İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/825 E. 2026/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/825
Karar No
2026/215
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/825 KARAR NO : 2026/215

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davalı ---- müvekkil firmadan, müvekkilin ticari faaliyet alanı kapsamında ------ %20 ------ alım- satım işlemi gerçekleştirmiştir. Anılan ticari ilişkiden kaynaklanan, 18.09.2023 tanzim tarihli, - --- sayılı ve 1.648.240,00-TL bedelli fatura usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş ve süresi içerisinde faturaya herhangi bir itiraz gelmediğini, Müvekkilinin ticari faaliyet kapsamında üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirmesi ve fatura gönderimine rağmen ödeme olmaması üzerine borçlarının tahsili amacıyla-----. İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasında fatura alacağından kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve fakat takip davalı tarafından yapılan itiraz sonucu durdurulduğunu, Haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, Şöyle ki; Davalı borçlu, tanzim edilen faturalar ile sabit, bakiye borcu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu, 23/10/2023 tarihinde kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, Davalı şirketin, herhangi bir borcun olmadığı iddiasıyla borca itiraz ettiğini, Müvekkili ile davalı arasında ------ %20 100---- alım satım faaliyetinden kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, Müvekkili, teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlemesine ve davalıya göndermesine rağmen ödemeden imtina edilmesi sebebi ile müvekkilin ticari zararına sebebiyet verildiğini, Davalı şirket müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığı gibi, borcun olmadığı iddiasını öne sürdüğünü, faturaya itiraz etmeyen davalının, borcun olmadığı iddiasını destekler herhangi bir evrak sunmadığını, Davalının söz konusu itirazı müvekkili oyalamak ve zaman kazanmaya yönelik kötü niyetli bir itiraz olduğunu, 6102 sayılı TTK madde 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” dediğinden, borcun olmadığından bahisle itirazın kötü niyetle ödemeyi sürüncemede bırakma amaçlı olduğu açık olduğunu, Yargıtay ------ sayılı ilamında; “Faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerekir” denilmektedir. 7. Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı olması sebebiyle 14.11.2023 tarihinde ---- Arabuluculuk Bürosuna ------ başvuru numarası ile başvurulmuş, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalı itirazı alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla ve haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptalini talebi ile beraber davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle de takip miktarının %20′sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: İcra takip dosyasındaki faiz oranına açıkça itiraz ettiklerini, Davacı/alacaklı görünen tarafça müvekkili şirketin onayı olmadan fatura düzenledşpşnşi Müvekkili şirketin satın almadığı ve teslim almadığı bir ürün ile alakalı olarak davacı tarafın fatura düzenleyip müvekkili davalı tarafı borçlu olarak göstermesi açıkça kötü niyetini gösterdiğini, tüm bununla birlikte kabul anlamına gelmemekle beraber ödeme emrine konu borcun varlığı bir anlığına kabul edilse dahi davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ihtarname çekilmeden icra takibi başlatılıp akabinde itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf icra takibinin dayanağı olan faturaların teslim alındığını ve itirazda bulunulmadığını iddia ederek, içerik ve tutarların kabulü anlamına geldiğini iddia etmişse de yukarıda açıklandığı üzere müvekkili şirket ticari ilişkiden doğan hak ve yükümlülüklerini yerine getirmiş, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığında da itiraz ettiğini, borç paranın ödenmesi ile ilgili hukuki işlemler, borçlu ile alacaklı arasında yazılı bir ödeme vadesi belirlenmemişse ihtarname ile başlatılması gerektiğini, borç paranın iadesi ihtarnamesi ile borçluya altı hafta süre verilmeli, bu sürenin sonunda borç ödenmemişse icra takibi başlatılması geretiğini, ihtarname gönderilmeden başlatılan icra takibine itiraz edilmişse açılacak itirazın iptali davası usule açıkça aykırı olduğundan usulden reddedilmesi gerektiği, yetki itirazı bulunduğunu, reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Taraflar arasında ticari faaliyette alım satım ilişkisinin gerçekleştiği bunun sonucu olarak davaya konu edilen faturanın tanzim edildiği, davaya konu ürünlerin teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatılan takibe vaki İtirazın İptali davasıdır. Davaya konu edilen -----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 1.648.240,00 TL bedelli fatura uyarınca ilamsız takip başlatılmıştır. Uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki sonucu davaya konu edilen fatura bedeli uyarınca faturaya konu ürünlerin usulüne uygun olarak teslim edilip edilmediği, davalı borçlunun ise fatura bedelini ödeyip ödemediği başlatılan takibin haklı olup olmadığı hususlarıdır. Uyuşmazlığın vasfı gereği öncelikle davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş davaya konu edilen 2023 yılı ticari defter ve kayıtların e-defter olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdik beratlarının usulüne uygun olarak alındığı bu haliyle kayıtların HMK 222.maddesi gereği davacı lehine delil kabiliyeti bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının kayıtlarına göre fatura uyarınca 1.648.240,00 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. BA/BS formlarının incelenmesi sonucu hem davalı tarafın hemde davacı tarafın bağlı bulundukları yerdeki vergi dairesine KDV hariç 1.498.400,00 TL'lik BA ve BS formlarının bildirdikleri bu haliyle BA/BS formlarının birbirini teyit ettiği görülmüştür.Davalı tarafın 2023 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup taraflarca davaya konu edilen faturanın vergi dairelerine KDV hariç 1.498.400,00 TL üzerinden BA/BS formları bildirimi yapıldığı bu haliyle BA/BS formlarının birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir. Yapılan Yargılama Sonucu; taraflar arasında ticari nitelikte alışverişin gerçekleştiği, KDV dahil 1.648.240,00 TL bedelli faturanın tanzim edildiği, faturaya konu ürünlerinde her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu üzere KDV hariç 1.498.400,00 TL üzerinden bağlı bulundukları vergi dairelerine BA/BS bildirimlerinin yapıldığı bu haliyle faturaya konu ürünlerin teslim edildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla davalı borçlunun aldığı ürünlerin bedelini ödemediği tespit edilmekle açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan Davanın KISMEN KABÜLÜ ile, ----. İcra Müdürlüğünün-------esas sayılı takip dosyası üzerinde, 1.648.240,00 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacak miktarı üzerinden avans faizi uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının kabulüne, 4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 112.591,27-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 20.294,94-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 92.296,33-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 20.294,94-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından 269,85-TL başvurma harcı, 419,25-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri, 32.000,00 TL olarak sarf edilen toplam 32.419,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 31.800,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 619,25-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 248.753,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 (3) Maddesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 3.060,40-TL'sinin davalıdan, 59,60-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/825, K. 2026/215, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-825-e-2026-215-k-7a3915f5de78