İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/981 E. 2025/793 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/981
- Karar No
- 2025/793
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/981 Esas KARAR NO:2025/793
DAVA :Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :17/07/2017 KARAR TARİHİ :18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/07/2015 tarihinde davalının kullandığı ... plaka sayılı araç ile ... caddesinden ... meydan istikametinde hareket halinde iken müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına, bilincinin kapanmasına neden oldğunu, buna ilişkin yargılamanın .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında devam ettiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin eşinin bakımına muhtaç kaldığını ve hayata küstüğünü, davalının kullandığı aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olduğunu ve davalılar arasında zorundu dava ortaklığının bulunduğu, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak henüz bir ödeme alınmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 80.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, ... için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 40.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının gerçekleştiği günde yetkili merciiler tarafından trafik kazası tespit tutanağının tutulduğunu, bu tutanağı ve kazaya ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bilirkişiden alınan ilk raporda "davacı ... asli kusurlu; davalı müvekkil ...Tali kusurlu" olarak tespitinin yapıldığını, davaya konu meydana gelen kazanın oluşumunda davacının sorumluluğunun çok daha fazla olduğunu, davacının olayın geldiği mahalde yaya geçici bulunmasına rağmen kullanmadığını, müvekkilinin önüne atladığını, kaza sonrasında müvekkilinin ailesi ile birlikte davacıyı hastane ziyaretinde bulunduğunu ancak olayın yaşanmasından müvekkilini sorumlu tutan davacı yakınlarının müvekkilinin ve ailesininin yardım ve iyi niyet dileklerini kabul etmediklerini belirterek; davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek maddi manevi tazminat bedellerinin davacının kusur oranında tenziline, masraf ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 09.08.2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak dava değerini ... için sürekli iş göremezlik için 197.542,27-TL'ye geçici iş göremezlik için ise 2.284,34-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 17.07.2015 günü saat 16:05 sıralarında davalı sürücü ...idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Caddesi üzerinde ... yönüne sağ şerit üzerinde seyir halindeyken ön ilerisindeki minibüsün solundan geçerek seyrini sürdürmek istediği sırada idaresindeki otomobilin ön kısmıyla; seyir istikametine göre sağ ilerisinde bulunan minibüsün önünden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmesi üzerine, açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sürücü ..., idaresindeki aracı ile ilk geçiş hakkına sahip olarak seyir halinde olsa da sağ şeritte duran minibüsün varlığını dikkate alıp hızını azaltması, korna ile uyarı tedbirine başvurması gerekirken bu şartları sağlamadığı için hareket alanının kapanması sürecinde kazayı önleme becerisi gösteremediği anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu, davacı yaya ..., ilk geçiş hakkının araç sürücülerine ait olduğu taşıt yolunda karşıdan karşıya geçmeden önce yaklaşan araçların hız ve mesafesini gözlemlemesi gerekirken bunu yapmadığı ve ilk geçiş hakkına sahip olan araç sürücüsünün hareket alanını kapattığı için gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu olduğu buna göre Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporuna göre; davalı sürücü ...'un %25 (yüzde yirmi beş) oranında, davacı yaya ...'ün %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğuna ilişkin yapılan belirleme hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Kurulu tarafından; ...’ün 17.07.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre kişinin tüm vücut engellilik oranın %20 (yüzdeyirmi) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup, bu doğrultuda aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplama yapılması istenilmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından karar tarihine en yakın ücretler baz alınarak TRH 2010 Erkek-Kadın Yaşam Tablosu uyarınca bakiye ömür yaklaşımı baz alınarak yapılan hesaplamalara göre; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının 9.137,38 TL olduğu,%75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, davalılardan talep edebileceği geçi göremezlik zararının 2.284,34 TL olabileceği, davalı sigorta şirketi yönünden sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, (İstanbul BAM 9. HD.' nin 2021/1864 E. 2024/561 K. 04/04/2024 Tarihli Güncel Kararı) yine % 20 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 790.169,08 TL olduğu, Davacının kazanın oluşumunda, davacının kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 197.542,27-TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketine yazılı başvurunun 05/07/2017 tarihinde kayıt altına alındığı, yazılı başvuruda davacının maluliyetini gösterir sağlık kurulu raporunun olmadığı görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (araç hususi otomobil), diğer davalılar için ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. ... için ise; maddi tazminat talebinin somutlaştırılmadığı ve delillendirilmediği anlaşılmakla ilgili yönünden talebin reddi gerekmiştir. Manevi tazmin talepleri yönünden ise; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kanun'nun 56. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklinde belirtilmiştir. TBK'nın 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.(Y. 4. HD. 2022/516 Esas ve 2024/8516 Karar sayılı ilamı) Bu ilkeler kapsamında, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı davacının %75 oranında kusurlu olması, %20 kalıcı maluliyetin bulunması, hastanede geçirdiği aşamalar dikkate alınarak meydana gelen yaralanmasının niteliği itibariyle davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminata, eşi ... için ise yukarıdaki kriterlere ek olarak aileden kaynaklı yükümlülüklerine ek bir bakım yüklenecek olması nedeniyle 3.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin manevi tazminatta kısmen kabul halinde karşı vekalet verilmesinin ihlali olarak değerlendirmesi nedeniyle de, ihlal kararının varlığına rağmen yürürlük tarihi dikkate alınarak karşı vekalet verilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı dikkate alındığında karşı vekalete hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- A) ... için: 1-a) Sürekli iş göremezlik nedeniyle; 197.542,27 TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.07.2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 17.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b) Geçici iş göremezlik nedeniyle; 2.284,34-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.07.2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 17.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacının manevi tazminat talebi yönünden, 10.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 17.07.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, d) Davalı sigorta şirketinin davacı için teminat limitinin 290.000,00-TL olduğunun belirtilmesine, aleyhine hükmedilen asıl alacak kalemleri için söz konusu limitin dikkate alınmasına, e) Fazlaya ilişkin talebin reddine, B) ... için: a) Davacının maddi tazminat taleplerinin reddine b) Davacının manevi tazminat talebi yönünden, 3.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 17.07.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, c) Fazlaya ilişkin talebin reddine, ... 2-Maddi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 13.650,16-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam yatırılan 2.946,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.703,29-TL harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 683,31-TL karar harcının davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına Maddi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, Manevi tazminat talebine ilişkin reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına Manevi tazminat talebine ilişkin red edilen kısım yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine, ... için: Maddi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, Manevi tazminat talebine ilişkin reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan peşin harç, ıslah harcı ve başvurma harcı olarak yapılan 2.978,27-TL ilk gider, 29.026,30-TL tebligat, müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti, 12.337,00-TL adli tıp kurumu fatura bedeli olmak üzere toplam 44.341,57-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 29.052,63-TL sinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır