İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/82 E. 2025/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/82
Karar No
2025/795
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2023/82 Esas KARAR NO:2025/795

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen), Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ:03/02/2023

BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... SAYILI DOSYASI

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 14/03/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2025

Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen), Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ESAS DOSYA YÖNÜNDEN Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaralamalı trafik kazası nedeni ile uğranılan, dava tarihi itibariyle belirsiz olan maddi zarar tutarının, zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 50.000 TL tutarındaki kısmının, davalılardan ... bakımından kaza tarihinden itibaren kanuni faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte, davalılardan ... A.Ş. bakımından temerrüde düşülen 08/11/2022 tarihinden itibaren kanuni faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte ve sigorta limitini aşmamak kaydı ile müşterek ve müteselsilen tazmini suretiyle tahsiline, 50.000 TL tutarında manevi zararın kaza tarihinden itibaren kanuni faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan ...’dan tazmini suretiyle tahsiline, davalı ...’ın savcılık soruşturması kapsamında düzenlenen tutanakta birinci derece kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, davacının hastanede olduğu sırada gerçek dışı beyanda bulunarak kusurlu olarak düzenlenmesine neden olduğu kaza tutanağı nedeni ile davacının kendisinin ve sigorta şirketlerinin davalının sigorta şirketinden halihazırda hakları olmayan tutarları tahsil etmiş veya tahsil etme aşamasında olmaları, kaza tutanağının düzenlenmesi sırasında ve sonrasında gösterdiği kötü niyetli tavırlar, işbu davada hükmedilecek tazminatı ödeme iradesi konusunda ciddi soru işaretleri oluşturmakta ve davanın aleyhine gelişmesi halinde mal kaçırma ihtimalini ortaya çıkardığını, internette yapılan incelemeye göre bir ticari işletme işletiyor olması nedeni ile sabit gelirinin olmaması hususları ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi’nin 05/11/2020 tarih ve 2020/1830 E., 2020/3899 K. no’lu ilamı göz önünde bulundurularak, davalı ...’ın halihazırda üzerine kayıtlı olan motorlu taşıtlar, üzerine kayıtlı taşıt bulunmuyor ise üzerine kayıtlı taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı olmak üzere, sorumlu oldukları tespit edilecek tutarlar baz alınarak davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, uyuşmazlıkta sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, otopark ücreti, kazanç kaybı, ikame araç, h azarsızlık bedeli gibi dolaylı zarar talepleri yönünden müvekkili şirketin sigorta kapsamı dışında olduğunu, manevi tazminat yönünden müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını da belirterek; davanın reddine, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının otopark ücreti, kazanç kaybı, ikame araç, hasarsızlık bedeli, değer kaybı alacağı gibi iddia ettiği alacak kalemlerinin tamamına yönelik toptan bir maddi tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, her bir alacak kalemini ve bu alacak kalemlerine ilişkin talep miktarını ayrı ayrı açıklaması gerektiğini, davaya konu trafik kazasının oluşumunda kusurun davacıya ait olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek; davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ .... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/03/2022 tarihinde D020 ... ... yolu üzerinde, ... çıkışı ... TEM istikameti üzerinde ... plakalı aracı ile dörtlüler yakılmış halde park ettiği sırada aracına sol arka kısımdan davalının kasko poliçesi düzenlediği sigortalısı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucunda kafasından darbe alarak yaralandığı, aracının yolun kenarındaki hendeğe düştüğünü, yaralamalı trafik kazası nedeni ile uğranılan dava tarihi itibariyle belirsiz olan maddi zarar tutarının zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 50.000,00TL tutarındaki kısmının, davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüde düşülen 02/12/2022 tarihinden itibaren kanuni faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte ve sigorta limitini aşmamak kaydı ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 14.03.2022 tarihinde meydana gelen olaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 31/12/2021 - 31/12/2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kasko sigortası içerisinde müvekkili şirketçe verilmiş olan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatının ise kaza başına azami teminatının 250.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olacağını belirterek; müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığının tespit edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 29.09.2025 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunarak harç ikmalini gerçekleştirmiş olduğu görüldü. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 14.03.2022 tarihinde saat 11:00 sıralarında, İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Yolu ... TEM yönünde sürücü ... yönetiminde seyir halinde olan ... plakalı aracın sağ ön kısmı ile sürücü ... yönetiminde aynı yöne hızlanma şeridi üzerinde duraklama halinde olan ... plakalı aracın sol yan kısmına çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmesi üzerine davacı tarafından maddi ve manevi tazminat istemli olarak davalı işleten, ZMMS ve Kasko sigorta şirketine karşı dava ikame etmiştir. Kusur ve gerçek zararın tespiti önem arz eder. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile kaza mahallinde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurarak seyrini kendine ayrılmış şeritler dahilinde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, banketten seyrine devam ederek hareket alanında bulunan, bankette duraklama halinde olan müşteki sürücü otomobiline çarptığı anlaşılmış dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunduğu, diğer sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobili ile dörtlüleri açık vaziyette bankette duraklamak zorundu bulunduğu, gündüz vakti görüşe engel durumun olmadığı esnada, gerisinden gelip bankette seyir halinde olan ve dikkat, kontrol eksikliği neticesinde aracına çarpılması durumunda kusursuz bulunduğuna ilişkin Adli Tıp Kurulu Başkanlığı 04.12.2023 tarihli rapor ile.... Asliye Hukuk Mahkemesi .... Sayılı dosyasından alınan kusur raporları hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Değer Kaybı Yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır. Yargıtay kararında, tamam en onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay’ ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına uygun olarak dava konusu aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarıldıktan sonra rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... tipi, 2021 model otomobilin dava konusu hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış olan 02.04.2022 tarih, ... SBM sayılı ekspertiz raporunda yer alan onarım kalemlerinden, sol arka kapı, arka panel, sol arka çamurluk, sol “C” direği onarımları mükerrer hasar olmamaları durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açması nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarımlardır. Dava dosyasına hasar tarihi itibariyle dava konusu araca muadil araçların satış değer ve şartlarına ilişkin belge sunulmaması ve yapılan araştırmada geçmiş satış değerlerine ulaşılamaması nedeniyle, dava konusu hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı, dava konusu araç ile aynı marka, tip, model yılına sahip ortalama kullanım mesafeleri yakın olan muadil araçların güncel satış ilanlarında yer alan satış değerleri ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre olarak tespit edilen güncel değer kaybı , güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri göz önüne alınarak hasar tarihi itibariyle 52.000,00 TL olarak değerlendirildiğine ilişkin ilk rapor benimsenmiştir. Davacı talep sonucunu 40.000,00-TL olarak belirlemiş ve bu alacak kalemi içn herhangi bir artırım yapmmaıştır. Araç Mahrumiyet Bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili 23.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde kaza tarihi olan 14/03/2022 tarihinden, bir başka aracın satın alındığı 28/04/2022 tarihine kadar olmak üzere davacı’ nın kasko şirketi 15 gün süre ile ikame araç hizmeti vermiş olup, kalan 30 günlük süre içerisinde davacı kendi imkanları ile avukatlık hizmetleri için ihtiyaç duyduğu yoğun ulaşım zorluk ve giderlerine katlandığını beyan etmiştir. Dava konusu aracı tam zayi değerlendirilmediği, onarımın ekonomik olduğu, davacının hasarlı aracını satarak başka bir araç alma yönünde irade kullandığı göz önüne alındığında, dava konusu aracın makul onarım süresi, 02.04.2022 tarih, ... SBM sayılı ekspertiz raporunda belirtildiği üzere, içerdiği tatil günleri ile birlikte 15 gün olup, davacı vekilinin, müvekkilinin 15 gün süre ile ikame araç hizmetinden yaralandığı şeklindeki beyanı göz önüne alındığında, makul onarım süresince araçtan yararlanamaması nedeniyle oluşan davacı zararının bulunmadığına ilişkin ilk rapor benimsenmiştir. Çekici gideri ücreti yönünden yapılan değerlendirmede; Çekici ücretinin makul olduğu ve somut olaya uygulanabilir olduğu anlaşılmakla davalıların sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Otopark Ücreti Yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu aracın makul onarım süresinin 15 gün olduğu göz önüne alındığında 15 gün onarım yapılan serviste kalması gerekmesi nedeniyle davacının otopark ücretine dayalı zararının olmadığına ilişkin tespit neticesinde yapılan değerlendirmede alacak kalemi için hak talep edemeyeceği anlaşılmıştır. İş Göremezlik Alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının 29.04.2025 tarihli celsedeki talebiyle alacak talebinden feragat ettiği görülmüştür. Hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; davacının açıkça bir talebinin bulunmadığı, ikinci raporda bu yönde bir belirleme yapılması ve davacının talebini bu doğrultuda artırması dahi olaya etkili olmayıp bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kasko Poliçesi ve ZMMS Hasarsızlık İndirim talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Poliçeler incelendiğinde hasarsızlık indiriminin her halükarda devam ettiği, sigortalının kusursuz olacağı kazalarda indirimin etkilenmeyeceği belirtilmekle, indirim hususunun bu kaza nedeniyle davacının kusursuz oluşu dikkate alındığında etkilenmeyeceği, davalıya atfedilecek bir durumun oluşmadığı, hasarsızlık indiriminin davacı sigortacı ile kendi sigorta şirketi arasındaki iç ilişkinin bir sorunu olacağı anlaşılmakla bu alacak talebi yönünden de reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden; ; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.(Y. 4. HD. 2022/516 Esas ve 2024/8516 Karar sayılı ilamı) Davacının avukat oluşu, aracının yeni alınması, tamir işiyle uğraşmak zorunda kalışı, aracını yeni almasına rağmen kullanamayacak şekilde kazanın gerçekleşmesi ve sonunda yeni aldığı aracını satmak zorunda kalması, kaza nedeniyle hastanede tedavi görmesi, kazada kusurunun bulunmayışı karşısında yaşadığı ızdırap ve sıkıntı nedeniyle 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Birleşen dosyada kasko sigortasına karşı açılan davada ZMMS konumunda bulunan asıl dosyadaki davalı sigorta şirketine karşı teminat limitleri tüketilmediğinden kasko sigortacısı konumunda bulunan birleşen dosya davalısına karşı ikame edilen davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş.’ne gerekli belgelerle birlikte ihtarnamenin 08.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Buna göre; 08.11.2022 tarihinin 8 iş günü sonrası olan 21.08.2022 tarihinin davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı ... yönünden temerrüt başlangıcı haksız fiili başlangıcı olan 14.03.2022 tarihidir. Faiz nev’i talep ile bağlı kalınarak yasal faizdir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ESAS DAVA YÖNÜNDEN; 1-a) Araç değer kaybı nedeniyle; 40.000,00 TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14.03.2022 tarihinden, (diğer davalı ... Şirketi yönünden sigortacıya başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrasına tekabül eden 21.08.2022 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Kasko Poliçesi ve ZMMS hasarsızlık indirimine yönelik talebi yönünden; davanın reddine c) Araç mahrumiyet kaybına yönelik talebi yönünden; davanın reddine ç) Çekici bedeli yönünden 395,00-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14.03.2022 tarihinden, (diğer davalı ... Şirketi yönünden sigortacıya başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrasına tekabül eden 21.08.2022 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, d) Çalışma kaybı talebi yönünden; davanın reddine e) Hasar bedeline ilişkin talebi yönünden usulüne uygun dava ikam edilmediği için karar verilmesine yer olmadığına f) Davacının manevi tazminat talebi yönünden, 30.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 14.03.2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine g) Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunun belirtilmesine BİRLEŞEN .... ATM .... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; Davanın REDDİNE

ESAS DAVA YÖNÜNDEN; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.808,68-TL harçtan peşin ve ıslah harcı olmak üzere alınan 3.407,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.400,93-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.149,44-TL'sinin davalıdan kalan 2.050,56-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 40.395,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Maddi tazminat yönünden red edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat yönünden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç, tamamlama harcı ve başvuru harcı olmak üzere toplam 3.587,65-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 22.497,75-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 8.081,51-TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye bedelin davacı üzerinde bırakılmasına Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48-TL talep halinde davacıya iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/82, K. 2025/795, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-82-e-2025-795-k-43fe361334c4