İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/830 E. 2025/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/830
Karar No
2025/902
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/830 Esas KARAR NO : 2025/902 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/12/2023 KARAR TARİHİ: 25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin üretim faaliyetleri kapsamında, muhatap firmadan ürün alımı konusunda mutabakata varılarak, çeşitli tarihlerde, sözleşme unsuru da barındıran proforma faturalar tanzim edildiğini, bu doğrultuda, ------- numarası ------olmak üzere, muhatap firmaya 59.050 USD ödemesi, muhatap firmanın banka hesabına aktarıldığını, müvekkili şirkete gecikmeli olarak teslim edilen ürünlerin ise ayıplı olduğu, müvekkilinin talep ettiği özelliklere sahip olmadığı ( örnek otomatik istenirken manuel gönderilmesi) nedenleriyle ürünler üzerinde öncelikle bilirkişi marifetiyle inceleme raporu elde edildiği ve davalı firmaya da ayıplı mal ve teslim, hizmet hususunda ------- tarihinde ve öncesinde de bildirim gönderildiğini, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme ve sözleşmeden dönme Zorunluluğu hasıl olduğundan davalıya bu hususta ------ ihtarname keşide edilerek tebliğ edildiğini, Davalıya gönderilen ihtarname ise; davalı vekili aracılığıyla olmsuz cevap keşide edildiğini, davalı firma tarafından gönderilen ürünlerin fayda sağlayamayacağı ,zararına maliyet oluşturduğu anlaşıldığından davalıya gerekli mail, bilgilendirme ve ürünlerin ayıplı olduğu hususunda da taleplerde bulunulduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından malın ayıplı olduğu hususu yazılı olarak da kabul edilmediğini, müvekkili şirket tarafından inceleme yapılmadığı, talepte bulunulduğu halde ürünlerin iade alınmadığını, Davalı firmaya, 10/01/2023 tarihinde bildirim yapılarak, muhatap firmaya yapılan ödemenin 59.050 USD kısmının, ayıplı ürün, yanlış ürün ve ayıplı hizmet nedeniyle 53.250 USD olduğundan fark bedeli olarak -------- kapsamında ödenen ve teslim edilmeyen parçaların 1408 USD iadesi , nakliye masrafı olarak ( tırın 2 gün bekletilmesi, malların yüklenmemesi kaynaklı) 200 USD ve sonuçta bedelde indirim talebi de olduğundan, 2592 USD kısmı da yanlış ürün, toplamda ticari zarar olmak üzere şimdilik 10.000 USD bedelde indirim fark alacağı ve haksız fiil nedeniyle tazminat alacağının doğduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak ve karşı delil bildirme hakları saklı kalmak üzere; davalı tarafından, müvekkil şirkete satılan ürünlerin ayıplı olması, beklenenden farklı olması, farklı kalite, faklı kullanım alanı olduğu, desteklenmesi gereken ürünler olduğu, farklı özelliklere sahip olduğu ve farklı boyutta olduğu nedeniyle şimdilik ayıplı ürünlerin satış bedelinden 10.000 USD bedelde indirim yapılarak müvekkile iadesine, temmerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle veya döviz faiziyle iadesine ve haksız fiil nedeniyle uğranılan zarardan şimdilik 1000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans davalıdan tahsiline ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında satılan malların ayıplı olduğu iddiası açılan alacak davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; "- Sözleşme Bakımından Değerlendirme, sözleşme hükümleri bakımından, dosya içerisinde yazılı bir satış sözleşmesine rastlanılmadığı, davacının davalıdan 3 ayrı jeneratör aldığını beyan ettiği, davalının cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanılmamakla beraber, 10.07.2023 tarihli cevabi ihtarnamesinde teslim edilen jeneratörlerin ayıplı olmadığını beyan ettiği, mevcut durumda, davalının davacıya ilgili jeneratörleri satması durumunda, taraflar arasındaki sözleşmenin, ------- tabii bir satım sözleşmesi olacağı, ayıp bakımından, davacının gönderilen jeneratörlerin otomatik olması gerekirken manuel gönderildiğini beyan ettiği, dosya içerisinde bu hususla ilgili ekspertiz olmakla birlikte yabancı dilde olduğu ve çevirisine rastlanılmadığı, yine dosya içerisinde proforma fatura, fatura ve teslim edilen mallara ilişkin fotoğraflara rastlanılmadığından, sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir mal teslim edilip edilmediğinin anlaşılmadığı, bu bakımdan sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir jeneratörün teslim edilmesi durumunda, teslimin aluid ifa kapsamında olacağı ve----- hükümlerine binaen ayıplı sayılacağı, davacı bu hususla ilgili ihbar külfeti yerine getirildiğinden, davacının ayıplı ifa hükümlerine binaen seçimlik haklarına başvurabileceği, alıcının-----davacının teslim edilen malları elinde tutarak bedelden indirim ve tazminat talep ettiği, niza konusu olayda aluid ifa olması durumunda teslim edilen malla teslim edilmesi gereken mal arasındaki bedeli davacının davalıdan talep edebileceği, bunun haricinde, yine ihtar ve yargılama giderleri kapsamında yapmış olduğu ekspertiz giderlerini davacının davalıdan fiili zarar kapsamında talep edebileceği, fakat bu masraflara ilişkin dosya içerisinde bir gider belgesine rastlanılmadığından, ilgili masraflar kapsamında talep edilebilecek zararın tespit edilemediği, bunun haricinde dosya içerisinde davacının refakat eden veya takip eden zararlarına dair bir veriye rastlanılmadığından başkaca zarar hesaplanmadığı, Teknik Bakımdan Değerlendirme; Davacının talep ettiği jeneratörleri istenilen niteliklerde olmadığı, yani sisteme otomatik olarak girmesi gerekirken manuel olarak devreye girdiği otomatik devreye girme tertibatlarının (Transfer panoları) olmadığı, teknik olarak söz konusu jeneratörlere otomatik devreye girme tertibatlarının temin edilerek jeneratörlerin otomatik olarak devreye girmesi ve jeneratörlerin çalışır hale getirilmesi bedelinin serbest piyasa şartları baz alınarak 9.000,00 USD olduğu, Ticari Defterler Bakımından Değerlendirme; Mahkeme tarafından tayin edilen inceleme gününe davalı şirket iştirak etmemiş, herhangi bir kayıt da sunmamıştır. bu sebeple karşıt inceleme yapılamamıştır. Davacı tarafın yabancı şirket vasfına sahip olduğu anlaşılmakla dosya içerisine davacı tarafından bir kısım dekont, proforma fatura ile bildirim ve inceleme tutanağının tercümelerinin flash disk ile sunulduğu gözetildiğinde incelemeler bunlar üzerinden yapılmıştır. Davacı kayıtları incelendiğinde, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu izlenmiştir. Dosyaya sunulan davalı tarafından davacı adına düzenlenen ---- dava dilekçesine konu bahsi geçen ----- faturaların içeriğinden hangi ürünlerin ayıp teşkil ettiği anlaşılamamaktadır. Ayrıca, dosyaya sunulan ------ no.lu proforma faturaları dava dışı olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra dava dilekçesinde bahsedilen -------- referanslı proformanın dosya içerisinde yer almadığı görülmüştür. Dava dilekçesinde, davalı firma tarafından davacıya 2 adet e- Faturaya düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, dosyaya davacı tarafından | adet e- Fatura sunulmuştur. İlgili fatura dökümü aşağıdaki şekildedir. ------ no.lu faturaya dosya içerisinde rastlanılamamıştır. Dosyaya sunulan ----------- formları incelendiğinde; davalı tarafından davacı adına düzenlenen yukarıda belirtilen e- Faturaların bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilmediği görülmüştür. Davacı şirket tarafından davalıya 59.050,00 USD ödeme yapıldığı iddia edilmektedir. Dosya kapsamında 17.500,00 USD tutarlı 1096 sayılı 25 tarihli “25.11.2022 Tarihli Faturaya ----- İçin ön ödemesidir. ” açıklamalı ödeme talimatı yer almakta olup, diğer bahse konu olan 41.550,00 USD ödeme tali”matına rastlanılmamıştır. Her iki ödemeye dair dekont dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasında ürünlerin teslim edilmediğine ilişikin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Dosyaya sunulan tercüme evraklara bakıldığında, --------- sistemi ile sipariş edildiği fakat ------ yapılan teknik incelemede teslim edilen jeneratörlerden bu sistemin olmadığı görüldüğünden, bu iki jenaratörün ayıplı olduğu, diğer eksiklik tespit edilen----- numaralı poroforma faturalarda hiç geçmediği, fakat diğer geçen jeneratörlere bakıldığında bütün siparişlerin ---- olarak verildiği, bu kapsamda eğer--------numaralı proforma faturalara dayanılıyorsa, bu faturalarda sipariş edilenden farklı bir jeneratörün davacıya teslim edildiği, bu durumda ilgili ifanın aluid ifa kapsamında olacağı ve ----------- ayıp sayıldığında, davacının bedelden indirim ile ilgili seçimlik hakkını kullanabileceği, bu kapsamda, kök raporda belirtildiği üzere, davacının talep ettiği jeneratörleri istenilen niteliklerde olmadığı, yani sisteme otomatik olarak girmesi gerekirken manuel olarak devreye girdiği otomatik devreye girme tertibatlarının (Transfer panoları) olmadığı, teknik olarak söz konusu jeneratörlere otomatik devreye girme tertibatlarının temin edilerek jeneratörlerin otomatik olarak devreye girmesi ve jeneratörlerin çalışır hale getirilmesi bedelinin serbest piyasa şartları baz alınarak 9.000,00 USD olduğu, yine ihtar ve yargılama giderleri kapsamında yapmış olduğu ekspertiz giderlerini davacının davalıdan fiili zarar kapsamında talep edebileceği, fakat bu masraflara ilişkin dosya içerisinde bir gider belgesine rastlanılmadığından, ilgili masraflar kapsamında talep edilebilecek zararın tespit edilemedi, bunun haricinde dosya içerisinde davacının refakat eden veya takip eden zararlarına dair bir veriye rastlanılmadığından başkaca zarar hesaplanmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur. Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, ------ bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. -------- da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” ------Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda ------ maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı ----- maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. ------ Öte yandan, ------sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının davalıdan 3 adet jeneratör satın aldığı, davacının davalıdan aldığı jeneratörlerin otomatik olması gerekirken teslim edilen jeneratörlerin manuel olduğunun iddia edildiği, jeneratörler üzerinde Moldova'da yapılan teknik incelemede---- sistemi ile sipariş edildiği ancak jeneratörlerin sipariş edilenden farklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda "ayıp" ile "sözleşmeye aykırı ifa----- kavramlarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince satılan üründe bulunması gerekli vasıfların eksikliği iken; sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa), Satım sözleşmesinde öngörülen özelliklerde mal teslimi yapılmaması halinde ayıplı teslim değil, satılandan başka birşeyin teslimi (aliud teslimi) söz konusudur.Mahkemece uyuşmazlığın ayıplı ifadan değil aliud ifadan kaynaklandığı tesbit edilmiştir.Ayıplı ifa halinde ayıplı olsa da bir ifa mevcutken, aliud ifada ise sözleşme hiç ifa edilmemiş kabul edilmektedir. Bu nedenle aliud ifa halinde yüklenici, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda alıcı için muayene ve ihbar külfetinden söz edilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarına ilişkin sürelerin uygulanması söz konusu olmayıp genel zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gereklidir. Aliud ifa halinde alıcı bu teslimi kabul etmiş ise, satıcı TBK'nın 112. maddesi gereğince sözleşmeye aykırı ifada hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumludur.Satım sözleşmesinde öngörülen özelliklerde mal teslimi yapılmaması halinde ayıplı teslim değil, satılandan başka birşeyin teslimi (aliud teslimi) söz konusu olup; TBK 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Davalı kusursuz olduğunu eldeki davada ispat edemediğinden manuel jenaratörlerin otomatik devreye alınmasına ilişkin masraflardan davalının sorumlu olacağına kanaat getirilerek usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilen 9000USD masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekilini temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemişse de ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin mazbatanın dosya kapsamında olmadığı anlaşıldığından davalının ihtarnameye cevap verdiği tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek kabulüne karar verilen miktara 10/07/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 9000 USD'nin temerrüt tarihi olan 10/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (USD) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve zarar talebinin reddine, 2-Karar harcı 17.777,32-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.955,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.822,09 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 4.955,23-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 5.225,08-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan 311,75- TL tebligat ve müzekkere gideri, 19.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.811,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 17.830,58-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 28.916,10-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.808,00-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 312,00-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/830, K. 2025/902, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-830-e-2025-902-k-7b1dc890fa09