamı da dikkate alındığında işbu davada davalı sigortalıya karşı açılan davanın reddine yönelik verilen kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiş olması sebebiyle işbu husus hükümde tekrar edilmekle yetinilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti" başlığını taşıyan 3. Maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalıların ret sebeplerinin farklı olması sebebiyle ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davalı ... Sigorta şirketine karşı açmış olduğu davasının reddine, 2-Davacının davalı ...'a yönelik davasının mahkememizin 2020/... Esas sayılı dosyasından reddine dair verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, 3-Mahkememizin 2020/... Esas sayılı dosyasından "Davalı ...'ın kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE," dair verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 180,92-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 434,48-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından sarf edilen 124,80-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 7-Mahkememizin 2020/... Esas sayılı dosyasından "5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine," dair verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, 8-Davalı ... Sigorta A.Ş. yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.593,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır