İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/861 E. 2025/625 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/861
- Karar No
- 2025/625
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/861 Esas KARAR NO : 2025/625 DAVA : Hakem Kararının İptali DAVA TARİHİ : 09/11/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Hal Hakem Heyeti'nin konu hakkında açıklama istendiğine dair tebligatın Tebligat Kanunu 21/2 göre yapıldığını belirtmişse de ben herhangi bir tebligat almadığını, iş bu Hal Hakem Heyeti kararından ve yapılan başvurunda yeni haberi olduğunu, bu itibarla itirazlarını sunduğunu ve karara itiraz ettiğini, Hal Hakem Heyeti kararında,”başvurucu ile tarafım arasında ürün alışverişi olduğunu kanıtlayan (18) adet künyenin yer aldığı anlaşılmakla beraber ...'na 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21/2 maddesi gereğince usülüne uygun yapılan tebligata rağmen Heyetimize borçlu olmadığına dair herhangi bir itiraz ve açıklama yapılmadığından ...başvurunun kabulüne” dendiğini, karşı taraf davalı alacaklının olduğuna dair somut bir delil ya da yazılı bir belge ibraz etmeksizin sadece aralarında ürün alışverişi olduğunu iddia ederek başvuruda bulunması ve Hal Hakem Heyetinin de borçlu olmadığına dair itirazım olmadığından bahisle bu kararı vermesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, karşı taraf davalı alacaklı olduğunu ispat edemediğini, alacaklı olduğuna dair dosya da tek bir delil olmadığını, Hal Hakem Heyeti kararında bahsedilen,bildirimcinin ... ve Tic.Ltd.Şti ,malın sahibinin tarafım ... olduğunu gösterir 08.05.2023 tarihli 18 adet künye hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını, tarafına tebliğ edilmeyen bu künyeler hakkında ayrıca beyanda bulunma hakkımı saklı tuttuğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte anladığı kadarıyla bu künyelerden kendisinin mal sahibi olarak mal sattığının anlaşılmakta olduğunu, bu bahisle borçlu olmasının mümkün olmadığını, yerleşim yeri olan Beypazarında ekim dikim işleri yaptığını ve tarımla uğraştığını, emekli olduğunu, davalı ile borçlu olmama sebep olacak herhangi bir alışverişi olmadığını, tacir olmadığını, davalı karşı tarafın haksız olarak borcu olmayan parayı kendisinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu ve bunun için İzmir...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 18.07.2023 tarıihinde icra takibinde bulunduğunu, haksız ve dayanaksız bu takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine davalı haksız olarak hal hakem heyetine başvurduğunu ve yaptığı başvurusu hukuka aykırı olarak kabul edilince yeniden tarafına hakem heyeti kararına dayanak göstererek Örnek4-5 ilamlarının yerine getirilmesi uyarınca İzmir...İcra Dairesinin ... esas numaralı dosyası ile icra emrinin gönderildiğini ve icra takibi başlatıldığını, mahkemece telafisi imkansız zararların doğmaması ve açıkça hukuka aykırı olan hakem heyeti kararına dayanılarak başlatılan İzmir ...İcra Dairesinin... esas numaralı dosyasında icranın ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, yukarıda ayrıntıları ile arz ettiği sebeplerle usul ve hukuka aykırı şekilde karar verilmiş olduğundan sayın mahkemenize başvurma zorunluluğunun doğduğunu, açıkladığı nedenlerle ve mahkemenizce resen nazara alınacak hususlara binaen ;İlgili İzmir Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin 16.10.2023 tarih ve... numaralı kararın icrasının durdurulmasına, buna ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ,bu itibarla Haksız ve usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş bulunan İzmir Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin Kararının kaldırılmasına ,Hal Hakem Heyeti Kararı uyarınca başlatılan İzmir...İcra Dairesinin ...esas numaralı dosyasında icranın ve takibin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. avalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı ikame etmezden evvel dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadığını ve işbu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı tarafın, il hakem heyeti kararının hatalı olduğunu ve bu sebeple kaldırılması gerektiğini savunduğunu, İzmir sebze ve meyve halindeki her alışveriş hal müdürlüğü tarafından kayıt altına alınmakta olduğunu, hakem heyetinin Büyükşehir belediyesi hal müdürlüğünden istediği yazılarda müvekkilinin davacı ile davalı taraf arasında alışveriş olduğunu belirtir birçok künyeye rastlamış olduğunu ve bu sebeple kararı lehlerine hükmettiğini, Hakem heyetinin kararına göre ispat hukuku açısından ispat yükü, işbu alışverişlerin olmadığını ve ödenmemiş borcu olmadığını ispat etmek zorunda olan davacı tarafta olduğunu, açılan bu davada pasif husumet yokluğunun bulunduğunu ve bu sebeple davanın reddinin gerekmekte olduğunu, yine daha önce vekil oldukları ve taraflarına açılan Hal hakem heyeti iptal davasında ekteki kararı dosyaya sunduklarını, iş bu dava pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmiş olup müvekkilinin işbu davada taraf olmayıp açılacak olan dava bir itiraz davası olması gerekli olup husumetin taraflarına yöneltilmesinin yanlış olduğunu ve davanın reddinin mucip olduğunu, 5957 sayılı Sebze ve Meyveler Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 2/ç, 10/1. maddelerinde belirtildiği üzere, il hal hakem heyeti, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla kurulduğunu, 5957 sayılı Kanunun 10/5. Maddesi uyarınca hakem heyeti kararlarına karşı tebellüğ tarihinden itibaren on beş gün içinde hakem heyetinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz edilebileceğini, davacı tarafından İzmir İl Hal Hakem Heyetinin kararının iptali talebiyle müvekkili aleyhine dava açıldığını, 5957 sayılı Kanunda il hal hakem heyeti kararlarına karşı itiraz edilebileceği açıkça düzenlenmiş olup husumetin davalıya yöneltilemeyeceği anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, öncelikle dava şartı olan arabuluculuğa başvurmayan davacı sebebiyle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, işbu talepleri uygun görülmezse ekte sunmuş oldukları deliller ve ispat vasıtaları neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın pasif husumet yokluğundan reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. DELİLLER: İzmir İl Ticaret Müdürlüğünün cevabi yazıları, Ankara Defterdarlığı'nın cevabi yazıları, İzmir Ticaret İl Müdürlüğü'nün cevabi yazıları, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği 'nin cevabi yazıları, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın cevabi yazıları, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 20/11/2023 tarihli cevabi yazıları, İzmir ... İcra Dairesi'nin...esas sayılı yazıları dosyamız arasına alınmıştır . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davanın İzmir Merkez İl Hal Hakem Heyetinin 16/10/2023 tarih ve ... karar numaralı kararın kaldırılması talebine ilişkin olduğu tespit edildi. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yanın yapılan tacir araştırmasında ticaret sicil müdürlüğüne kayıtlı tacir olmadığı, esnaf kaydının bulunmadığı, bir ticari işletmesinin bulunmadığı,bu kapsamda tacir olmaması ve ticari faaliyetinin bulunmaması nedeni ile defter tutma yükümlülüğünün de bulunmadığı, ancak davalı yanın davacı ile iddia ettiği doğrultuda ticari faaliyetinin ve davacı yanın alım satımının tespiti için mahkemece ticari defterlerini bildirmesi için süre verildiği ancak verilen süre içerisinde bildirimde bulunulmadığı, dolayısı ile davalı tarafça bildirilen künyelerin doğruluğunun tespiti için inceleme yapılmadığı, ayrıca her ne kadar davalı tarafça pasif husumet iddası öne sürülmüş ise de, davalı tarafça davacının meyve sebze alımı sonrasında ödeme yapmadığına ilişkin şikayetin yapıldığı,yapılan şikayet sonrasında İl Hal Hakem Heyeti tarafından karar verildiği, dolayısı ile bu karar sonrasında lehine hak iddasında bulunan tarafın yargılama sujesi olması gerektiğinden öne sürülen husumet iddiasının reddine karar verilerek esasa iliykin değerlendirme yapılarak açılı davanın kabulü ile İzmir Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin 16.10.2023 tarihli ... nolu kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin 16.10.2023 tarihli ... nolu KARARININ İPTALİNE 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan , elektronik tebligat, posta (KEP) masrafı olmak üzere 1.327,30 TL, 269,85-TL peşin harç ve 269,85TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.867,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince dava tarihindeki istinaf sınırı dikkate alınarak kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza