İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1041 E. 2026/62 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1041
Karar No
2026/62
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - .... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... - .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememize açılan kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'nın kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatif tarafından tahsis edilen dairede ikamet ettiğini, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, davalının 01/03/2024 tarihinde kadar ödemesi gereken toplam aidat tutarının 468.000,00-TL olduğunu, müvekkili kooperatifin 28/06/2014 tarihli genel kurulunun 8. maddesinde aidat ödemesini geciktiren üyelerin %5 gecikme faizi alınmasının kararlaştırıldığını, davalının ödemekle yükümlü olduğu aidat tutarlarının genel kurullarca belirlenmiş olması nedeniyle davalının temerrüte düştüğünü ve her bir aidat döneminin temerrüt tarihinin farklı olduğunu, bu nedenle temerrüt tarihinden itibaren faiz tahakkuk ettirilmesi gerektiğini, kooperatif kayıtlarında görüleceği üzeri davalının 2024 yılı mart ayına kadar toplam 468.000,00-TL ödeme yapmış olması gerekirken 129.530,48-TL ödeme yaptığını, 338.469,52-TL anapara ve 86.096,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 424.566,20-TL borcu bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00-TL anapara ve 5.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.000,00-TL'nin tahsiline, her bir aidat döneminin sonundan itibaren işleyecek faiz ile tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkilinin davacı kooperatifte üye olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tapusunu aldığını ve ilişiğinin de kesildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden dolayı davanın reddinin gerektiğini, aidat ödemesi noktasında eldeki dava açılana kadar bir talepte bulunulmadığını ve müvekkili hakkında herhangi bir ihraç prosedürü uygulanmadığını, kooperatifin kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiğini ve bu şekilde hareket ettiğini, kooperatifin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin kooperatife borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, davacının aidat alacağının zaman aşımına uğradığını, neticeten davacı tarafça açılan davanın husumetten, zaman aşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kooperatif kayıtları, Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekinde kooperatife ilişkin kayıtlar, ibraname örneği ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya mübrez 30/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davacı taraf davalıdan 01.03.2024 tarihi itibariyle 338.469,52-TL anapara ve 86.096,68-TL faiz toplamı olan 424.566,20-TL'nin tahsilini talep ettiği, davacı kooperatifin 10.06.2023 tarihli genel kurulunda üye ödemelerinin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, ayrıca bu genel kurulda Haziran /2023 döneminden itibaren aylık 2.000,00-TL aidat kararı alındığı, davalının davacı kooperatife yaptığı toplam ödeme tutarı kooperatif kayıtlarından 124.028,00-TL olarak tespit edildiği, dava dilekçesinde belirtilen 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken toplam tutar 468.000,00-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin ise 124.028,00-TL olduğu, bu durumda davalının davacı kooperatife 343.972,00-TL anapara borcunun hesaplandığı, dava dilekçesinde belirtilen 01.03.2024 tarihi itibariyle davalı borcuna hesaplanan faiz 40.300,85-TL olduğu, bu hesaplama yapılırken üye ödemelerinin eşitlenmesine yönelik 10.06.2023 tarihinden sonraki döneme ilişkin faiz hesaplandığı, (Alternatif-1) mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimaline karşı davalının eşitleme kararının alınmadan önceki borçlarına da faiz yürütülmesi gerektiği kanaatine varılması durumunda davalı borcuna hesaplanan faiz tutarı 91.108,87-TL olduğu (Alternatif-2) görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. 16/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: davacı kooperatifin davalıyı ibra ettiği tarih itibariyle davalının genel kurul kararlarına göre ödemesi gereken (aidat, kura, giriş bedeli vb) tutar 55.850,00-TL olduğu, kooperatifçe bu dönemde kesin maliyet çalışması yapılmış ve davalıdan 128.650,00-TL tahsil edildiği, kesin maliyet çalışmasının tüm inşaatlar tamamlanmadan yapıldığı için geçerliliği olmadığı, kooperatifçe 30.06.2023 tarihinde ödemelerin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesi ve aylık 2.000,00-TL aidat kararı alındığı, bu karar tüm üyelerin ödemelerinin denkleştirilmesine yönelik olduğu, bu karara göre davacının dava dilekçesinde belirttiği 01.03.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 468.000,00-TL olduğu, davalı ödemesi olan 128.650,00-TL ödenmesi gereken tutardan mahsup edildiğinde 339.350,00-TL davacının anapara alacağının kaldığı, davacı kooperatif davalıyı 01.04.2015 tarihi itibariyle ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz hesaplandığı, buna göre davalıdan talep edilebilecek faiz tutarı 86.724,75-TL olarak tespit edildiği, kooperatifçe davalı üyeye kesin hesap yapılıp ibra belgesi verildiği ve borcum yok algısı oluşturulduğu için ibraname tarihinden sonraki borçların davalıya bildirildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, eşitleme kararının alındığı genel kurul hazirun listesinde davalının isminin bulunduğu ancak imzasının bulunmadığı, davalıya genel kurula çağrıya yönelik tebliğinin yapıldığına ilişkin bir bilginin de dosyada yer almadığı, bu bakımdan derdest dava kapsamında faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekili 30/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: davalı taraftan 343.972,00-TL birikmiş aidat 91.108,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 435.080,87-TL'nin davalıdan tahsiline, anapara borcu üzerinden 01/03/2024 tarihinden itibaren yıllık %48 oranında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat alacağı ve işlemiş faiz talebine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı" başlıklı 8/1. Maddesine göre "Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar." Aynı yasanın "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlıklı 23. Maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın "Yetki" başlıklı 42. maddesinde "Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez. 1. Anasözleşmeyi değiştirmek, 2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek. 6. Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek. 7. İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek. 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek. " hükmü yer almaktadır. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E., 3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve 2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi...tarafından düzenlenen 30/06/2025 tarihli kök rapor ve 16/11/2025 tarihli ek raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının kooperatiften aldığı daireyi iade ettiğine dair bilgi bulunmadığından halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki beyanlara itibar edilmemiştir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD 2025/1135 Esas, 2025/1219 Karar sayılı emsal kararında ve aynı kooperatif ile ilgili benzer uyuşmazlıklarda davalı hakkında düzenlenen bir ibraname var ise bu hususun irdelenmesi, şayet böyle bir ibraname var ise davacının bu tarih öncesindeki aidatları aldığının kabulü ile bu tarihten sonra aidat borcu hesaplanması gerektiği belirtilmektedir. Bu husus ve tarafların kök rapora karşı yaptığı diğer itirazların değerlendirilmesi hususunda mahkememizce ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişiden 16/11/2025 tarihli ek rapor alınmıştır. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre davalının davacı kooperatiften aldığı daireyi iade ettiğine dair delil bulunmadığından halen davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalı tarafından davacı kooperatife toplam 128.028,00-TL ödeme yapıldığı, davacı ile davalı arasında 01/04/2015 tarihli "İbraname ve Üyelikten Ayrılma Belgesi" başlıklı belge düzenlendiği, evrak üzerinde kooperatif kaşesi ile birlikte çift imzanın bulunduğu, kooperatif ana sözleşmesinin 46. Maddesi uyarınca çift imza koşulu sağlandığından ibranamenin geçerli olduğu, 10/06/2023 tarihli genel kurulda ödemelerin 450.000,00-TL'ye eşitlenmesine karar verildiği, anılan genel kurulun 13/b maddesine göre Haziran/2023 tarihinden itibaren üyelerin aylık 2.000-TL ödemesine karar verildiği, bu hesaba göre 468.000-TL-128.650-TL=339.350,00-TL davalının aidat borcu bulunduğu, davacı kooperatif davalıyı 01/04/2015 tarihinde ibra ettiği için bu dönemden sonraki borçlar için faiz talep edebileceğinin kabulü gerektiği, buna göre bilirkişi tarafından yapılan 86.724,75-TL işlemiş faiz hesabının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Yargıtay 23. HD'nin 2013/829 Esas 2013/1810 Karar sayılı 22/03/2013 tarihli ilamından da anlaşıldığı üzere Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, bilirkişi raporu, genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle davacının davasının 339.350,00-TL aidat ve 86.724,75-TL işlemiş faiz alacağı yönünden kabulüne, fazlaya dair istemin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-339.350,00-TL aidat alacağının 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 18/12/2024 tarihinden itibaren, 329.350,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 30/09/2025 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK'nın 120/2. maddesi uyarınca yasal faizin 2 katını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 2-86.724,75-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair faiz alacağı isteminin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 29.105,17-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harç ve 7.174,00-TL tamamlama harcının mahsubuna, bakiye 21.503,57-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 74,52-TL'lik kısmının davacıdan, 3.525,48-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 7.174,00-TL ıslah harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 411,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 12.440,20-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 12.182,69-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 68.171,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 9.006,12-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1041, K. 2026/62, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1041-e-2026-62-k-d0443d58a175