İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1010 E. 2025/1400 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1010
- Karar No
- 2025/1400
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1010 Esas KARAR NO : 2025/1400
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket bakiye 108,52.-USD tutarlı taşıma ücreti alacağı ile birlikte, davacı şirket tarafından sonrasında yapılan taşımalara istinaden keşide olunan ( 3 ) adet taşıma ücreti faturası karşılıklarını ödemediğini, bu sebeple davacı şirket davalı borçlu şirkete vade farkı faturaları keşide ettiğini, davalı borçlu şirket, taşıma ücreti faturaları ile vade farkı faturaları karşılığı olan 1.204,95.-USD tutarındaki borcunu ödemediğini bu sebeple davalı şirket aleyhine 19.09.2023 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile 1.204,95 USD' nin tahsilini temin bakımına icra takibine girişildiğini, davalı borçlu şirket, icra takibine konu edilen tutarın davacı şirket tarafından düzenlenen vade farkı faturalarına dayandığını beyan ve iddia ettiğini ve dilekçenin devamında davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek icra takibine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğu bu nedenlerle takibin devamına davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirketten herhangi hak ve alacağı bulunmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde yer alan iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ekte sundukları davalı şirketin dava konusu yıllara ilişkin muavin defter kayıtlarından da görüleceği üzere davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını davacı her ne kadar faturaya dayalı olarak icra takibine girişmişse de söz konusu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödendiği mahkememizce görevlendirilecek bilirkişilerce yapılacak ticari defter incelemeleri sonucunda ispatlanacağını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-SMM ve hava yolu taşımacılığı konusunda uzman Bilirkişi Heyeti raporunda özetle; ''Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ve Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Taşımacılık yönünden davacı ... firmasının davalı ... Etiket firmasından taşıma hizmeti kaynaklı alacağı bulunduğu, Davacı ... ULUSLARARASI NAKLİYAT LTD. ŞTİ. tarafından davalı ... ETİKET TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. adına 2020-2023 dönemine ilişkin olarak çeşitli taşıma hizmet faturaları düzenlendiği ve bu faturaların davacı defterlerinde döviz bazlı olarak cari hesaba işlendiği, bu ticari ilişkinin, 2021 yılı başında 713,26 USD borç bakiyesi ile devam ettiği ve borcun 2023 yılı itibarıyla 1.204,95 USD seviyesine ulaştığı tespit edilmiştir. . '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahmemize bildirmiştir. -SMM ve hava yolu taşımacılığı konusunda uzman Bilirkişi Heyeti ek raporunda özetle; ''Davaya konu edilen 3 adet fatura ile 2.000 TL tutarındaki ödeme, hem davalı hem de davacı şirket kayıtlarında yer almaktadır. 3 adet fatura toplamı 822 USD karşılığı 6.046,91 TL olup yapılan 2.000 TL ödeme mahsubu ile (ödeme yapılan gün TCMB döviz alış kuru kullanılmış) kalan bakiye 590,10 USD karşılığı 4.046,91 TL hesaplanmıştır.'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını bildirmiştir. 3-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; taraflar arasında uluslararası taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davalıya bu kapsamda hizmet verildiği ve fatura kesildiğini ancak davalı tarafından borcun ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, döviz kuru üzerinden hazırlanmış fatura ile takip yapılamayacağını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını tüm borçların ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından ilk olarak hak düşürücü süre itirazı öne sürülmüştür. 2004 sayılı İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlamakta olup, davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takip dosyası incelendiğinde davalının borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, dolayısıyla hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından arabuluculuk başvurusu ile sürenin başladığı ve davacının itirazdan haberdar olduğu iddia edilmiş ise de 2004 sayılı İİK'nın 67. Maddesinde hak düşürücü sürenin başlangıcı için açık bir şekilde itirazın tebliğinin şart olarak düzenlendiği gözetildiğinde davalının iddiasına itibar edilmemiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için uzman bilirkişi görevlendirilmiş olup, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir. Tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile aşamalardaki beyanları değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, davalının taşıma hizmeti almadığına ve taşıma yapılmadan fatura kesildiğine yönelik bir inkarı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ödeme kayıtları arasındaki farktan, önceki yıllardaki devir ve mahsup işlemlerinden kaynaklandığı ticari defterlerin incelenmesinden anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından itirazsız olarak ticari defter ve kayıtlarına işlenen 2020 yılına ait 183,00-USD ve 159,00-USD tutarlı faturalara yönelik davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesinin bilirkişi incelemesine ve Mahkememize sunulmadığı, söz konusu faturaların davalı tarafından tek taraflı muhasebe işlemi ile ortaklar hesabına atılarak ticari defter kayıtlarında kapatıldığı, 2019 yılında ise davacı tarafından davalıya kesilen 243,00-USD tutarlı faturanın ise davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına TL karşılığı olmadan 243,00-USD yerinde 243,00-TL olarak işlendiği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlar ile mahsup işlemlerindeki uyumsuzluğun bu hususlardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından kesilen taşıma hizmetine ilişkin davaya konu tüm faturaların davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına itirazsız olarak işlendiği bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki bu uyumsuzluk tespit edilmekle birlikte uyumsuzluk giderilerek inceleme yapıldığında; davacı tarafından davalıya kesilen USD faturalar ve davalı tarafından ödeme tarihindeki kur karşılığı TL'nin USD'ye çevrilerek cari hesaptan düşülmesi sonucunda ve davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından deftere işlenmeyen ve davaya da konu edilmeyen kur farkı faturaları gözetilmeksizin taraflar arasındaki davacı tarafından kesilen faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemeler yönünden hesaplama yapıldığında 31.12.2019 tarihinde davalının davacıya 340,42-USD borcunun olduğu ve ilgili borcun 2020 yılına devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı kayıtlarına göre davalının hesabı 340,42-USD borç ile 2020 yılına devredilmiş olup, sonrasında ise davaya konu 01.02.2020 tarihli 183,00-USD ve 02.03.2020 tarihli 159,00-USD tutarlı faturaların davalının borcuna eklendiği davalının borcunun 682,42-USD'ye ulaştığı ve davacı tarafından kesilen hizmet faturalarının devam ettiği, nitekim bu faturaların da davalı defter ve kayıtlarına işlendiği, bilirkişi ek raporunun 3. Sayfasında sarı ile işaretli olan faturaların bilirkişi ek raporunun 2. Sayfasında davalının defter ve kayıtlarına aynı USD miktarlar ile işlendiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalının 2020 yılına devreden 340,42-USD borcu üzerine davaya konu 01.02.2020 tarihli 183,00-USD ve 02.03.2020 tarihli 159,00-USD tutarlı faturalar eklendiğinde borç bedelinin toplam 682,42-USD'ye yükseldiği anlaşılmaktadır. Sonrasında ise davacı tarafından davalıya 14.06.2021 tarihli 480-USD bedelli faturanın kesildiği, davalı tarafından bu faturanın da TL olarak kendi defterlerine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu fatura da eklendiğinde davalının borcunun toplam 1.162,42-USD'ye ulaştığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya kur farkına yönelik başka faturalar kesilip kendi defterine işlenmiş ise de USD olan faturalara tekrar kur farkı düzenlenemeyeceği ve ayrıca davacı tarafından işbu davada kur farkı faturaları yönünden talepte bulunulmadığı anlaşılmakla bu husus sonuca etkili görünmemiştir. Buna karşılık ise tarafların defter ve kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya 18.06.2021 tarihinde 2.000,00-TL banka yolu ile ödeme yapıldığı söz konusu ödemenin ödeme tarihindeki TL karşılığı USD'ye çevrildiğinde 231,90-USD'ye tekabül ettiği, bu meblağın toplam 1.162,42-USD borçtan düşüldüğünde davalının davacıya olan borcunun 930,52-USD olarak tespit edileceği anlaşılmaktadır. Davalının kayıtları incelendiğinde davacının kayıtlarında olmayan 29.11.2021 tarihinde davalının tek taraflı kayıt işlemi ile 2.803,98-TL'lik bir muhasebe işlemi ile davacıya olan borcunu kapattığı anlaşılmakla birlikte söz konusu kaydın davacı defterlerinde olmadığı gibi davalı tarafından bu tek taraflı işlemin dayanağına yönelik de herhangi bir ödeme belgesi sunulmamış olup, davalının bu yöndeki tek taraflı kayıt işlemini ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya yemin teklif edilmiş olup, davalı tarafından sunulan yemin metninin davaya uygun olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Kanun'un 233 vd. Maddeleri gereğince uyuşmazlık konusu olan davalının tek taraflı kayıtları ve ödeme iddiaları yönünden yeniden düzenlenmiş ve davacı yetkilisi tarafından yemin eda edilmiş, davalı yemin ile de tek taraflı kayıtlarını ispatlayamamıştır. Sonuç olarak davalının davacıya 930,52-USD borçlu olduğu ve tarafların kayıtları ile bu hususun tespit ve teyit edildiği, davalının kayıtlarındaki farklılığın USD tutarların kendi defter ve kayıtlarına TL olarak doğrudan işlenmesi ve davalının tek taraflı işlemlerinden kaynaklandığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile davaya konu icra takip dosyasında 930,52-USD asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın likit olduğu ve davalı tarafından ilgili faturaların defter ve kayıtlarına işlendiği bu suretle tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki TL kuru üzerinden TL karşılığının %20'si oranında hesaplanan 5.034,11-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 930,52-USD asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının İTİRAZININ İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki TL kuru üzerinden TL karşılığının %20'si oranında hesaplanan 5.034,11-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.932,68-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.505,08-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 14.930,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 28.292,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... E¸
Hakim ... E¸