İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/107 E. 2024/1045 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/107
- Karar No
- 2024/1045
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/107 Esas KARAR NO: 2024/1045 DAVA: İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/02/2024 KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı şirkete genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalı --------- ise kredi sözleşmesini ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmediği, bunun üzerine banka tarafından hesabın kat edilip kat ihtarının davalılara tebliğ edilmesine rağmen davalılarca kredi borcunun kapatılmadığı, kredi sözleşmesi çerçevesinde verilen teminatların depo edilmediği; bunun üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını; davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek-------sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar vekili, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle alacak muaccel olmadan başlayan takibin usulsüz olduğunu, istenen faizin fahiş olduğunu, kaldı ki usulünce bir hesap katı tebliği bulunmadan faiz işletilemeyeceğini, gayri nakdi kredilerden davalı kefilin ve sorumlu tutulacağı şekilde icra takibi yapıldığını, bunun yasal olmadığını belirterek, borcun miktarına da itiraz ettiklerinin tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı banka, genel kredi sözleşmesinin borçlusu ve kefili aleyhine başlattığı icra takibinde 50.504,57 Euro asıl alacak, 63,13 Euro işlemiş faiz, 3,16 Euro masraf (BSMV) olmak üzere toplam 50.570,86 Euro üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağın %12,75 oranında temerrüt faizi ve çıkacak faiz üzerinden %5 gider vergisi alınmak suretiyle tahsile yönelik icra takibi başlatmış; davalılar vekilleri vasıtasıyla ''borca, faize ve fer'ilerine itiraz ediyoruz'' şeklinde ve süresinde yaptıkları itirazla takibi durdurmuşlar, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Her ne kadar davalılar vekili kat ihtarının usulünce tebliğ edilmediğini bildirmiş ise de; tebligatların bankaya bildirilen adresler nazara alınarak tebliğe çıkarıldığı, sözleşmede açıkça adres değişmişse bankaya bildirilmesi gerektiğinin aksi takdirde bankaya bildirilen adrese yapılan tebligat ile öğrenmiş sayılacağı düzenlendiğinden tebligatlarda usulsüzlük görülmemiştir.Taraflar arasında imzalanan--------Genel Kredi Sözleşmesinin ihtilafsız olduğu, davalılar tarafından da sözleşmenin mevcudiyetine itiraz edilmediği, kefalet limitinin 11.000.000,00 TL olduğu, dosyaya sunulan vekaletten de anlaşılacağı üzere davalı kefilin şirketin aynı zamanda temsil yetkisine sahip şahıs olduğu anlaşılmış; genel kredi sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde bulunduğu hem asıl borçluyu hem de kefili bağlayıcı nitelikte olduğu; bu nedenle banka kayıtlarının incelenmesi gerektiği mahkememizce belirlenmiş; davalıların herhangi bir ödeme itirazında bulunup buna ilişkin bir belgede sunmadıkları dikkate alınarak görevlendirilen uzman bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde rapor hazırlaması istenmiş, Kabule şayan görülen bilirkişi raporunda; bankanın asıl alacağının 50.508,23 Euro olduğu, icra takibinde taleple bağlı kalınarak 50.504,57 Euro asıl alacağa hükmetmek gerekeceği; bu tür kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacaklarda kredi taksiti ödenmediğinde sözleşme gereği ödenmemiş tüm kredi borçlarının muaccel hale geleceği, bu nedenle ödenmemiş tüm kredi borçlarına davalılar temerrüte düşürülene kadar bu tür kredilere uygulanan akdi faiz oranının uygulanması suretiyle belirlenecek faizin temerrüt tarihinde kredi borcuna eklenerek asıl alacağın bulunması gerektiği; bilirkişi tarafından da bu şekilde hesap yapıldığından dolayı asıl alacağın talebe nazaran daha yüksek çıktığı, dolayısıyla kısalan faiz dönemi sebebiyle faiz alacağının daha düşük çıktığı görülmüş ve davalıların daha lehine olduğu için bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda tespit edilen donelerden davacı bankanın depo talebi de incelenmiş olup; çek depo talebinin 336.000,00 TL ye ilişkin olduğu ancak banka tarafından karşılıksız çıkıp da mevzuat gereği çek hamiline ödemek zorunda olunan asgari bedellerin ödendiğine dair davacı banka tarafından hiçbir belgenin sunulmadığı, banka kayıtlarında da bu tür bir ödemenin gözükmediği sebebiyle bu miktar yönünden depo talebinin kabul edilemeyeceği ancak teminat mektubu yönünden istenen 246.000,00 TL lik depo talebinin kabulü gerektiği, zira borçlu şirketin lehine olarak --------- kesin ve süresiz teminat mektubu sebebiyle depo şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm oluşturulmuş; gayri nakdi alacak niteliğindeki bu depo taleplerinin kabul ve retlerini yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine herhangi bir etkisinin bulunmadığı nazara alınarak hüküm kurulmuş,Davacı taraf icra inkar tazminatı talep etmiş olup, genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredilerin likit olduğu, davalıların da itirazlarında haksız oldukları sebebiyle asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalıların------------- dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; Takibin, 50.504,57 EURO asıl alacak, 35,78 EURO işlemiş faiz, 1,79 EURO masraf olmak üzere toplam 50.542,14 EURO üzerinden ve asıl alacağa tahsil tarihine kadar yıllık %12,75 oranında temerrüt faizi bu faiz üzerinden %5 gider vergisi tahsil edilmek sureti ile devamına, Depo talebinin teminat mektubu yönünden kabulü ile 246.000,00 TL'nin bankada faiz getirmeyen vadesiz bir hesaba davalılarca depo edilmesine, Fazlaya dair depo talebinin (çek bedelleri, ihracat taahhüdünden kaynaklı ceza bedelinden) reddine, 1.540.646,95 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Alınması gereken 130.436,56 TL karar harcından (icra takibinin devam edeceği toplam 50.542,14 Euro'nun TL karşılığı + 246.000,00 TL depo bedeli toplamı üzerinden) dava açılırken peşin olarak alınan 98.645,54 TL nin mahsubu ile eksik 31.794,02 TL karar harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Tamamı davacı tarafça karşılanan 99.073,14 TL karar harcı ve başvuru harcının toplamı ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 230,00 TL tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 8.228,00 TL lik kısmının toplamı 107.301,14 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 3.587,00 TL'sinin davalılardan mütelsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 3,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 242.987,61 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan mütelsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve esasen vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceği için 945,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/12/2024