İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/841 E. 2025/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/841
- Karar No
- 2025/733
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/841 Esas KARAR NO : 2025/733
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yenilikçi teknolojik ürün gamı ve pek çok alanda geniş ürün yelpazesi ile müşterilerine hizmet sunan bir firma olmakla davalı kargo firması ile anlaştıklarını, ihtilafın mobil hizmetlere yönelik taraflar arasında niza olmayan anlaşma doğrultusunda ortaya çıktığını, davalı kargo şubesinin bulunmadığı yerlerde mobil taşıma hizmeti sunulduğunu, taraflar arasında eskiden beri devam eden ticaret sebebiyle mobil hizmete ilişkin ayrıca bir ücret alınmayacağı yönünde mutabık kalındığını, ancak müvekkilinin geriye dönük yaptığı kontrollerinde 2021 yılına ait mobil hizmete yönelik taşıma işlerinin her birinden ayrıca ücret alındığını, bunların her birinin 3-5-TL'lik küçük meblağlar ile anlaşma hilafında davalı tarafından tahsil edilmesi, faturaların pdf halinde mobil ücret içeriğinin yazmıyor oluşu ve pandemi dönemindeki aksaklıklar nedeniyle fark edilemediğini, ödenen bedellerin iadesi talebine sonuç alınamadığından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının dürüstlük kuralları hilafına hareket ettiğini, borç belli olup itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, davalının aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi eklerinin tarafına tebliğ edilmediğini, davacının bu aşamadan sonra sunacağı delillere muvafakatinin bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, taşıma sözleşmelerinde mobil taşıma hizmeti ücreti alınmayacağına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, aksine sözleşmelerde, söz konusu bedelin alınacağının özellikle belirtildiğini, mobil teslimat hizmetinin “Özel Hizmet” olarak tanımlandığını ve bu hizmete karşılık baştan ücret belirlenmesinin mümkün olmadığını, davacının delil olarak dayandığı takip dayanağı 22.01.2020 tarihli sözleşmenin bir yıl süreyle geçerli olduğunun son sayfadaki kayıtla sabit olduğunu, takip talebinde 30.12.2022 tarihli sözleşmeden bahsedilerek 2021 yılına ait bedellerin talep edildiğini, talep ile dayanağın da uyumlu olmadığını, her ne kadar 12.01.2021 tarihli sözleşmenin tarafı ... Kargo-... Bilişim olarak gözükmekteyse de, davacı firmanın ... Bilişim'in bünyesinde olduğunu, davacı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, davacının müvekkili şirkete ilettiği yakın tarihli mutabakatlarda dahi iddia ettiği alacağı bildirmediğini, talep edilen faiz oranı ile başlangıç tarihinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, müvekkili şirket lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, Bilirkişi ..., bilirkişi Cevdet ... ve bilirkişi Mütteki ... tarafından hazırlanan 05/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, Bilirkişi ..., bilirkişi Cevdet ... ve bilirkişi Mütteki ... tarafından hazırlanan 28/08/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava, taşıma sözleşmesine ilişkin mobil hizmete dair haksız yere tahsil edilen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine ilişkin yürütülen İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün 2023/32724 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 24.08.2023 tarihinde, 115.445,73-TL asıl alacak ve 9.234,87-TL işlemiş faiz toplamı olan 124.680,60-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "kargo sözleşmesi gereğince 2021 yılına ait mobil ücret iadesi" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 29.08.2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 01.09.2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 25.12.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82.maddesinde "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. " düzenlemesinin yer aldığı, davacının talep ettiği alacağın 31/12/2021 tarihinde faturalandırıldığı ve icra takibinin 24/08/2023 tarihinde yapıldığı, zamanaşımını kesen sebepler de göz önünde bulundurulduğunda davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller nazara alınarak tespit edilen uyuşmazlık konuları çerçevesinde taraflar arasında akdedilen sözleşme karşısında davalının mobil hizmetler için ayrıca faturalandırma yapmasının yerinde olup olmadığı, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, varsa bu alacakların tutarının hesaplanması amacıyla dosyanın mali müşavir, hukukçu ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, tanzim edilen kök ve ek raporlar ile, önceden belirlenmiş adreslerin dışında kalan teslim noktaları için, sadece o kargoya özel verilen dağıtım hizmetinin mobil taşıma olarak adlandırıldığı, taraflar arasında akdedilen ve davacı vekili tarafından da dosyaya sunulan 22.01.2020 tarihli kargo sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin "Yükümlülükler" başlıklı maddesi, ... Kargo'nun yükümlülükleri kısmının 3.paragrafı; “...Kargo, firmanın kargolarını, ...Kargo şubelerinin bulunduğu yerleşim alanlarına ve haftanın belirlenen günlerinde ek hizmet ücreti alarak mobil hizmet verdiği yerlere taşımayı kabul ve taahhüt eder” şeklinde olduğu, bu maddeye göre; davalı taşıyıcının, ek ücret alarak, mobil hizmet vermeyi taahhüt ettiği ve davacı taşıtanın bunu sözleşme ile ücretlendirmeyi kabul ettiği, kargo sözleşmelerinde yer alan fiyatlandırma tablolarında mobil taşımaya ilişkin bir bedel olmamasının sebebinin, kargonun hacim ve ağırlığından bağımsız olarak, teslim adresinin dağıtım acentesine olan mesafesi ile ilişkili olup, önceden belirlenmesinin mümkün olmamasından kaynaklandığı, tarafların beyanlarına göre; sözleşmenin devamı boyunca, davalı/taşıyan, sözleşmeye istinaden verdiği “normal taşıma hizmetlerinin” ve “mobil hizmetlerin” bedellerini içeren faturaları düzenleyip davacı/taşıtana göndermiş olduğu, davacının da bu faturalara TTK.md.21'de düzenlenmiş olan 8 günlük süresi içinde itiraz etmediği, bu fatura bedellerinin kesinleştiği, bu sebeple davacının, işbu fatura bedellerinin “mobil hizmetlere” ilişkin kısmının iadesini talebe hak kazanamadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan sözleşme ve ticari defter içerikleri ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kök ve ek raporlarda aynı kanaat bildirilmiş olmakla raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından mobil hizmetler uyarınca haksız tahsil edilen bedelin iadesine yönelik yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle işbu dava açılmış ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ... Kargo'nun yükümlülükleri kısmının 3.paragrafının; “...Kargo, firmanın kargolarını, ... Kargo şubelerinin bulunduğu yerleşim alanlarına ve haftanın belirlenen günlerinde ek hizmet ücreti alarak mobil hizmet verdiği yerlere taşımayı kabul ve taahhüt eder” şeklinde olduğu, bu maddeye göre; davalı taşıyıcının, ek ücret alarak, mobil hizmet vermeyi taahhüt ettiği ve davacı taşıtanın bunu sözleşme ile ücretlendirmeyi kabul ettiği, faturalandırmanın da fiyatlandırmanın yapılamamasından kaynaklı sözleşmede açıkça yer almadığı ancak davacı tarafından faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediği, hal böyle olunca davacının mobil taşıma ücretlerini iade talebinde haklı olmadığı kanaatine varılmakla davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin dahi reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından "itirazın iptali"ne ve "takibin devamı"na yönelik açılan davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davalı tarafın yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı başlangıçta peşin alınan 1.348,13-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 732,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 267,25-TL posta ve tebligat gideri ile 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.267,75-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır