İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/858 E. 2026/105 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/858
Karar No
2026/105
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/858 KARAR NO : 2026/105

DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2023 tarih 2023/302 Esas ve 2023/829 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya mahkememiz yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi, yapılan açık yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... A.Ş.’nin iştigal konusunun; Bankaların, katılım bankalarının ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın alınması ve satılması faaliyeti olduğunu, ayrıca ...'nun %100 iştiraki olduğunu, davaya konu alacağın ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete temlik edildiğini, ... 13.İcra Müdürlüğünün ... E. (Yeni Esas ... E.) sayılı dosyası ile takibe konulan alacağın, davalıların ... A.Ş. ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmesine istinaden kullandığı ve geri ödenmeyen krediye ilişkin olduğunu, davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmemesi üzerine, kredi kullandıran banka tarafından kredi hesabının kat edildiğini, borçlulara ... 4.Noterliğinden ihtarnameler tebliğ edildiğini, alacağın tamamının muaccel hale geldiğini, borçlular hakkında ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, borçlulara usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edildiğini ancak haksız itirazları ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlular tarafından borca itiraz dilekçelerinde her ne kadar asıl borçlu...A.Ş.'nin tüm malvarlığını alacaklı ... A.Ş.'ne teslim ettiği, tüm alacağın tahsil edildiği belirtilmiş ise de; dosyanın eski esası olan ... esas numarası ile 20.05.2011 tarihinde ...A.Ş. aleyhine 1.319.307,23 TL üzerinden aciz vesikası da alındığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, icra takip dosyalarına her iki müvekkilinin de yaptığı itirazlarda belirtiğini gibi firmanın tüm varlığını, menkul ve gayrimenkul mallarını ilk dosya alacaklısına verdiğini, ...Firmasının sahibi olduğu teslim edilen tüm gayrimenkul mallar ile kamyonlar dolusu menkul malların iştigal konusu"hırdavat" paraya çevrilerek borcun ödendiğini, borçlarının ödendiği kredi borçlarının kapandığı banka ve finans kurumu yöneticileri tarafından söylendiğini, icra dosyalarının tetkikinde ve şirket resmi kayıtlarında bu icrai ve paraya çevrilme işlemlerinin görüleceğini, firmanın tasfiye edildiğini, kredi sözleşmesi ile borçlu ve varsa kefil olarak müvekkillerinin bir ilişkisinin kalmadığını, borç ilişkisinin ... Esas sayılı ... 13. İcra dairesinin dosyasına dayandırılmakta olduğunu, bu dosyada genel kredi sözleşmesinin borç sebebi olarak gösterilmekte olduğunu, bu kredi sözleşmesi ile ilgili hiçbir bilginin bulunmadığını, tarih, numara, bedel dahil olmak üzere bir açıklama olmadığını, davacı vekilinin ihtarnamelerden ... tarih ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesinin söz konusu olduğunu, bu sözleşmeye ait 2004 yılına kadar birçok ödeme yapıldığını, özellikle 2002-2003 yıllarında iki ... da olmak üzere büyük gayrimenkul ve ...'da dükkan ve depolardan oluşan gayrimenkullerin rızaen teslim edildiğini borçlarının ödemeleri olarak kabul edilmesi için yetkililere teslim edildiğini, devir ve ferağ işlemleri yapıldığını, 2002-2003 yıllarında o zaman için faal vaziyette olan işyerlerinden 40 kamyon dolusu hırdavat ürünü malzemesinin polisler eşliğinde alındığını, hiçbir evrak ve bilgi verilmeksizin borçlarına karşılık olarak alındığını, tahsilat için kullanılacağının ifade edildiğini, bu hususu da şu an vefat etmiş olan şirket avukatının defalarca başvurduğu halde hiçbir belge ve bilginin kendisine verilmediğini, zamanaşımı itirazlarını tekrarladıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı( yenileme sonrası ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ) dosya içine celp edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde davanın, borçluların ... A.Ş ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmesine istinaden kullandığı ve ödenmeyen krediye ilişkin olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini, asıl borçlu yönünden takip dosyasının eski numarası olan ... Esas sayılı dosyasında 20/05/2011 tarihinde ... Şirketi aleyhine 1.319.307,23 TL alacak yönünden aciz vesikası aldıklarını belirterek ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski Esas ... ) Esas sayılı dosyasında davalılara yeniden çıkarılan ödeme emrine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2022 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan takip sebebinin değiştirilmesi imkânı bulunmamaktadır. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine HMK'nın "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte itirazın iptali davası, dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olup, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı, talep edilen her bir alacak kalemi için de geçerlidir. Bu itibarla kabul edilen alacak miktarı yönünden itirazın iptali ile takip tarihinden tarihinden sonraki dönem için ise işleyecek faiz ve faiz oranı belirtilerek, takibin ne şekilde devam edeceği hususunda, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; alacağın temlikinden önce başlatılan ve yenilenmeden önce ... Esas olarak işlem yapılan İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün icra dosyasındaki takip talebinde yabancı para cinsinden olan asıl alacağın yıllık %8 faizi ile ve takip öncesi işlemiş faizinin ( 764.113 USD asıl alacak+207.319 USD işlemiş faiz) tahsilinin talep edildiği,takip talebinde takibin sebebi olarak " Genel kredi sözleşmesinden doğan alacak" ifadesine yer verildiği, davalılara ödeme emirlerinin tebliği için çıkarılan tebligatların iade edildiği, icra dosyasının yenilenmesi sonrasında dosyanın bu kez ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı sırasına kaydedildiği, davalılardan Adil ...' a 13.06.2022 tarihinde , ...' a 08.06.2022 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalıların süresi içinde 13.06.2022 tarihinde borca itiraz ettikleri, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içinde açıldığı , alacağı temlik edenin ve temlik alanın takip konusu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için davacı tarafa genel kredi sözleşmesini sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilince dava dilekçesinden ve 14.04.2025 tarihli açıklama dilekçesinden anlaşıldığı üzere genel kredi sözleşmesinin sunulamadığı, dava dilekçesinde ve 14.04.2025 tarihli açıklama dilekçesinde alacağı temlik alan davacının ; finansal kiralama sözleşmesinde kefil sıfatları bulunduğu gerekçesiyle davalılardan alacaklı olduğunun iddia edildiği , davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, davacının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağının mevcut olup olmadığının bu davada araştırılamayacağı, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip sebebinin değiştirilmesi imkânının bulunmadığı anlaşılmakla emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E, ... K. sayılı kararı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının farklı bir sebeple alacaklı olduğunu iddia etmesi karşısında takip başlatmakta kötüniyetli olmadığı kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 1.000,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 90,75 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18A maddesi uyarınca ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ... ile davalı asil ... 'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/858, K. 2026/105, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-858-e-2026-105-k-ba27ffa3a111