İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1029 E. 2025/696 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1029
Karar No
2025/696
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1029 Esas KARAR NO : 2025/696 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 13.07.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracı yaşadığı semt olan... Sok.No:... / İzmir adresinde park edilmiş bir halde durduğunu, davacı aracını kendi yaşadığı sokakta uygun bir yere park ettiğini, aracın park halinde olduğunu, saat 17.00 de İzmir Büyükşehir Belediyesi... Genel Müdürlüğüne ait sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sokağa gelmiş ve müvekkile ait ... plakalı aracın sol kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutulduğunu, bu kaza tespit tutanağına göre; Kazanın meydana gelmesinde... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı kamyon 2918 sayılı K.T.K 52/ 1B maddesini ihlal ettiği, tarafından ilk önce İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ait aracın ... poliçe no ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası’nı düzenleyen sigorta şirketi ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 12.09.2024 tarihinde müracaat edildiği, Sigorta şirketinin cevap vermesi için 15 günden fazla beklenilmiş ancak tarafımıza bir dönüş olmadığını, oluşan zarardan sadece araç sürücüsünün... değil, aynı zamanda sürücünün çalıştığı kurum olan İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası’nı düzenleyen sigorta şirketi ... Sigorta Anonim Şirketi' de sorumlu olduğunu, Dava konusu değer kaybı ve araçtan yoksun kalma, ikame araç bedeli tazminatından tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğun, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava, talep ve ileride müddeabihi artırma haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik (Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107.maddesi uyarınca kısmi alacak davası, bilirkişi raporuna göre artırım yapılacak) davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 35.000,00 TL Değer kaybının, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 5.000,00 TL İkame araç bedelinin, araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 35.000TL Değer kaybının, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştik. Bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı talep sonucumuzu 152.475 TL olarak ve kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline olarak ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 5000 TL ikame araç bedelinin, araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporu doğrultusunda talep sunucumuzun miktar kısmını 12.500 TL olarak ıslah ettiklerini, ikame araç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi kısmını ıslah ettiklerini, ikame araç bedelinin davalılardan;... ve İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi şeklinde ıslah ettiklerini, bilirkişi raporu doğrultusunda 12.500,00-TL olarak ıslah ettiğimiz ikame araç bedelinin davalılardan;... ve İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; Davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, davalı şirket tarafından davacıya ait ... plakalı aracın kasko sigorta şirketi olan... Sigorta A.Ş.’ ne araç hasarına ilişkin olarak 10.10.2024 tarihinde 54.331,92 TL rücu ödemesi yapıldığı, davalı şirket’ in Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından doğan sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, araç mahrumiyet bedeli - ikame araç bedeli yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, araç mahrumiyet bedeli, ikame araç bedeli dolaylı giderler kapsamında olup trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde; Kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla dava konusu olay iddia edildiği gibi gerçekleşmiş olsa dahi dava konusu aracın zararının, zorunlu trafik sigortası kapsamında bir sigorta şirketi tarafından tazmin edilmiş olması gerektiğini, işbu dava, davacı tarafından tazmin edilen zararın İdaremizden mükerrer bir şekilde tahsil edilmesine yol açabileceğini, bu nedenle söz konusu bedellerin tahsili için herhangi bir kasko veya trafik sigortası poliçesi kapsamında sigorta şirketlerine başvurulup başvurulmadığının ve talep edilen bedellerin tahsil edilip edilmediğinin Türkiye Sigortalar Birliği ve ilgili kuruluşlara müzekkere yazılarak tespit edilmesi gerektiğini, Trafik Kaza Tespit Tutanağının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafa ait araç sürücüsünün kusurunun değerlendirilmediğini, Maddi Hasarlı Trafik tutanakta, kusurun tamamının kurumumuza ait araç sürücüsüne yüklenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulmuş olan ekspertiz raporunun resmi bir niteliği bulunmadığını, Araç ikame bedelinin Yargıtay kararlarında yeknesaklık kazandığı üzere uğranılan kazanç kaybını, başka bir ifade ile iş kaybı nedeniyle uğranılan zarar bedelini ifade ettiğini, araç ikame bedelinin talep edilebilmesi için aracın serviste olduğu süre boyunca uğranılan bir kazanç kaybının mevcut olması ve bunun belgelerle ispatlanması gerektiğini, Davacı iddia ettiği söz konusu zararını belgeler ile ispatlayamadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; talep edilen tazminat bedelleri fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 22/04/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...S O N U Ç: 13.07.2024 tarihinde Davalı sigortaya ZMMS sigortalı, Maliki Davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi... Genel Müdürlüğü olan ve sürücü... idaresindeki ... plakalı aracın, Davacıya ait ve park halindeki ...plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; 1)... plaka sayılı davalı sürücü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU. 2)... plaka sayılı davacı araç yolun kenarında park halinde olduğu, kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI. 3)Davacıya ait ... plakalı ... marka 2022 model yılı otomobilin sol yan bölüm kaporta aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu & İlintili Olduğu, 4)Davacıya ait ... plakalı Toyota marka 2022 model yılı... Multidrive OV Benzinli otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 152.475,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, 5)Davacı aracının onarımda kalmış olduğu 10 gün süre için araç mahrumiyet bedeli olarak 12.500,00 TL hesap edilmiş olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararı ile ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımı sonrasında değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği ve sorumluluk miktarları noktalarında toplanmıştır. 3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 4-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. 5-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Somut olayda, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin davalı idareye ait ... plaka sayılı aracın 11/12/2023-11/12/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 13/07/2024 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 200.000,00-TL olduğu görülmüştür. 6-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü...'un KTK'nın 52/b maddesine yönelik kural ihlalinin etken olduğu, park halinde bulunan davacıya ait aracın kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, aksi iddia ve ispat edilmemiş olan kaza tespit tutanağına göre kazanın davalı araç sürücüsünün, park halindeki davacıya ait aracın yan kısmından geçmeye çalıştığı sırada kazanın meydana geldiği, davacıya ait aracın park şeklinin hatalı olup olmaması hususunun kazanın oluşumundaki kusur dağılımına etki etmeyip yalnızca idari para cezası gerektiren bir hatalı davranış olduğu ancak bu durumun kaza oluşumuna etkisinin bulunmadığı zira davalı araç sürücüsünün kamyon cinsindeki aracın sürüşü sırasında park halinde olan aracın konumu ve yol genişliği itibariyle geçiş sağlayıp sağlayamayacağına dair gerekli dikkat ve özeni göstererek geçiş gerçekleştirmesi, aracın geçemeyeceğini öngörmesi halinde ise gerekirse trafik ekiplerini çağırarak aracın çektirilmesini sağlamak suretiyle yoluna devam etmesi gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermeyip geçiş gerçekleştirdiği ve davacıya ait aracın zarar görmesine yol açtığı, nitekim kaza sonrasında trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında da benzer yönde kanaatin kaza tespit tutanağında yer aldığı gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve davalı araç sürücüsü... asli ve %100 kusurlu kabul edilmiştir. 7-Davacının kaza sonucu oluşan hasar, değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarımının ekonomik olduğu, kaza öncesi aracın rayiç değerinin 1.143.500,00-TL olduğu ve kaza nedeniyle araçta 152.475,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı, aracın onarımının 10 gün süreceği ve bu süre zarfında günlüğü 1.250,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir aracın kiralanabileceği ve zararın 12.500,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davacı vekili ve davalılar vekillerince sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait aracın sol ön kapı, sol arka kapı ve sol ön çamurluk kısımlarının hasar gördüğü ve sol ön kapının değiştiği, diğer 2 parçanın boyanarak işlem gördüğü, aracın 2022 model olup kaza tarihinde 2 yaşında ve başkaca kazasının bulunmadığı, aracın model, segment ve rayiç değeri itibariyle 2 boyalı parça ve 1 değişen parça işlemleri nedeniyle bilirkişi raporunda takdir edilen 152.475,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamına ve emsal nitelikteki dava dosyalarında alınan raporlarla uyumlu seyrettiği, ikinci el araç piyasasında değerin alıcı ve satıcının bir araya gelmesiyle net olarak tespit edilebildiği ve net değerin tespit edilebileceği likit bir piyasa koşulu bulunmadığı dikkate alındığında tespit edilen değer kaybı zararı miktarının dosya kapsamı ve rayiçlere uygun olduğu değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın 152.475,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir. İkame araç ücreti yönünden yapılan incelemede, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre haksız fiil nedeniyle aracın kullanımından yoksun kalan araç malikinin bu süre içinde masraf yaparak yeni bir araç temin etmesi şartı aranmaksızın salt aracın kullanımından yoksun kalması nedeniyle maddi zarara uğradığı kabul edilmektedir. Maddi zararın miktarı ise aracın emsal kiralama bedeli olarak tespit edilmelidir. Buna göre, dava konusu kaza nedeniyle 2 parça boyama ve 1 parça değişim işleminin 10 gün içerisinde onarılabileceğine ve bu süreçte günlüğü 1.250,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir araç kiralanabileceğine ilişkin bilirkişi görüşünün aracın gördüğü hasara ve segmentine göre makul düzeyde olduğu gözetilerek davacının ikame araç zararının 12.500,00-TL olduğu kabul edilmiştir. 8-Dava dilekçesinde dava değeri; "Fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 35.000TL Değer kaybının, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 5000 TL İkame araç bedelinin ,araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline," Şeklinde tüm davalılardan değer kaybı ve ikame araç zararı talep edilmiştir. Davacı vekilinin13/06/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri değer kaybı zararı tüm davalılar yönünden 152.475,00-TL'ye, ikame araç zararı talebi ise yalnızca... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden 12.500,00-TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce değer kaybı zararı miktarı 152.475,00-TL ve ikame araç zararı 12.500,00-TL olarak belirlenmiş olup, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden tam olarak kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise; davalı şirketin zarar veren aracın ZMMS sigortacısı olduğu ve doğrudan araç üzerinde meydana gelen maddi zararlardan sorumlu olduğu, ikame araç zararı her ne kadar davacı nezdinde oluşan bir maddi zarar ise de davalının yalnızca sigortalı aracın kaza sonucu zarar gören araç nezdinde oluşan maddi zararlardan sorumlu olduğu ve dolaylı bir zarar niteliğinde olan ikame araç zararından sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek, dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00-TL üzerinden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL ile sınırlıdır. Dava öncesinde davalı sigorta şirketinin gerçekleştirdiği 54.331,92-TL ile bakiye poliçe sorumluluk sınırının 145.668,08-TL olduğu gözetilerek değer kaybı zararından dolayı sorumluluğu 145.668,08-TL ile sınırlandırılarak hüküm kurulmuştur. Davalının sorumluluk sınırı poliçe limitinden kaynaklandığından fazlasına dair istem yönünden ayrıca ret kararı verilmemiş ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Davacı tarafça tazminat miktarlarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Davalı araç işleteni ve sürücüsü yönünden kaza anından itibaren temerrüt halinde olduğu kabulü ile bu davalılar yönünden değer kaybı ve ikame araç zararı yönünden kaza tarihi 13/07/2024'ten itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmakla sigorta şirketinden talepte bulunulabilmesi için dava öncesi başvuru şartı bulunduğundan temerrüt tarihi buna göre belirlenecektir. Dosya kapsamına göre davacı vekilinin dava öncesi yazılı başvurusunun 12/09/2024 tarihinde sigorta şirketine iletildiği, 8 iş günü sonunda 25/09/2024 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 25/09/2024 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmitşir. 9-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; A-152.475,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limiti 145.668,08-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden kaza tarihi 13/07/2024'ten, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 25/09/2024'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, B-12.500,00-TL ikame araç zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden yönünden kaza tarihi 13/07/2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan ikame araç zararından kaynaklanan maddi tazminat davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.269,44-TL harçtan peşin olarak alınan 683,10-TL ile ıslah harcı olarak alınan 2.150,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.436,34-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 7.117,48-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yararına takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp iş bu davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 683,10-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.150,00-TL toplamı 2.833,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 890,00-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 10.317,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinin yalnızca 9.110,13-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı ve davalı... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025

Katip ... eimza

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1029, K. 2025/696, T. 17.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1029-e-2025-696-k-b6c3e6b6ad0e